# NECDET ARDIÇ’IN TASAVVUF ANLAYIŞINDA  SEYR-Ü SÜLUK MERTEBELERİ - Lisans Tezi

**Yazar:** Yavuz Burak Kır

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/kitaplar/necdet-ardic-in-tasavvuf-anlayisinda-seyr-u-suluk-mertebeleri-lisans-tezi
**Sayfa:** 116

---

T.C.

TEKİRDAĞ NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ

İLAHİYAT FAKÜLTESİ

İLAHİYAT BÖLÜMÜ

BİTİRME TEZİ

NECDET ARDIÇ’IN TASAVVUF ANLAYIŞINDA

SEYR-Ü SÜLUK MERTEBELERİ

HAZIRLAYAN

YAVUZ BURAK KIR

PROJE DANIŞMANI

YRD. DOÇ. YAKUP BIYIKOĞLU

TEKİRDAĞ

İRFAN SOFRASI

NECDET ARDIÇ

TASAVVUF SERİSİ (177)

NECDET ARDIÇ

TERZİ BABA

Adres

Büro: Ertuğrul Mahallesi Hüseyin

Pehlivan Caddesi No: 29/5

Servet Apt. 59 100

Tekirdağ

Ev: 100 yıl Mahallesi Uğur Mumcu Caddesi

Ata Kent Sitesi A Blok Kat 3, D. 13.

Tekirdağ

Tel: (0282) 408 93 84

(0533) 7743937

www.terzibaba13.com terzibaba13@gmail.com

Cilt kapağı Sinan Sertel

İçindekiler

Terzi Babamın ön sözü 4)

Takdim 6)

Önsöz 8)

BİRİNCİ BÖLÜM 1.Necdet Ardıç Biyografisive BazıEserleri 16) 1.Biyografisi 16) 2.Bazı Eserleri 18)

İKİNCİ BÖLÜM

Necdet Ardıçseyr-i süluk 22)

Hazret-i Adem ve seyr 24)

a)Nefis ve tanımı.

Necdet Ardıç’a göre nefs 30)

Seyr-i süluk yolunda sohbetin önemi 43)

Zikir ve mertebeleri 47) 2. Nefis Mertebeleri 51) b)Nefs-i Emmâre 54) c)Nefs-i Levvâme 57) d)Nefs-i Mülheme 60) e)Nefs-i Mutmainne 62) f)Nefs-i Raziye 68) g)Nefs-i Marziye 72) h)Nefs-i Sâfiye 75)

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 3. Hazret Mertebeleri 78) a)Tevhidi Ef'al 78) b)Tevhid-i Esma 81) c)Tevhid-i Sıfat 84) d)Tevhid-i Zat 86) e)İnsan-ı Kâmil 89)

Necdet Ardıç’a göre insanlık aleminin seyir çeşitleri 96) 4. Sonuç 102) 5. Kaynakça 103) 6. Terzi Baba kitaplistesi 104)

Terzi Babamın ön sözü

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Muhteremokuyucularımız, kardeş ve evlâtlarımız.

Yavuz Burak Kır,oğlumuzun hazırlayıp,Tekirdağ Namık

Kemal üniversitesiilâhiyat fakültesiilâhiyat bölümübitirme tezi,2019olarak üzerinde çalıştığı, (14-İrfan mektebi Hak yolununseyrdefteri)isimlikitabımızınüzerindeyaptığı çalışmasının,ÜniversiteHocalarımıztarafındankabul görmesi fakiri memnun etmiştir.

Buyüzdenevvelâkendilerineveyrd.doç.Yakup

Bıyıkoğlu,hocamıza,uzunsürenbirçalışmaneticesinde meydana getirdiği bu değerli çalışması yönü ile de,Yavuz

Burak Kır,oğlumuza teşekkürlerimi sunarım.

Buyüzdendetezimiz(177)sıranumarasıile kitaplarımızın arasında yerini almıştır.

Bilindiği gibibundan bir müddet evvelde,Bursa Uludağ

Üniversitesi İlâhiyat Fakültesinde de, hakkımızdadiğer bir tez olan,“yüksek lisans tezi, olarak,aşk ve irfan yolunda bir ömür”ismi ile kabul görmüş, bu kitabımızda (103) sayı numarası ile kitaplarımızın arasında yerini almıştı.

Butezkitabındaoluşmasına sebep olan başta Prof. Dr.

Abdurrezzak Tek hocamıza, tezi hazırlayan SerkanDenkçi oğlumuza, tezi kabul edişlerinden dolayı,tez danışmanı ve sınavkomisyonubaşkanı,SayınProf.Dr.MustafaKara hocamıza ve Dr. Öğr. Üyesi Bedriye Reis hocamıza bu vesile ileteşekkürlerimisunarım.Ayrıcaoldukçauzun sayılabilecekbirsüresonundaoluşanböylebirçalışma, âdetabizeHak’tanbirlütufniteliğindedir.Rabbimize

şükrederiz.

Muhteremokuyucular,onbeşyaşındabaşladığım tasavvufhayatımınşuanyaklaşıkaltmışyedinci senesindeyim. Yedi senesi vekil, kırkikisenesi asil görevli olmak üzere toplam kırk dokuzsene hem eğitim hem de irşadilegeçmiştirve hâlenaynışekildegeçmeyedevam

etmektedir.

Busüreçiçerisinde,gerçektençokzorzamanlar geçirdiğimiz gibi, çok güzel zamanlar geçirdiğimiz de vakidir.

Butezkitaplarımızın,zahiriulama-ikiram,ilim insanlarımıztarafındankabulgörmesi,yolumuzunve sistemimizinonlar tarafından da doğruluğunun tasdikidir.

Yolumuzbatınentasdikliolduğugibi,buyönüylede zahirende tasdik görmüş olmaktadır. Bu şekilde yolumuzun zahir ve batın tasdik görmüş olduğu açıktır.

Genebugünlerde,(14-İrfanmektebiHakyolunun seyrdefteri)isimlikitabımız,MuratDerûnioğlumuz tarafından(40)dersolarakşerhiyapılmıştır.(179)sıra nosuilekitaplarımızarasındayerinialmıştır.Buikikitap aynızamanlarda vebiribirlerinintasdikihükmündedir.O nun da ellerine gönlüne sağlık. Her iki oğlumuza da teşekkür ederim. Sağolsun var olsunlar.

Bütün bunlardan Rabb-ımıza da şükrederiz.

Üzerimize aldığımız yükü, evvelâ Kur’an’a sonra sünneti seniyye yeuyarak,daha sonrada Piran hazaratının yollarını

İZ’leyerek sırat-ı müstakim olarak takib etmekteyiz. Bizden sonraki nesillerinde bunları kolaycaİZlemeleri için, gereken bütün imkânları bizlerden sonrakilere bozulmadan kendi asli halleri ile aktarbilmek için, bunların hepsini sistemli olarak kayda alarak bozulmamalarını temin etmeye çalışmaktayız.

Bu senelerimizin boşa geçmeyip, arkamızda çok kıymetli evlâtlarımızınvesayısıenazüçyüzügeçecekolan kitaplarımızınve adedibelliolmayansohbetkayıtlarımızın kalacak olması, bizleri daha bugünden huzurlu ve bahtiyar

eylemektedir.

HayatveripbizleribugünlereulaştıranRabbimize şükrederiz. Ve üzerimizde emeği olan bütün büyüklerimize teşekkür eder, onlara da Rabbimizden mağfiret dileriz. Saygı

ve sevgilerimizle.

“İ “Terzi Baba.

TAKDİM

Tezimizekonuedilenkişi,tasavvufkültürününvebir geleneğin taşıyıcısıolanNecdet Ardıç Efendi'dir. Günümüz mutasavvıflarındanolanNecdetArdıçEfendi,tasavvuf kültüründeseçkinbiryeriolanHalvetitakirakâtının

AhmediyyekolununUşşâkiyyeşubesininsondönem temsilcilerindendirUşşâkiliktarikâtı.Osmanlıdöneminde gerekseCumhuriyetsonrasıdönemdepekçokönemli şahsiyet yetiştirmiştir

Tezimizdekiamaç,yaklaşık400yıllıkbirgeçmişiolan uşşakilikkültürühakkındabilgivermek,bukültürünson dönem temsilcilerinden olan Necdet Ardıç Bey'in seyr-i süluk sistemi hakkında ve nefs mertebeleri hakkındaki görüşlerine

yer vermektir.

Tezimizdeki yöntem ise, bu amaç doğrultusunda Necdet

ArdıçBey'inçoksayıdakieserininarasındanseçmiş olduğumuz bazı eserlerini (İrfan mektebi, Vahiy ve Cebrail, adlıeserlerininokunupincelenmesi,ayrıcaNecdetArdıç

Beyle(TerziBaba)çeşitlidefagörüşüpkonuşmasohbet etme fırsatımızve de internet üzerindeki seskayıtlarıdır.

. Tezimizin kapsamı, "nefs ve içeriği" "mertebeleri, "seyr-i süluk"nedir?nasılyapılır,hangievrelerdengeçilir buralardakiyaşantılarvehallernedirgibiözellikleri

kapsamaktadır..

Tezimizdeki kaynaklar ise, Okunan ilgili kitaplar, Necdet

ArdıçBey'ininternetortamındakisohbetlerivekendisiyle yapılan görüşmelerdir.

Osmanlı dersiâmlarından, Mevlevî şârihi ve Uşşâkî şeyhi

Mehmet Hazmi Tura'dan, akrabasıNusret Tura vesilesi ile haberdar olan Necdet Efendi, "Terzi Baba" biat edip erken yaşta tasavvufi hayata başlamıştır. Bu manevi ocakta önce

Hazmi Tura, sonrasında Nusret Tura rehberliğinde yetişerek, önemlibirmanevigeleneğivekültüreldamarıhalen beslemeye ve canlı tutmaya devam etmektedir.

TezimizdeNecdetArdıç(TerziBaba)'ınkısaca biyografisine, seyr-i sulûk anlayışı, nefs ve mertebeleri ve hazret mertebeleri olmak üzere 4 bölümde incelenmiştir. Bu tezioluştururkenkaynakolarakNecdetArdıç'ınİrfan

Mektebi,kısmenise,Vah'yveCebrailveKelime-iTevhid kitaplarından da faydalanılmıştır.

Birinci bölümde Necdet Ardıç'ın biyografisi ve bazı eserleri ele alınmıştır. İkinci bölümde ise onun seyr-i sulûk anlayışı

(nefs ve mertebeleri) incelenmiştir. Üçüncü bölümde hazret mertebelerihakkındakigörüşleri;İrfanMektebive kitabından yararlanılmıştır.

Bu çalışma vesilesi ile kendilerini daha yakından tanıma imkanına eriştiğimiz, ödevimizin her aşamasında yardımını ve himmetini bizden esirgemeyen, Necdet Ardıç Efendi'ye ve eşi Nuket Ardıç Hanımefendi'ye şükranlarımı arz ediyorum.

Tezödevindetümyoğunluğunarağmenistişareederek yardımınıesirgemeyenhocamYrd.Doç.Yakup

Bıyıkoğlu'na.ve buçalışmanın her safhasında kendisine süreklidanıştığımgönüldostumve aynızamandababam olan Şerif Kır'a şükranlarımı arz ederim.

Yavuz Burak Kır.

ÖNSÖZ

MÂ ŞÊ ALLAH LÂ KUVVETE İLLÂ BİLLÂH"(kehf 39)

Bu Allah'ın dilediğidir dileyipte verdiğidir.Allah''a dayanmaksızın güçve kuvvet olamaz.

"TerziBaba"isminiilkolarakçocuklukçağımdan itibaren duymaya başlamıştım.Babam'ın Nâip Camii imamhatip'liğiniyapmasıdolayısıyleCamilojmanındaikamet ediyorduk ve hâlen de etmekteyiz.

Tekirdağ'ın bu şirin köyüne o dönemlerde zaman zaman "TerziBaba'mın"geldiğinihattaevimizedemisafir olduklarınıhatırlıyorum.Ogünküçocuklukaklımve düşüncem ile, başta babam ve ailemizin kendisini çok sevip hürmetgöstermesinideherhaldeyakınbirakrabamızdır diye geçiştirmiş idim.

Oyıllardaneredeysehergünbirvesileileonun ismindenevimizdesözaçılır,konuşulur,muhabbetioluridi.

Evimizin baş köşesini de yine onun fotoğrafı süslüyordu.

Zamanilerlemeyebaşlamış,önceilkokulsonraorta derkenTekirdağAnadoluİmamHatiplisesindeeğitim faaliyetim başladığında 14-15 li yaşlara gelmiş idim.Yaşım

İlerledikçe de "Terzi Baba"şahsiyetini de daha yakından tanımaya başlıyordum.

İmamHatipLisesiöğrencisiolduğumdandolayıolsa gerek,hem evimizde hem de çevrede babam'ınonunbazı sohbetlerindenveyazılarındanbahsetmesi,fikirlerini söylemesi,dinianlayışımgereğidikkatimiçekmeye başlamış,buradan da kendisinin bir din dersi hocası olduğu kanaatinevarıyor,özelliklebabamınherçarşamba sohbetineiştiraketmesi,kendisininçokkıymetlibirisi olduğuna inandığım dönemim idi.

Lise tahsilim bittiğinde Üniversite sınavlarına hazırlık için 1yılaravermişidim.Amacımeğitimolarakokuduğum lisenin devamı olan İlahiyat fakültesine girip bu alanda bir mesleksahibiolabilmekidi.Derslerinvesınavsitresinin heyecanıilezamangeçerikenyine"gerekköyümüzde gerekse evmizde " Terzi Baba”ile zaman zaman karşılaşıyor

idik.

Üniversitesınavıolmuşsonuçlardaaçıklanmışidi.İlk tercihim olan Namık Kemal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne 353puan alarak yerleşmiş idim.Bu haberi ilk olarak o gün ramazan ayı umre görevini ifâ eden babam'a vermek için

Medineyiaradığımdakendisi,çoksevindiğiniancakasıl memnuniyetininaldığımyerleşmepuanıolan353’te olduğunubildirmişidi.Ogünküanlayışımla53’ünne olduğu konusunda bir düşüncem ve bilgim yok idi.

Böylece 5 yıl süreli olan İlahiyat fakültesi eğitim dönemim başlamışidi.Sevdiğimbölümolanokulyaşamımdevam ederkenneredeysetuğlakalınlığındakiderskitaplarıve içindeki bilgileri öğrenmeye gayret ediyor iken artık "Terzi

Baba"mınzamanzamanbabamlabirlikteçarşamba sohbetlerine de katılmaya başlamış idim.

2016yılıocakayıgeldiğindeyinebabamınbirumre programıoluştu,kendisiannenlebirlikteistersensenide götüreyimdeyinceheyecanlanmışsevinmişidim.Artık öğrendiğimokuduğummevzuularıevdebabamlaistişare ederek bunların "irfâni dildeki"hakikatlerini de araştırıp sormaya başlamıştım.

BirgünbabamŞerif'e"BendeTerzibaba'dan"ders almak istiyorum ve öyle umre'ye gitmek istiyorum dedim.O da bir akşam diğer abiler ve eniştem ve halam ile birlikte cemaat halinde kendilerini ziyarete gidince orada söylersin uygun görüp verirse olur demiş idi.

Ziyaret günü, içimde bir heyecan var idi. Ya beni kabul etmez ise, diye epey sıkıntı yapmış idim..Kendilerine o gece sohbetin sonunda durumumu arz ettim.O da senin bu işlere daha fazla ilgi duyman ve araştırma yapman gerek çünkü bununmesleğiniüniversitedeokuyorsundiyerekders verildiğinidervişliğekabuledildiğimisöyledi.Yapacağın derslerin ne olduğunu baban sana izah eder diyerek de o

gece ayrıldık.

Böylecebenimdeartık "Terzi BABA" ile gönülbağım kurulmuş,onunseyirsistemindekiyolculuğumbaşlamış oldu.İlk derslerimi de medine de yapmış idim.(halen şu an 4.ncü dersi yapıyorum)

Öğrencilikhayatımdevamederkenartıkdinlediğim, okuduğum, öğrendiğim, her bilgiyi "ehli sünnet vel cemaat"

anlayışınabağlıkalarak"TerziBaba"irfânyoluilekıyas ederek anlamaya gayret ediyordum.

Ne kadar çok bilgi sahibi olunursa olunsun hatta "âlim"

bileolunsakişininvaracağıyer,ehlisünnetvelcemaat yolunun sadece zahirini tatbik ve uygulama da kalacaktır.

Kendi kendime düşünür iken "irfân yoluna ve sistemine" en fazla da illahiyat camiasının ihtiyacı olduğunu artık rahatça tespitedebiliyordum.Çünküzahiriolarak her türlübilgiyi biliyorlarvebizlereöğretiyorlarama"irfan"dilini bilmiyorlar.Bilmedikleri gibibirdereddediyorlar.

Yücedinimizİslâmiyetingerçekhedefi,kişiyemirâc yoluna açıp onu "Tevihid ve Vahdet" idrakine eriştirmektir.

Bunundaancak"KâmilbirVeli"nezaretindeolabilme

ihtimali vardır.

Şurası çok açık bir gerçektir ki bâtın yada gizli olan ilimler ancakgönülsahibleritarafındaninsanlaraulaştırılabilir.

Bunun için de bunun yolu gönül sahiblerini arayıp bulmak ve gönül ehli olmaktan geçmektedir.Terzi Babamın eserlerinin gönülden esintiler başlığı altında sunulması bu hakikate olan

bir vurgudur.

Başka bir tespitimi de belirtmem gerekirse o da şudur.

İlâhiyatfakültelerindeokutulanİslâmFelsefesidersi maalesef tasavvuf ‘muş gibi gösterilmekte hatta bazı islam düşünürlerinin batı felsefesinin etkisinde kalışıyla felsefe ile tasavvufubirlikteelealmalarıyücedinimizİslamıniyi anlaşılmasına da bir mânia teşkil etmektedir.

Artık sahib olduğum değerin de kıymetini biraz daha iyi anlayıp "Terzi baba" yoluna da bağlılığım,muhabbetim ve özgüvenim artmışolarak devam ederken son sınıfa doğru

gelmiş idim.

Sonsınıftabitirme"tez"iödevimizolduğunudabiliyor bunun hangi alan ve ders üzerinde olabileceğini ise ailemle de istişare ediyorduk.Babam bir yıl öncesinden bana "Terzi

Baba"ileilgiliolaraktasavvufdersialanındanbirkonu bulmamı bana tavsiye etmiş benim de gönlümden geçenin bu olduğunu kendisine söylemiş idim.

Nihayetzamangeldi"bitirmetezi"ödevinitasavvuf alanındanseçimimiokulunsitesinegirerekinternet üzerindenyapıpartıkbukonudarehberhocamlakonu üzerinde görüşmek için randevulaşmış idik.

Benimhayalim"terzibaba"ismindentezödevimi vermektiancakhocalarımızbunukabuledecekmiydi;

kafamdaki en önemli düşünce aylardır bu idi.Çünkü onların butür yaklaşımlarınıtespitedebilmek bir öğrenciiçinzor

değildi.

İlk başta tez hocama "Terzi Baba irfan yolu seyir sistemi"

hakkındaçalışmavearaştırmayapacağımısöyledim.

Kendiasiilkbaştareddettiler.Banabaşkakonubulmamı

tavsiye etti.

Bu olayın üzüntüsü vene olacağı konusunda ki belirsizliği epey bir sıkıntı ve stres olarak üzerime aksetmiş idi.Babam dasakinolmamıvesuhuletlehareketetmemitavsiye ediyor bir daha ki hoca ile görüşmeye giderken "Yâ Selâm"

zikrini söylemem konusunda telkinde bulundu.

Busüreçtegördüğümbirrüyaşöyledir.

"Tekirdağ'da Terzi Baba dergahı ve iş yerinin olduğu

Hüseyin Pehlivan Caddesi tamamen her yer,her taraf bembeyaz(kargibibeyaz)Gök'tebeyaz.Terzi

Baba'mındergahınolduğubinanınönündesetgibi çekilibeyazbirduvarvar.Oduvarayereçömelik olarakarkamıduvaradayanarakyaslanarak duruyorum.Caddede araç araba hiç bir şey yok tek benvarım.Aşağıdakigüzergahtan(yanialt istikametten)TerziBabamgeliyor.Tamamenbeyaz ihramlıgibi,ihramelbisesinebenzerelbisevar üzerinde olarak bana şöyle dedi "Allah kısmet etmişse eğer bu olacaktır.Ödev gelip geçicidir.Önemli olan bu yoldaolmandır.Eğeryazarsandabenimhakkımda yazabilirsin" sözlerini söylediler."

Birhaftasonratekrarhocamınodasınagidipisrarcı oldum.Yinebahsettiğinkişiyihiçbilmiyorumduymadım dediğinde;bendekısacabilgiverdimkitaplarından çalışmalarından söz ettim.Sonrao zaman bir daha ki sefere gelirken bir iki kitabını getir bir bakalım sonra karar veririz

dedi.

Kitaplarıkendisineverdiğimhocamileozamanseyr-i süluk hakkındahazırlamamkonusundamutabıkkaldıkve sürecbaşladı.Ödevinbellibirkıstasvekurallarıvardı.

Akademik dil ve anlayış ile yazılacak vb gibi özelliklere bağlı

kalınacaktı.

Zaman içinde hocamla da istişare ederek ödevimi bitirip kendisinesundum.Odabeğendiğinihattabundanbir tanedeokulunkütüphanesine koyalımdedi.Hocam,diğer öğrencileredegöstermekveinceletmekiçinödevimi

kendisine aldı.

Amacım sadece bir ödev yapmak ve hazırlamak değildi.

Terzi Baba ismini bir nebze de olsa eğitim camiasının içinde duyurmak onlarla tanıştırmak,istifadelerine sunmak idi..

Amacım söz de değil; Öz'de olan gerçek tasavvufi seyri ve bunun mümtaz şahsiyetini tanıtıp sevdirmeye çalışmak

idi.

Böyle "Ârif-i Billâh"olan "Kâmil insan" Terzi Baba ile bizleritanıştıran,onunyolunayolcuyapanveacizane hakkındadayazılaryazıpbuödeviyazmamınasibeden

Rabbime şükreder,hamd ederim.

Buvesileyle,"hêzêminfadlirabbî""Burabbimin fazlındandır"diyerekkelamıilâhiyye'yizikrediyorum..

"Allah'ım sevdir bize sevdiklerini" diye de efendimiz sav' min duasını tekrar ediyorum.

"TerziBaba"mızımütevazikişiliğininiçindegizlenmiş ,müthişbirbilgivemârifethazinesiolaraktanıdığımı belirtmekistiyorum.Ülkemizinveİslâmcoğrafyasının ihtiyacı olan ve tanınıp bilinmesi gereken bir şahıs olduğunu da belirtmek isterim.

İnşallah onun hakkında yaptığım bu çalışma sadece bu ödevilesınırlıkalmamasınıtemenniediyorum.Yinebu alanda günün birinde “Terzi Baba” konulu yüksek lisans tezi hazırlamayı da rabbim nasib eylesin.

Yine kendisi hakkında o süreçten günümüze değin bazı zuhuratlarımoldu.Onlaradaburadayervermeyiuygun

gördüm.

Rüya 1.Naip Köyü harmanlarının olduğu yerdeyiz (Bu yereskidenköylülerinharmanlarınıyapıpürünlerinielde ettikleriyerimiş.Cengizabimlerinfırındanöteyedoğru başlayanşuandayeşillikotlakiyelikalan)Buharmanlar sahasında her yer de çiçekler açmış mevsim yaz imiş.Terzi

Baba,NüketAnne,benannembabamcengizabimve tanımadığımbaşkamisafirlerdevar.TerziBabamateş üzerinde yanan ocakta bakır çömlek içinde aşçı başı olarak yemek yapıyor.Elindeki bir aletle yemeği karıştırıyor.Sonra

Babamla benTerziBabamınyanınagidiyoruz.TerziBaba bana, gel oğlum yemeği karıştır da suyunu çekip olsun dedi.

Benkarıştırmayabaşladımkendisibabamlaharmanlarda dolaşmaya çıkıyor.Sonra sofralar kurulmuş yemek yenirken

görüyorum.

Rüya2.Terzi Babam ve Nüket Annembizim evde 2 gün gibi bir zaman misafir olup kalıyorlar.En son sohbeti kendisi“Kürsi”deoturarak yüksek bir yerden aşağıdave karşı istikametindediz üstü oturan cemaate sohbet ediyor.

Sohbetkonusunu hatırlamıyorum.Sohbetsonunda herkes dağılıyor Terzi Babam ile yüz yüze gelip karşılaşıyoruz.Şu ayeti Arapça olarak bana söylüyor”Ve kul câel hakku ve zehekal bâtıl” Hak geldi bâtıl zâil oldu” 17/81 ayetini söylediler.BuaradaNüketannemkendisinegelip sesleniyor “hadi Necdet gidiyoruz” diyor.Sonra tekrar bana dönerek“hadievlatdüşünbakalımbunu“diyorve

gidiyorlar.

Rüya3.TerziBabam'larıneve misafirliğe gidiyorum.

İçerigirdiktensonra Terzi Baba bana,Şerif'in torunu hoş geldindiyor.SonraNüketAnne,tanımadınmıNecdeto

Şerif'in oğlu diyor.Terzi Baba tekrar torunu torunu diyor.

NüketAnneoğludiyor.EnsonundaTerzibabamkonuyu bitirin torunu işte diyor.(not.bir hafta sonra abimin oğlu olacağı haberini aldık belki bunu mu haber verdiler diye o zaman için düşünmüştüm)

Rüya4.Çok büyük devasa uçsuz bucaksız gibi bir deniz ya da okyanusuniçiymiş Sahilfalanyok ve gözükmüyor.

Okyonusun içinde çok büyük tusunami gibi dalgalar yükselip alçalıyor.Terzi Babam4-5 kişinin alacağı büyüklükte ki bir kayık içinde okyonusun içinde seyahat ediyor.Kayık motorlu çokhızlı otomotik gidiyormuş ama Terzi Babam bir dümen gibibirşeyvarsüreklionututuyorböylecekullanıyor.

Tusunamidalgalarıöylebiryükseliyorkidevasaminare boyu gibi,Kayık hiç etkilenmeden dalgaların üzerine doğru dalgalarınüstüneyapışıkveüsttekalacakvaziyette dalgalarla beraber yukarıya çıkıyor yinedalgaların üzerinde aşağıyadoğruinerekyolalıyor.Buokadarkısasürede oluyor ki çok kısa bir an.Kayık bazen de düz olarak dalgasız olarak da gidiyor.Terzi Babam bazen gülümsüyor bazen de ciddiyet halinde bir yüz ifadesi var olarak görüyorum.

Rüya5.Bu rüyayı 20 Aralık 2019 günü yılbaşına yakın bir tarihte Konya'yayolculuk esnasında 33 nolu koltuk ve gece11otobüsüyleyolculukesnasındagördüm.

Uyandığımda otobüs Aksaray'a yakın bir yerde mola vermiş

idi.

"Tekirdağköprübaşımevkiindenyukarıyadoğru babamlabirlikteyürüyoruz.Tameskisanayiyoluna dönmedenyukarıyaçıkarikensağ'datatbirköftecisinin önlerindebiryerdeyiz.KarşıdanTerziBabamıngeldiğini gördük.Üzerindebeyaztakımelbisevar,saçlarıortadan ikiyeayrılmışolaraktaralı,çokgençgibi35liyaşlarda simsiyahsakallıgibigençgözükenbirgörünümileönce yoldaki bir kaç kişiyle selamlaştıktan sonra bizim yanımıza geldi. İkimiz de (babam ile ben) onun elini öptük.Bu arada ben babama işaret ederek baksana ne kadar genç diyorum.

Babamayrıldıktansonrakendisibana"gelbakalımevlat biraz yürüyelim diyor."Yine kendisiyleyürür iken "Ben hac yolculuğunaçıkacağımoğlum"diyor.Benisekendim gidemediğim için hüzünleniyorum.Sonra kendisi şu sözleri söylüyor."İnşallahsendebirgüngidersindahayolun başındasın,senin için daha uzun bir yol var önünde, yaşın genç "şeklinde dua gibi ifadeler de bulunduktan sonraayrılır iken"BeniminciveMercankitabımıoku"dedi.Şeklinde

gördüm.

Rüya 6Terzi Babam ile Nüket Annemi bizim Naip'teki camilojmanıolanevimizemisafirolarakgeldiklerinive bahçede aile fertlerimizle birlikte yemek yerken görüyorum.

Derken kapı çalınıyor.Gelenler İsmet amcam ile eşi Nuran yengem imiş şeklinde görüyorum.

SonolarakdayineTerziBaba1kitabınınönsöz'ünde belirtildiğigibi,"ONUTANIMAKLANELER KAZANACAĞIMIZI

BİRBİLEBİLSEYDİK"diyor,Cenâb-ıHakk'tankendisine hayırlı sağlıklı uzun ömürler vermesini niyaz ediyor,bizlerin de acizane faydalanmasını nâsib etsin âmin diyorum.

Yavuz BURAK KIR.

BİRİNCİBÖLÜM 1.Necdet Ardıç Biyografisi ve Bazı Eserleri 1.NECDET ARDIÇ EFENDİNİN BİYOGRAFİSİ

Tezimize konu edindiğimiz ve bazı eserlerini incelediğimiz

Necdet Ardıç Efendi tasavvufta halveti tarikatının Ahmediyye kolu Uşşâki şubesinin günümüz temsilcilerindendir.

