# Fâtiha Sûresi, 7. Âyet (1:7)

> صِرَٰطَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ ٱلْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا ٱلضَّآلِّينَ

*Sirâta-lleżîne en'amte ‘aleyhim ġayri-lmaġdûbi ‘aleyhim velâ-ddâllîn(e)*

**Meal (Diyanet):** (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/1/7

---

## İşârî / Bâtınî Tefsir

{"generalIshari":"Bu ayet, kulun Allah'tan doğru yolu, yani 'sırat-ı müstakim'i talep etmesinin bir devamıdır. İşari olarak, bu yol, sadece zahiri ibadetlerle sınırlı kalmayıp, batıni bir arınma ve manevi yükselişi ifade eder. 'Nimete erdirdiğin kimseler', peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihler zümresidir ki, bunlar Allah'ın rızasına ermiş, kalpleri nurla dolmuş, nefisleri tezkiye olmuş ve ruhları kemale ermişlerdir. Onların yolu, Allah'a vuslat yoludur. 'Gazaba uğrayanlar' ise, hakikati bildikleri halde inkar edenler, kibir ve benlik perdesiyle hakikatten yüz çevirenlerdir. 'Sapıtanlar' ise, cehaletleri veya nefislerinin aldatmasıyla doğru yoldan sapanlardır. Kul, bu ayetle, sadece doğru yolu değil, aynı zamanda o yolda yürüyenlerin halini ve makamını da talep etmektedir. Bu, bir nevi 'hal ile talep'tir; yani o hallere bürünmeyi, o makamlara erişmeyi istemektir.","terzibabaPerspective":"Terzibaba Hazretleri'nin perspektifinden bu ayet, 'hal' ve 'makam' talep etmenin önemini vurgular. 'Nimete erdirdiğin kimseler', Allah'ın kendilerine 'feyz-i ilahi' ve 'nur-u Muhammedi' ihsan ettiği, kalpleri 'aşk-ı ilahi' ile dolup taşan, 'fenafillah' ve 'bekabillah' mertebelerine ulaşmış kâmil mürşitlerdir. Onların yolu, 'tarikat-ı Muhammediye'dir. Bu yol, 'nefsin tezkiyesi', 'kalbin tasfiyesi' ve 'ruhun terbiyesi' ile mümkündür. Terzibaba, bu ayeti okuyan dervişin, sadece dil ile değil, tüm varlığıyla bu kâmil zatların hallerine bürünmeyi, onların ahlakıyla ahlaklanmayı ve onların manevi mirasından nasiplenmeyi dilemesi gerektiğini öğretir. 'Gazaba uğrayanlar' ve 'sapıtanlar' ise, nefislerinin esiri olmuş, dünya sevgisine dalmış, manevi körlük içinde yaşayanlardır. Terzibaba, bu ayetle, dervişi, bu tür hallerden uzak durmaya ve daima 'mürşid-i kâmil'in rehberliğine sığınmaya teşvik eder.","ibnArabiContext":"İbn Arabî Hazretleri'nin 'Vahdet-i Vücud' anlayışı çerçevesinde bu ayet, 'hakikat-i Muhammediye'nin yolunu işaret eder. 'Nimete erdirdiğin kimseler', 'insan-ı kâmil'lerdir ki, onlar 'hakikat-i Muhammediye'nin mazharıdırlar. Onların yolu, 'cem' ve 'fark' mertebelerini idrak ederek, 'kesret'te 'vahdet'i, 'vahdet'te 'kesret'i müşahede etme yoludur. Bu yol, 'zahir' ve 'batın'ın birleştiği, 'şeriat' ve 'hakikat'in bütünleştiği yoldur. İbn Arabî'ye göre, 'gazaba uğrayanlar', Allah'ın 'celal' sıfatının tecellisine maruz kalanlar, yani 'vahdet'i inkar edip 'kesret'te takılı kalanlardır. 'Sapıtanlar' ise, 'vahdet'i idrak edemeyip, 'kesret'in labirentlerinde kaybolanlardır. Kul, bu ayetle, 'hakikat-i Muhammediye'nin nuruyla aydınlanmayı, 'vahdet-i vücud' sırrına ermeyi ve 'insan-ı kâmil'in makamına ulaşmayı talep etmektedir.","mesneviContext":"Mevlana Celaleddin Rumi'nin Mesnevi'sindeki işari tefsirde bu ayet, 'aşk' ve 'vuslat' yolunu anlatır. 