NecdetArdıç15Aralık1938yılındaTekirdağAydoğdu mahallesindedünyayageldi.Tekirdağ'ınyerliailelerinden olupgeçiminiçiftçilikyaparaksürdürenSadıkefendive

Meliha hanım'ın ikinci çocuklarıdır. Orta halli ve mütevazibir hayatsürdürenaile"yiğitlikkahramanlıkveefelik"

anlamına gelen Necdet ismini çocuklarına vermişlerdir.

İlkokulubitirmesiyleberaberogününgözde mesleklerindensayılanTerzili'ğiöğrenmesiiçinbirTerzi yanındaçırakolarakbumesleğiyapmayabaşlar.Daha sonrada55yılkadarhepTerziolarakmeslekhayatını

sürdürmüştür.

İlk okulu bitirdiği yılların hemen ardından kendisinde dini duygularvedinihayatdagelişmeyebaşlar..Odönemin

Tekirdağ daki meşhur imamalarından Ahmet Elitaş hocadan

Kurân-ıKerimArapçaSiyerveTefsirderslerialmaya başladı. Yine Meşhur Kıraat imamlarından hafız Behçet Toy hocadan hafızlık eğitimi almış bir süre devam ettirmiştir..

Yaşı ilerlemeye başlayıp gençlik dönemine ulaştığında ise 1953 yılında mesleğini ilerletip geliştirmek amacıyla İstanbul beyoğlun da terzilik mesleğini icra etmeye başlamıştır. Bu dönemdeiseevlerindeikametettiğiNusretTura kendisinde gördüğü muhabbet ve diğer özellikleri sebebiyle

NecdetArdıçBey'iFatihdersiamlarındanveSüleymaniye kütüphanesinin o dönemdeki müdürlüğünü de yapan Uşşaki şeyhlerindenHazmiTurâUşşâki'yeintisabedipsufilik yaşamına başlamıştır.

Tarikat-ıAliyye-iHalvetiyye-iUşşakiliğinönemli şahsiyetlerinden biri olan Hazmi Tura, âlim ârif ve fazılbir kişiliğiyle bilinmekte olup Necdet Ardıç 'ın seyri Sülukunda önemli bir rol oynamıştır.

Necdet Ardıç, Mürşidi Hazmi Tura Uşşaki'ye intisabından sonrafedakarlığıçilesiriyazatımücadelesiolantasavvufi çalışmalarınabaşlamıştır.İstanbulFatih'teBedrettin dergahında ikametedenmürşidiniziyaretve sohbetlerine sürekli katılmıştır.. 1960 senesinde Mürşidi Hazmi Tura'nın vefatıylebirlikteyerinehalifeolarakbıraktığıM.Nusret

Turaefendiyediğersâliklerlebirlikteintisabetmiştir.

Necdet Ardıç bey'in böylece seyri sülukundaki ikinci dönemi

başlamıştır.

1964 yılında da yine Mürşidi Nusret Tura'nın da işaretiyle

İstanbuldanNüket hanımlaevlenmiş, daha sonraki yıllarda daİzzetveCemal Cemisimlerinde iki oğlu olmuştur. Çok uzunyıllarNusretTura'danfeyizveilhamalabilmekiçin yaşamınıvemesleğinisürdürdüğüTekirdağileİstanbul arasında adeta mekik dokumuştur.

NecdetArdıçbeySeyrisülukundakiderslerinitekmil tarik bitirerek mürşidi tarafından kendisine Tac-ı Şerif 1979 yılındaMürşiditarafındangiydirilmiştir.Ömrününson dönemlerinde ise, Nusret Tura kendisinde bulunan maddi ve manevi emanetleri Necdet Ardıç bey'e vererek onu halifesi

belirlemiştir.

1979yılındaNusretTuraefendininvefatıylebirlikte

HalvetiTarikatınınAhmediyyekolununUşşakişubesinde

Necdet Ardıç(Terzi Baba) dönemine geçildi. Sevenlerinin vemüntesiplerininkendisineTerziBabadiyehitab etmelerinden dolayı bu isim ile tanınıp bilinmektedir.

NecdetArdıç(TerziBaba)beyintasavvufalanındaki çalışmaveirşatfaaliyetlerisohbetleriyıllardırdevam etmekte olup "Gönülden esintiler" başlığı altında eserlerini yazıpyayınlanmaktadır.Halihazırdabasılıveyainternet ortamındayayımlanançoksayıdakitabıbulunmaktadır.

İnternetortamındabinlerceseslisohbetibulunmaktadır.

Ülkemizinçeşitlişehirlerindeikametedençoksayıda müntesibiolduğugibi,bazıavrupaülkelerindehatta

Amerikada dahi müntesipleri bulunmaktadır.

Kendilerinedünyadannedeukbâdanhiçbirkarşılık beklemedenömürleriniirfânyolunasarfetmişlerdir.

Evlendikleri1964yılındanbuyanaonuadım,adımtakib eden,onunla birlikte gösterdiği sabır,meşakkat metanet ve azmi ile eşi ve hayat arkadaşı Nüket hanım efendi en büyük yardımcıları olmuştur.

2.ESERLERİNDEN BAZILARI

Necdet Ardıç'ın65 yılıaşanaktif tasavvuf hayatında "külliyât"denilecekzenginbirkütüphanesivardır.Üçyüz civarındaeseri,şiirlerinintoplandığıdivanı,internet ortamında var olan binlerle ifade edilebilecek sesli(bazıları sesli+görüntülü) olmak üzere sohbet kayıtları ile ulusal bir tv'de ramazan sahur programları mevcuttur.

Terzi Baba baskısı olanbazıkitapları

1.İrfan Mektebi

2.Vahy ve Cebrail 3.Hz. Muhammed Rasûlüllah 4.İslam İman İhsan İkan 5.Gönülden Esintiler-Hacc Divanı

6.Tuhfetü’l Uşşaki

7.Kelime-i Tevhid

8.Sure-i Fetih

9.Necdet Divanı

10.Terzi Baba 2

11.İnci Tezgahı 12.Altı peygamber Adem safiyyullah 13.Lübb’ül lüb Özün Özü 14.İnci Mercan Tezgahı 15Altı Peygamber Hz İbrahim Halilullah 16.Altıpeygamber Nuh Neciyyullah 17.Altı peygamber Musa Kelimullah 18.Altı peygamber İsa ruhullah 19.Altı peygamber Hz Muhammed sav

20. YÂ Sîn suresi 22 On üç ve Hakikati İlahiyye

23.Fussilet suresi

İrfan Mektebi

BukitapNecdetArdıç(TerziBaba)’ınSeyr-iSulük anlayışıhakkındabilgivermektedir.Kitap'taNefis

MertebeleriveHazretMertebelerihakkındagenişbilgi verilmektedir.Kitapsonuçolarakİnsan-ıKamilüzerine vurguyapmaktadır.Çünkübütünmertebeleronun varlığındameydanagelmektedir.YaniHakikat-i

Muhhammedi de oluşmaktadır. İşte bu hakikatler ve sırlar gönüldengönüleehlindenehlineakıpgitmektedirve kıyamete kadar akıp geçecektir.

İrfan Mektebi eseri,iyi okunup incelendiğinde bir ömür boyuüzerinde konuşulabilecek ve benzerleriarasındada seçkin bir yere sahip olan bir yapıttır.Tasavvufta seyri süluk sistemini,manevibiryolcudurumundaolanvehakk'a varmakisteyensâlikingeçmesigerekenenfüsiveafâki mertebelerin neler olduğunun anlatıldığı bu eser,elden hiç düşürülmeyecek temel ders kitabı niteliğindedir.

TezaraştırmamızındaanakonusunuoluşturanNecdet

Ardıçbeyinbukıymetlieseribusahadakiönemlibir boşluğuda doldurmuş oluyor.

Cehalettenilme,fenahuylardangüzelahlâka,kendi vücudundanhakkınvücuduna hareketibueserdegörmek mümkündür.Necdet Ardıç beyin bu çok kıymetli eserinin bir başkaözelliğiise,muhatabıolduğukişiye kendihalinive idrakini yansıtan bir ayna olmasıdır.

Vahy ve Cebrail

Vahyin hakikatlerini geniş bir şekilde izah ve ifade eden bueserindedeyeniufuklarbulacaksınız.Meratibi ilahiyyenindeanlatıldığıbueserokunduğundaidrakve ihatanın genişlediği görülecektir.

Genelkonuşmavesohbetlerdeiletişimsadeceses vasıtasıylavezahirbiranlayışlaoluriken,irfanehlinin sohbetiise, dört(4) kanaldanolmaktadır. Evvelâ-“leb-i derya” olan insân-ı kâmilin ağzından çıkan bir ses vardır.-O sese yüklenmiş bir mânâ, ve o mânâya yüklenmiş bir Rûh,ve o Rûha yüklenmiş bir nûr vardır. Ses→mânâ→Rûh→ nûr”unbirliktefaliyeti“nefha-iilâhiyyevehubb-u ilâhiyye’dir. Üfleyen zahiren İnsân-ı kâmil olmakla beraber, bâtınen İnsân-ı kâmil’in bâtını olan Hakk’tır.

Hz. Muhammed Rasûlüllahsav.

Bu kitap Necdet Ardıç (Terzi Baba)’ın altı peygamber adlı eserlerininsonkitabıdır.KitaptaKur’an’ınhakikatlerive bütünmertebelerikendisindecemedeninsan-ıkamilve hakikat-imuhammediyeüzerindedurulmaktadır.Eserinde ebced hesabına çokça yer vererek konular hakkında farklı tasavvurlargeliştirmiştir.Ayrıcabueserikalemealırken

Muhyiddin İbn Arabi’nin Fusus’ül Hikem ve Lübbül Lüb adlı eserlerinden yararlanmıştır.

İslamda Mübarek geceler ve Bayramlar

Zengin muhtevâsı ve güzel tertibi ile dikkat çeken bu çok önemlieserideNecdetArdıçbeyinhakikatvemarifet incileriylesüslediğibiryapıtıdır.Mevlüd,Regaib,Berat,

Mirâc,ve Kadir gecelerinin sıralanışı ile bu gecelerdeki sırları bir seyr sistemi içinde alarak ardından ramazan ve kurban bayramlarınınsâlikinhayatındakiyerianlatılmaktadır.Bu eserde ayrıca Mirac konusunu çok geniş ve tafsilli olarak ele alındığıveherbirgecehakkındadakendişiirleri

bulunmaktadır.

Kelime-i Tevhid

NecdetArdıçefendi,2001yılındaumreziyaretleri sırasındaharameynde(mekke-medine)oluşturduklarıbir eseridir.Günlük yaşantıda dilden hiç düşürülmeyen kelime-i tevhidhakkıylanasılsöylenir.Bukelimeninbünyesinde tuttuğumertebelernelerdir?Kelime-itevhidyönünden alemlerinveinsanınoluşumunasılbirseyrizledi,Hz

Peygamberimiz bukelimeyi nasıl irsal ve tebliğ ettiler? Bu sorularıncevaplarıyanındaMekkeveMedinedekihacve umre ile ilgili bazı hususlar da yine bu eserinin içinde yer

alıyor.

Terzi Baba 1ve 2

NecdetArdıçefendininhayatınınkişiliğininhayat evrelerinintanıtıldığınecmsuresinintefsirvete’vilinin anlatıldığı,çevresindekiihvanvedostlarınınkendileri hakkındakikanaatvedüşüncelerininnelerolduğunun anlatıldığıbazıebcedsayılarıüzerindeönemlitespit çalışmalarınınyapıldığı,kendisineatfedilenbazıisimlerin nelerolduğu,hicretvelayetmuhammediyetgavsiyetgibi konularında yer aldığıkitaplardır.Bu kitaplar çevresindeki bir müntesibi tarafından kaleme alınmıştır.

NecdetArdıçefendinineserlerininsayısıson ilâveler ile birlikte 200 ü aşmışdurumdadır.Burada sadece tezimiz üzerinden kendilerini tanıtmakmaskadıylabazılarınayerverebildik.Ayrıca110civarında “mektuplar ve zuhuratlar” kitapları davardır

İKİNCİ BÖLÜM

Necdet ArdıçSEYR-İ SÜLUK

Seyr,lugatta gezmek görmek anlamlarına gelir.Sülûk ise yol tutmak yola girmek anlamına gelir. Tasavvuf yolunda birmürşideintisabedenkişinintarikatadabınauyarak yaptığı manevi yolculuğa süluk denir.

Seyr-iSüluk,aynızamandatasavvuftaahlâkieğitim sürecinin adıdır. Bir başka ifadeyle bu kavram, tarikata giren kimseninmakamlarıtamamlayıncayakadargeçirdiği evrelereverilenisimdir.SeyrveSülukbirbirinden ayrılmayanbirbirinitamamlayanparçalardır.Seyriçin

Sülukun luzumu namaz için abdestim lüzumu gibidir. Seyri süluk için iki temel yol vardır. Birisi nefsi tezkiye diğeri ruhu tasfiyedir.NefsitezkiyeyolusilsilesiHzAli’yedayanan riyazatmücahedecehrizikrinesasalındığıtarikatlarda

görülür.

Nefsiterbiyeederek seyr-isülukettirme metodu,aynı zamanda cehri zikride esas alan mürşitlerin uyguladığı bir metodtur. Cehri zikir yapan bir tarikat tipi olan halvetiyye-i

Uşşakiyye’nin şeyhi Necdet Ardıç efendi,kendi yoluna bağlı olanlarada nefs terbiyesi ile seyr-i süluk yaptırmaktadır.

NecdetArdıç(TerziBaba)efendi,bağlıbulunduğu geleneğin bir gereği olarak kişinin manevi seyrinde kendini tanıyabilmesi için yapması gereken çalışmaları 2 kısımda ele

almaktadır.

ÜzerindeincelemevearaştırmayaptığımızTerziBaba

(NecdetArdıç) bey'inİrfan Mektebi-Hak Yolunun Seyr

DefteriTerziBaba’nınmânevîeğitimsisteminiözetle anlatan kitap, iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 7 nefs mertebesi ikinci bölümde ise beş hazret mertebesi ve seyr-isüluk’tanbahsedilir.Kitapilkolarak1992yılında basılmış,2017yılındaise(H)yayınlarıtarafındanönceki baskısı esas alınarak yeniden basılmıştır.

EserbelkideTerziBaba’nıntalepedenseyrüsülûk yolcusuna arz ettiği en önemli kitabıdır. Onikili(12)seyr-i süluksistemininşeriattarikathakikatvemarifet boyutlarıyle birlikte,tenzih teşbih ve tevhidaçısından da değerlendirilip,enfüsiveafakibireyselçalışmalarınnasıl yapılacağını izah edilmektedir.

a-BİRİNCİ KISIM ETVÂR-I SEB'A

Adındananlaşılacağıgibibukısım7mertebedenşöyle

oluşmaktadır.

1.NEFS-İ EMMARE

2.NEFS-İ LEVVAME

3.NEFS-İ MÜLMİME

4.NEFS-İMUTMAİNNE

5.NEFS-İ RAZİYE

6.NEFS-İ MERDİYYE 7.NEFS-İ SAFİYE olmak üzere 7 bölümden oluşmaktadır.bu mertebelerde kişi yada sâlik kendi nefsine dönük içe dönük çalışmalaryaparnefsinitezkiyeederekkendinitanımaya

çalışır.

b-İKİNCİ KISIM

1.EF'AL ALEMİ

2.ESMA ALEMİ

3.SIFAT ALEMİ

4.ZAT ALEMİ

5.İNSAN-I KÂMİL

Necdet Ardıç beye göre bu ikinci kısım hazarat-ı hamse

(beşhazret)mertebeleridiyedeadlandırılmaktadır.İlk bölümdeenfüsiiçedönükçalışmalaryapansalikikinci bölümdeisedışdünyayayaniafâkiçalışmalaryaparak neticede enfüsünle afakı birleme yoluna gidip böylece tevhid idrakine ulaşmaktadır.

Hazreti Âdem ve seyr

Dünyayagelmektenmaksat,kişiningerçekveebedi hayataulaşmasıiçinelindekibüyükimkanlarıkullanıp, tekrargeldiğiyollardangeridönerekaslınaulaşmasıve "insân-ı kâmil"mertebesinde kendinihakkânisıfatlarıyle bulmasıdır.Böyleceilahiseyirtamamlanırvegayehasıl olur."Bengizlibirhazineidimvebilinmekliğimi sevdimvebuâlemlerimeydanagetirdim"hadisi kutsisinde belirtilen hüküm gerçekleşmiş kendini ve halkını "insân-ı kâmil" gözünden seyr etmiş olur

Hakk'ın zatından ayrılıp "insan"suretinde dünyaya gelen varlık şekli olarak o görünümde olsa bile mana olarak henüz oseviyeye ulaşamamıştır.Dünyadoğduğuandanitibaren insanınfizikiolarakhayatbulduğuyerolmasınarağmen, aslında manen öldüğü yerdir. Çünkü o mana olarak hakk'ın zatından ayrılmış gayrılığa ve bireyselliğe düşmüştür.

NecdetArdıçefendiyegöreinsanoğludünyaya gönderildiğigündenitibarenaslınadönmeözlemi içerisindedir.Çünküinsanlarbualemesıla-ırahimolan "Uluhiyyet" aleminden gelmişlerdir.

Onagöreilahikamışlıktankesilmişolaninsanlarınher biri,bir"ney" edönüşüp "vatanım,vatanım" diyeinlemeye başladı.Allah c.c insanların kendi hakikatlerini öğrenmesi için peygamberlervekutsalkitablargönderdi.Bu peygamberlerinenmühimleriHzAdem,Hz

Nuh,Hz.İbrahim,Hz Musa,Hz İsa,Ve Hz Muhammeddir.Onlar vazifelerinihakkaniyetiyleifaederekinsanoğlunaasli vatanları olan sıla-i rahimlerine dönmeyi öğrettiler.

Buseyir yolculuğuna âdemiyet hakikatlerinden başlayarakherbirpeygambermertebesiiledevamederekbelli duraklara uğrayarak sahih bir yoldan Hz Muhammedin sav.

"habiblik"mertebesineulaşmayabaşladı.Oyüzdende

NecdetArdıçbey'egöreâdemiyethakikatlerinden bahsetmek ve anlamak çok merkezi bir öneme sahiptir.

NecdetArdıçbey'egöredünyadainsanlığındüşünce tarihi ve yaşamı Cenab-ı hakk'ın Kur'ânda bildirdiği "halife âdem"adındabirvarlığınteşekkülüylebaşlar.Kişinin yeryüzü (arz) denilebilecek vücut iklimini idrak edebilmesi ve kendinidaha iyi tanıyabilmesiiçinâdemiyetmertebesi ilminive diğer mertebelerinilimlerini tahsilederek tevhid hakikatlerinedoğrudevamedenbiryolculuğaçıkması

gerekiyor

Hakiki bir seyr-i sülûkun bilinmesi ve tecrübe edilmesi ise âdemiyetmertebesindenbaşlamayabağlıdır.Âdemiyet mertebesiseyiryolculususâlikin,kendinibulup,nefsini bilmeye başladığı mertebedir.

Bu seyr-i sülûk yolculuğuna çıkmamış,kendini tanımayan ve bilmeyen bir insanın malı-mülkü,çoluğu çocuğu olsa da maalesef henüz gerçek bir "Âdem" değildir.İnsanın bedeni sadece "ve nefahtü" nuru ile buluştuğu zaman kimlik bulup veÂdemolmayabaşlar.Öncesindebelkisuretolarak insandır.Ama âdemi hakikatleri idrak etmediğinden henüz dünyayaayakbasmamıştır.Hayalâlemindeyaşadığıiçin bedenarzınaayakbasmamış,ilimayağıilekendine

inmemiştir.

Hayalalemindenbedenarzına"Âdemimanalar"

indirilmedikçekişiningerçekmanadaÂdemolarak tanımlanması mümkün değildir.Hayali ve fiili olarak yaptığı ibadetlerinneticesindecennetedegidebilir.Ancakebedi olarak kalacağı cennette,dünyadaki yaşam düzeyinin idrak seviyesi anlayışında olacaktır.

Necdetbey'egöre,Allah'ınHz.Âdemiyaratmasındaki neden,ilahiemanetleriÂdem'eyükleyipzatitecellileri zuhura getirmek ve Âdem gözündenâlemleriniseyretmek istemesidir.Âdemiyetmertebesi,"Hazretiahadiyyet'in yeryüzünde,yani şehâdet âleminde nokta zuhuru olarak "Hz Âdem " ismiyle görünmeye başlamasıdır.

Yine Ardıç'a göre,ezelde ilmi ilâhide ilk programı yapılan şey,hakikat-iMuhammedi'dir.Buhakikatinbuâlemde noktazuhurmahalliise,HzMuhammedefendimizdir.İlk zuhur ismi "Âdem" ve lakabı ise,"halife" dir.Bu yüzdendir ki

HazretiMuhammedas."Bizsongelenilkleriz"şeklinde buyurmuştur.Buhakikatleriidrakedip"Hakikat-i Âdemiyye'yi" hayal cennetimizden beden arzımıza indirmeye muvaffakolabilirsekhakikiâdemliğimizyanihalifeliğimiz aktifolur.Ancakbunundaolabilmesiiçindemutlaka "sultan" güceyaniehliolangerçek bir mürşidikâmil ile seyr-i sülûk yapmaya ihtiyaç vardır.

Âdeminhakikatine ulaşmak için ise,şeytandan Havvâ'ya,

Havvâdan da Âdeme geçmek gerekir.Çünkü şeytan,bütün âlemde ve Âdemde mevcut hakkın varlığını inkâr eder ve ettirirHayal vehim ve hevâ temelli anlayışları,hakiki bilgi ve anlayışlar olarak göstermeye çalışır.

Zât-ı mutlak, isim ve sıfatları ile bu âlemlerde bütünüyle faaliyete geçtikten sonra sıra; bütün bunları idrak edip seyir ve müşâhede edecek bir zuhuru ortaya çıkarmaya geldi.

Birdeğerbilinmezise,odeğeryokhükmündedir.Var olanbuvarlıklarıngerçektenvarolunmuşlukhükmüyle değerlendirilebilmelerilazımgelmekteydi.İştebu değerlendirmeyiyapacakzuhurunvarlığaçıkması gerekiyordu.Oda"Âdem"iletanımlananilâhizuhur

mahalliydi.

Halifelik zuhuru ile aktif olan zât-i tecelli,son rasül Hz

Muhammedsav.ilekemâleerdi.Bukemâlâtvârisleriyle birliktekıyametekadardevamedecektir.İştebuyüzden melekler,zâhiri ve bâtınî açıdan zât-i tecellinin zuhuru olan halifeye,"sultan güç" secde etmek ile emrolunmuşlardır.

İlâhi zâtın zuhur mahalli olan Âdem'e emir üzere melekler secde etti.Busecde Âdemintoprağına değil,ondakiilahi

zâtın varlığınadır.

Necdet Ardıç'a göre,Hz Âdem kıssası ilkleri barındırır.

Bu yüzden bu kıssa çok iyi anlaşılmalıdır.İnsanın dünyadaki macerası"Âdem"as.ismivesuretiylebaşlar.Hayelle geçmeye devam eden bir ömrü şuurlandırmak için"Âdemi mânâ"yı hayal cennetinden beden arzına indirip o hali bugün yaşamakgerekir.Böylecegerçekmanadakişininkendine dönüşü başlar.Bu sebeple hakk yolundayolculuğa çıkacak bir sâlik'in,âdem kıssasını çok iyi okuyup anlaması ve idrak etmesi gerekir.Hz Âdem ve Havvânın halleriyle hallenmeye çalışıp dualarını duası olarak dilinden düşürmemesi gerekir.

Kişi,kıssadageçenolaylarıiçselleştiremediğisüre zarfınca henüz Âdemiyet mertebesine mânen ayak basmış değildir.Yaşı geçkin olsa da henüz manen ve fikren Âdem olamamıştır.Sadece sureti benzemiştir.Kişinin gerçek Âdem kimliğine ulaşabilmesi Kur'ân-ı Kerim'de belirtilen Hz Âdem ile ilgili gerçekleri yaşamasıyla mümkündür.Yoksa insanın yaşamı beşeri benlik ile gerçek kimliğinden habersiz olarak gaflet içerisinde yaşamış olur.O yüzden Allah c.c."O vakti hatırla ki" ayetiyle öze dönmeyi beşeri benlik ve gafleten kurtulmayı emrediyor.

Âdemiyet mertebesi âlemlerde çok önemli bir devrimdir.

Hz.Âdem'in bu âleme gönderilmesi,ilâhi hakikatlere ayna olmasıvebuvesileyleAllahileünsiyetinbaşlaması,zâti tecellilere zuhur yeri olması muhteşem bir olaydır.

Bir "Âdem "olmak işin başlangıcı ve en önemli kısmıdır.

Nasıl ki nefs mertebeleri yolculuğuna başlamak için öncelikli olarak nefs-i emmâreye gelmek ve geçmek lazımdır.Gerçek birMuhammediolmakiçindeönceÂdemolmakgerekir.

Âdemiyeti idraktensonra sırasıyla Nuhiyyet,İbrâhimiyyet,

Museviyyet,İseviyyetveMuhammediyyetmertebelerini idrak etmek şarttır.

NecdetArdıçbeyinseyr-isüluksistemionunİrfan

Mektebikitabındaçoktafsilatlıveuygulamalıolarakizah edilmektedir. Seyr-i süluk yolunun derinlemesine anlatıldığı kitabınınismine"İrfanMektebi"demektedir.Buisimde

Kitabınınüzerindeyeralmaktadır.Çünkübahsedilen2 kısımda ki çalışmalar ve mertebeler aynı zamanda bir irfan eğitimidir. İrfan Mektebi kitabına Necdet Ardıç Bey şu şiirle başlıyor. Onun Bu şiiri aynı zamanda kısaca seyri suluku da özetlemiş olmaktadır.

HAK'ka varmak ister isen

Gönül yolun tutman gerek

Üzerinden varlık yükün

Hemen çözüp atman gerek

Bir de kâmil yere varıp

Evvel elin tutman gerek

Yedi deniz beş deryayı

Kanat açıp göçmen gerek.

Yukarıdakionunbuşiiriaynızamandaseyr-isüluk hakkında bilgi vermektedir. Seyir ile Hak'ka varmak isteyen bir salik önce kamil bir mürşidin elini tutmalı yani bir gönle girmelidir. Daha sonrada üzerindeki varlık yükünü yani nefsi beşeri olan enaniyet benlik yükünden böylece kurtulmalıdır.

Seyrin diğer bölümünde ise 7 denizi yani 7 nefs mertebesini geçmeli ardındanda 5deryayı yanidiğer hazaratı hamse denilen5mertebeyi(yukarıdabelirtilen)geçmekle

mükelleftir.

İrfan Mektebi nin seyir defteri incelendiğinde 12 mertebe aynızamanda12derstir.Sâlik,bu12dersimürşidinin kontrolünde geçmeye gayret etmelidir. Bu 12 ders sırasıyle birinci dersten başlayarak gayret azim ve muhabbet ile sâlik ileriki mertebelere doğru yol alacaktır.

İrfan mektebi, aynı zamanda bağlı olan kişilerin manevi eğitimlerinialıp,uzunyıllarsonradaİnsan-ıKamil mertebesine ulaştırıp, onları ahlâki bir olgunluğa ulaştıran, kendiasıllarınaözlerinedöndürenbirsistemgibi

gözükmektedir.

İrfan mektebi seyir sistemini incelediğimizde mevcut 12 ders,yadamertebe4anaşubeyeayrılmışdurumdadır.

Bunlarşeriat,tarikathakikatvemarifettir.Kendisinin kitaplarında en çok üzerinde durduğu hususlardan birisi de budur.Şeriatolmadantarikatolmaz.Şeriatvetarikatı hakikat ve marifetle buluşturulamaz ise kemalat eksik kalır.

Necdetbey'egöreŞeriatvetarikatbirbirinindevamı oluyor,hakikatvemarifetisebirbirininkemâlioluyor.

Şeriatı olmayan tarikattan uzak durmak gerekliliği üzerinde dururken,hakikat ve marifeti olmayan bir tarikatın da eksik olduğu düşüncesindedir.

Necdet Ardıç bey, Halveti uşşaki kültürünü yorumlarken,

Kuran ve hadisleri hep bu 4 mertebe üzerinden şeriat tarikat hakikatve marifetdüzeyindenanlamlandırmaya çalıştığını gözlemleyebiliyoruz.Şeriatvetarikat-ıbirbirinindevamı olarakgörüyor,hakikatvemarifetiisebirbirininkemâli

olarak izah ediyor.

TerziBabaiffanmektebindeyolalabilmekvekişinin manevi derecelere terakki edebilmesi için bu yolda sâlik için gerekli olan husular"zikir, sohbet, muhabbet, riyazat ve mücahede"gibihususlarasıkısıkıyabağlıolmaktan

geçmektedir.

Necdet Ardıç efendiye göre seyrin gayesi, kişiye kendini tanıtmakvekazandırmaktır.Seyrinasılgayesikişinin bireyselbenliğindengeçipasılilahibenliğinekavuşması, kendini bulması ve bu sırrı idrak etmesidir. Bunun dışında bir amaç olmayıp hedefin sadece bu olması önemlidir.

Onuntasavvufihayatabakışı2temelüzerine kuruludur.1. Muhabbetullah 2. Marifetullah'tır.

Muhabbetullah,kişideolmasıgerekenaşkve muhabbettir.Bununneticesindedeİlimveirfaniyete ulaşması Marifetullaha ermesidir. İrfan Mektebi nin hemen başında "Meğer " isimli bir şiirini görmekteyiz. Seyrin şiirsel olarak ta anlatıldığı bu dizelerşu şekildedir.

“M E Ğ E R

Düşündün mü hiç kardeşim

Bu âlemde nedir işin

Dünyaya sebebi gelişin

Âdem olmakmış meğer

İlim öğrenmekten gaye

Ulaşmak içinmiş yare

İlmin sonunda paye

Ârif olmakmış meğer

Her yönüyle hep kemalde

Görünür varlık cemalde

En güzel oluş herhalde

İnsan olmakmış meğer

Aç gönlünü Hak’tan yana

Neler ulaşır bak sana

En güzel şey

Allah’a habib olmakmış meğer

Necdet’ten dinle bu sözü

Hak’tan ayırma hiç özü

Bu dünyanın gerçek tadı

Ölmeden ölmekmiş meğer.

NECDET ARDIÇ’A GÖRE NEFS

Sözlükte"ruh,can,hayat,hayatınilkesi,nefes, varlık,zat,insan,kişi,hevavehevesbedenden kaynaklanan sufli arzular gibi manalara gelennefskelimesi

Kuranda"ruh"anlamındakullanıldığıgibi"zâtveöz varlık" anlamlarında da kullanılmıştır.

NecdetArdıçefendinin,nefshakkındakidüşüncelerine geçmeden önce çeşitli kaynaklarda nefs hakkında şu ifadeler kullanılmakta ve izahlar yapılmaktadır.

Kur'âni bir terim olarak nefs, beden ve ruhu kaplayan bir biçimdeinsanınbütünvarlığızâtı,ruhu,kimliğiveiçsel yaşantısınıntümüanlamınıtaşır.Bazısufilerinnefs kelimesinikullanmaktakiamacıkulunkötüvasıflarıyle birlikte kötü söz ve fiilleridir.

Tasavvuftabazımeşrepvetarikatlardanefsdenildiği zamanşervegünahınkaynağıolan"kötühuyvesufli arzularıntamamı"anlamınagelenvekötülüğüemreden "yusuf 53 " nefs anlaşılır."Sana gelen iyilik Allahtan, başına gelenkötülükisenefsindendir"nisa4/79...gibiayetlerin yanında "Allahım nefislerimizin şerrinden sana sığınıyoruz"

İbniMâce...ve "Allahım nefsimin şerrinden sana sığınırım"

İbni Mâce...gibi hadislere sıkça atıf yapılır.

Kötülüksebebiolmasıbakımındanşeytanınişbirlikçisi sayılan nefis insanın içindeki en büyük düşman olduğundan "Allahım biranbile olsa beninefsimineline bırakma" diye

dua edilir.

Tasavvuftailkâbidvezâhidler,zühdhayatıyaşamayı esasalırkenönlerindeenbüyükengelolarakşeytanıve nefsi,yaninefsinsüfliyönlerini,aşağıarzularınıhevave heveslerinigörmüşlerdir.Bazennefistensözederken içimizdeki şeytan ve düşman diye söz etmişler ve dikkatleri buraya yoğunlaştırmışlardır. Onlara göre günah ve kötülük işlemeyemeyilliolannefis,ibadetvehertürlühayırlı işlerdenkaçmaktadır.Busebeplezühdhayatındasürekli olaraknefsemuhalefetetmekvehiçbirşekildeonunla barışıkolmamakesasalınmış,hayravekurtuluşaermek içinde onu yenmenin gerekliliği vurgulanmıştır.

Enbüyük düşmanınnefsindir hadisinidayanak alanbu sufiler budüşmana karşısavaş açmışlar bunada "cihad-ı ekber"demişlerdir.Onlaragörenefisşeytandandaha tehlikelidir. Çünkü Şeytan çok kere nefsi alet ederek kişiye

günah işletir.

Nefismuhasebesindenvenefsisorgulayansufilerin başındagelenBeyazîd-iBistâmi,HakTeâlânınkendisine "nefsinibırakdaöylegel"diyehitapettiğinivebunun üzerineyılanıngömleğindensoyunduğugibinefsinden sıyrıldığını anlatır.

Yine eski dönem mutasavvıflarına göre nefis insanın putu olarakgörülür."Hevâsınıilahedinenigörmedin mi"45/23...ayetindeişaretedilenhevadankastınnefis putu olduğunu vurgulamışlardır.

Mutasavvıflarnefsianlatırkençeşitlibenzetmeler yapmışlardır.Meselabazensaldırganbirköpeğe,kurnaz tilkiye,korkunçyılanabazenfiravuna,nemrutazindana cehenneme,bazendeinsanıbaştançıkarankadına

benzetmişlerdir.

Nefisüzerindegenişçedurulmasınınsebebi,görevve sorumluluklarısebebiylenefsinözneolması,ayrıcakabir azabı haşir gibi konularla ilgili olmasındandır. Fıkıh âlimleri fıkhı"kişininlehindevealeyhindeolanlarıbilmesidir"

şeklindetarifederkennefsi,hukukunöznesiolarak

görmüşlerdir.

E.NECDET ARDIÇ Anlayışında (TERZİ BABA)

NEFSE BAKIŞI

Seyr-isülûksistemininanlatıldığı"İrfanMektebi" isimli kitabı incelediğimizde ilk olarak nefs üzerinde durulur. Zira "nefs"hakka varmak isteyenbir kimsenin tanıması bilmesi gereken özel bir sahadır. Tüm çalışmalar daha sonra bu nefs üzerinde oluşmaktadır.

Necdet Ardıç bey, insana yani kendimize dönerek insanın yapısında şu dört ana hakikatin varlığındansöz etmektedir.

1.Akıl

2.Ruh

3.Nefs

4.Beden "Ruhile bedeninbirleşmesindenyarı latif yarıkesif bir varlıkortayaçıkarkibununadına"nefs"denmiştir.

İnsandaki karşılığı "Esmâ-Nur-Rububiyyet "mertebesidir.

İki ayrı özellikten meydana gelen nefsin iki yüzü vardır.

Bir yüzü toprağa tabiata, bir yüzüde semaya aslı olan ruha bakmaktadır.Herikiâlemindeözelliklerikendisinde

bulunmaktadır.

Eğergüzelbireğitimgörürsetoprağabağlıolan tabiatından kurtulur, tümüyle ruhaniyyetine ulaşır, gök ehli gönülehliolur.Eğereğitimyaninefs terbiyesigörmezse toprağabağlıtabiatzindanındankurtulamazoraya hapsolunur, sonuda cehennem olur.

"İnsanikidenhâlideğilBukonuda"OsmanKemâli"

efendinin şu şekilde bir sözü bulunmaktadırişbu cihanda.

Yacânınıten,yatenicâneyledigitti"ifadesi,nefsiniki halini anlatmakta olup eğitildiğinde cân olduğu, eğitilmediği zaman ise ten yani toprak olduğuna vurgu yapılmıştır.

"Mevlânâhazretlerininbuhususta:şuifadeleride konumuza destek sağlamaktadır.

"Biz ne suç işlemişiz ki bu dünya zindanına atılmışız.

Bizim buraya konuluşumuzun sebebi bir kaç mahbusu bu dünya zindanından kurtarmak içindir" buyurmuştur.

Zindandankasıtnefsinyaşantısından ve kontrolündekibir yaşantıdan kişileri kurtarmaktır.

NecdetArdıç bey, İnsanınbu dünyada 2 kabri(zindanı) olduğunubelirtir.Birikenditoprakbedeni,diğeridrkendi toprak bedenini de içine alan toprak kabridir. Burada kişiye düşendebukabirlerdenkurtulmakvekorunmakiçinHz

Yunusun duası lazım gelmektedir.

"21/87.Karanlıklar içinde senden başka ilah yoktur.

Senmünezzehsindoğrusubenzalimlerdenoldum".

Ayetinefsinitanımayolundailerleyensâlikinbirdönem duası ve niyazı olmalıdır.

Nefsin bir başka tanımını şöyle yapmaktadır."Duyguların ve hislerin kaynağı olan tam bir yaşam" denilmiştir.

Toprağabakanyönündengelenduygularvehislerinen şiddetlisitabiatınınvedünyayıarzulayanyönününismi "nefs-i emmâre"dir. Hilesi çoktur daima dünyayı ve kendini

kayırmayı arzular.

Necdet Ardıç'a göre, Kurân-ı Kerimde insan denen varlık engenişbiçimde"nefs"kelimesiveonunderinanlamı içerisinde belirtilmektedir. Tasavvuf sahasında nefs üzerinde çok şeyler söylenmiş fakat daha çok nefsin emmarelik yönü hepön plana alınıp sadece o kadarı izah edilmiştir. Oysa ki nefsin manası ve hakikati insan varlığı üzerinde gerçekten çok geniş bir sahayı kapsamaktadır. Onun hakikatlerini ne kadar iyi bilebilirsek mevzularımıza nüfus etmemiz o derece daha derinden ve kapsamlı olacaktır.

Şeriat ve Tarikatmertebesinde nefsin emmârelik yönü, kötülük ve isyankarlık yönü ele alınmakta,hakikatyönünün gerçeğikapalıkalmaktadır.Hakikatvemarifet mertebelerinde ise nefsin hakikat yönü ele alınmaktadır.

Kurân-ıKerimde"Nefs"hakkındapekçokayetvardır.

YinePeygamberefendimizdezamanzamansözlerinin başındaşuifadeyikullanmıştır."Nefsimkudretelinde olan Allah'a yemin olsun ki"

Cenâb-ıHakk'ınzâtisıfatlarındanbiriside"Kıyâm-ıbi nefsihi"dir.Yaninefsiylekâimolmasıdır.Bunlardanda anlaşıldığıüzereherinsanınbirnefsivardır.

Peygamberimizindebirnefsivardır.AllahüTealâ hazretlerinin dahi nefsi vardır.

Bazı ârifler"men arefe nefsehu fekad arefe rabbehu"

Kim ki nefsine arif olduancak o rabbine arif oldu. Ya da nefsinibilenrabbinibildihadisiniçokönemlibulurlar.

Buradanefsinbilinenârifolunanyönüsadecenefs-i emmârelikyönüdeğil,bütünmertebeleriylebirlikteolan hakikati yönüyle olan nefsi bilmedir.

Kurân-ı Kerimde Yusuf suresi (12/53) "Ben nefsimi temizeçıkarmam,çünkürabbiminmerhametettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz rabbim çok merhamet edendir. Çokbağışlayandır."

Necdet Ardıç bey, bu ayeti kerimeyi de şöyle açıklıyor. Bu ayetikerimeyebakıpnefsisadecebuhaliyle değerlendirirsek, ona en büyük zulmü yapmış oluruz Evet nefislerimizin bu özelliği(emmarelik) vardır. Fakat bu özellik onunküçükbirsahasınıişgaleder.Eğereğitilmezise varlığımızın her tarafına yayılır. Güzel bir eğitimle ise (seyr-i süluk) "emmârelikten " kurtularak Mirâc'a doğru kanat açar.

YineKurân-ıKerimdebakara2/54de ise,"Muhakkakkisizlernefislerinizezulümettiniz"

denilmektedir.Yaninefislerinizigerçekmanadatanıyıp bilemediğinizhakikatiniidrakedemediğiniziçinnefsinize

zulm etmiş oldunuz.

Bakara2/54ayetindeise"nefisleriniziöldürünüz"

denilmektedir. Burada belirtilen ölüm nefsi emmarelik yönlü alınantatlanmaveyaşamduygularıdır.Çünküotür duygulargaflete,gafletisehakk'tanmutlakuzaklığa

götürür.

Tevbesuresi9/128deise"Andolsunkisize içinizden, nefsinizden aziz bir rasül geldi" ifadesinde, genel anlamda içinizden yani sizin bir benzeriniz bir "rasül"

geldi; özel anlamda ise kendi içinizden kendi nefsinizden bir azizrasülgeldidenilmektedir.Dikkatedersekbizegelen "azizrasül"yaniilham-ıilahi'yyeninnefsimiz,zuhuryeri olmakta ve ne şerefli bir görev yapmaktadır.

YineKurân-ıKerimde""Hernefisölümütadacaktır"

3/185.ifadesinde,ölümünyokolunacakbirşeyolmadığı ancak "nefs" tarafından tadılacak bir şey olduğu açık olarak

bildirilmektedir.

O halde emmare mertebesinde kalan birnefs ile, diğer mertebelerde olan nefislerin ölümü tatmaları farklı olacaktır.

Gerçekifade,ölümün"beden"tarafındandeğil,"nefs"

tarafındantadılacağıdır.Böylecenefsimizinüzerimizdene kadar büyük tesiri ve yeri olduğu görülmektedir.

Fecrsuresi89/27-28ayetlerinde"Eymutmainne nefseulaşan,raziyevemerziyerabbinedön"

ifadesindedekişibireyselnefsiemmaresiyleyaşarken yapmış olduğu seyr-i süluk yani riyazat ve mücâhedelelerle "mutmainne nefse uruc eder yani yikselir. Hem rabbinden razı olur hem de rabbi kendisinden razı olunmuşlardan olur.

Buhaldekişikendindevarolanhakikatin"Hakk'ın hakikatiolduğunu"mutmainbirkalbileidrakettiğinde kendisinde bu hususi hitap meydana gelir.

Gazzâli'ye göre kalp ruh nefs ve aklın birbirinden farklı bir çok anlamı vardır. Ancak bu dört kavram rabbâni ve ilâhi latifeyiifade etme noktasında birleşir ve bubağlamda eş anlamlıdır.AllahınAdemeüflediğiruhile(Sa'd38/72) itminanaererekAllahadönennefs(fecr89/27-28)aynı şeydir. Bu anlamda nefse kalb de denir. İnsanı insan yapan onudiğercanlılardanfarklıkılantemelözellikolması bakımından akıl da "nefs" anlamına gelir.

Gazzâli nefsi "rabbâni ve ilahi latife" "manevi bir cevher"

insandakibilenvealgılayanlatife"hakikiinsan"insanın kendisi olarak tarif eder. İbn-i Teymiyye ve Fahreddin erraziningörüşleriiseİnsanesasitibarıylenefstenibaret olduğundan"İnsannedir?" sorusuna verilen cevaplar aynı zamanda "nefs nedir" sorusuna da verilen cevaptır derler.

NecdetArdıçbey'"nefsüzerindeyaptığıanalizde şunlarada yer verir. Nefsin toprağa bakan yönünden gelen duygularvehislerinenşiddetlisi,tabiatınınvedünyayı arzulayan yönünün ismi"nefsi emmâre"dir. Hilesi çoktur.

Daimadünyayıvekendinikayırmayıarzular.Nefsinbu düzeyinin en kısa sürede terkedilmesi gerekir. İnsana çok zaman ve çok şey kaybettirir. Burada geçerli olan kişideki akla da "aklı maaş-maişet aklı”denir.

Sonra da "levvâme nefsin"terkedilmesi gerekir. Daha sonra da"mülhime nefsin" evham tarafının terkedilmesi ilham tarafının ise faaliyete geçirilmesi gerekir.

İşte başlangıçta insaniçin bu üç nefis mertebesini bilmesi ve onlarla mücadele etmesi çok lüzumludur. Bunları aşabilen kimse"esfelisafilin"denkurtulupyüceleredoğru"âlâ-yı illiyyîn'e yükselmeye başlar ve aslî makamına ulaşır.

NecdetArdıçbeybunoktadaşubenzetmeyiyapar.

Hacılar Kâ’bede tavaf esnasında ilk üç tavafı hızlı adımlarla geçerler. Diğerlerini ise daha ağır yaparlar. Bu 7 şavt 7 nefs mertebesininyaşantısıgibidir.İlküçmertebehızlıca geçilerekemmare-levvame-mülhimedenböylecekişinin hızlıca kurtulması gerekir.

F .Necdet ARDIÇ'a göre Şeriat Tarikat hakikat

Marifet

NecdetArdıçbey,gerçektasavvufuşöyle tanımlamaktadır"Davayıterkmanayıgizlemektir"Seyr-i sülûk yapacak bir sâlikin tek bir derdi vardır o da nefsi ile

olandır

Epey çalışmalardan sonra nefsini terbiye eden hak yolcusu nihayetkendivarlığındakihakikatiidraketmeyebaşlar.

Kendifâni,hakbâkiolur.Böyleceilahihakikatlereve yaşama ulaşmış olur.

Hakkaulaşmaolgusunaef'alalemiitibarıyle,sırat-ı müstakıym(doğruyol),esmâalemiitibarıyletarikyada tarikat,sıfatmertebesiitibariylesıratullahdenilir.Dini terimlerden olan şeriat tarikat hakikat ve marifet ne yazık ki günümüzde çok yanlış anlaşılmaktadır.

Şeriat:Genelde sadece dış görünüşü düzenleyen kurallar diyebilinir.Aslındabütünmertebelerikapsamaktadır.Ne yazık ki çok dar kalıp ve bilinç içinde düşünülmektedir.Bu alemlerindışışeriat-ıMuhammedi(zahiri)içi(batını)ise hakikati muhammedidir.

Tarikat:Tarikatyoldemektirgeneldeğilözelyol demektir.Tarikatın görevi yolcuyu hakikate hazırlamaktır.

Günümüzde kitasavvufimekteplerinenönemlisorunu gerçektarikatanlayışıveyaşantısındanuzaklaşmalarıdır.

Sadece dilde zikir,elde tesbih,üzerine giyilen elbise kılık kıyafet gibi hususları maalesef gerçek bir tarikat ve yaşantısı diye gösterilmektedir.

Oysa gerçek bir tarikat,yol ehli olmaktır.Yolcu olmaktır.

Yolalankişininise,zamaniçindegörüşübakışıidraki mutlaka değişecektir.Bu değişim ilerleme ve zihnigelişme gönülilerlemesiolamadığıiçinneyazıkki,bununyerine taasub anlayışı zamanla yerleşmektedir.

Her mertebe bir seyirdir gidiştir.Ne yazık ki biz tarikatları eski halinden çıkartıp oturak oturma yeri haline getirmişiz.

Bugüntarikatlarıöcügibihallerebizmüntesipleri sokmuştur.Gerçek tarikatta kemale doğru gidiş vardır.

Necdet Ardıç,bu 4 mertebe hakkında kendi geliştirdiği şu fikirleri onun tasavvufi yolunda da kıstas oluşturmaktadır.

“Bir şeriat ki tarikatı yok âtıldır.

“Bir tarikat ki şeriatı yok bâtıldır.

“Bir tarikat ki hakikati ve marifeti yok orası da âtıl(eksik)

dır.

Şeriattaduygularvardırbilinmez,Tarikattaduygular vardırbiliniramakontroledilemez,Hakikatteduygular bilinir ve kontrol edilir.Marifette ise duygular karşı tarafta ister var edilir ister yok edilir.Burada ki duygular ilahi olan

duygulardır.

Bu konuda şu hadisi esas almaktadır."Şeriat sözlerimdir.

tarikat fiillerimdir,marifet tavırlarımdır,hakikat sırlarımdır.

Şeriat; (Akvâl) Sözler,zahiri hükümler

Tarikat;(Ef'al) Fiiller,işler,ameller,muhabbetler

Marifet;(Etvâr) Tavırlar hal ve hareketler(her makamın

gereğine göre)

Hakikat;(Esrâr) Sırlar,gizlenen bilinmeyen şeyler

Bazı kimseler bu sıralamayı böyle almışken,bazıları gibi

Necdet bey de Şeriat,tarikat hakikat ve Marifet olarak ele alıp seyirleştirmiştir.

İnsân-ıKâmil:Ayrıcakendisideİnsân-ıKâmil-Kâmil insan,olduğundan bütün bu mertebeler onun varlığından ve onunvarlığındameydanagelmektedir.YaniHakikat-i

Muhammedi'deoluşmaktadır.İştebusırlargönülden gönüle,ehlindenehlineintikaledipkıyametekadarakıp

gidecektir.

NecdetArdıçbumertebeleriizahederkenşuhususun

altını da çiziyor.

"Bazı zahiri söz ehli kimselertarikat,hakikatmarifet ve insân-ı kâmil mertebelerini inkar etmekle ne kadar büyük bir yanılgı içerisinde olduklarını ve islamiyeti sadece zahiri bir kelam mertebesindegörmek süretiyle sınırlandırarak kendilerine,çevresinevemuhteşemİslâmınhakikatlerinene kadar büyük bir zarar verdiklerinin acaba farkında mıdırlar?

G.Necdet Ardıç'ın Seyr-i sülûk eğitim anlayış

ve metodu

HalvetiyyeninAhmediyyekoluUşşâkiMürşidiNecdet

Ardıç'ınirşâdvetebliğgöreviaynızamandaeğitimve öğretimide kapsamaktadır.Allahın dinini insanlığa iletmekle görevli olan Necdet bey bunu yaparken eğitim ve öğretim konusunda sistemli bir metod uyguladığı da görülüyor.Farklı zamanlarda bir çok kez irfanmeclisinde talebeleriyle olan sohbetlerine izleyici olarak katılarak şukanaatlerimiz oluştu.

Ardıç'a göre,İrşad ve tebliğin en önemli faaaliyetlerinden birisideasr-ısaadettengünümüzedeğindevameden sohbetlerdir.O'na göre sohbet insanları gayeye ulaştıran en önemli vasıtalardan biridir.

Onagöresohbetenönemliveenetkilieğitim

metodudur.

Sahabe,cehaletkaranlıklarındanyücemakamlaraHz peygamberimizin sohbetlerine devam ederek ulaşmışlardır.

YineArdıçdevamla,Mescidinebisofasındaikameteden, devamlı olarak sohbet ilim,riyazat ve ibadetle meşgulolan;

bütünihtiyaçlarıdaHzpeygambertarafındankarşılanan "Ashâb-ı suffa" yı tasavvuf eğitiminin de ilk irfan mektebi okulu-medresesine benzetmektedir.

Necdetbey,anlatılankonuyumuhatabınasevdirmeyi, öğrenen(sâlik)merkezliolmayıamaçlıyor.Kolaydanzora doğru açıktan gizliye doğru süreci içselleştirdiği görülüyor.

Peygamberimizinsav"Kolaylaştırınızzorlaştırmayınız müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz" ilkesine bağlı kalarak eğitim veöğretimdekolaylık veanlaşılırlığaönem verdiği

görülüyor

Kendisinekulakveripdinlerkenkimi,zamanbeşirmüjdeleyiciolmanıngereğiniortayakoyuyoriken,kimi zamandanezir-uyarıcıuslubuylaikazlarınısıraladığınıda görebiliyoruz.Bu ise,seyr-i süluk'ta kendisinin takip ettiği metotlardan birisi,"müjdelemenin yanı sıra sakındırma

ilkesi'dir"

Necdet bey,dinleyen muhatablara anlayacakları şekilde konuşuyor.Dahaiyianlaşılmasıiçinbazenşekillerve çizimler de yapıp beden dilini kullanarak anlatmaktadır.Bir ikiörnekvermekgerekirse,Kâbeileanlatımınınamaz hakikatlerini izahatlarında ve başka bir çok hususta şekiller çizdiği görülür..Yine irfan mektebi eserinde de seyr-i süluku çizimle de tasvir etmektedir.

Sohbetvekonuşmalarıanalizedildiğizaman inandırma,ümidvemüjdeverme,sorusorarakilgi uyandırma özellikleri görülmektedir.

Öğretmek ve irşad etmek için Kur'andan çeşitlikıssa ve hikayelerikullanmaktadır.Nitekiminternetortamındaki kitapserileri arasında,Köle ve incir dosyası,Genç ve elmas dosyası,Bir ressam hikayesi,Doğdular yaşadılar hikayesi,

Herşeymerkezindehikayesişeklindeolançalışmalar

Necdetbeyinmüntesiplerinehikayeolarakanlattığıbir hususuonlarabuhikayedenneleranladınız?şeklinde sorular sorup cevaplarını alıp bir bütün olarak kitap haline getirilen eğitim irşad çalışması örnekleri arasında yer alır.

Buradakiamacısâlikleridüşünmeyevetefekküre sevketmek onlara özgüvenkazandırmak,zekâlarını açarak bilgi seviyelerini ölçmek içindir.

YineNecdetbeyinirşatmetodundayumuşakvehoş görülü davranışları görüyoruz. "İnsanların akıllarına göre hitabediniz"hadisineolanuygunluğudatesbit edebiliyoruz.Anlattıklarınızihinlereyerleştirmekiçinveo hususadikkatçekmekiçinbazentekrarederek

anlatmaktadır.

KonuşurkenNecdetbey,muhatabınıaklivemantıki izahlarlaiknaetmektedir.Hersohbetindekonuştukları sâliklerinkalblerineişlenmektedir.Meclisinegelenfarklı kültür ve seviyelerden olankişilerin mizaç,karakter ve ihtiyaçlarına göre hitab ediyor.

Eğitimveirşadmetodundabirbaşkayönüistişareye önem vermesidir.Yine kitapları serisi içinde yer alan 32-798086-91numaralıistişaredosyalarıkitaplarhaline gelmiştir.Çevresindensalik ve sevenlerinden gelen duygu ve düşünceler bu kitaplarda yer alıyor.Bu aynı zamanda yaşayarak ve yaşatarak öğretmeyi de kapsıyor.

Eğitimbirandagerçekleşecekbirşeydeğildir.İnsanın gelişimsürecinebakıldığındaheryaşınkendinegöre olgunlaşmaözelliklerivardır.Sâlikinruhsalvepskolojik davranışlarınıngözönündebulundurulmasıseviyeliplanlı şuurlu olması tedrici metodla irfan eğitimini zorunlu kılar.

Kendileriirfaneğitimmodeliolaraksâliklere "tedrici" bir yöntemle yavaş yavaş,azar azar, sindire sindirehazmettirerekonlarınkalblerininmutmain olmalarını sağlamaktadır.

Necdet Ardç'a göre,gerçek eğitim ve öğrenmeninolduğu yerde bir ilerleme vardır.İlerlemenin olduğu yerde gelişme vardır.Gelişmenin olduğu yerde ve kimsede ise yeni idrak ve açılımlar (tecelli) hali meydana gelir.

Necdet beyinirfan eğitim metodunda şu husus gözlerden kaçmaz.Mürşidilesâlikarasındaki(eğitenileeğitilen arasındaki)sevgivemuhabbetbağınınyoğunolmasıdır.

Buna merhamet anlayışı da diyebiliriz.

Ardıç'agöre,seyr-isülûkhayatıüçsafhadan oluşmaktadır.Onlar da sırasıyla şöyledir.

1.Cünûn:çok çalışma dönemi nafilelere sarılmak 2.Fünûn: fenlenme,ilim muhabbet ve ilahi duygular 3.Sükûn:Sakinleşme dönemi,nafilelerin azalıpirfâniye-

tin dolması

Terzi Baba 1 kitabında bir müntesibi tarafından Necdet

Ardıç şu şekilde tasvir edilip anlatılmaktadır.

Daimaparlayanvekendisigülmediğihaldebile gülümseyen bir vechi vardır.Bütün hareket ve davranışları sertlikten ve kabalıktan uzak,yumuşak ve zariftir.İnsanlarla muamele ve ilişkilerinde hiç kimseyisıkmayan,tevâzuve sevginin güzelleştirdiği asil bir görünümü vardır.

Konuşmalarıteker,tekerdökülenincitanelerigibidir.

Konuşmayabaşladığızamanbirdeğervekıymetkesilir, sükût ettiğinde ise,kendisinde bir tefekkür hissedilir.Yüksek seslekonuşmaz,kötüsözsöylemez,kimseninsözünü kesmez,kınayan ve hata arayan özelliği de yoktur.

Söz söylediğinde açık,anlaşılabilir ve mana bütünlüğünü koruyangüzelbirüsluplakonuşur.Sözlerinitekraretme ihtiyacıhissetmez.Rastgelehiçbirşey konuşmaz.Bazen konuşmalarıarasındagülümseyiplatifeyaparakkonuya dikkat çekip başka anlamlar kazandırır.Genelde ondan çıkan sözleri ezberlemek de çok kolaydır.

Onugörüpşahsiyetinevekişiliğineyakınolduğunuzda "özüsözünenekadarmutabıkbirisi"diyededüşünüp değerlendirebilirsiniz.Onunbeşeriilşkilerindehep samimiyet,güvenilirlik,tevazu,sadelik,nezaketvesaygı

vardır.

Onu hep yön verici,yol gösterici,uyarıcı,sakındırıcı ve sevindiriciözellikleriyle tanırsınız.Onunbuçağrılarımana aleminden kopup gelen sadık bir sestir.Terzi Babam aynı zamanda şefkatli bir baba,iyi bir aile reisi,örnek bir eş ve arkadaş,kendiişlerinikendisigörüpbaşkalarınayük olmadan hayatını sürdüren birisidir.

Oçağlarıkucaklayan,daimatazeliğinigüncelliğinive güzelliğinikoruyan,insanlarıhepmiracçizgisinedoğru çekenbilimselveteknikgelişmelerledetersdüşmeyen birisidir.Onunsunduğuöğütveilkelerheparanılan hissedilen özelliklerdir.

Oyüksekidrakleribizeyansıtanbirayna,asaletile cömertliğin,letafetile nezaketin,tevazuileedbin,kısaca insanlıkdenilenyüksekdeğerlerin,tekamülünvegüzel ahlâkın örneklerinden birisidir.

Birkısmınısayabildiğimbuözelliklerinsanlarınonu sevmelerine sebep olangüzelliklerindenbazılarıdır.Biz bu vasıflarıonunşahsiyetinde gayetaçık netçizgilerle ve de renkleriyle görmekteyiz.

Seyr-i Sülûk yolunda Sohbet'in Önemi

İrşâd ve tebliğin en önemli faaliyetlerinden birisi de Asr-ı saadettengünümüzedeğindevamedensohbetlerdir.

"Beraber bulunma görüşüp konuşma" gibi anlamlara gelen gelen "Sohbet" Ardıç açısından insanları gayeye ulaştıran en

mühim vasıtadır.

SahâbecehâletkaranlıklarındanyücemakamlaraHz.

Peygamberimizinsohbetinedevamederekulaşmıştır.

Özellikle de Medine de Mescidi Neb'i sofasında ikamet eden;

devamlı olarak sohbet,ilim,riyazat ve ibadetle meşgul olan;

bütün ihtiyaçları da Hz Peygamberimiz tarafından karşılanan "Ashâb-ıSuffâ"İslâmınruhihayatındaçokderinizler

bırakmıştır.

"Ashâb-ıSuffa"Modelinikendiİrfanyoluiçinde örnek alan Necdet Ardıç,günümüz insanının irşâd ve sohbet'e olan ihtiyacını her zamankinden daha fazla olduğunu belirtmektedir.

O na göre irşâd ve sohbet hayatın gerçeğidir.Dinimizin güzelliklerininyayılmasıveyaşanmasıözdebir"İslâm insanı"olabilmekancakbununilemümkündür.Çölün ortasında susuz kalmış olan birisinin suya ihtiyacı ne kadar mühimse,günümüzinsanınındagerçekbir"İrfânehli"

sohbetine ihtiyacı o derece mühimdir.

"Benbirmuallimolarakgönderildim.Kişinin duyacağıhikmetlibirsözbiryıllıknafileibadetten üstündür"buyuranPeygamberimizsavsohbetve sohbettekihikmet'edikkatçekeriken,"BirÂrif'in huzurunda bir saatkalmak 70 yıllık nafile ibadetten üstündür"diyenHzMevlânâsohbetkonusunadikkat

çekmişlerdir.

Kendisini"İrf'anMektebi"yolunun"vegeleneğinin "sohbet"temsilcisiolarakdagözlemlediğimizArdıç'ın sohbetkelimesivemeclisleriyletanışmasıküçükyaşlarda

(15)başlamışoluphalendevametmektedir.Hayatının anlatıldığıTerziBaba1kitabındanbubilgilerede ulaşabiliyoruz.Şahsiyetinderehberveyolgöstericilik, müşkilleri halletme gibi vasıfları olduğu için seyr-i sülûk'unu sürdürdüğüyıllardadaçevresindehepdostânegurupve arkadaşları olduğunu görüyoruz.

Aynı Kitaptaki beyanlardan öğrendiğimiz onun hayatında dünyeviçalışmayönüdedahilzamanınınçokbüyükbir bölümü "sohbet" ile onun yapıldığı meclislerde geçmiştir.

Kendisiyle 2018 yılı yaz ayında Naip meydanı çay bahçelerinin birinde "eğitim " hakkında yaptığımız bir sohbette şu önemli ifadeleri tespit ettik.

O'na göre ancak sohbet ile elde edilen "irfâniyet", rağbetedilendeğerlerinenşereflisi,kazanılan cevherlerin en değerlisidir.

Necdet Ardıç'a göre bir başka husus seyr-i sülûkun etkin eğitim yolu olan "sohbet'in" kendisi kadar mühim bir başka hususise"sohbet'i"verenaktaranşahsınkimliğive

özelliğidir.

İrfâni bir damar ve gelenekten gelmeyen "hakikât-i muhammedi" anlayışına uzak olan birisi kelam olarak bilgilere vakıf olsa bile,hatta Âlim bile olsa, karşısına gelen sâlikleri hakiki manada eğitemez,onları irşâd

edemez

Eğeryapılansohbetlerdeokunankitaplarda"Nefes-i

Rahmâni"neşvesiçıkmıyorsaorada"Nur-u

Muhammediye'nin" zuhura gelmesi,dolayısıyle "hakikati

Muhammedi'"nin dolaşması,gelişmesi,oluşması mümkün

değildir.

Bunlar ancak nakli ve akli bilgiler halinde geçmekte ve o düzeyde kalmaktadır.Âlimler genellikleakli ve nakli bilgiyi sahihkabul ediyorlar.Gönülden ruhâni ilhâmi gelen bilgiye pek itibar etmiyorlar.

Burada haklı da olabilirler.Çünkü bu haller biraz eğitim isteyentehlikelihallerdir.Çünküilhâmidiyezannettiği kimseofrekansabağlanmadıise,kendisinegelenhayali bilgileri esas kabul edip de o bilgilerle hareket etmek üzücü

olur.

Butehlikeyönündenvekendilerinindebunların doğruluğunutespitedecekirfânçalışmasındanyoksun olduklarından ehli zahir bunlara iltifat etmezler.

Burada yapılacak olan bunlaraşüpheyle bakabilirler ama ihtiyaten inkar etmemeleri gerekir,çünkü inkar edilebilecek bilgiye de sahip değiller.

Necdet Ardıç devamla; bizim konumuz bu değildir.tenkit etmekdeğiltespityönündenkendimizefaydalıkısmını almakiçinüzerindekısacadurmuşbulunuyoruz.Onların vazifelerini de inkar edemeyiz o şeriat içindehepimiz varız ve tatbikattayız.Allah onlardan da razı olsun deriz.

Ancak yine bilelimki,fıkıh,İslâmiyetinyüzdeyirmisini kapsıyor yüzde seksen âtıl kalıyor.Bu arada o yüzde yirmiyi deiyiceşeklihükümler içindeçokazolarak çalıştırıyoruz böylece o kısmını da perdelemiş oluyoruz.

"Hıristiyanmertebesi"rûhmertebesiolduğundan bedendenkurtulmuşlar,fıkıhilmininüstüneçıkmışlar, düşünceleri daha yüksek bilgi içinde ama,bilgileri "hayali"

olmaktadır.Yanlış da olsa hayalide olsayine de yukarı düzeyden bir ilim sahasından çalışıyorlar. ve lafzan bizden üstünmüş gibi gözüküyorlar.

Bizimsuçumuzonlarınüstündeolan"Hakikat-i

Muhammediyye"ilminiyani"venefahtü"sırrınıortaya çıkaramamaktır.Bu çıkmış olsa yani islamın eğitimi,tasavvuf eğitimiüzerineodaklanmışolsa,nedünyadanediğer alemlerde müslümanlarıve Türk'leritutacak hiç bir millet

olamaz.

Tabiri câizse elimizde 99 düğmeli kumandanın sadece bir ikidüğmesiilecihazıçalıştırmayaçalışıyoruz.Diğer düğmelerini olmadık nedenlerle kendimize yasaklamışız,bu yüzdenbizeverilencihazdantamkapasiteileverim alamıyor,cihaza karşı haksızlık yapıyor,cihazı da üzüyoruz.

şeklinde bir söyleşide bulunduk.

Necdet Ardıç bey,vahiy ve cebrâil isimli eserinde şöyledemektedir.Genelkonuşmavesohbetlerdeki iletişim sadece ses vasıtasıyla olur iken,irfan ehlinin sohbeti ise, şu dört kanaldan olmaktadır..

Evvelâ -"leb-iderya"olaninsân-ıkâmilinağzındançıkanbir

sesvardır.

-Osese yüklenmişbirmânâ -Ve o mânâya yüklenmiş birRûh -Ve o rûha yüklenmiş birnûrvardır.

Ses--mânâ--Rûh--nûr'unbirlikte faaliyeti"nefha-i ilâhiyye"ve hubb-uilâhiyye'dir.Üfleyenzâhirenİnsân-ı kâmilolmakla beraberbâtıneninsân-ı kâmil'in bâtını olan

Hakk'tır.

Necdet bey'in yukarıdaki tespiti tasavvuf hayatı için çok mühimolanhayâtiesaslarvekurallardır.Malesef günümüzüntasavvufçularınınençokbubilgilereve yaşantısına ihtiyaçlarıvardır.Bukanalkendilerinde kapalı olan zümre ve cemaatler hakikat adına kendilerinde hiç bir ilerleme ve gelişme sağlayamadıkları gibi çok sayıda insanın da sorumluluğunu almış olmaktalar.

NecdetArdıç,bunoktadabahsettiğiirfânmetodunun sâliklere ulaşabilmesi için şu konun da altını çiziyor.Bunları ancakbir"Arif-ibillâh"aktarıpyaşatabilir.Aksihalde sayıcabinler,onbinler,yüzbinlerihattamilyonlarıbulan cemaattopluluklarındabuyüzdenhiçbirilerlemeve gelişme olamamakktadır.

Öncelikliolarakkullanılan"şeyh,âlim,mürşid"gibi terimler "Ârif ve Ârif-i billâh"ile aynı anlama gelmediği gibiişlevlerivegörevlerideçokfarklıdır.Şeyhve mürşid,şeriatvetarikatmertebelerindeyolgösteren, rehberlik yapan,bazıbilgileri öğreten anlamlarına gelirler Ârifise,tanyanbilenvâkıfolan,âşinaolan,halden anlayan manalarına gelmektedir.Ârif'in bilgisine Mârifetullah

(Allahbilgisi)denir.Ârifmarifetehlidir.Ârifile,diğerleri arasındaki fark irfâniyet ile ilim arasındaki fark gibidir.

Şeyhmürşidveâlim,örnekverehberedinilir.Ârif-i

(billâh) ile ise, hidayete erilir ve yaşanılır.Ayrıca Ârif-i Billah 'ta diğer tüm mertebe ve makamlar da vardır.O'nu bazen şeyh,bazenmürşid,bazenbaşkabirmakamdagörebilir-

siniz.

.Ârif-i Billah,Allah'ı Allah'la bilir ve tanır iken,diğerleri kendi birimsel akıl ve bilgileriyle tanırlar.Ârif-i Billâh,kâinat ağacının meyvesi gibidir.Onun bu ifadeleri günümüz cemaat yapılarının durumlarına da bir tespit oluşturmaktadır.

ZİKİR VE MERTEBELERİ

Seyr-isülûkyolundasâlikiçinÖnemarzedenzikir hakkındavahiyvecebrâiladlıeserindeNecdetbeybu konuya da açıklık getiriyor.

Zikir,seyr-isülûkyolununolmazsaolmazlarındandır.

Ancakzikr'indehermertebeyegöredeğişenizahatları

vardır.

Zikr, İki yönlü izah edilebilir.Birinci yönü: kişi herhangi biresma-iilâhiyye'yiveyaduayıbelirliveyabelirsiz sayılarla tekrar etmesidir ki bu da iki çeşittir.

Birincisikişinin kitaplardanve ya çevresindenaldığı tavsiyelerle kendi başına çektiği zikirlerdir.İyi niyetli yapılan ahirette sevap beklentisi için yapılan bu çalışmalar kişiye az da olsa huzur sağlar;şeriat mertebesizikridir.

İkincisiizinlizikirlerdir,bunlarüçkısımdır.İzinli zikirlerinbirincikısmıesmatarikâtmertebesiitibarıyle "şeyh"diyeisimlendirilenkimselerinkendisistemleri içerisindebelirlisayıveesmâ-iilâhiyye'lerdir.Bunlar kişide az da olsa muhabbet ve iyi ahlâkın artmasına sebep

olurlar.

Ancakburasıoldukçatehlikelibiryerdir.Zikirveren kişinin mutlak o yerin ve mertebenin ehli olması lazımdır.

Aksi haldepsikolojikve sosyal manada o kişinin dengeleri

bozulabilir.

İzinlizikirlerinikincikısmı;sıfat-hakikatmertebesi itibarıyla"ârif"diyeisimlendirilenbazıkimselerinkendi sistemleri içerisindebelirli sayı ve kurallarla telkin ettikleri "esmâ-iilâhiyye'lerdir.Bunlarkişideçokdahageniş ufuklaraçarakkendigerçekilâhikimliğinibulmasınave kendini yakinen tanımasına sebep olur.

İzinlizikirlerinüçüncükısmıise,Zât-mârifet mertebesiitibarıyla "ârif-i billâh" diye isimlendirilen bazı kimselerinilâhisistemiçerisindebelirlisayıvekurallarla telkin ettikleri"esmâ-i ilâhiyye"lerdir.Bunlar kişide daha dagenişufuklaraçarakkendigerçekilâhikimliğini bulduktan sonra,oradan yola çıkarak "hakikat-i ilâhiyye"

yi Allahın hakikatini gerçek manasıyla bulmaya başlar.

Burasıoldukçagüç,güçolduğukadardamühimve değerli bir saha,epey de yüksek bir irfâniyet ufkudur.Ehlini bulmakoldukçazordur.Kur'ânıKeriymsâd72de"ve nefahtüfîyhiminrûhi"Mealen,Onaruhumdan üfledim"hakikative"nefha-iilâhiyye"bunlardan meydana gelir.Her söyledikleri sözlerle dinleyenlerde yeni yenibâtınîyaşam"hayesması"nınzuhurunumeydana

getirirler.

"Nefsini bilen rabbini bilir" hükmüyle en geniş manada kendi nefislerinde bulunan rûbbubiyyet hakikatleri ile "rabbül erbâbı" idrak ederek "Allah"isimi camisini olabildiğince her mertebesi itibarıyla en geniş manada idrak etmiş olurlar.

Zikrinikinciyönünegelince;lügatmanasıitibariyle, "anma anılma hatırlama" gibi kelimelerle ifade edilmektedir.

Buyöndekizikrinmanasıeldetesbih,dildelafızdeğil, kendinde bulunan ilâhihakikatlerive "esmâ-i ilahiyye"leri hatırlayarak zuhurda faaliyete geçirmesidir.

"Zikir ona derler ki fikri aça"hükmüyle yapılan tesbihi zikirlersonundaaçılmayabaşlayanidrakigelişmeler neticesindekişi,kendinivekendindebulunanilâhi hakikatleriortayaçıkararak"tahallakubiahlâkıllah"

hükmüyleAllahınahlâkıylaahlaklanmayabaşlarkibuda "ahlâkı kurâniyye'dir"

İşte yukarılarda kısaca ifade etmeye çalıştığımız "Allah'ın zikriyle kalbler gerçekten huzur bulur".Çünkü zikir,zakir,

(zikreden),mezkur(zikredilen)birleştiğindearadagayrı kalmadığında "mutlak huzur" meydena gelir

Necdet Ardç açısından Kur'ân mertebeleri ve

izahları

NecdetArdıçseyr-isüluksistemindeasılhedeflerden birisi de Zât mertebesiniİfade eden Kur'ân-ı Kerim'i her bir mertebedenanlayıpidraketmeyeçalışmakböylecede

Peygamberimizin buyurduğu,"sizin en hayırlılarınız Kur'ân-ı öğrenenveonunbaşkalarınadaöğreteninizdir"hadisi gereği bu eğitimi vermeye çalışmak üzerinedir.

"İnsan ve Kur'ân bir batında doğan ikiz kardeştir" hadisi hükmünce Sâlik ile kardeşiKur'ân-ıbünyelerde idraklerde buluşturmak ve aynileştirmektir "Kelime-iTevhid"isimlikitabınınhemenbaşındabu konulara şöyle açıklık getirmektedir.

Kur'ânınfarklımertebelerde değişik isimleri vardır.Her bir mertebede isimalırken,mertebeleregöredeokuyuş

şekilleri vardır.

1.EldekiMushâfışerifbunasusanKur'ânanlamındaki

Kur'ân-ı sâmit de denir 2.Elif-Lâm-Mîm,kâmil insan 3.Âlemler kitâbı,fiili Kur'ân 4.Kur'ân-ıNâtık,konuşankur'ân,suretlenmişfaalolan

kitap

Mertebeleritibarıyleisehermertebedealdığıisimşu

şekilde olmaktadır.

Zât mertebesi,Kur'ân

Sıfat mertebesi,Furkân

Esmâ mertebesi,Kitâbü-l mübiyn

Efâl mertebesi, İmâmül mübiyn dir

NecdetArdıçefendiyegöre,Kur'ân-ıKeriym,efal mertebesinde arapça,esmâ mertebesinde rabça,sıfat mertebesinde hakk'ça,zat mertebesinde ise Allah'ça olarak bir Arifi billah nezaretinde öğrenilip yaşanır.

Kur'ân-ı Kerim,Ulûhiyyet mertebesinde,"Kur'ân"ismi ile"ALLAH"'çaidi.Çünküomertebedehiçbirzuhurve tecelli olmadığından zaten başka türlü de olamazdı.

Kur'ân-ıKerim,Rahmâniyetsıfatmertebesinde"Levhi

Mahfuz'da"Furkân"ismiylemertebesigereği"Hakk'çaya tercümeedildi.YaniUluhiyyettenRahmâniyyetetenezzül

etti.

Kur'ân-ı Kerim,Rubûbiyyet esmâ mertebesinde"Kitabü-l

Mübin"ismiyle mertebesi gereği rabb'çaya tercüme edildi.

Yani Rahmâniyyetten Rububiyyete tenezzül etti.

Kur'ân-ıKerim,Melikiyet(ef'âl)maddemertebesinde "İmâmü-l Mübiyn"( en önde açık) ismiyle mertebesi gereği baştarafınabiraynharfiilavesiyle(yanirabb'ça)dan "Arapça'ya tercüme edildi.Yani "rububiyyet'ten melikiyyet"e

tenezzül etti.

NecdetArdıç,birhususundaaltınıçiziyor.Yanikendi bünyesindebeşertarafındandahaiyianlaşılabilmesiiçin bâtın aleminde Hakk tarafından dört tercümesi yapılmıştır.

Yani arapça tercümesinin manası Rabb'ça lafzı "Arapça'dır.

Buraya kadar beşer idraki karışmamıştır.

Arapça'danyapılandiğerbeşincitercümelerise,beşer kaynaklıolduğundan,beşerinsınırlıidrakivelisanındaki yetmezliğiyönündenmanalarzahireçıkarkençokbüyük kayıplara uğramakta,aslından oldukça uzaklara düşmektedir.Sadecemaddemertebesiniifadeedenanlatımlarla tercüme vemeal yapılmakta "esma sıfat zat" mertebelerinin tercümesi yapılamamaktadır.

2.NEFİS MERTEBELERİ

SEYR-İ SÜLÛK SAFHALARI

YukarıdakişemaNecdetArdıçBey'inkurguladığıve şematikhaledönüştürdüğüseyr-isülûksisteminin anlatımıdır.Merkezindeinsanınolduğubuşemada görüldüğüüzere dıştan içe doğru 12daire mevcuttur. Bu daireler hepsi bir mertebedir. En dış nefsi emmare olup en içte insan-ı kâmil vardır.

Dıştaniçedoğru,maddedenmanayadoğrubedenden gönüle doğru bir hicret vardır. İnsanın kendine aslına doğru

olan seyri vardır.

DahaönceHalvetitarikatıAhmediyyekolununUşşâki şubesindeNecdetArdıçbey'in(TerziBaba)seyr-isülûk yolunun12dersyada12mertebeolarakelealındığını belirtmiş idik. Bazı Halvetimeşrepler bunu sadece 7 ders olarak ele almışlardır.

Her bir ders'te o dersin zikri, hali idraki rengi ve özellikleri vardır. O ders aynı zamanda o mertebedeki sâlik'in (yol ehli) halini idrakini kendisine yansıtmaktadır. Her bir ders ile ilgili olarak o hali ve yaşantıyı anlatan ayetler ve peygamberlerin hayat örnekleri verilir.

Sâlik'ingünlükolarakyapmasıgerekenözelçalışmalar vardır.Bunlar sırasıyle o kişiye telkin edilir.Bunlar kılınan 2 rekat mirac namazı, mülk suresi haşrsuresinin son ayetleri istiğfar salavat ve kelime-i tevhid zikirleri ile başlanır.Her dersin (mertebenin) kişi üzerindeki hali ve idrakini yansıtan ayetler vardıronlardaenaz 33'erdefazikredilir.Ayrıca sâlik,günlükyaptığıdersinsonunailavezikirolarakya

SELÂM'ı 100 defa olmak üzere ilave etmektedir.

Her bir mertebeye geçildiğinde zikirler de değişmektedir..

Bu bir hayat tarzı olarak ortalama en az 20 yıl süren bir eğitimsürecidir.Hergünküçalışmalarbusistemüzere devam ederkengörülenyenizuhuratve gelişmelere göre bâtınyolculuğudadenilengönülyolculuğubaşlamış

olmaktadır.

12dersolarakgeçilenbuseyr-isüluksistemindeki zikredilen esmâlar sırasıyle şöyledir.

1.LÂ İLÂHE İLLALLAH

2.YA ALLAH

3.YA HÛ

4.YÂ HAK

5.YÂ HAY

6.YÂ KAYYUM

7.YÂ KAHHÂR

8.YÂ FETTÂH

9.YÂ VÂHİD

10.YÂ EHAD

11.YÂ SAMED

12.ALLAH c.c

NecdetArdıçbeyinsistemleştirmişolduğu"irfan mektebi"gerçekbirseyiriçinbirârif-ibillâhilesâlikin yolculuğununanlatımıdır.Şimdibuyolculuğunyaniseyri sülukun mertebelerine geçelim.

Birinci Bölüm.

b)Nefsi Emmâre

Zikri "Lâ ilâhe illallah" tır

İdrâki;Bumertebeninbilinciileyolalmaya azmatmektir."Âraf sûresi 23 ayet" de "Rabbenâ zalemnâ enfüsenâ ve in lem tağfirlenâ ve terhamnâ lenekünenne minel hâsirîn" 7/23 "Eyrabbimizbiznefislerimizezulmettik.Eğersen bizibağışlamassanvebizemerhametetmesen hüsrana uğrayanlardan oluruz."

Hali;Bumertebeninhaliylehallenmeyeçalışmaktır.

Kur'ân-ıKerim yusuf 53ayetinde"Ve mâ überriünefsi innefse le emmâratün bissûi illâ marahime rabbî inne

rabbîgafurun rahim"

"Bennefsimitemizeçokarmakistemem.Çünkü nefis daima kötülüğü emredicidir.Meğer ki rabbimin esirgediği bir nefs ola;Gerçekten rabbim bağışlayan

ve esirgeyendir.

Yaşantısı:;Hak'tan gafildir. kötülüğe meyyaldir. isyan ve fenalığın menşeidir. Kötü ahlâk sahibidir. tabiatı zülmâni ve

süflidir.

Nefs-i Emmâreninbelirginahlâk ve sıfatlarışunlardır."

Hırs tamah şehvet gadab kendini beğenme emretme hırsı ve zulmetme arzusudur."Bu mertebeden kurtulup yükselmenin anahtarı"Lâ ilâhe illallah"Kelime-i Tevhididir.Mürşidinin sâlik'eyaptığıbutelkinlezikrebaşlar.Nurunusırrınıve halininmüşahedeedinceyekadarçalışmasınısürdürür.

Mürşidinin himmeti irşadıdır.

Rengi;Gökvekültonlarındadır.Mürşidininhimmeti irşâddır.Şeriat mertebesidir.

Necdet Ardıç bey,seyr-i sülûk yolculuğuna başlayan bir sâlik'iburadabumertebehakkındabilmesigerekenler hakkında kısaca şu bilgiler ile bilgilendirir.

Hakk'ın zatından ayrılıp "on sekiz binâlem" arasında yer alan"akl-ı küll,nefs-i küll,arş kürsi,yedi kat gök,ay,hava, sutoprakmadennebât,hayvaniyyetgibimertebeleri geçerek "insan" suretinde dünyaya gelen varlık şekil olarak ogörünümdeolmaklaberaber,manaolarakhenüzo seviyeye ulaşmamıştır.

Ardıç'a göre, dünya doğduğu andan itibaren insanın fiziki olarak hayat bulduğu yer olmasına rağmen,aslında manen öldüğü yerdir.Çünkü o mana olarak hakk'ın zatından ayrılıp gayrılığa ve birimselliğe düşmüştür.

Dünyayagelmektenmaksatkişiningerçekveebedi hayata ulaşması için elindeki büyük imkanları kullanıp tekrar geldiğiyollardangeridönerekaslınaulaşmasıveinsân-ı kâmil mertebesinde kendini hakkâni sıfatlarıyla bulmasıdır.

Böylece ilâhi seyir tamamlanır ve gaye hasıl olur.

"Bengizlibirhazineidimbilinmekliğimisevdimvebu alemleri meydana getirdim" kutsi hadisinde belirtilen gaye gerçekleşmiş,kendini ve halkını insân-ı kâmil gözünden her mertebede seyretmiş olur.

Necdet Ardıç'a göre, Nefs-i Emmâre şuuruna gelemeyen kimse Allah c.c 'tan en uzak noktadadır. Bu bilinçten noksan olan her nefes hakk'tan daha da uzaklaşmaktadır. Eğer bir kimse araştırıcı olursa bu sahadaki âşıklar kervanına rastlar veohalkanıniçinedahilolursakabiliyetinispetindeyola devam eder. Sonunda da önce kendine oradan da rabbine ulaşır. Çünkü "Nefsini bilen rabbini bilir denmiştir"

Bumertebeniniçi"insanlığa"yükseliş,dışıise "hayvanlığa"iniştir.Birkişiiçinnefsiemmarebilincive mertebesiçokönemlibirbaşlangıçtır.Dünyadangeçip

Rabbinedönmeyeçalışankimsenefsiemmarebilincine varankişidir.Buçalışmalarabaşlamadanöncede kendisindenefsiemmaregücüvardı,ancakfarkına varamamııştı. İşte bunun farkına varması, onun terbiyeye dönükçalışmalarabaşlaması,geriyegidişidurduranen

büyük etkendir.

BumertebeyiizahederkenNecdetbey,Kur'ân-ı

Kerimdenâdemvehavvâkıssasınınanlatıldığıayetlere işaret ettikten sonra şöyle devam eder..İnsanlık macerası Âdemisimivesûretiylebaşlamıştır.Buhadisedenbu mertebede çıkarılacak olan ders şudur "Hayelle geçmeye devam eden bir ömrü şuurlandırmak için Âdem-i mânayı hayel cennetinden beden arzına indirmek ve ohalibugünyaşamakolacaktır.Böylecegerçekmanada kendine dönüş yolculuğu başlamış olacaktır."

Bu mertebeyi izah eden Necdet Ardıç, sonunda şu uyarıyı da yapmaktadır"Ey İnsan görüntüsünde olan varlık! Sakin vetarafsızolarakkendinieleştir,araştır,tart,açıkça değerlendir,yerini tespit etmeye çalış.Bu dünya hayatı bir daha ele geçmez.Akıllı insan daha ziyade yarınını düşünen insandır.Kendinemerhametinvarsaİnsancadüşün değerlendir,dengelikararver.Neyapmangerektiğini, gerçekten dünyaya niçin geldiğini düşün.Kimsenin kimseye fayda sağlamayacağı günden sakınNefs-i emmârene hakim olmayaçalış.Sensenibil,kendinitanı.Hakkınindinde değerin artsın.Ârifler defterinde kaydın olsun.Ebedi hayat

senin olsun.

İkinci Bölüm

c)Nefs-iLevvâme

Levmetmek;çekiştirmek,zemmetmek,paylamak, serzeniş telâşlânmak, pişmanlık duymak, anlamında dır.

Zikri: “YA ALLAH” tır.

İdrâki:Sâlikinbumertebeninşuuruileileriyedoğru gitmeye gayret göstermesidir.

Kur'ân-ıKerîm,EnbiyaSûresi'nde(21/87)bumevzuya

işaret etmektedir.

"Fenâdâfizzulumâtienlâilâheillâentesübhânekeinnî

küntü minezzâlimîn"

"Karanlklariçindesendenbaşkailâhyoktur,sen münezzehsin, doğrusu ben zalimlerden oldum," diye niyaz

etmişti.

Hali:Bu mertebenin haliyle hallenmektir.

Kur'ân-Kerîm;Kıyâmet Sûresinde (71/1-2) bu hâleişaret

etmektedir.

“Lâ uksimu bi yevmil kıyâmeh”

“Ve lâ üksimü binnefsil levvâmeh”

"kıyamet,gününevepişmanlıkçekennefseyemin

ederim."

Yaşantsı;:Nefs-ilevvâmeninbiriemmâreyediğeride mülhemeyebakanikiyüzüvardr.Ehlihayvandr.Davul önünde oynar, kürsü dibinde ağlar. Kendisini beğenmiş olup, şer kaynağıdır, ham sofudur.

"Havf ve Reca" (korku ve ümit) arasında yaşar.

Rengi,kızıldır.Mürşidininhimmetiirşâdıdır.Şeriat

mertebesidir.

Bu mertebeden kurtulup yükselmenin anahtar" Ya Allah

(c.c) ismi celâlidir.Mürşidinin sâlik'e yaptığı bu telkinle zikre başlar.Nurunusırrınıhalinimüşâhedeedinceyekadar çalışmalarını sürdürür.

NecdetArdıç,bumertebehakkındaiseşöyle izahatlarda bulunmaktadır.

Budünyaâlemindebüluğaerenvenefs-iemmâre tesirindeolankimse,yukarıdabahsedilenbiçimde çalışmalarınısürdürdükçe yavaşyavaşgüçlenmeye başlar.

Nefs-i Emmâre'de kendine hakim olamayan her işte "oh olsun, ne iyi yaptm" diyen ve pişmanlk duymayan kişi nefsi, levvâmeye ulaşınca, az da olsa şuurlanmaya ve pişmanlık duymaya başlar. Yaptığı düşük işleri henüz durduramaz ise deancak yanlışlıklarının farkına varır.Kendi kendine pişman olur.Bir daha yapmamaya gayret eder.Böylece irâdi güç toplar.Eski hareketler frenlendikçe kötülükler azalır ve artık yapılmaz hale gelir.

Her ne kadar bu mertebedıştan ikinci daire ise de aslında çokmühimbirmertebedir..Balığınkarnındakaranlıklar içinde kalan ve oradan çıkmaya çalışan Hz Yûnus (a.s) gibi niyazederveiçindebulunduğunefsmertebesinin karanlığındankurtulup,zikr'innûruvesohbetinfeyziile aydınlanmaya çalışır..

Ayet'te"Kıyâmetgününevepimanlkçekennefs'e yemin ederim" diye buyuran Cenâb-ı Hak, acaba kıyâmet ile nefs-i levvâme'yi niçin birlikte zikretmiştir? Demek ki Hak

Teâlâ Hz'leri "nefs-i levvâme'ye o kadar çok değer veriyor ve bizim dikkatimizi çok açık olarak bu istikamete çekmek

istiyor.

NecdetArdıç,bumertebeyianlatırkenHzyunusas.

Hayatındanbahsederveyaşadığıkıssayıanlatırveonun duasınadikkatçeker.Yunuspeygamberuzunvaazve nasihatlersonucuıslaholmayankavmindenümidinikesip bireysel aklı ile hareket ederek bulunduğu kasabadan hicret ederekayrılmayakararverirveyolaçıkar.Nihayetbir suyunbaşınageldiğindekarşıyageçmekiçinbirgemiye biner,fakatgemihareketetmez.Bununüzerinekaptan gemide bir günahkâr olduğuna ve o yüzdengemininhareket etmediğine karar vererek bunu ilan ettirir.Bu hadise üzerine gemidensuyaatlayanHzYunus'uas.yutanyunusbalığı onu midesinde bir müddet dolaştırdıktan sonra sahilde bir

kenara çıkarır.

BalığınkarnındanYunusaskaranlıklariçerisinden "Senden başka ilah yoktur,sen münezzehsin doğrusu ben zâlimlerdenoldumEnbiya87duasınıokuyarakrabbinin

affına mazhar olur.

Necdet Ardıç açısından bu mertebede olan bir sâlik için çok önemli hikmetler vardır.Evvela bir kimsenin aldığı bir görevikendiaklınagörekararvererekbırakmaması gerektiğini,dara ve sıkıntıya düştüğünde rabbına sığınması gerektiğini,ümitvarolmayı,ibretalmayı,kendini eleştirmeyi,yapılan hatalardanpişmanlık duymayı gibibir çok ibreti içerisinde barındırmaktadır.

Yûnus as balığın midesinde iken üç karanlık bölgede idi.

1.Nefsi levvâme karanlığı 2.Balığın midesindeki karanlık 3.Suyun içinin karanlığı

Ardıç'agöre,birHakkyolcusudailkbaşlardabuüç karanlıkbölgeniniçindedirvefarkındadeğildir.Ayrıca yaşayan her insanbilsinya da bilmesin,fikrenve fiziken dahi bu hüküm içindedir.İnsanı insan yapan kendindeki ilahi

akıl ve bilinçtir.

Nefsibenliğitarafındankaplandığındabuakılbilinci karanlıkiçindedir.Vücutvarlığıdabunlarıkapladığından ikincikaranlıkiçindedir.Vücutvarlığınıdanasılkisuyun içindekilerinikaplayıpsardığıgibi,oksijenderyası sarmaktadır.Bu da üçüncü karanlıktır.

Bukaranlıklardankurtulmakiçin"Zinnûn"lakâbını faaliyetegeçirmekgerekecektir.Havadediğimizoksijen deryasıhertarafımızıistilaetmişlatifbirdenizdir.Vücut varlığımız Yunus balığıdır.Aklımız olan gerçek kimliğimiz ise o balığın karnında yani(batnında) bâtınındadırve bedenler, yaşanan hayatlar aynen üç karanlıkhükmündedir.Tek fark bizim dikey, balıklarların yatay geziyor olmalarıdır.

Buhaldeikenbireyseldinigörevleriniihmaledip onlardanuzaklaşarakhakikatiilahiyedenhicretetmek, aynenHzYunus'unogünkühalinedüşmekolur.Böyle olunca danefis balığı her birerlerimizi hemen yutup kendine yem yapar ve bir ömür boyu bedenbalığımızın içinde onunla birlikte,onunesiriolarakyaşargiderizvehaberimizde olmaz.İşin aslı ise,Yunus'umuzun içinden çıkıpona hakim olup eğitmekle bir çok yararlı işlerde kullanıp,ondan istifade etmeyiöğrenmek bizlere çok şey kazandıracaktır.

NecdetArdıç,kıyametsuresiayetlerininburadasâlik tarafından okunmasını da belirtirken şöyle demektedir.

Kıyametkelimesigenelanlamdadünyanınsonu kıyametin kopması diye ifade edilirken, özel anlamdaise “Kıyâm-Et"yani"ayağakalk"anlamındadır.Ayağa kalkmakise,ikitürlüdür.Birifizikimanadayatarkenotururken kalkmak,diğeri ise akıl ve şuurda ayağa kalkmak gaflettenuyanmaktır.İştebudurumdaolankimseeski halineyaptıklarınapişmanlıkduyaraklevmeder,akli manadadakıyameder.Böylecenefsininhükmündeolan aklı cüz'ünden akl-ı külle doğru yola çıkmak o mertebenin

gerçek kıyametidir.

Üçüncübölüm

d)Nefs-iMülheme

Nefs-imülhime; Kalbine, gönlüne feyz ve ilham olunan kimse anlamına gelmektedir.

Zikri: "Yâ Hû"dur.

İdrâki;Sâlikinbumertebeninnuruileileriyedoğru gitmeye gayret göstermesidir.

Kur'ân-Kerîm, Tahrim Sûresi'nde (66/8) bu mevzua işaret

vardır “Yâeyyühelliziyneâmenütübûilallahitevbeten

nâsuha”

"Eyimanedenler!YürektentevbeederekAllah'a

dönün."

Hâli;Bu mertebenin hâli ile hâllenmeye çalışmaktır.

Kur'ân-Kerîm,A'lâSûresi'nde(87/14)buhaleişaret

etmektedir.

“Kad efleha men tezekkâ”

"Nefsini temizleyen mutlak felâha-kurtuluşa erer."

Yaşantısı;Nefs-imülheme'ninikiyüzüvardır.Biri levvâme'ye diğeri de ise mutmainne' ye bakar.

Görünüşü; Zahiri zühd ve takva iledir.İç âlemi günah haddiaşmak,hakk'tanayrılmakyolundadır.Kendini beğenme,riya medih edilme zevkidir.Kendini düşünen olup

ham sofudur.

Nefs-imülhime'ninbelirginahlâkvesfatlarışunlardır:.

Ahlâkışeytânidir.Kibirkendinibeğenme,riyamekr huyludur.Hâli,hile ve fitnedir.nâsın ahlâkı fiilidir.

Nefs-iMülheme,hayraveşerrekabiliyetli,ilhamve evham mertebesidir.Rengiyeşildir.Bumakamınanahtarı veyükselticisi"Hû"ismidir.Tarikatmertebesinin başlangıcıdır.Kabz ve bast hâlidir.

Necdetbey,bumertebeninvezikirlerininneler olduğunu ve hali idraki yaşantısını belirttikten sonra genel olarak bu mertebenin yaşamı hakkında şu bilgileri veriyor.

Evvelkihallerdesamimiyetleçalışmalarına devameden sâlik,bumertebedeyavaş,yavaşhallerinindeğiştiğini görmeyebaşlar.Dahaöncefarkındaolmadığıiçalemine değişik duygular gelmeye başlar.Bunların bir kısmımeleki

(ilham),daha çoğu da şeytâni evhamdır.

Ardıç'a göre burada en mühim mesele,duyguların ayırt edilebilmesidir.Eğer bu başarılırsa şeytaniler bertaraf edilip sadece melekilerden faydalanılmaya çalışılır.Buradan geriye dönmemekiçintevbe-inasuhileazmedipiradegücü

oluşturmak gerekir.

Levvâme mertebesinde balığın karnında (Yunus as gibi) yaşayankimse,buradabalığınkarnındançıkıp,Nuh'un gemisine binmeye çalışmalıdır."Nefsini temizleyen felaha erer"87/14beyanıyleiçvedışbünyedekitemizlik kişinin yol almasını sağlar..

"KimvechinivarlığınıAllâh'ateslimederseona ihsân olunur" 4 7 125.Beyanında belirtildiği gibi daha sıkı bir çalışma ile yoluna devam eden sâlik bütün samimiyetiyle hakk'ayönelir.Buçalışmaondazamanzamanferahlık, zaman zaman da sıkıntımeydana getirir.Kolay olanı tercih ederse geri döner.Zor olanı tercih ederse daha ileriye gitme

yolu açılır.

Necdet bey burada gerek bu mertebenin gerekse nasuh tevbesinin ne olduğunun iyi bilinmesi için Mevlânâ celâleddin rûmî nin Mesnevi 5.cilt'ten nâsuh ile ilgili aktarım yapar ve nâsuh tevbesini anlatır.

Dördüncü Bölüm

e)Nefs-i Mutmainne

Nefs-iMutmainne:;Tatminolan,huzurbulannefs

anlamındadr.

Zikri:"Yâ Hak" dır.

Kur'an-Kerîm, Fecr Sûresi'nde (89/27-28) bu mevzua işaret

etmektedir.

“Yâ eyyütühennefsül mutmainneh irciî ilâ rabbiki radiyeten

merdıyyeh”

"Ey nefs-i mutmainneye eren kişi. Rabb'inedön."

"Yâ eyyütühennefsül mutmainnehirciî ilâ ribbikiradıyeten

merdiyyeh"

Hâli: Bu mertebenin hâli ile hâllenmektir.

Kur'ân-Kerîm, En'âm Sûresinde (6/79) bu hâleişaretvardr.

"İnnî veccehtü vechiye lillezî fetarassemâvâti velsrda hanîfen ve mâ ene minelmüşrikin"

"Ben, varlığımı semâvât ve arzı var edene döndürdüm.

Ben müşriklerden değilim"

Yaşantısı; İki yüzü vardır.Biri mülheme'ye bakar diğeri

Râziye'ye bakar.

Bu mertebenin belirgin ahlâk ve sıfatları şunlardır.

Meleki ahlaklıdır.Hâli tevazu ve ihlas üzeredir.Kanaat, sehavet,şeceat,iffetfiilleriyleişgörür.Taatveitaatten zevkalır.İyiliğiterketmektenvekötülüğedönmekten

korkar.

Rengi:Beyazdır.Bumakamınanahtarıveyükselticisi "Hak"ismidir.Tarikatmertebesiniiyiidraketmeyeridir.

Zaman zaman kabz,zaman zaman bast hali devam eder.

Necdet bey,bu mertebe sahibi olan bir kimsenin yaşantısı hakkında ise şu bilgileri veriyor.

Mutmainne nefse gelene kadar sâlik'te endişe ve şüphe gibihallervarken,burayamutmainne'yeulaştığında kendisindeilahihuzurartmış,rabbınagüvenduymaya başlamış,kendisinidahaderinlemesinetanımaya

başlamıştır.

Sâlikbumertebedehitaplarıkulaktandeğil,gönülden duymayabaşlar.Çünkügönülvecankulağıfaaliyete başlamıştır.Ve burası kişinin rabbinin özel hitabına mazhar olduğu yerdir.Bu daveti ancak"Nefsini bilen rabbini bilir"

hakikatine âşina olanlar duyabilirler.

"Ey tatminolup huzurbulmuşolannefs,rabbine dön"

fecr27..ayetigereğincekişigafletiçindeveşuursuzca yaptığıibadetleri"hayalirabbine"yani"Hakk'tangayri muhabbet ettiği" ne varsa farkında olmadan onlara yapar.

İştesâlik'inbuoluşumunfarkınavararakvarlık muhabbetindenHakk muhabbetine dönmesi"irciî" hitabını duyması ile başlamış olur.

"İrciî" dönün,emrine ancak mutmain olmuş nefs gerçek haliyleicabetedebilir.verabbindenbuemrivasıtasız müşahedeederekalır.Çünkügerçekrabbınaulaşmıştır.

Dahaevvelce hayalinde var ettiğirabbine ibadetederken burada gerçek rabb'e, Rabbül erbâb’ayönelmiştir.

Burayagelinceyekadar insanlaraolanhitabumumidir.

Burada ise, hususiliğe geçiyor.Rabbin sana olan hitabı ne güzeldir ve ne büyük ihsandır.İşte bu yaşantıya ulaşan kişi de karşılık olarak"Ben mutlak varlığımı semavat ve arzı var edene döndürdüm ben müşriklerden değilim6/79"

idrâkiilecevapvermeyevebuhalingereğiniyerine

getirmeye çalışır.

Necdet Ardıç'agöre burası şirkten ikilikten kurtulmaya başlamanın yeridir.Ve burasının daha iyi anlaşılabilmesi için

Hz İbrâhim'in hayatından yaşanmış bir bölümü misal olarak

sâlik'lere verir.

Kur'ân-ıKerimbakarasuresinde"2/260Haniibrahim!

Rabbimölülerinasıldirilttiğinibanagösterdediğinde,

İnanmıyormsun? deyince de,"hayıröyle değil fakat kalbim iyice kansın mutmain olsun " demişti.Öyle ise dört kuş al onlarıkendinealıştır,sonraonlarıparçalayıpherdağın üzerinebirparçakoy,sonraonlarıçağır,koşaraksana gelirler;ohaldeAllah'ınazizveHakimolduğunubil"

demişti.

Necdet Ardıç, İbrâhimiyyet mertebesinin bir mertebesi olan mutmainnelik halinibu ayeti kerime ile seyr-i süluk ehli olanlaraanlatıyor.Bunlardanbiriside"öldüktensonra dirilmedir" Buise seyr-i süluk yolunda yaşanması gereken biraşamadır.O'nagöreburadakiölümfenâfillâh mertebesindeki ölüm değil,mahalli ölüm ve dirimdir.

İbrâhiministeğikarşısındarabbi,inanmıyormusun?o da"evet inanıyorum fakat kalbimin mutmain-tatmin olmasını istiyorum demişti" Öyle ise dört kuş al onları kendine alıştır

Ardıç, bu konuda şöyle anlatır.Bu 4 kuş'un üçü emmâre, levvâme,mülheme'yi temsil eder.Bu dört Kuş'tan

Tavus, Kişideki süs ve zineti dünya bağlılığını

Horoz,gazab ve hücum kuvvetini

Karga,düşük âdi tabiatı

Güvercin,hevâ ve hevesi ifade eder

Ardıçbuhadiseile,kişilerdegeneldevarolanbu tabiatlarınöldürülmesiningerekliliğiüzerinde durur."Onları kendine alıştır"ifadesiyle de seyr-i süluk eğitimi ile onları eğit,düşük ahlaklarını iyiye dönüştür.Sana faydalıve ehil olmalarını sağla.Öyle bir itaat ehli olsunlar ki "sonra onları parçala"dığın zaman sana hiç bir şekilde karşı gelmezler

Devamla,bu dört hayvanın ikisi karga ve güvercin gök ehli,tavus ve horoz ise kanatları olduğu halde yer ehlidir.

Ve kişilere bu 4 hayvanın hayvâni ahlaklarıda bu yönlerden

gelmektedir.

Karga;karanlığı,nefsiemmareninkurduğupusuları belirsizliği adi düşük tabiatlı özellikleri ifade eder.

Güvercin;hevâvehevesi,hakk'adayanmayanbilgi oluşum ve muhabbetleri ifade eder ki kişiye havadan yani hevasından gelenlerdir..Bunlara kısaca evhamlar da denir.

Tavus;Süslenmeyi,dünyaya bağlılığı,nefs-i benliğin en şiddetli şekilde yaşanmasına önderolup yönetme arzusunu, önder olmayı ifade eder.

Horoz;ise nefs-iemmâreninçöplüğüdür,kişininbeden çöplüğünde hakim olunmayı ve orada ötmeyi simgeler.

Ardıç, bu örnekleri kişinin bu mertebedeki yaşamı olarak misalverirkenyinedevamlaaynıayetindiğerkısmına geçerek "sonraonlarıparçala" ifadesiyle ise,eğeronların ahlaklarınınkişininüzerindengitmesiniistiyorsakayette belirtilenemreuyarakonlarınparçalanmasıgerekiyorki faaliyetleri ve özellikleri de ufalıp küçülsün ve böylece kişinin mücadelesi de kolaylaşsın.

Yine ayette devamla"her dağın üzerine bir parça koy"

ifadesiniise,dörtdağınüzerine4parçakoyşeklinde nitelendiripbudağlarıkişininvarlığındamevcutdörtana unsurdurkibunlardatoprakhava,ateşsudiyeifade etmektedir.Buunsurlarınlatifvekesifolmaküzereiki özelliklerivardır.Lâtiftaraflarıylehakk'akesiftaraflarıyle nefse hizmet ederler.

"Sonraonlarıçağır"Eğiticisitarafındangüzeleğitilmiş olanhayvanlarçağırıldıklarızamanhemengelirler.Aynen bunungibibuahlaklarınasıllarıbizedayandığındanve başları,ayân-ısâbiteleri/programlarıbizimbünyemizde olduğundan biz onların amiri ve var edicileri olduğumuzdan bizim emrimize uymak zorundadırlar.

"Koşarak sana gelirler" eğitim gereği parçalanmış olan o duygularasıllarına bağlı olduklarından,bulundukları anâsır tepelerinden çağırılınca merkeze doğru sa'y ederek koşarak gelirler ki tekrar eski ferdi varlıklarına kavuşsunlar.

Ancak artık onlar giden kuşlar değil,onların bedelleri ve yeni birinşâ ile oluşan rahmâni tarafları faaliyet sahasında gözükecek varlıklardır.Böylece iki yönden yerden ve gökten gelebilecek tehlikeleri haber vererek hakk yolcusu sâlik'in en büyük yardımcısı olacaklardır.

Ardıçdevamla sâlik için hayatiönem arzedenayetteki hikmetlerisıralarkenbudefaaynıkuşlarıneğitilipkişiye olacak faydalarını da şöyle sıralıyor.

Tavus;kanatlarını ve kuyruğunu açtığında güzelliğinin en kemallihalineulaştığıgibiHakkyolcususâlik’tekendi rahmetkanatlarınıaçtığındaöylebirgüzelliğeulaşıp, çevresinde olanlarıda kanatlarının altına alarak koruyup bu güzelliğin oluşmasına sebep olacaktır.

Horoz;müezzinliğebaşlayıpdavetçiolacak,böylece kendinde bulunana erliği ile çoğalmaya sebep olacaktır.

Karga;karanlıkyerlerdeyapılanfitneleri,düşmanlıkları onlar farkında olmadan aralarına girerek haber verip kişileri tehlikelerden korumaya sebep olacaktır

Güvercin ise Hak yolcusu sâlik'in gök ve gönül habercisi

olacaktır.

BuhadiseyianlatanNecdetArdıç,eğitimininsan üzerinde ne derece etkili olduğunu anlatıp,bu mertebeyi de tafsilatlıolarak izah ederken nefs-iemmâreyi temsileden hayvanlargörünümündekilerincenâb-ıhakk'ınhay esmasınınzuhurlarıolduklarınıverahmânimanada kullanıldığı zamaninsanoğluna ne derece faydalı olduklarını

Kurân-ı kerimden örneklerle anlatıyor.

Kur'ândan verdiği örneklerden bazıları şöyledir.

Nuhepeyzamansulardadolaştıktansonragüvercini göndererek,suların halinden haber almak istedi.Güvercin debirzeytindalıiledöndü.Böylecesularınçekilmekte

olduğu anlaşıldı.

Cenâb-ıhakkHzMusâ'yaâsânıyerebırakdendiğinde âsâbiryılanolarakmüneccimlerinürettikleribütün

araçlarını yuttu.

Yunus balığı Hz Yunus'u bir müddet kendi evinde misafir

etti

Hz.Süleymân'ınHüd hüd kuşuonabilmediğihaberleri

getirdi.

Ashâb-ı kehf'in köpeği onların bekçisi oldu.

Hz.Sâlih'in devesi taştan çıkarak onun mucizesi oldu.

Ve âlemlerin sultanı peygamberimiz ile dostuna nöbetçilik yapangüvercinileörümceğinnehikmetliişyaptıkları

ortadadır.

Daha evvelce nefs-i emmâre hükmüyle faaliyette olanbu duygular,eğitildiği zaman sahibine nederece faydalı olduğu böylece görülmektedir.

NecdetArdıç'agöremutmainnemertebesinindahaiyi anlaşılabilmesi için Hz.İbrâhim'in hayatının iyi anlaşılması gerekiyor.İbrâhim.as. "isr" in yani gece yolculuğu,seyr-i sülûk’un önemli makamlarından biridir.Kâbe-i Muazzamada kiayakİzideonuntakibedilmesiningereğidir.Ancako ayakİZ’initakibederekhakk'aulaşmanınmümkün olabileceği vurgusunu da yapmaktadır.

Ardıç,buulaşılanmutmainnelikmertebesini(dördüncü mertebe)ilkhuzurbulunan,belirlidengesağlananbir mertebediyebelirttiktensonraise,seyrhalindeolanlara

Cenâb-ı Hakk'ın kuvvet vermesinitemenni ediyor.

Beşincibölüm

f)Nefs-iRâziye

Nefs-i râziye: Râzıolan nefs, kayıtsızşartsz herşeyden razıolan nefs anlamındadır..

Zikri:" Ya Hayy " dr.

İdrâki:: Sâlikinbu mertebeninşuuru ile ileriye doğru gitmeyegayretetmesidir.Kur'ân-ıKerîmFecrSûresi'nde

(89/27-28) bu mevzûaişaret etmektir.

“Yâeyyütühennefsülmutmainnehirciîilârabbiki radiyeten merdiyyeh”

"Eynefs-imutmainne'yeerenkişi;Razıolarak

rabbına dön"

Hâli: Bu hâlin hâli ile hâllenmeye çalışmaktır.

Kur'ân-Kerîm,BakaraSûresi'nde(2/153)buhâleişaret

etmektedir.

Yâeyyühellizineâmenüsteiynûbissabrivessâlâti innallahe meassabiriyn”

"Eyimanedenlersabırvenamazlayardmdileyin,

Allah'u Teâlâ muhakkak ki sabredenlerle beraberdir."

Yaşantısı:Nefs-ırâziyeninikiyüzüvardır.Biri mutmainne'ye,diğeri Marziye'ye bakar.Sâlik başına gelen herhâlerızagöstermeyeçalışır.Büyükcehdiçindeolur.

Tevekkül hâli çok gelişmiştir.Hakk'ın rızasını kazanamamak-

tan korkar.

Nefs-i râziyenin belirgin ahlâk ve sfâtlarşunlardr. Ahlâkı hoşgörüdür. Tevvekkül, sabr, teslim rıza hâlidir. Tezekkür, tefekkür,korkufiilidir.Kerametsevgisi,melekûtkeşfi, zevkidir. Tarikat mertebesinin devamıdr.

Bu hususta kısaca bilgi sunmaya çalışalım.Daha evvelki çalışmalarilesâlik,"MutmainneolarakRabb'inedön"

hitabına mazhar olma mertebesine ulaşmışidi. Buna karşılık sâlikdevechinitammanasıileRabb'inedöndürüp:

"Lebbeyk/ buyur yâ Rabb'i emret!" demişti. Bu defa Rabb'i onu,:"Eymutmainnenefs,râzıolarakRabb'inedön"

hitabına mazhar eder. Bu hitabıduyan Hak yolcusunun işi zorlaşır..Çünkübumertebe,Rabb'ininrızasınıkazanma mertebesidirveburadabazıimtihanlarınolmasıdapek

tabiidir.

Cenab-ıHakburada"hay"ismiileyenibirhayatverdi kuluna,böyleceyenigüçlerdevermişolur.Bugüçlerin yardımıylasâlik,önüne çıkan engelleri daha kolaygeçebilir.

BumertebedeKabz/darlıkveBast/genişlikhâlidaha belirginleşir. Geçilmesi oldukça zor olanbu mertebe Allah

(c.c.) kullarna yardımcıolsun. Burada her türlü bedeni, mâli sıkıntılarveailefertlerinegelensıkıntılarlaimtihanolan sâlik,ayrcaçevredengeleninsanlarnezalarınada katlanmak zorunda kalr. Bütün bunlarRabb'inden gelen ve

O'nunrızasınıkazanmakiçinsabretmesigerekenhâller olarakisyanetmedenkabullenmesi,kendisinibuzor durumdan kurtaracaktr.

NecdetArdıç,bumertebeninözelliklerinianlatırken;

Cenâb-ı Hakk kuluna burada "Hay" ismi ile yeni bir hayat ile yenigüçlerdeverir.Bugüçlerinyardımıylesâlik,önüne çıkanengelleridahakolayaşabilir.Bumertebedekabzdarlık,ile bast-genişlik halleri daha da belirginleşir.

NecdetArdıç,buradabumertebeyegelenbirsâlik'in bedeni,mali,ve aile çevresindeki fertlere gelen sıkıntılarla imtihanıolabileceğini,bunlarakatlanmakvesabretmek zorunda olduğunu,bunların rabbinden gelen ve onun rızasını kazanmakiçinsabretmesigerekenhallerolarakisyan etmedenkabullenilmesi,sâlik'ibuzordurumdan kurtaracaktır şeklinde vurgulamaktadır.

Bunun için de Kur'ân-ı Kerimden şu ayetleri örnekolarak

verir.

Bakara 2/156"O kimseler ki kendilerine bir musibet isabetettiğizamanbizAllâh'ınızyineo'na döndürüleceğiz derler" 2/156..

"Ey iman edenler sabır ve namazla yardım dileyin.

Allah c.c. sabredenlerle beraberdir" 2/153

Kişinin herhangi bir işinde muvaffak olabilmesi için,iki mühimsebebinsabırvenamazolduğuyukarıdakiayeti kerimeilebelirtilmiştir.Bugayretlerleyolunadevam edenlerinyanındaAllah'ınc.c.olduğuaçıkolarakifade

edilmektedir.

NecdetArdıç'agörebubenzerihadiselerdesâlikler oldukçazorlanırlar.Böylecebireyselbenliklerinden soyutlanmaya çalışırlar.Başlarına gelen hadise ve sıkıntıları şikayetetmemeyegayretederler.Diğerinsanlarakarşı hoşgörü ile muamele ederler ve herkesi kendilerinden üstün görmeye çalışırlar.Bu anlayış ta olan sâlik'e rabb'i;Ey huzur bulmuş mutmainne nefs,razı olmuş olarak bana dön" emrini verince o da;"Emret,yâ rabbi,dilediğin şekilde muamele et.Kahrındahoş,lütfundahoş"dervebuarada"hoştur banasendengelen,ya hil'atiyahud kefen;yagoncagül yahuddiken" sözleriyle terennüm etmeye başlar.

Böylece epey zaman hayatını Rabb'inden gelen her türlü halerazıolaraksürdürensâlik'e"Vebeşşirissâbiriyn"

2/155 "sabredenlere müjdele"ayeti ile cevap verilir.Ve bumertebedendeepeyuğraşmalardansonraAllah'ın yardımıile"irciî ilâ rabbiki râdiyeten" 89/28" Râzı olarak rabb'ine dön"emriyle geçirilir.

NecdetArdıç,râziyemertebesiniizahederkenHz.

İbrâhim as.mın Kur'ân-ı Kerimde geçenkoçhikayesi ile bağlantı kurarakizah eder.

Saffât sûresi 37/100-111 ayetlerinin ele alınarak mealiyle belirttiğibuhusussâlikleriseyr-isülûklarındayakından ilgilendirenbirhusustur..Kurb'anedilmehadisesinin

İbrâhimasmınhangioğluileilgiliolduğuhususunda

Kur'ân-ı Kerimde açık bir ifade olmadığını belirten ardıç,bu husustadeğişikrivayetlerolduğunu,bazıalimlerce İsmâil as.kabul edilirken bazılarınca İbn-i Arabi de olmak üzere

İshâk as olduğu ifade edilmiştir.

Kurb'anhadisesindeisimbelirtilmemesininsebebi hakkında kendi özel kanaatini ise Ardıç şöyle açıklıyor.Eğer bu hususta isim belirtilmiş olsa idi sadece o yoldan gelenlere bueğitiminverilmesigerekecek,diğerisminyolunda olanlara bu eğitim verilemeyecek ve o yolun seyr-ü sülüku bu mertebe de kesilmiş olacaktı.

İbrahim as iki dallı kök bir ağaçtır.Bir dalı İbrâhimiyet'ten

Muhammediyye'ye;birdalıiseİshâkiyet'tenBen-iisrâil'e

Museviyet ve İseviyet'e uzanmaktadır.Kök aynı olduğundan dallarınvemeyvelerindeaynıolmasıtabiidir.Ancak sonradanuçdallarayapılandeğişikaşılarileolan müdahaleler,bozukfikir meyvelerininyetişip çoğalmasına böylece de farklılıklara sebep olmuştur.

Hâl böyle olunca her iki daldan da yola çıkan sâliklerin, hiçolmazsabumertebeyegelinceyekadaraynıeğitimi almalarıgerekmektedir.Ancakishâkilerbuhadiseyi kendilerinemâlederlerhadiseninhakikatindenhaberleri olmadığı için uygulamaları da gerçekçi değildir,kendileri bu hakikatten faydalanamamaktadır.

Necdet Ardıç'a göre yaşamı ve idraki oldukça zor olan bu mertebedengeçmeyiCenâb-ıHaktâliplilerenasibetsin gayretyolcudan,yolvermeise"Hâdi'den"diyerekbir sonraki 6.ncı mertebeyi işaret etmektedir.

Altncıbölüm

g)Nefs-iMerziyye

Nefs-i Marziye: Kendisinden râzıolunan, hoşnut olunan kimse (Nefs) anlamındadır..

Zikri: " Yâ Kayyûm " dur.

İdrâki::Sâlikin bu mertebeninşuuru ile ileriye doğru gitmeye gayret göstermesidir..

Kur'ân-ıKerîm,FecrSûresi'nde(89/27-30)bumevzûa

işaret vardr.

“Yâeyyetühennefsülmutmainneh,irciîilârabbiki râdiyeten merdiyyeh,fedhulî fî ibâdî,vedhulî cennetî”

"Ey Nefs-iMutmainne'ye eren kişi senO'ndanrâzıO da senden marzî olarak Rabb'ine dön. Benim kullarmın arasına ve benim cennetime gir."

Hâli: Bu hâlin hâli ile hâllenmeye çalışmaktır...

Kur'ân-ıKerîm,BakaraSûresi'nde(2/152)buhâleiaret

vardr.

"Benizikredin,Bendesizizikredeyim.Banaşükredin

nankörlük etmeyin"

Yaşantısı;:Nefs-iMarziye'ninikiyüzüvardır.Biri

Râziye'yediğeriiseSâfiyye'yebakar.Sâlikhenüzbeşeri varlığındantamsıyrılamamışolmaklabirliktebuhâlin sonuna gelmiş saylır, eski hâllerine dönmemeye çalışır..

Rengi, siyahtır

Mürşidininhimmetiirşâdıdır.Târikâtmertebesinin

devamıdır.

NecdetArdıç,bumertebeileilgilibilgilerişöyle

açıklamaktadır.

Epeyzorluçalışmalardansonrarâziyemertebesinde olgunlaşmaya devam eden sâlik'e yavaş yavaş marziye,yani kendisindenhoşnudverazıolunmayoluaçılmaya başlar.Buraya ulaşan kimseler;"Ey mutmainne'ye eren kişi sen O'ndan , O da senden razı olarak rabbine dön.benim kullarımınarasınakarışvebenimcennetimegir"hitabını gönüllerinden duyarlar.Bu kimselere gerçekten çok büyük ihsandabulunulmuşturvesıradanlıktantamamen kurtulmuşlardır. Yakîn nuruyla aydınmışlar,hakk'ın sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmışlar ve bu hal içinde kendilerinden

geçmişlerdir.

Bumertebedesâlikler,halkıâlemiterketmişlersadece rablarıylealışverişebaşlamışlardır.Rablerionlara"Beni zikredinbendesizizikredeyim.Banaşükredinsakın küfretmeyin" sözleriyle hitab eder.

Necdet Ardıç'a göre bu mertebe dezikir,zâkir,mezkur birlenme yolundadır.Bu mertebede sâlik"Kayyûm" isminin gereği olan "Kendi varlığı ile kâim olma" yoluna girer.Bu halin kemâlindebeşeri benlikve vehmi varlığının büyük bir kısmından daha kurtulmuş olur.Hakk'ın rizasını kazanmak ise,kişininkendivehmivarlığındankurtularak,varlığını gerçek sahibi olanilâhi varlığa teslim etmesiyle olur.

Daha evvelki mertebelerde başlayan teslim hâliburada kemâlinibulup"Çıkaradankalsınyaradan"ifadesindeki yaşam şekliyle kul rabb'ine elindeki emaneti teslim edince benlik davası ortadan kalkar emanet sahibine devredilir.Bu halderabbininrızasınasebepolur"5/19ayetiyle..Allah onlardanrazıveonlardaAllah'tanrazı"yaşanmaya

başlamıştır.

Yine Hz Ömer'in hayatından örnek veren Ardıç,Hz Ömer bu hali yaşadığında "ene razı ente razı" yani " ben razı sen razı" diye ifade etmiştir.

Bu mertebenin daha iyi anlaşılıp yaşanması için Necdet

Ardıç İbrâhim as'mın ateşe atılmasını misal vererek mevzuu ayetler ışığında açıklamaktadır.

Özetle;İbrahimas.yetişkinhalegelincekavminin yolununbâtılveputlaratapmaküzereolduğunu anladığından,uygunzamandaputlarıkırmıştı.Oluşanbu hadiseyi kavmi İbrahimin yaptığına karar vererek yaptığının cinayet olduğu düşüncesiyle ona şidetli bir azab vermek için ateşte yakmaya karar verdiler.

Yedi gün ateş yaktılar,sekizinci gün mancınıkla İbrâhimi ateşe attılarİbrâhim as"Hasbünallâhü ve ni'mel vekîl"

Allahbanayeteronegüzelvekildir"virdine devametti.

Cenâb-ı hakk'ın"yâ nâru hitabı ateşe gelince ateşin içi

İbrâhim içinyeşillikle dolubir bahçe olduğu ve nemrutun yüksekbiryerdenbunuseyrettiğirivayetolunur.O makamdaİbrahiminyedigünkaldığıvedünyadaençok lezzet duyduğum yedi gündür buyurduğu rivayet olunur.

Ateşeatıldığıhaldesadece"Hasbünallahüveni'mel vekil"sözleriyle rabb'ine ne kadar güven içinde olduğunu mutmainbirgönülilehadiselerişikayetetmedennasıl karşıladığıve hiç kimsedenyardım istemediğianlaşılmaktadır ki bu hadise bir yönüyle onun rabbinin kendisinden razı olmasını kendisinin de ehli merziyedenolmasını sağlamıştır.

Böyleceevvelcesevenikensonrasevilenolmaya başlamıştır.Sâlik,herhangibir hadisekarşısındasıkıntıya düşüldüğünde,İbrâhim as.hakkında ifade edilen dualarını da dilden ve gönülden düşürmemeye gayret eder.

21/69 Enbiya "Yâ Nâru kûnî berden ve selamen alâ ibrâhim""Ey ateş ibrâhim üzerine serin ve selâmet ol"

Âli imran3 /173 "Hasbünallâhü ve ni'mel vekîl" Allah bana yeter ve

ne güzel vekildir"

Yedinci bölüm

h)Nefs-i Sâfiye

Nefs-isâfiye: Sonradanârızolanlarıterk etmek,kendi özel hâli ile saf kalan (Nefs) anlamındadır.

Zikri:"Yâ Kahhâr"dır.

İdrâki:Sâlikinbumertebeninnuruileileriyedoğru gitmeye gayret etmesidir.

Kur'ân-ıKerîm, Mü'min Sûresi'nde (40/16) bu hâle işaret

vardr.

"Limenil mülkül yevme lillâhil vâhidil kahhâr"

"Bugün mülk kimindir? Vâhid veKahhâr olan Alllah'ndır."

Hâli:Bu hâlin hâli ile hallenmektir.

Kur'ân-Kerîm,BakaraSûresi'nde(2/132)buhâleişaret

etmektedir.

“Felâ temütünne illâ ve entüm müslimmun”

"Sakınhaölmeyin, ancak müslüman olarakölün"

Yaşantıs Nefs-iSâfiye'ninbelirginsıfâtı,beşeri varlığından tamamen soyunmuş olmasıdır. Ahlâkıyokluktur, hiçliktir,yorumsuzluktur.Özelliğirenksizlik,kayıtsızlıktır, dünyadan uzaklamadır..

Kendini gerçek hüviyeti ile bir başka mânada, bir başka âlemde bulmasıdır. Geçici dünyaşartlarndan kurtulup ebedi âleme intibak etme başlangıcıdır..

Kişi dilerse seyrini burada bırakabilir, fakat daha ilerisini isterse çalışmalarını sürdürmesi gerekir.

Rengi:Renksizliktir.Târikatmertebesininsonudur.

Hakikatmertebesinegeçmeyenamzettir.Heybetveüns tecellisinin başlangıcıdır.

Bumertebehakkındakigenelyaşambilgilerini

Necdet Ardıç şöyle veriyor.

SeyrineNefs-iEmmâre'denbaşlaypdevamedensâlik nihayetNefs-iSâfiyemertebesineulaştığındakendisinde çokbüyük değişiklikler olduğunumüşâhede eder. Evvelce var zannettiği bireysel varlığının, aslında hiç bir zaman var olmadığını, bunun birşartlanma ve hayal mahsulü olduğunu

anlar.

İştebuidrakiçerisinde:"Bugünmülk,yani"beden mülkü"kimindir?Sorusunakendiözmüşâhedesiile"

Vâhid " yani " bir " ve " Kahhâr " olan Allah’ındır "

gerçek hükmünü duyarak cevap verir.

Allah'nmülkündeikiliğeyerolmadığını,görünen varlıklarınO'nunzuhûrmahalleriolduklarınvebunların kendilerine hasbir varlıklarolmadıklarınıanlar.Ancakbu düşünceve yaşam buraya ulaşanlara has bir hükümdür.

Kesret yani çokluk âleminde yaşayanlaragöredeğildir.

Kahhârismi,sonkalanbireyselbenlikartıklarınıda ortadan kaldırıp tam bir sâfiyete ulaştırır. Bu sâfiyet, sâlik'in tam ve mutlaköz yapısı ile kalmasıdr. O da Hakk'tanbaşka

birşey değildir.

NecdetArdıç,bumertebedeçokdeğişikbiryaşam olduğunubelirtip,buradayaşananhayatınsırrınıancak yaşayanlar idrak ve muhâfaza edebilirler bilebilirler.Bu hâlin bazıtehlikeleridevardır.İradesigüçlüolanlarınbu tehlikeleri yeneceğini belirtmektedir.

"Sakın haölmeyin, ancak müslüman olarakölün"

(BakaraSûresi-2/132)emriilâhisibuvadideçokönem taşır. Cenâb-ıHak kulunun gaflet içerisindeölmesine râzı değildir..Ancak"müslüman"olarakölmesinerıza gösterdiğiniaçıkolarakbildirenbuâyetintahakkukyeri hâliyle "Sâfiye" mertebesidir.

Ardıç,Müslümankelimesiniburadaşöyletanımlamaktadır."Müslümankelimesiningerçekifadesiteslim olan, geçici varlığından kurtulup sâlim olan, selâmette

olan mânasındadır..

"Ölmeden evvel ölünüz"hadisi kutsîsi ile deEfendimiz hayâli vehmi bireysel varlığımızın emri altında iken ölmekten kurtulup,gerçek kimliğimize ulaşınca ölmemize rabbimizin rızagösterdiğidevurgulanmaktadır.Kendinefislerinden ölenler Hakk'ın varlığı ile diridirler ki,bu gerçek yaşamdır.

Ondan sonra artık o kimseler ölmezler.

NecdetArdıç,busonnefsmertebesindensonrabazı tasavvuf okullarının seyr-ü sülûku burada bitirdiklerini veya aralara başka mertebeler de ilave yaptıklarınıda belirtiyor.

Her okulun sisteminin kendisine göre olduğunu da belirtiyor.

Necdet Ardıç buraya kadar seyrinde gelen kişiiçin geçirdiği bu evreleri bir özet olarak şöyle sunar.

Kelime-i Tevhid(lâilâhe illallah) zikri ile yola çıkan sâlik'in bundan sonraki hayata bakışı oldukça değişecektirKelime-i tevhid'inbereketiyavaş,yavaşetkisinigöstererek kendisindetevhid,birlikbilincikendinigöstermeye

başlayacaktır.

Yâ Allahzikri ile kişi Allah'ınvarlığı bilincinidaha ciddi manada tefekkür ederek yoluna devam edecektir.

YâHûzikriile,heryerdeherşeydeo'nugörmeye

çalışacaktır

YâHak zikri ile heryerde ve her şeyde hakk'ı müşâhede etmeye çalışacaktır.

YâHayzikriilekendidegerçekhayatsahibiolmaya

çalışacaktır.

Yâ Kayyûm zikri ile bütün alemin,Hakk'ın varlığı ile kâim olduğunu anlamaya çalışacaktır.

Yâ Kahhâr zikri ile varlık hakkında düşünülen hayali ve vehmi yorumları ortadan kaldırmaya çalışarak,böylece bu yereulaşankimseleroldukçaiyibiryolkatetmiş olacaklardır.Ancak bu yolun sonu değildir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 3.Hazret mertebeleri

"Hazarât-ı Hamse"

NecdetArdıçseyr-isülûksistemininbuikinci kısmını hazret mertebeleri,ya da tevhid mertebeleri şeklindeisimlendirir.Bunlardabeşbölüm-kısım olarakyedinefismertebesinindevamıolarakseyr sisteminde yer almaktadır.Nefsi Sâfiye mertebesine kadar olan bölümeSIRÂTI MÜSTÂKİM derken,Tevhid

Mertebelerine "SIRÂTULLAH" ( Allah yolu mirac yolu gibi ) ismini vermektedir.

Tevhid mertebeleri-SIRÂTULLAH

Sekizinci Bölüm (1) Tevhid-i Ef'âl

Dokuzuncu Bölüm (2) Tevhid-i Esmâ

On'uncu Bölüm (3) Tevhid-i Sıfat

On birinci Bölüm(4) Tevhid-i Zât

On ikinci Bölüm (5) İnsân-ı Kâmil

Sekizinci bölüm

a)Tevhid-i Efâl

Tevhid-i Efal: Fiillerin birliği anlamındadır

Makamı:Tevhid-i Efaal

Zikri: Ya Fettâh'dır Âlemi: Âlemi şehâdet,madde müşâhede âlemidir.

Peygamberi: Hz.İbrâhim as'dır

Lakabı:"Halilullah”tır

Kelimesi:“Lâ fâile illallah" Fâili mutlak ancak Allah'tır

Seyr-i: Seyr-i İlallah " Allah'a seyir'dir

İdraki:Sâlik'inbumertebeşuuruileileriyedoğru gitmeye gayret etmesidir.

“Senürîhimâyâtinâfilâfâkivefîenfüsihimhatta yetebeyyene lehüm ennehül hakku”

Fussilet suresi 41/53 ayetinde..

"Yakındaonlaraufuklardavekendinefislerindeolan âyetlerimizi göstereceğiz, tâ ki, onlar için O'nun Hakk olduğu ortaya çıksn " 41/53

Hâli ise bu mertebenin haliyleyaşamaktır.

Kur'ân-Kerîm,KasasSûresi'nde(28/88)buhâleişaret

vardır “Küllüşey’inhêlikünillâvechehülehülhükmüve

ileyhi türceûn”

"O'nunvechindenbaşkaherşeyhelâkolacaktır.Hüküm

O'nundur. O'na döndürüleceksiniz"

Nefs mertebelerini geçip Tevhîd-i Ef'âl mertebesine gelen sâlik,öncelikle kendi varlığında tevhîdî oluşturmasıgerekir..

Nefsseyrinitamamlayansâlik,çalışmalarınıdışâleme çevirir ve orada kendi Tevhîd idrâkini oluşturmaya çalışır..

Nefs-iSâfiye'debeşerivarlığındansoyutlanmışikenbu makamda (Tevhîd-i Ef'âl ) hakikati yönüyle tekrar kendiözel veHakkânikimliğineulaşırvebireysel.Varlığıbaşkabir idrakvevarlıkladeğişir.Bumakamınanahtarıve yükselticisi"Fettah"ismidir.Kişidahaevvelce"enfüsi"

nefsindeyaşadığıhakikatleribudefadışâlemde"âfakta"

yaşamaya başlar.

NecdetArdıç,Kurân-ıKerimdenverdiğimisâlilebu mertebeyiilkyaşayankimseninİbrâhimasolduğunu bildiriyor."Yakındaonlaraufuklardavekendinefislerinde olan âyetlerimizi göstereceğiz,tâ ki onlar için O nun hakk olduğu ortaya çıksın" 41/53 Kelamı ilahisi bunu çok güzel

anlatmaktadır.

BumertebeyeulaşankişiAllah'ınayetlerininhakk olduğunumüşahedeeder.Böyleceoluşanbütünfiillerin

Hakk'ınfiilleriolduğunuyakînbirbilgiolarakidrakedip

yaşamaya başlar.

Ardıç,buradadakişininçokdikkatliolmasıuyarısını yapar ve kişinin karşısına çıkan her fiilin,her şeyin,müspet yadamenfiolduğunabakmaksızınhepsininhakkve hakk'tan olduğunu bilmelidir der.

Yine Kur'andan misal vererek"Onun vechinden başka her şey helâk olacaktır hüküm onundur. O na döndürüleceksiniz"

Kasas28/88ayetibumertebedeifadesinibulmaktadır.

FiillerinveeşyanınheryönüyleHakk'ındeğişik mertebelerdenayrı,ayrızuhurlarıolduğununbilincine varılmalıdır demektedir.

Böylecekişininidrakindesadeceisimlerdenmeydana gelmişolaneşyanınhakikatiortayaçıkmıştır.Eşyanın hakikatini arayanlar bu mertebenin idrakineulaşırlar.

Necdet Ardıçbu mertebe hakkında "kişinin kendi ilahi varlığı ile ef'al aleminin bütünleştiği ilk tevhid mertebesidir."

ifadesini de kullanarak bu yüzden de burasının dostluk yani hulletmertebesiolduğunavurguyaparakİbrâhimas'mın

Halilolması bu yüzdendir der.

Sâlik, kendi fiillerinin ve bütün varlıktaki fiillerin Hakk'ın fiilleri olduğunu dolayısıyla kendi vasıtasıyla Hakk'in icraatta olduğunu idrak ettiği bir mertebedir.Bu mertebenin gerçek hali İbrâhim milletine tabi olarak "vechini" mutlak manada

Ulûhiyyet mertebesine teslim etmiş olmaktır.Bu teslimiyet neticesindeisekendisine"hâlîl"(esmâülhüsnâ)dostluk elbisesi giydirilen sâlik'in varlığını esmâ-i ilâhiyyelerkaplar kendisindemeydanagelenfiillerdeoisimlerinmanaları olarak zuhura gelir.

Ardıç burada pek bilinmeyen bir tevil de yapar. Yaşadığı dönemekadarengenişşekildeisimlerinmanalarınıfiiller olarak zuhura çıkaran ibrâhim as bu yüzden Esmâi ilâhiyye ümmetiidi.Bütünbunlarıvarlığındacemettiğinden kendisi"tekbirümmetti"vasfınıalmışvetevhidief-âl mertebesininbabasıolmuştur.HzÂdem'eisimler öğretilirkenHzİbrâhim'eiseisimlergiydirildiBuyüzden

Allah'ın dostu oldu.

Bumertebeninidrakveşuurunagelenkişilerdeşirki zâhiriortadankalkıp fiiller şirkininortadankalkıp tevhid-i ef'al'inyaşandığıyerdir.YineBumertebeninpeygamberi olan İbrâhim as'dan bir başka misaliise şöyle vermektedir.

Bakara 2/124"Cenâb-ı Hakk dedi ki.Ben seni insanlara imam kılacağım O da dedi ki Zürriyyetimden de.."

NecdetArdıç,buâyetikerimeyegöre,Hzİbrahimin

TevhidiEf'âlmertebesininimamıolduğunubelirterek "zürriyyetimdende"dediyerekettiğiduasınınkıyamete kadargelecekolansâlik'lerindeüzerineolduğunu belirtmektedir..Ardıç,bu konuyu altı peygaamber adlı kitap serisinin İbrâhim as adlı kitabında ele almaktadır.

Kimkibumertebeyeulaşır,seyrindefiilişirkten kurtulmuş,mânen Hz.İbrâhim'in as. zürriyyetinden olmuş

olur.

Dokuzuncu Bölüm

b)Tevhîd-i Esmâ

Tevhîd-i Esmâ::İsimlerin birliği anlamındadır

Makamı::"Tenzih" dir.

Zikri:"Yâ Vâhîd" dir.

Âlemi:"ÂlemiMelekut"tür.Buâlemeâlemiervah, âlemi hayal de denir.

Peygamberi:"Hz. Musâ"(a.s) dır

Lakabı:"Kelimulllah" dır.

Kelimesi:"Lâmevcûdeillâllâh"dıryanimevcûdolan

ancak Allah'dır.

Seyr-i:"Seyr-i ilâllah" yani Allah'a seyir'dir.

İdraki::Sâlik'inbumertebeninşuuruileileriyedoğru gitmeye gayret etmesidir.

Kur'ân-ıKerîm, Bakara Sûresinde (2/115)bu mevzua

işaret vardr.

“Velillâhilmeşrikuvelmagribufeeynemâtüvellû fesemme vechullâh innallâhe vâsiun aliym”

"Doğuda,batıdaAllah'ındır..Nereyedönerseniz

Allah'ın vechi oradadır,şüphe yok ki Allah Teâlâ'nın rahmeti geniştir, o her şeyi bilendir."

Hâli: Bu mertebenin hâliile hâllenmeye çalışmaktır.

Kur'ân-ıKerîm, Rahmân Sûresi'inde (55/26-27) bu hâle

işaret etmektedir.

“Küllü men aleyhê fên. Ve yebkâ vechü rabbike zül

celâli vel ikrâm”

"Varlık âleminde bulunan her kimlik fânidir, ancak yüce ve ikram sahibi Rabb'inin vechi (varlığı) bâkidir."

Kişi, Tevhîd-i Ef'âl'de fiillerini birlemişti.. Bu defa fiilleri meydanagetirenisimleribirlemesigerektiğinianlamaya başlar. Her fiilin "Esmâ'ül-Hüsnâ'dan (Allah'ın güzel isimleri) birinin zuhur yeri olduğunu kavramaya çalışır.. Bu makamın yükselticisi"YâVâhid"ismidirvehakikatmertebesinin

"

devamıdr.

BumertebehakkındadaNecdetArdıçkısacaşu bilgileri vermektedir.

Bu mertebeye gelen kişi daha evvelce,Tevhid-i ef'âl' de gördüğü fiil birliğini bu defa fiilleri meydana getiren onlara kim'likverenisim'lerdegörüp,"Allah'ıngüzelisimleri'ni

(esmâ-ül hüsnâ) birlemeye çalışacaktır.

Kişide varlığın ve fiillerin kaynağının "Esmâ âlemi" olduğu bilinci yerleşince bu yaşam kişiyi tenzihi bir yaşama doğru götürür.Gerçek tenzihi(noksansıfatlardanarındırma)bu mertebeye ulaşan kimseler yapabilir.

Necdet Ardıçbu mertebenin önemi üzerinde dururken "Tenzih" üzerinde sıkça vurgulama yapar..O na göre taklidi tenzihtentahkikitenziheancakbumertebeninilmive anlayışıilegeçmekmümkündür.Gerçekbirtenzih anlayışınaulaşmanıntekşartıise,kişininkendivarlığını tahlil edip düşünce ve anlayışındaki noksanlıkları gidererek gerçek bir ilâhi anlayış ile tenzihi hakikatleri idrak ederek tenzih etmesi mümkündür.

Ardıç,bu mertebeyi ilk olarak idrak edenin Hz Musâ ve ondan da ben-i isrâil kavmi olduğuna vurgu yapar..Ancak onlarisedahaziyademaddeveparayadüşkün olduklarındanbuhakikatiidrakedememişler,maddede aramışlar neticede maddeperest olmuşlardır.

"Bakara2/115DoğudabatıdaAllah'ındır.Nereye dönersenizAllah'ınvechioradadır."kelâmıilâhisibu mertebeyiaçık olarak anlatmaktadır.Görünen her şey ve oluşan her fiil bir esmânın zuhurudur,idrakine ulaşan kişi "Sırâtullah""Mârifetullah"Allahbilgisiyolundaepeyyol

almıştır.

"Varlık aleminde bulunan her kim'lik fânidir ancak yüce veikramsahibirabb'ininvarlığıbâkidir.Rahmansuresi 55/26,27..kelâmıilahisidebumertebeninkemâlini

anlatmaktadır.

Ardıçşöyledevameder;Bumertebedeyapılan çalışmalarla,"İzafi" kim'liklerdüşer ve onların yerini"Celâl ve ikram sahibi" olan Allah'ın güzel isimleri "Esmâ-ül Hüsnâ"

alır.

Daha evvelce varlıkların kendilerine ait olduğu zan edilen isimler düşmüş,gerçek yerine konmuş olur.Aslında gerçek hep yerindedir fakat bizdeki yanlış bilinç ve uygulama yerini doğrusu ile değiştirmiş olur.

Bu mertebe sâlik'in kendi varlığında ve dışarıda gördüğü hissettiğiher varlığınAllah'ıngüzelisimlerindenmeydana geldiğinibildiğiveOnubütünnoksanlıklardanmutlak "Tenzih"ederek yaşadığı yerdir.

Museviyetmertebesinintahsilyeriveaynızamanda "eymen vadisi"nin hakikati burasıdır.diyerek bu mertebeyi

belirtmektedir.

Onuncu Bölüm

c)Tevhid-i Sıfat

Tevhid-i sıfat:: Sıfatların birliği anlamna gelir.

Makamı:Teşbih(benzetme)FenâfillahAllah'tafani

olmadır.

Zikri;Ya Ahad'dır.

Alemi:Hakikati muhammedi (alemi ceberut) tur

Peygamberi: Hz .İsâ 'dır(a.s)

Lakabı: Ruhullah' dır.

Kelimesi: Lâ mevsufe illallah'tır.Yani sıfatlanmışolan

ancak Allah'tır.

Seyri: Seyri fillâh "Allah' ta seyir" dir.

İdraki:Sâlik'inbumertebeninşuuruileileriyedoğru gitmeye gayret etmesidir.

Kur'ân-ı Kerim de . 3/185 ayeti.

“Küllü nefsin zâikatül mevt""Her nefisölümü tadacaktır"

Hâli:: Bu mertebenin hâli ile hallenmektir. Bakara 2/253 "Ve eyyednâhü bi rûhul kudüs" " Biz onu ruhül kudüs ile

destekledik"

Yaşantısı: Bu mertebede kişi dahaevvelcebu varlığın "esmâ-ül hüsna" danAllah'ın güzel isimlerinden kaynaklandığınıidraketmişti..Bumertebedeisimlerindahi kökenlerininAllah'ınsıfatlarınadayandığını,"sıfât-ı subûtiyye"yani"hayat,ilim,irade,kudret,kelam,semî, basar”adayandığınıherşeyinaslındabusıfatlardan kaynaklandığını anlamaya başlar.

Necdet Ardıç,bu mertebe için de şu bilgileri beyân

ediyor

Bumertebedekişidahaevvelce,"Tevhid-iEsmâ"da gördüğü isim birliğinin,aslında "Sıfat birliğine" dayandığını idrak etmeye başlar.Cenabı hakk'ın yedisubûti sıfatı başta olmak üzere tüm sıfatlarının faaliyetlerinin iyi idrak edilmesi için çok çalışmalıdır.

Bu mertebeye ulaşmakla epey yükselme kaydeden sâlik, buradabir mertebe daha yükselir ve "tenzih" ten "Teşbih" e ulaşır.DahaönceHakk’ınvarlığınıisimlerdüzeyinde bâtındamüşâhedeetmişiken,budefazahirdesıfat mertebesinde müşahedeetmeye başlar.

Her varlıkta Hakk'ın bir sıfatını görüp her şeyi ona göre değerlendirir."Her nefisölümütadacaktır"3/185hükmü ilahisiburadakikişininhalinianlatır.Nefiskelimesiile insandabarizolarakbenliğininengenişmanadakivasfı olmakla birlikte,diğer varlıklarda da mertebeleri itibariyle böyledir..İştehervarlıktaki"bireyselnefis"ölümü

tadacaktır.

Ondan sonra"kendi nefisleri üzerine şâhid oldular"Âraf 7/172 gerçek ilahi nefislerini teşbih mertebesinde müşahede etmiş olacaklardır.İdrak ve yaşantısı oldukça zor olan bu mertebede sâlik,tüm sıfatlarının Hakk'ın sıfatları olduğunu idraketmeyevebuanlayışiçindehayatınısürdürmeye

devam eder.

NecdetArdıçburadaönemlibirtespityaparakşöyle der.Âdem as hakkında buyurulan "Ben ona ruhumdan nefh ettim"(15-29)hükmükemaleulaşarakİsâas.hakkında "Bizonaruhumuzdannefhettik"66/12şeklinialır.Biz ifadesiileondakisıfatlarınkendisıfatlarıolduklarınıaçık olarak belirtmiştir.

"Bizonu ruhul kudüs ile destekledik"2/253.kelamı ilahisi ile de bu mertebenin mukaddes bir mertebe olduğunu anlatılmıştır.Bu mertebeye ulaşan kimselerin izafi babaları kalmaz çünkü "fenâ fillâh" Allah'ta fâni ve yok olmuşlardır.

Bunların babaları "Ruhul kudüs'tür.

NecdetArdıçbumevzuuizahederkengünümüz isevileri hakkında şu ifadeleri kullanır.İnsanlık seyrinin kemalyolundafenâfillah"veteşbihifadesiilebelirtilen "iseviyet"mertebesiniHristiyanlar,içlerindençokazı müstesnâ anlayamadılar.Bu yüzden "teslis"anlayışıyla yani baba,oğul,RuhulKudüsifadeleriyleizahaçalıştılar.Hz

İsâ'nın gerçek makamını idrak edemediler.

Hakk'tafaniolanınkendinehasbiryaşantısı olamayacağındanHzİsâas.daşeriatıyoktur.Musa şeriatınauymayaçalışanHristiyanalemibuyüzdenbir

kargaşa içindedir.

Ardıç'agöreFenâfillahmertebesineulaşankimsenin karşılaşacağızorluklardavardır.Bununenönemlisi "kayıtsızlığa"düşmesidir.ÇünküHakk'tafaniolunmuştur.

Burada kalmak oldukça zordur.

Kendisıfatlarınınveâlemdekibütünsıfatların"Allah'ın sıfatları olduğunu idrak edip böylece bu mertebede yaşamını sürdürmelidir.Kur'ân-ı Kerimde bu hakikati ilk idrak eden kişinin İsâ asolduğu bildirilmiştir.

Yaşamızorolanbumertebeninzikri"Ahad"veLâ mevsûfe illallah her fırsatta söylenmelidir.

Onbirinci Bölüm

d)Tevhid-i Zât

Tevhid-i zat:: Zatlarınbirliği anlamndadr.

Makamı:TenzihveteşbihiTevhid'dir.Cemyani

toplamadır.

Zikri:Ya Sâmed 'tir.

Âlemi: Zat alemi dir (âlemi lâhut)

Peygamberi:: MuhammedMustafa s.a.v dir.

Lakabı: Habibullah'tır.

Kelimesi:"Lâ ma'bude illallah-Lâ ilâhe illallah"tır.

Seyri:Seyri mea'allah"Allah'la seyr."

Sûresi:İhlâs suresi.

İdraki:Sâlik'inbumertebeninşuuruileileriyedoğru gitmeye gayret etmesidir.

Ali imran 17 ayeti.

şehidallahü ennehü lâ ilâhe illâ hû"

Allah kendi kendineşahittir ki ondan başka ilah yoktur.

Hâli: Bu mertebenin hâli ile hallenmektir Kur'an-ı Kerim 20/14 de buna işaret vardır "İnni enallahu lâ ilâhe illâ ene fa'budni"şüphesiz ben

Allah'ım benden başka ilah yokturartık bana ibadet et"

Yaşantıs Dahaevvelkimertebedehakk'tafâniolup kendini kayıp/gâib eden sâlik,eğer bu mertebeye ulaşırsa tekrar kendine gelir.Fakat bu kendine geliş eski haliyle değil yeni haliyle ve çok latif olacaktır.Onu gören eskisi gibi o

haliyle zanneder.

Fakatbudefao"Hakkilebâki/bekâbillah"olarak hayatınadevametmeyebaşlar.Bukişininahlâkı "Tehallaku bi ahlâkıllah" hikmeti gereği Allah'ın ahlâkıyla ahlaklanmaktır.Acayip bir yaşamdır.Muhafazası zordur.

BumakamınanahtarıveyükselticisiSamedismidir.

Marifet mertebesinin başlangıcıdır.

Necdet Ardıç,yukarıdakibilgilerinaktarımındansonra bu mertebenin genel özelliklerini şöyle açıklıyor.

SâlikdahaevvelcevarlığınınAllah'ınsıfatlarından meydanageldiğiniidraketmişti.Bumertebedesıfatların dahi Allâh'ın zâtına dayandığını ve varlıklarını ondan aldığını

idrak eder.

Bütün varlık ef'âl,esmâ,sıfat, ve zât alemleri ile birlikte bir bütün ve bu bütünün özünün Allah olduğunu anlayıp bu mertebede tam bir mutmain / tatmin olanlardan olur.

Necdet bey, şu misâli vererek anlatmaktadır.Hâdiselere kesret,yaniçoklukgözüylebakankişi,yazıyıkalemin yazdığını zanneder.Vahdet yani birlik gözüyle bakan ârif kişi ise,evvela kalemi,sonra kolu,sonra bedeni,daha sonrada kafayıyaniaklıgörüpidrakederkiyazınınoluşmasında mutlak hakimiyet akıldadır.

Eğer akılolmasa idibütün bu faaliyet hiç olmayacaktı.

Âzalardavekalemdemeydanagelenhareketaklınyani zâtın ürünüdür.Diğerleri vasıta ve zuhur mahallidir.

Sâlikkendizâtınınveâlemdekibütünzâtların,aslında

Allâh'ınzatındanbaşkabirşeyolmadığınıidrakederve yaşar.Böylece izafi varlığını zâtını kaybetmiş,onun yerine hakkâni varlığını zatını bulmuş,Hakk'a meczup "bekâ billah"

Hakk'la bâki olmuştur.

Necdet Ardıç,Bekâ billah hükmüne giren kimseler için, artık bu kimseler ölmezler.Çünkü ölmeden evvel ölüp daha budünyadaikenhakk'laveHakk'tadirilmişlerdir.İhlas suresini de ancak bu kimseler okur ve yaşarlar.

Ardıç,BuradabirtespitdahayaparakKur'ân-ıKerim okurkenhangiayetinhangimertebeyianlattığını,hangi alemianlattığınıbilmemizkişiyeçokşeykazandıracaktır.

GerçekKur'anokumakiçinise,bahsedilentümbu mertebeleri idrak ettikten sonra mümkün olur.Beşeriyet ve benlik kalıpları içerisinde Kur'ân-ı Kerim okumak ne yazık ki onu sadece ef'âl yani fiilve madde kalıpları içinde çok sınırlı bir mana ile anlamaktan öteye geçmez.

Kur'ân-ıKerim Tâhâ suresi20/14de"Şüphesizkiben

Allahım benden başka ilah yoktur.bana ibadet et"kelamı ilahisi,bu mertebede şüphesiz olarak bütün varlığın Hakk'ın varlığı olduğunu ve ibadetin sadece ona yapılması gerektiği açık olarak emir ile bildiriliyor.

Necdet Ardıç burada ibadet konusu şöyle ele alıyor.Bu mertebedeyapılanibadetinismi"ubûdet'tir"Buibadet kesretalemindeyaşayankimseninibadetinebenzemez.

Bunlar devamlı namazda yani"salâtü dâimun" içindedirler.

İbadet,kulun fiilidir.Ubûdetise,Allâh'ın fiilidir.Bunları tanımakmümkünolmaz.İbadetlerisadeceAllah'aolur.

Allah kendine has kulları arasına almış olduklarını kendine

ayna eylemiştir.

Ef'âlalemi,esmâalemi,sıfatalemivezatalemi'nin namazlarını her mertebenin hâli gereği yerine getirirler ve ibadette kemal ehlidirler.Burada yaşayanların işleri sadece

Hakkiledir.Ondanbaşkavarlıkgörmez."Görmediğim

Allah'a ibadet etmem der"Bunlar içinkorkuve hüzün yolktur.Bahtiyar kimselerdir.

Bu mertebeye ulaşıp "Zât" âlemi " yaşantısını ilk ortaya getirenkişiHzMuhammedsavdir.Hz.Muhammedsav tenzih ve teşbihi birleştirip oradan da tevhid eden oradan da vahdet'eerenyaniMuseviyetveİseviyethükümlerini birleştirip onların ayrı ayrı yollar değilbir bütünün sistemi içerisinde,onunmertebeleriolduğunuanlatanvekendi getirdiğivahdethükmüiledeinsanlığınAllahbilincinde "Marifetullah"aenüstmertebeyeulaşmasınısağlayan nihayet "habibullah" lakabını alan himmeti yüce kişidir.

Bu mertebenin yolu ancak onun ümmetine ve ona iman edip inananlara açılmıştır.Başka bir şekilde bu mertebeye ulaşmanınimkanıyoltur.Âhirzamanümmetiolanbizler bundan istifade etmesini bilmeliyiz.

On İkinci Bölüm

e)İNSÂN-I KÂMİL

İnsân-ı Kâmil :"Kâmil İnsan anlamındadır.

Makamı:"Ahadiyyet'tir"Cem'ülCem(toplamların

toplamı)

Zikri: Allah'dır c.c

Alemi: Bütün alemlerdir.Her alemde gereği gibi hareket

etmektir.

Peygamberi: Hz.Muhammed Mustafa sav'dir.

Lakabı: "Abdühû ve Rasûlühû 'dur.

Kelimesi:Lâ ilâhe İllallah muhammedü'r-rasülullah 'dır.

Seyri: Seyri anillah (Allah'tan seyir Hakk'tan Halka'dır

Sûresi: Fâtiha'dır.

İdraki:Sâlik'inbumertebeninşuuruileileriyedoğru gitmeye gayret etmesidir.

Kur'ân-ı Kerimde enbiya suresinde 21/107 de "Vemâ erselnâke illâ rahmeten lil âlemîn"Seni ancak alemlererahmetolarakgönderdik"veEnfalsuresi

8/17 de “Ve ma rameyte iz rameyte velakinnallahe rame"

Attığın zaman sen atmadın ancak Allah attı "

Hali:Hadistebelirtilen"BenigörenancakHakk'ı görmüş olur."sözü bu hali çok güzel anlatmaktadır.

Sâlikdahaevvelcehakk'tabâki-bekâbillahhalinde âlemden habersiz iken, bu mertebede uyandırılıp kendisine bir elbise giydirilip tekrar eski beşeriyet alemine gönderilir.

Necdet ArdıçBu haldeki kişiyi şöyle belirtir "Dışı şeriat-ı

Muhammedi,İçi Hakikat-i Muhammedidir.Halka çok müşfik veyumuşakdavranır.Çevresindekabiliyetligördüğü kimselerinellerindentutarak,kendiseyrindegeçtiği yollardan onları da geçirerek "mirâc" ettirmeye çalışır.Dışı halk içi hakk iledir.

Ardıç'agöreburası"Marifetmertebesininyaşam sahasıdır.Hakkınıvererekyaşamakzordur.İsmicelâlve kelime-i tevhid sürekli vird edilir.

Yine Ardıç,buradaki kişinin yaşamını anlatırken "Kemâl ehli" olduğunu belirterek başkasına ihtiyacı kalmaz sözleri geneldeilhamdır.İstidadınispetindesonnefesinekadar kendisinigeliştirebilirçünkübumertebeninsonunun olmadığını belirtir.

NecdetArdıçaçısından,nefsiemmare'denyaniseyrine birinciderstenbaşlayanveepeyuzunçalışmave gayretlerdensonra"Hakk'ın"izniveyolgöstericinin himmetiyle bu "İnsân-ı Kâmil" mertebesine gelen bir sâlik çokdeğerlibirişyapmıştır.Hattabudeğerindünya hayatındaki bir kıyasi karşılığı yoktur.

"Çık aradan kalsın yaradan" sözleriyle belirtilmek istenen izafivarlığınınortadankalkması neticesinde zaten Hakk'ın olanvarlığınıidrakederek,bütünvarlığındaonunolup hareketettiğiniveonundakendindenbaşkabirşey olmadığınıanlayıpbuhakkânikimliğiylekesretalemine dönen kişi derya'yaulaşan suyun buhar haline gelip,bulut olup tekrar yağmur haline gelmesine benzer.

Ardıçbuhalibirbenzetmeileifadeeder.Oyağmur tanesi,sağda solda kalmış yağmur damlaları ile birlikte bir dere oluşturur.Dere nehre,Nehir tekrar denize ulaşır.Bu böylece devam eder.Kim ki bunu idrak ederse alemin sırrını çözmüştür diyerek bu dönüşümü anlatır.

Ardıç,İlâhivasıflarlazatalemindenbeşeriyetalemine dönen ilkyüce insan olarak "İnsân-ı Kâmil" Peygamberimiz

HzMuhammedsav.olduğunubelirterek,onunbuözel mertebevemakamınaulaşmanınhiçkimseiçinyolu olmadığını belirtiyor.

Devamlaçokönemlibirhususadaaçıklıkgetiriyor.

O'ndanyaniPeygamberimizdenverasetalarakbu mertebeye ulaşan kimseler ise "Kâmil insanlar'dır.İşte bu

Kâmil insanları tanımak pek mümkün olmaz.Çünkü bütün vasıflarlabirlikteolduklarındanbelirlibirvasıflarıyoktur bunlarıancak irfânyoluyla tanımak mümkündür,şeklinde belirterek sırrî nitelikteki bir hususun altını çizmektedir.

O'na göre, kim ki bu kâmil insanları bulup,tanıyıp uyarsa yanionatabiolursa,işteonlargayretlerinispetindeo kervanda yol alıp menzile varabilirler.

NecdetArdıçbumertebeninözelliğinideşöyle belirtiyor."Cem'ül-cem"yanitoplamlarıntoplamıdır.

Varlığındaef'âl alemi,esmâ alemi sıfat alemi vezât alemi cemedilmiştir.Bukimsenindışıhernekadarbeşer suretinde gözükse de içi tamamen hakk'ın tüm mertebelerini ihataedenbilinmezbir"sır deryası"dırHakkonda her mertebeden zuhur eder.O alemde Hakk'tan başka hiç bir şey müşahede edemez şeklinde tanımlamaktadır.

ArdıçbuhalibelirginkılmakiçinBâyezidiBistâmi'den örnek veriyor"Kırk sene var ki halk beni kendileriyle ünsiyet ederzannediyor,halbukibenhakkileünsiyetteyim"

bistâminin bu sözü ile buradaki yaşantıyı açıklamaktadır.

Birbaşkatespitiiseşuolmaktadır.Bumertebede yaşayanehlikimse"Nâsaakıllarıdüzeyindehitapediniz"

hadisişerifihükmüncekarşısınagelenkimsehangiakıl düzeyinde ise onun halini ve mertebesini bilip o düzeyden onlarahitapeder.Eğerkarşısınagelendekabiliyetve muhabbetgörürsebirüstmertebedenhitabederekonu yükseltmeyeçalışır..Eğerkabiliyetgörmeziserengine boyar ve onu orada bırakır.

Ardıç'a göre bukemâl ehli kişiler,"marifetullah'ı Allah'ı

Kur'ân-ıveHadis'lerihermertebedenhakkınıvererek yaşarlar.Bu kimseler "Câmi"ismiyle toplayıcı olup,bütün insanlığa faydalı ve merhametlidir.

O kişi artık Kur'ân-ı Kerimde ifadesi ve yaşantısını bulan

Necm53/3-4ayetlerindebelirtilen"Okendiliğinden konuşmamaktadır.Onunkonuşmasıancakvahiy iledir"ayetinintecellivefaziletiile"Makâm-ı

Muhammed'den"aldığıyansıma ve ilahilütuflakonuşup

sohbet etmektedir.

Buayeticelileninışığında,kâmilinsanınvasıflarınıise maddeler halinde şöyle sıralamaktadır.

1.İşte ancak bu sözler gerçek hedefini bulur 2.Ve orada "Nur-u Muhammediye'yi" parıldatmaya başlar.

3.Ancak bu sözler kalplere şifa,gönüllere safa,ruhlara

beka kazandırır.

4.Ham meyveyi oldurur,ölmüşü diriltir 5.Dünya sarhoşunu ayıltır ahiret sarhoşunu bayıltır.

6.Uyuyanı uyandırır,âtılı harekete geçirir.

7.Yolcuyu menziline ulaştırır.

8.Dargınları barıştırır âşıkı mâşukuna kavuşturur.

9.Mahcupların perdesini açar.

10.Ümitsizleri ümitlendirir.

11.Cehli ilme dönüştürür.

12.Pulu altın eder.

13.Kulu sultan,sultanı insan eder.

14.Sözleri pahası bulunmaz değerlerdir.

Şeklinde sıralayarak,bu kimselerin ancak "Allah c.c zikri,

Allah muhabbeti ve Allah sohbetiyle huzur bulduklarını ifade

etmektedir.

Bukimselerkelime-itevhidihermertebedeveher mertebeninhakkınıverereksöylerveFatihâ'yışerif'in yaşantısınıdaeniyiidrakedenlerdir.Fâtihâ'nınikiyönü vardır.Birikullukmakamıabdiyetdiğerimakamı uluhiyyet'tir.İki yönünü birlikte idrak edip yaşamak kâmil insan'amahsustur.Gerçekhamd'ıancakhakkehliolan

yapar.

NecdetArdıçbudefaKâmilİnsanolgusunabirbaşka biçimdeyaklaşarakşöyleizahtabulunmaktadır.Elif harfiyle seyr-i sülûk'u anlatmaktadır.

"ELİF"Kâmil İnsandır.On iki (12) noktadan yani 12 mertebeden meydana gelmektedir. Yedisi (7) nefs mertebeleri, Beş'i (5) hazret mertebeleri dir.Toplam 12 mertebenin ifadesidir.Elif'in bir de bâtıni 13’üncü

noktası vardır.

"Bizseniancakalemlererahmetolarakgönderdik"

21/107ayetihükmününtecelliveyansımasıpeygamber efendimizin gönlünden o kişilere sirayet ettiğinde,o kişiler de halka alemlere rahmet olurlar.Artık Onların gönüllerinde

Hakikat-iMuhammedi'ninnuru,zahirlerindeiseşeriat-ı

Muhammedi vardır.

Yine "attığın zaman sen atmadın ancak Allah attı"

8/17ilahihükmünifadesidebukimselerinyaşantısını anlatmaktadır..İzafi varlıklarıyok olup yerini hakk varlığı istilaetmişolduklarıiçinonlardanzuhuragelenherşey hakk'ın fiili hükmüne dönüşmüştür.

NecdetArdıç'agöre,"İnsân-ıKâmil"dendiğindegeniş anlamdabütünbuâlemlerinaldığıisimdir.Buâlemlerin diğerbiradıdaİnsân-ıKâmil'dir.Buna"Hakikat-i

Muhammedi' de denir.Allah'ın halifesi dir.Bütün bu âlemler

Allah'ınhalifesihükmündedir.İştebuâlemlerdefaaliyet gösterentümtecellilerİnsân-ıKâmilhükmüyle oluşmaktadır..Diğeri ise bireysel insanın kemale eren hali, kâmil olan insandır.

Necdet Ardıç, açısından,seyr-i sülûkunu yapıp bahsedilen tümmertebeleriaşan"tekmiltarik"bueğitim sürecinden geçen,kendibünyelerinde"mirâc"larınıtamamlayan kimselerinhalleriveyaşantılarıdaburadakihalve yaşantılara benzerlik gösterir.

İslam dininin içerisinde yer alan bir sürü grup cemaat ve ehl-itârik'inmevcudiyetinedikkatçekerek,bunlarınbir kısmı şeriat,bir kısmı tarikat,bir kısmı hakikat ve çok az kısmıdamarifetehlidir.Hepsikendimertebelerigereği hakk'tır.Ancak en kemalli yaşantı "irfân ehli"olanlardadır.

Kâmil İnsan makamına ulaşankimsede ise bu mertebenin özelliği gereği "Tahallaku bi ahlâki rasûlullah" "Peygamberin ahlakıyleahlaklanın"hadisindebeyanedilenRasulullahın ahlakına bezenerek aynı zamanda beşeri hayatın gereklerini de yaparak Hakkâni bir yaşam sürdürülür..

Seyr-isüluksıralamasında"İnsân-ıkâmil"mertebeler sırasında12dedir.Bumertebeyehakkıylaulaşankişiye kendisinimaneneğitereksülûkettirenÂrif-iBillâh tarafından beşer elbisesi giydirilerek tekrar ef'âlyani beşer aleminehakk'ânivasıflarıylagönderilir.Odaçevresine müşfik ve merhametli davranarak yaşamını sürdürür.

Ardıçşuhadistenyolaçıkarak"HzAişevalidemize

Peygamberimizinahlakısoruldu"OdaSizKur'ân okumazmısınız?dedi"Kur'ânzâtolduğunagöre,vezât bütün mertebeleri kuşattığına göre demek ki aynı zamanda daef'âlesmâsıfat,zatveinsân-ıkâmilmertebelerinin gereğineiseonuortaya çıkarmasıHzRasulullahıngeniş manadaki ahlâkı idi açıklamasını yapıyor.

Necdet Ardıçİnsân-ı Kâmil bahsinin sonunda bir hususa dikkat çekiyor".O da ehli sünnet vel cemaat" anlayışının ne olduğudur.Henüz seyr-i süluk yapmamış kimseler ehli sünnet ve'l-cemaat anlayışını sadece şekil ve sûret halinde zâhirlerinde yaşarlar iken,seyrini tamamlamış olan ve bu vasıflarabürünmüşolanbirsâlikehlisünnetve'l-cemaat yolunubudefabâtınıilebirlikteyaşarlarkiiştegerçek islâmiyet ve "Marifetullah" budur.

Ehl-iSünnetyolunusadece"şekillervemerasimler"

babında uygulamak yeterli olmamaktadır.İşte İslamı yeteri kadartanımamakvetanıtamamakdaburadankaynaklanıyor.Bu ise tutuculuk ve bilinçsizlik olarak önümüzde engel

teşkil ediyor.

"Ehlisünnetve'l-cemaatyolunu"irfâniyetle destekleyip,bâtıniolarakyaşamımızageçirdiğimizgün

İslâm topluluğu olarak hedefimizevardığımız gün olacaktır.

Necdet ARDIÇ'a göre Seyr-ü Süluk’un Amacı.

Necdet Ardıç'göre bahsedilen 12 mertebeyi bitirmekle "salik'in"tamamenişibitmez.Çünkübuseyrinaslında "İlmelyakîn,aynelyakîn,hakk'alyakîn"olmaküzereüç aşaması daha vardır.

Birinci seyir,ef'âlmadde aleminde,ikinciseyir esmâ nur aleminde,üçüncü seyir ise,sıfat ruh aleminde olur.Genelde yapılan seyrisüluklar ef'âl alemindeki seyri süluklardır.

NecdetArdıçirfânmektebindeyakinaşamalarının haricinde 4tecelli mertebeside vardır.Bunlar da tecellî-i zat,tecellî-isıfat,tecellî-iesmâ,tecellî-ief'al'dir.Böylece gerçek ders sayısı da 12+12+12+4=40 kırk olmuş olur.

Birinci seyir ile sâlik genel manada bu hallerin ilmini almış olur.Bu ise birey olarak kendisine yeterli olur.Ancak daha ilerisini isterse,idrak,irfaniyet sabırla yoluna devam etmesi ve her yöndeki tecrübelerini artırması gerekmektedir.Ancak o zaman gerçek kemale ulaşma yolu açılmış olur.

Burada ayrıca bir tespitide dile getiren Ardıç,ilk seyrini bitirenlerdeazdaolsaufaktefekeksikhallerinzuhura gelmesisadeceilminialmaylailgilidir.Kişilerinbuözel hallerinebakarakirfâniyetyolunukötülemekyanlışolur

demektedir.

MisallendirmekgerekirseNecdetArdıçsisteminde,İlk seyir orta,ikinci seyir lise,üçüncü seyir üniversite tecelliler ise ihtisaslaşma'dır denilebilir.

NecdetArdıçseyirsistemininamaçlarıarasında,kişiye irfâniyet kazandırmanın yanında,mertebeler itibarıyla sâlik'i günahlardanarındırmak,cehâlettenkurtararakilimsahibi kılmak nefsini tezkiye ederek,felâha kavuşturmak,bireysel benliğindenegosundankurtararakgerçekilahikimliğine kavuşturmak,kendinitanıtıpmirâc'labuluşturmakgüzel ahlak sahibi olmasını sağlayarak başta ailesine çevresine ve diğerinsanlarahayırlıfaydalıhalegetirmek,İçhuzuruna kavuşmuşmanensağlıklıolan,âdemimana'yıokişinin beden mülküne inmesini sağlayarak onu şuurlu kendini ve nefsini bilen Halife vasfına büründürmek onun seyr-i süluk sisteminin başlıca hedefleri arasındadır.

Necdet ARDIÇ'agöre İnsanlık aleminin

seyir çeşitleri

Bu seyir çeşitlerini (6) altı başlık altında toplayarak ele aldığını görüyoruz 1.Umumi seyr:Bu seyir bütün insanlık aleminin devamı müddetince toplu olarak Hakk'a doğru yaptıkları bir seyirdir.

Hz Âdem'denbaşlayarakherbirpeygamberile yoluna devam eden insanlık alemi,nihayet Hz Rasulullahın gelmesi ilemirâchadisesizuhuruilekemaleermişhakk'agiden yolda seyr tamamlanmıştır.

Kıyametekadardevamedecekbuseyr,HzÂdem'den başlayarak kıyamet gününe kadar gelip geçmiş olacak olan bütüninsanlarınkendimertebelerindeyaptıklarıtopluve

umumi seyirdir.

2.Bireyselseyr:TezKonumuzakonuolanveİrfân mektebi kitabında geniş olarak izahatı yapılan seyr'dir.Her bir sâlik'in kendi yaşantısı içinde bir Ârif-i Billâh nezaretinde 15-20 sene gibi sürede gayret kabiliyet ve çalışmasına göre yapabileceğiseyr'dir.Bundansonrakendinigeliştirmek isteyensâlik,ömürboyukendinigeliştirmesigerekiyor.

Çünküefendimizsav."Beşiktenmezarakadaröğreniniz"

buyruğu doğrultusunda hak ilminin peşinde koşmaktır.

Kişi olarak bu ilme sahib olmak büyük bir mutluluk ve saadettir.İşte bu ilim ve seyr birey olarak kişileri ilgilendirir.

3.Senelik seyr:Bu seyr de her sene oluşan 12 aylık zamansürecindekiyaşananseyr'dir.Dinimizdebirsene faaliyet sahası itibarıyle üç'e bölünmüştür. Bunlar yedi(7) aylar,üç (3)aylar,iki(2) aylardır.

Yedi(7) aylar 7 nefs mertebesi geri kalan 5 aylar ise 5 hazretmertebeleridir.Kurb'anbayramınınsongünüolan zilhiccenin on üçünde (13) de sona erer.Hicri senebaşı olan 1 Muharrem ile yeniden başlar.

4.Günlük seyr:Her gün oluşan gece ve gündüz olarak yaşanan24saat'likseyirdir.Buseyr'inhakikatigecenin "fenâfillah" gündüzün ise "bekâ billah" olduğunun hakikatini bilerek yaşamaktır.Burada fenâfillah ile gece,bekâ billah ile gündüz ifade edilmiştir 5.Nefes seyr'i:Her nefes alış verişte yapılan seyr'dir.

Alınan her nefes kişiye yeni bir hayat getirmekte verilen her bir nefes ise hayat gitmekte yani dirilmek ve ölmek üzere olanbirseyr'dir.Farkındabileolunmadanalıpverilen nefeslerilekişihayatınısürdürmektebununfarkında olmadığı zaman ise büyük bir gaflette yaşamaktadır.

6.Anlık seyr:Necdet Ardıçanlık seyri izah ederken,bu alemde her an oluşan "kevn ve fesâd"yani oluş ve bozuluş halini idrak etmek lazım der.Çok seri şekilde devam eden bu hadise de bütün alem bir an içerisinde kevn yani yeniden oluşmakta,yinebiraniçerisindefesâdyaniyeniden bozulmaktadır.Çok seri olan bu hadisede her an yeni bir ölüm ve yeniden doğuş yaşanmaktadır.

Ancak bu fesâd ve kevn çok serioluşup tespit edilemediği için,âlemive kendimizidevamlılık üzere olan bir hayatın içinde zannediyoruz.

Necdet Ardıç'a göre insanlık alemi bilsin ya da bilmesin

Hakk'a giden bu seyirleri yapmaktadır.Neticede madem ki bu seyirler var ve yapılıyor,o halde bunları bilinçli olarak yapmak gerekir.İnsana düşen sadece gözünü ve gönlünü hakk'a döndürmesidir..

Necdet Ardıç’a göre kelime-i tevhid’in

doğuşu ve seyri

NecdetArdıç,Kelime-itevhidadlıeserindeilahi hakikatleri bünyesinde taşıyan ve İslâmın şiârı ve baş şartı hükmünde olan “Lâ ilâhe illâ Allah” kelime-i tevhid hakkında çokiyidüşünülüparaştırmalaryapılması,bukelimenin özünde bulunan manalar derinliğini ve yüceliğini idrak edip anlamak gerekliliği üzerinde durmaktadır.

Kelime-i Tevhidi daha iyi anlayabilmemiziçin onun zuhur kaynağı olan mertebeleri bilmemiz gerekmektedir.

Kelime-iTevhid,hem sondanbaşa doğru“Lâ ilâhe illâ

Allah” şeklinde okunması “urûc”yani seyirde yükseliş olarak elealınırken,”sondanbaşadoğruokunuşuise“Allahillâ ilâhe lâ” şeklinde nüzül olarak okunmaktadır.Böylece seyr-i süluk’taurucvenüzülyönüyletümmertebelerkelime-i tevhid’de idrak edilipyaşanmaktadır.

Yukarıdan aşağıya “nüzül” olarak bâtın ilmi olarak gelen tevhidmertebeleriningerçekhaliylebudefaaşağıdan yukarıya“urûc”olaraktahakkukolarakzuhurlarıyle yaşanmasıgerekiyordu.Böyleceyukarıdanaşağıyason fakat aşağıdan yukarıya ilk olarak bâtının (gizlinin) zâhire

(açığa) çıkması “Âdem””Âdem-i mânâ” ilebaşlamıştır.

O güne kadar zahir tecellisi tamamlanmış,alemler ortaya gelmiş,ondaveondansonralarıHzRasulullah’akadar devamedenbirseyiriçerisindedebâtıntecellisi”Mirâc”

hakikatiileilmiveayniolmaküzereikiyönden

tamamlanmıştır.

Necdet Ardıç’ın Kelime-i Tevhid Tanımları

Kelime-iTevhid,Yücezâtınkendikendinikendinde

kendine izahıdır.

Kelime-i Tevhid,Ahadiyyetin kendini toplu olarak bütün mertebeleri ile izahıdır.

Kelime-i Tevhid,Ahadiyyet ve abdiyyet mertebelerinin

izahıdır.

Kelime-i Tevhid,Zat sıfat,esma ve ef’almertebelerinin

izahıdır.

Kelime-iTevhid,Şeriat,tarikathakikatmarifet mertebelerinin izahıdır.

NecdetArdıç,Kelime-iTevhidindoğuşunuveseyrini merâtibiilahisilsilesiiçindeelealarakşuşekilde

özetlemektedir.

ZatıAkdes (mukaddes zat) henüz daha mükevvenat yok iken“Â’mâ’iyyetinden-Ahadiyyetine”tenezzülettiğinde2

vasfı zuhur etti.

Biri,hüvviyet-i ki,alemlerin ana kaynağıdır.

İkincisi,inniyyet-i ki,Kur’an ve insanın ana kaynağıdır.

Daha henüz bu mertebede hiçbir varlık oluşmadığından “Kelime-i tevhid” dediğimiz ilahi kelam yok idi.

Ahadiyyet,”VahidiyyetveUluhiyyet’etenezzüledince kelime-i tevhidin “ALLAH” bölümü şekillendi

Ulûhiyyet,Rahmâniyyet’e tenezzül edince “İLLÂ” bölümü

şekillendi

Rahmâniyyet,Rububiyyet’etenezzüledince“İLÂHE”

bölümü şekillendi

Rububiyyet,Melikiyyet’etenezzüledince“LÂ”bölümü

şekillendi

Böylecebütünalemlerdüzeyindetenezzülyanizuhura çıkmahadisesitamamlanmışoldu.Kelime-iTevhid, yukarıdanaşağıya ya da baştansona doğru“ALLAH İLLÂ

İLÂHELÂ”şeklindetenezzülgereğimertebe-iAhadiyyet tarafından düzenlenmiş oldu.

Burada bir ayrıntıya vurgu yapan Ardıç,eğer mertebe-i

Uluhiyyetdüzenlemişolsaidi“BenolanALLAH“derdi

demektedir.

Ardıç devamla kelime-i tevhidin iki teleaffuz yönteminden bahsederek birikulunağzındansondanbaşa“lâ ilâhe illâ

Allah”şeklindediğeride,Mertebe-iAhadiyyet’tenbaştan sona doğru “Allah illâ ilâhe lâ” şekliyledir.

Herikiokunuşda“Uluhiyyetmertebesi”birbaşka mertebe tarafından kelama dökülmektedir.

Aşağıdanyukarıyakulluk/abdiyyetmertebesinden;

Yukarıdanaşağıyaise,”Mertebe-iAhadiyyet’tenilan edilmektedir.BöyleceAhadiyyetbâtınUluhiyyetzahir

olmaktadır.

Bizlerise,Kelime-itevhidisondanbaşadoğru okuduğumuzdafarkındaolmadanbaştansonadoğru okuduğumuzu zannediyoruz.

Kelime-i tevhid“LÂ İLÂHE İLLÂ ALLAH”

LÂ” bölümü ef’al alemini

İLÂHE” bölümü esma alemini

İLLÂ” bölümü sıfat alemini

ALLAH”bölümü zat alemini ifade etmektedir.

Ardıçaçısındankelime-itevhid,HzÂdem’denas.beri gelenbütünhakikatlerivegelecektezuhuredecektecelli kelimelerinidekendibünyesindecemedenilahilafızve birlik kelimesidir.O halde kelime-i tevhidi herhangi bir dilde tercüme ederek asli hükmünde kullanmak imkansızdır.Her millet kendi lisanında tercüme ederek kullanabilir.Fakat asla aslının yerini tutamaz ve mutlak olarak,kabul edilemez.

Kelime-i Tevhid’in açığa çıkıp anlaşılabilmesi için “KelimeiRisalete”ihtiyaçvardır.Yani“MuhammedRasülAllah”

kelime-itevhidinaçıklayıcısıve zuhur mahallidir..Böylece

Kelime-i tevhidin zuhur mahalli mekke ve kâbe olur iken, kelime-i risaletin ortaya çıkışı da medine olmaktadır.

Necdet Ardıç,kelime-itevhid ve kelime-i risaletin ve aynı zamandadainsanvekur’anınkardeşolduklarınıbelirtir.

Ardıç’agöre,Allahlafızvemanasından,rasüllafızve manasınaakannur-iilahi,Muhammedismininlafızve manasınadasirayetediphayatverinceseyirvenüzül

tamamlanmıştır.

Buseyirzatındanef’alinekendinibildireceknüzül sistemidir ve “Allah rasül Muhammed”şeklinde oluşmuştur.

Urucyükselişsistemindeise,”MuhammedrasülAllah”

şeklinde olup kelime-i tevhidin risalet kısmını oluşturmuştur.

Ardıç’agöreİnsanveKur’annasılikizkardeşolarak zuhuraçıkmışlarsa,kelime-itevhidverisaletdeböylece zahir alemde faaliyete başlamıştır.

“Lâilâheillallah”kelime-itevhidnzirvesidr.Her peygambervegetirdikleritevhidmertebeleride birbirlerindenfarklıdır.Onunirfanmektebianlayışında

Kellime-itevhidinbaşlangıcınıibrahimiyetmertebesinde zikredilen“Lâfâileillallah”tır.Birsonrakimuseviyet mertebesinde”Lâ mevcude illallah”dır.Üçüncü aşamada ise, ”Lâ mevsufe illallah” olarak iseviyet tevhidi iken son safhada ise,kelime-itevhidin“Allah”kısmınınoluşturucusuve taşıyıcısıhakikat-iMuhammedi’ninenkemallizuhuryeri olan “Hz Muhammed sav” min insanlığa getirdiği “Lâ ilâhe illallah” tır ki burasıda Muhammediyet mertebesi tevhidi dir.

4.SONUÇ

Seyr-isüluk;tasavvufkültürümüzünveyaşantısının içerisindeinsanlarıkemâleerdirmekiçinbellibirsistem kurallar ve disiplin içerisinde uygulanan manevi bir eğitim ve öğretim programıdır.

Adınaseyr-isülukdediğimizmaneviyolculukinsanın

Allahc.ctarafındanverilengizlikabiliyetleriniortaya çıkarmasına yardım eden sistemin adıdır.Bu süreç sonunda

İnsan Hakk'ın halifesi olabilecek kemale gelir.Bu ise Kâmil bir Mürşidin yardımı ve eğitimi ile olur.

Süluk esnasında Kâmil Mürşid,insan'a ayna tutar.O'na kendisinitanıtır.Tasavvufta sıkça kullanılan"kendinibilen rabbini bilir" sözü bu manaya işaret eder.

Toplumnezdinde"TerziBaba"ismiyletanınıpbilenen "NecdetArdıç"İrfânyolubuihtiyacacevapverebilen silsilesi ve kökleri sağlam olan, taassub anlayışından uzak bir ilimirfan ve muhabbet yuvasıdır.

NecdetArdıç'ınSeyr-iSülûksistemiveyöntemiçok anlaşılabilir,kolay tatbik edilebilir olmasının yanında Kur'an vesünnetçizgisindenhiçsapmayarakehlisünnetvel cemaat anlayışını da sürdürdüğünü gözlemliyoruz.

İlimlebeslenen,muhabbetveaşk'layoğurulan,sırat-ı müstakımvesıratullah(miracyolu)ilesüslenen,şeriat çizgisine de bağlı bir ilâhi hayat mektebiolduğunu gördük.

NecdetArdıç"İrfanYolu"çizgisinidiğerbenzerleriyle kıyas ettiğimizde ise bazı farklı özelliklerini de tespit ettik.

Eğiticiileeğitileninmürşidilesâlik’inaynıhedefteve gayedebuluştuğu,birsistemiçerisindekalınarak,sürekli manevi veilmi anlamda bir ilerleme ve gelişmenin yaşandığı bir gönül mektebidir.

İslamtasavvuftarihiniveseyriniincelediğimizde;bu faaliyet içinde yer alan bir çok tarikat,cemaat ve grupların mevcudiyetinigörürüz.Bunlarınhepsikendimertebeleri gereğiİslamın içindeki yerlerini almışlardır.

Ancakyücedinimizİslamiyetingerçekhedefi,kişiye mirac yolunu açıptevhid ve vahdet idrakine eriştirmektir

Bunun da ancak daha önce bu seyri tamamlamış kâmil birveliveârifinnezaretindebuyolahizmetetmekle olabildiğini söyleyebiliriz.

Halknezdinde"TerziBaba"ismiyletanınmışolan "Necdet Ardıç"hayatının 67yıllık kısmını bu Hak ve hakikat yolunda hizmetle geçirmiş,ikiyüzcivarın dakitapları olmuş, ayrıca(110)civarında“mektuplarvezuhuratlar”isminde dosya kitapları vardır.Çok sayıda öğrencisini bu yolla eğitip yetiştirmiş,ehlisünnetve-lcemaatilkesinebağlıolan,

Tevhid,irfâniyet,güzelAhlâkvemuhabbetilkeleriyle bezenmiş Allah ve Peygamber âşığı bir zat'dır..

NOT= Kitaplarının isim sıra no’ları ve dosya kitapları ile birlikteaşağıdaverilmiştir.Ayrıcakitapyazılımlarıhalen

devam etmektedir.

5.KAYNAKLAR

Necdet Ardıç İrfan Mektebi

Necdet ArdıçKelime-i Tevhid

Necdet Ardıç Vahiy ve Cebrail 6.Terzi Babakitapları.

Terzi BabaBaskısı olan kitaplar.

1. Necdet Divanı:

2. Hacc Divanı:

3. İrfan Mektebi, Hakk Yolu’nun Seyrdefteri:

4. Lübb’ül Lübb Özün Özü, (Osmanlıca’dançeviri):

5. Salât-Namaz ve Ezan-ı muhammedi’de Bazı hakikatler:“İngilizce, İspanyolca”

6. İslâm’da Mübarek Geceler, bayramlar ve

Hakikatleri:(Fransızca) 7. İslâm, İmân, İhsân, İkân, (Cibril Hadîs’i):

8. Tuhfetu’l Uşşâkiyye, (Osmanlıca’dan çeviri):

9. Sûre-i Rahmân ve Rahmâniyyet:

10. Kelime-i Tevhid, değişik yönleriyle:

11. Vâhy ve Cebrâil:

12. Terzi Baba (1) ve Necm Sûresi:

13. (13) On üç ve Hakikat-i İlâhiyye:

14. İrfan mektebi, “Hakkyolu”nun seyr defteri ve

şerhi 15.6 Pey-(1) Hz. Âdem Safiyyullah(a.s.)

16. Divân (3) 19. Sûre-i Feth ve fethin hakikat-i.

21. 6 Pey-(2) Hz. Nûh Neciyyullah:(a.s.) 22. Sûre-i Yûsuf ve dervişlik:

24. 6 Pey-(3) Hz. İbrâhîm Halîlûllah:(a.s.)

35. Fâtiha Sûresi:

39. Terzi Baba:(2)

41. İnci tezgâhı:

49. 36-Yâ’sîn,Sûresi:

59. 6 Pey-(4) Hz. Mûsâ Kelîlmullah:(a.s.) 60. 6 Pey-(5) Hz. Îsâ Rûhullah:(a.s.) 61. 6 Pey-(6) Hz. Muhammed:( ) 67. 067-Mülk Sûresi:

68. 1-namaz sureleri

69.2-namaz sureleri 88-Nusret Tura-Divanı.Erler demine.

91-Terzi Baba (7) Biismi has “Selâm” (13) 95-Terzi Baba-(8) (19/53) 96-41-Fussilet Sûresi.

103-terzi Baba yüksek lisans tezi.

118-52-Tûr suresi. Ve M. Nusret tura.

129-Terzi Baba divanı. “Tüm şiirlerim.”

(H)Yayınları tarafından basılan kitaplarımız:

6. İslâm’da Mübarek Geceler, bayramlar vehakikatleri:

14. İrfan mektebi, “Hakkyolu”nun seyr defteri.

15.6 Pey-(1) Hz. Âdem-safiyeti. Safiyyullah.(a.s.) 88-Nusret Tura-Divanı.Erler demine.

Terzi Baba kitapları sıra listesi

KAYNAKÇA 1. KÛR’ÂN VE HADîS :

2. VEHB: Hakk’ın hibe yoluyla verdiği ilim.

3. KESB: Çalışılarak kazanılan ilim.

4. NAKİL: Muhtelif eserlerden, Mesnevi’i şerif,

İnsân-ı Kâmil, Fusûsu’l Hikem ve sohbetlemizden müşahede ile toplanan ilim.

(GönüldenEsintiler)

1. Necdet Divanı:

2. Hacc Divanı:

3. İrfan Mektebi, Hakk Yolu’nun Seyrdefteri:

4. Lübb’ül Lübb Özün Özü, (Osmanlıca’dançeviri):

5. Salât-Namaz ve Ezan-ı muhammedi’de Bazı hakikatler:“İngilizce, İspanyolca”

6. İslâm’da Mübarek Geceler, bayramlar ve

Hakikatleri:(Fransızca) 7. İslâm, İmân, İhsân, İkân, (Cibril Hadîs’i):

8. Tuhfetu’l Uşşâkiyye, (Osmanlıca’dan çeviri):

9. Sûre-i Rahmân ve Rahmâniyyet:

10. Kelime-i Tevhid, değişik yönleriyle:

11. Vâhy veCebrâil:

12. Terzi Baba (1) ve Necm Sûresi:

13. (13) On üç ve Hakikat-i İlâhiyye:

14. İrfan mektebi, “Hakkyolu”nun seyr defteri ve

şerhi 15.6 Pey-(1) Hz. Âdem Safiyyullah(a.s.)

16. Divân (3) 17. Kevkeb. Kayan yıldızlar.

18. Peygamberimizi rû’ya-da görmek.

19. Sûre-i Feth ve fethin hakikat-i.

20. Terzi Baba Umre (2009) 21. 6 Pey-(2) Hz. Nûh Neciyyullah:(a.s.) 22. Sûre-i Yûsuf ve dervişlik:

23. Değmez dosyası:

24. 6 Pey-(3) Hz. İbrâhîm Halîlûllah:(a.s.) 25.-1-Köle ve incir dosyası:

26. Bir zuhûrât’ın düşündürdükleri:

27.-2-Genç ve elmas dosyası:

28. Kûr’ân’da Tesbîh ve Zikr:

29. Karınca, Neml Sûresi:

30. Meryem Sûresi:

31. Kehf Sûresi:

32. 3-Terzi Baba İstişare dosyası:

33. Terzi Baba Umre dosyası: (2010) 34.-3-Bakara dosyası:

35. Fâtiha Sûresi:

36. Bakara Sûresi:

37. Necm Sûresi:

38. İsrâ Sûresi:

39. Terzi Baba:(2) 40. Âl-i İmrân Sûresi:

41. İnci tezgâhı:

42. 4-Nisâ Sûresi:

43. 5-Mâide Sûresi:

44. 7-A’raf Sûresi:

45. 14-İbrâhîm Sûresi:

46. İngilizce, Salât-Namaz:

47. İspanyolca, Salât-Namaz:

48. Fransızca İrfan mektebi:

49. 36-Yâ’sîn,Sûresi:

50. 76-İnsân, Sûresi:

51. 81-Tekvir, Sûresi:

52. 89-Fecr, Sûresi:

53. Hazmi Tura:

54. 95-Beled-Tîn, Sûresi:

55. 28-Kasas, Sûresi:

56. İrfan-Mek-Şer-Fransızca-Baba:

57. 20-TÂ HÂSûresi:

58. Mirat-ül-İrfan-ve-şerhi:

59. 6 Pey-(4) Hz. Mûsâ Kelîlmullah:(a.s.) 60. 6 Pey-(5) Hz. Îsâ Rûhullah:(a.s.) 61. 6 Pey-(6) Hz. Muhammed:( ) 62.-4-Bir ressam hikâyesi:

63. İnci mercan tezgâhı

64. Ölüm hakkında:

65. Reşehatt’an bölümler:

66. Risâle-i Gavsiyye:

67. 067-Mülk Sûresi:

68. 1-Namaz Sûrereleri:

69. 2-Namaz Sûrereleri:

70. Yahova Şahitleri:

71. Mü-Geceler-Fran-les-nuits:

72. Îman bahsi:

73. Celâl cemâl Celâl:

74. 2012 Umre dosyası:

75. Gülşen-i Râz şerhi:

76.-5-Doğdular, yaşadılar hikâyesi:

77. Aşk ve muhabbet yolu:

78. A’yân-ı sâbite. Kazâ ve kader:

79-TerziBaba-(4) İstişare dosyası.

80-Terzi Baba-(5) İstişare dosyası.

81-Hayal vâdîsi’nin çıkmaz sokakları:

82-Mektuplarda yolculuk-M.Nusret-Tura.

83-2013 Umre dosyası.

84-Nusret Tura-Vecizeler ve ata sözleri.

85-Nusret Tura-Tasavvufta aşk ve gönül.

86-Terzi Baba-(6) İstişare dosyası.

87-Terzi Baba-İlâhiler derleme.

88-Nusret Tura-Divanı.Erler demine.

89-6-Her şey merkezinde hikâyesi.

90-İnsân-ı Kâmil Cild (1-kitap-1) şerhi.

91-Terzi Baba (7) Biismi has “Selâm” (13) 92-İnsân-ı Kâmil Cild (2) şerhi.

93-7. İngilizce. İslâm, İmân, İhsân, İkân, (Cibril Hadîs’i):

94-Mescid-i Dırarr-Kubbet-ulKara.

95-Terzi Baba-(8) (19/53) 96-41-Fussilet Sûresi.

97-2015 Umre dosyası.

98-Solan bahçenin kuruyan gülleri.

99-Terzi Baba-(9) İstişare dosyası.

100-14-İrfan mektebi ve şerhi-İspanyolca.

101-Bosna Hersek dosyası.

102-The SCHOOL OF WISDOM (irfan mektebi) 103-Terzi Baba yüksek lisans tezi.

104-Hacc Umreve hakikatleri.

105-Cemo ve Farko.

106-(2016) Umre dosyası.

107-Vahy ve Cebrâîl-(Fransızca) 108-Ru’ya-Mana-alemi-Tezi Baba ile ilgili zuhuratlar.

109-terzi Baba tasavvufi izahlar.

110-19-53-Şeker risalesi.

111-Lübb-ül lübb-Özün özü ve şerhi.

112-Bir kardeşin soruları ve cevapları 113-İnsân-ı Kâmil Cild (1-kitap-2) şerhi.

114-İnsân-ı Kâmil Cild (1-kitap-3) şerhi.

115-İnsân-ı Kâmil Cild (1-kitap-4) şerhi.

116-2017-Kudüs seyahati dosyası.

117-İnsân-ı Kâmil Cild (1-kitap-5) şerhi.

118-52-Tûr suresi. Ve M. Nusret tura.

119-Fu-Hi-01-Adem Fassı.

120-Fu-Hi-02-Şit Fassı.

121-Fu-Hi-03-Nuh-fassı.

122-Fu-Hi-04-İdris-05-İbrahim-fassı 123-Gülşen-i Raz-2-Terzi Baba şerhinin tamamı.

124-İbretlik bir değmez dosyası daha Satih ince.

125-2018 Umre dosyası 126-14-1-Ben’deki Terzi Babam. Murat Cağaloğlu.

127-15-2-Ben’deki Terzi Babam. Murat Cağaloğlu.

128-İbretlik bir hikâye daha. Kaf dağı ve Zümrüd-ü Anka.

129-Terzi Baba divanı. “Tüm şiirlerim.”

130-İbretlik bir hikâye daha. Kilise çanları.

131-Kur’ân-ı-Kerîmde yolculuk-53-Ayetleri ve Terzi Baba132-Kaner Yiğido-İbretlik bir hikâye daha133-1-İzmir İrfan sohbetleri.

134-2-Sohbet arası sohbetler.

135-3-Sohbet arası sohbetler.

136-4-Sohbet arası sohbetler.

137-5-Sohbet arası sohbetler.

138-6-Sohbet arası sohbetler.

139-7-Sohbet arası sohbetler.

140-8-Sohbet arası sohbetler.

141-9-Sohbet arası sohbetler.

142-10-Sohbet arası sohbetler.

143-11-Sohbet arası sohbetler.

144-12-Sohbet arası sohbetler.

145-13-Sohbet arası sohbetler.

146-14-Sohbet arası sohbetler.

147-15-Sohbet arası sohbetler.

148-16-Sohbet arası sohbetler.

149-17-Sohbet arası sohbetler.

150-18-Sohbet arası sohbetler.

151-19-Sohbet arası sohbetler.

152-20-Sohbet arası sohbetler.

153-21-Sohbet arası sohbetler.

154-22-Sohbet arası sohbetler.

155-23-Sohbet arası sohbetler.

156-24-Sohbet arası sohbetler.

157-25-Sohbet arası sohbetler.

158-26-Sohbet arası sohbetler.

159-27-Sohbet arası sohbetler.

160-28-Sohbet arası sohbetler.

161-29-Sohbet arası sohbetler.

162-30-Sohbet arası sohbetler.

163-1-7-Esmâ’ül Hüsnâ-M.Nusret Tura.

164-2-8-Esmâ’ül Hüsnâ-M.Nusret Tura.

165-9-Ku-Ker-Yol-Kıyamet Sûresi.

166-İnsan-ı Kam Cilt-1-Kitap-6-şerhi167-İnsan-ı Kam Cilt-1-Kitap-7-şerhi168-31-Sohbet arası sohbetlerden seçmeler.

169-İbretlik bir hikâye daha-Usta dan çırağına tavsiyeler170-4-Ru’ya-Mana-Alemi-TerziBabanıngörüldüğü

zuhuratlar.

171-5-Ru’ya-Mana-Alemi-Yoruma açık eğitim zuhuratları.

172-6-Ru’ya-Mana-Alemi-Tuzak-mekr-Hileli zuhuratlar.

173-2020 Umre dosyası.

174-83-Kur’an-ı kerimde yolculuk Mutaffifinsuresi.

175-Mübarek geceler ve bayramlar. İspanyolca çevirisi.

176-Korona virüs’ün düşündürdükleri.

177-Terzi Baba, “14-İrfan mektebi” tezi.

178-84-12-Ku-Ker-Yol-İnşikak suresi179-13-Terzi-Elif-Terazi-Teradi-İrfan mektebi..

180-A-Füsus’ül-Hikem-Mukaddime.

181-B-Füsus’ül-Hikem-Ayniyet ve Gayriyyet.

182-Fü-Hi-06-İSHAK FASSI183-Fü-Hi-07-İsmail-08-Yakup-fassı184-Fü-Hi-09-Yusuf Fassı185-Fü-Hi-10-Hud Fassı186-Fü-Hi-11-Salih-12-Şuayb Fassı187-Fü-Hi-13-Lut-14-Üzeyir Fassı188-Fü-Hi-15-İsa Fassı

Altı peygamber serisi:

1-15. 6 Pey-(1) Hz. Âdem Safiyyullah(a.s.) 2-21. 6 Pey-(2) Hz. Nûh Neciyyullah:(a.s.) 3-24. 6 Pey-(3) Hz. İbrâhîm Halîlûllah:(a.s.) 4-59. 6 Pey-(4) Hz. Mûsâ Kelîlmullah:(a.s.) 5-60. 6 Pey-(5) Hz. Îsâ Rûhullah:(a.s.) 6-61. 6 Pey-(6) Hz. Muhammed:(s.a.v

Terzi Baba kitapları serisi:

1-12-Terzi Baba-(1)

2-39-Terzi Baba-(2) 3-32-Terzi Baba-(3) İstişare dosyası.

4-79-Terzi Baba-(4) İstişare dosyası.

5-80-Terzi Baba-(5) İstişare dosyası.

6-86-Terzi Baba-(6) İstişare dosyası.

7-91-Terzi Baba (7) Biismi has “Selâm” (13) 8-95-Terzi Baba-(8) (19/53) 9-99-Terzi Baba-(9) İstişare dosyası.

10-103-Terzi baba yüksek lisans tezi.

11-108-Tezi Baba ile ilgili zuhuratlar.

12-109-terzi Baba tasavvufi izahlar.

13-110-19-53-Şeker risalesi.

14-126-1-Ben’deki Terzi Babam. Murat Cağaloğlu.

15-127-2-Ben’deki Terzi Babam. Murat Cağaloğlu.

16-87-Terzi Baba-İlâhiler derleme.

17-126-14-1-Ben’deki Terzi Babam. Murat Cağaloğlu.

18-127-15-2-Ben’deki Terzi Babam. Murat Cağaloğlu.

19-129-Terzi Baba divanı. “Tüm şiirlerim.”

20-131-Kur’ân-ı-Kerîmdeyolculuk-53-AyetleriveTerzi

Baba21-165-9-Ku-Ker-Yol-Kıyamet Sûresi.

Bir hikâye birçok yorum serisi.

1-25-Köle ve incir dosyası:

2-27-Genç ve elmas dosyası:

3-34-Bakara dosyası:

4-61-Bir ressam hikâyesi:

5-76-Doğdular, yaşadılar hikâyesi:

6-89-Her şey merkezinde hikâyesi.

Dîvanlar serisi:

1-1-Necdet Divanı:

2-2-Hacc Divanı:

3-16-Divân (3) 4-87-Terzi Baba-İlâhiler derleme.

5-88-Nusret Tura-Divanı.

6-129-Terzi Baba divanı, tüm şiirlerim.

İbretlik dosyalar serisi.

1-17-kevkeb-kayan yıldızlar.

2-23-İbretlik değmez dosyası.

3-73-Celâl Cemâl Celâl“hayalî Kamer’in hayal vâdîsi”

4-81-Hayal vadisinin çıkmaz sokakları.

5-93-Mescid-i dırar/Kubbet-ul kara.

6-98-Solan bahçenin/kuruyan gülleri.

7-105-Cemo ve Farko.

8-112-Bir kardeşin soruları ve cevapları.

9-124-İbretlik bir değmez dosyası daha. Satih ince.

10-128-İbretlikbirhikâyedaha.KafdağıveZümrüd-ü

Anka.

11-130-İbretlik bir hikâye daha. Kilise çanları.

12-132-Kaner Yiğido-İbretlik bir hikâye daha13-169-İbretlik bir hikâye daha-Usta dan çırağına

tavsiyeler

Umre dosyaları serisi

1-2. Hacc Divanı:

2-20. Terzi Baba Umre (2009) 3-33. Terzi Baba Umre dosyası: (2010) 4-74. 2012 Umre dosyası:

5-83-2013 Umre dosyası.

6-97-2015Umre dosyası.

7-106-(2016) Umre dosyası.

8-104-Hacc Umreve hakikatleri.

9-125-2018 Umre dosyası.

10-173-2020-Umre dosyası.

Diğer dillere çevrilen Terzi Baba kitaplarıserisi 1-5. Salât-Namaz ve Ezan-ı muhammedi’de Bazı hakikatler:“İngilizce, İspanyolca”

2-6. İslâm’da Mübarek Geceler, bayramlar ve

Hakikatleri:(Fransızca) 3-46. İngilizce, Salât-Namaz:

4-47. İspanyolca, Salât-Namaz:

5-48. Fransızca İrfan mektebi:

6-71. Mü-Geceler-Fran-les-nuits:

7-93-7. İngilizce. İslâm, İmân, İhsân, İkân, (Cibril Hadîs’i):

8-100-14-İrfan mektebi ve şerhi-İspanyolca.

9-107-Vahy ve Cebrâîl-(Fransızca) 10-175-Mübarek geceler ve bayramlar. İspanyolca çevirisi.

Mektuplar ve zuhuratlar serisi:

Terzi Baba İnternetdosyaları:

Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar.

1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-

Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar.

11-12-13-14-15-16-17-18-19-20-

Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar .

21-22-23-24-25-26-27-28-29-30-

Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar.

31-32-33-34-35-36-37-38-39-40-

Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar.

41-42-43-44-45-46-47-48-49-50-

Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar.

51-52-53-54-55-56-57-58-59-60-

Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar.

61-62-63-64-65-66-67-68-69-70-

Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar.

71-72-73-74-75-76-77-78-79-80-

Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar.

81-82-83-84-85-86-87-88-89-90-

Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar.

91-92-93-94-95-96-97-98-99-100-

Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar.

101-102-103-104-105-106-107-108-109-110

Kitaplardevam ediyor şu an Yekün= (188+110=298)