'Nimete erdirdiğin kimseler', 'aşk-ı ilahi' ile yanıp tutuşan, 'can'larını 'canan'a feda eden, 'pervane' gibi 'ateş-i aşk'a atılan 'aşık'lardır. Onların yolu, 'nefsin heva ve heveslerinden arınarak', 'kalbin safiyetine' ulaşma yoludur. Bu yol, 'aşk'ın rehberliğinde 'Hakk'a doğru yapılan bir 'seyr-ü süluk'tur. Mesnevi'de 'gazaba uğrayanlar', 'akıl' ve 'mantık' zincirleriyle 'aşk'ın kanatlarını bağlayanlar, 'benlik' ve 'gurur' perdesine takılanlardır. 'Sapıtanlar' ise, 'aşk'ın yolunu bilmeyip, 'dünya'nın geçici zevklerine aldananlardır. Kul, bu ayetle, 'aşk-ı ilahi' ile dolup taşmayı, 'vuslat' şarabından içmeyi ve 'aşık'ların safına katılmayı dilemektedir.","seyrSuluk":"Seyr-ü süluk açısından bu ayet, müridin manevi yolculuğunda hedeflediği 'makam'ı ve kaçınması gereken 'haller'i açıkça belirtir. 'Nimete erdirdiğin kimseler', 'fenafillah' ve 'bekabillah' mertebelerine ulaşmış, 'nefs-i mutmainne' ve 'nefs-i raziye' makamlarında bulunan 'salik'lerdir. Onların yolu, 'zikir', 'fikir', 'şükür' ve 'sabır' ile dolu, 'riya'dan, 'ucb'dan, 'kibir'den arınmış bir yoldur. Mürid, bu ayetle, bu 'kâmil'lerin hallerine bürünmeyi, onların 'sır'larına vakıf olmayı ve onların 'feyz'inden istifade etmeyi talep eder. 'Gazaba uğrayanlar' ve 'sapıtanlar' ise, 'nefs-i emmare' ve 'nefs-i levvame'nin esiri olmuş, 'riya', 'kibir', 'hırs' gibi kötü ahlaklarla malul olanlardır. Mürid, bu ayetle, bu tür manevi hastalıklardan korunmayı ve 'irşad' yolunda sebat etmeyi niyaz eder.","lifeLessons":"Bu ayet, günlük hayatımızda doğru seçimler yapmamız ve doğru insanlarla birlikte olmamız gerektiği konusunda önemli dersler içerir. 'Nimete erdirdiğin kimseler', hayatlarında başarıya ulaşmış, huzurlu, mutlu ve başkalarına ilham veren insanlardır. Onların yolu, dürüstlük, çalışkanlık, merhamet ve adaletle dolu bir yoldur. Biz de hayatımızda bu tür insanları örnek almalı, onların izinden gitmeliyiz. 'Gazaba uğrayanlar' ve 'sapıtanlar' ise, hayatlarında yanlış kararlar almış, mutsuz, huzursuz ve başkalarına zarar veren insanlardır. Onların yolu, hile, tembellik, bencillik ve haksızlıkla dolu bir yoldur. Bu ayet bize, bu tür insanlardan uzak durmamız, onların kötü alışkanlıklarından ve düşüncelerinden etkilenmememiz gerektiğini öğretir. Kısacası, bu ayet, hayatımızda 'iyi'yi ve 'doğru'yu seçme, 'kötü'den ve 'yanlış'tan uzak durma konusunda bize rehberlik eder."}

## Tefsir

{"title":"Birleştirilmiş Tefsir — Fatiha Suresi 7. Ayet","tefsir":"Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapıtanların yoluna değil.\n\nBu son ayet, sırât-ı mustakîm'i üç grup insan üzerinden somutlaştırır: nimet verilenler, gazaba uğrayanlar ve sapıtanlar.\n\n'En'amte aleyhim' (kendilerine nimet verdiklerin) ifadesindeki 'in'âm', Râgıb'ın tanımıyla 'özellikle lütfedilerek verilen nimet'tir. Nîmet'in kök anlamı 'yumuşaklık ve hoşluk'tur. Allah'ın ni'meti, hem maddi (sağlık, rızık) hem manevi (iman, hidayet) nimetleri kapsar. Fîrûzâbâdî, burada kastedilen nimetin 'hidayet nimeti' olduğunu belirtir — yani peygamberler, sıddîklar, şehitler ve sâlihlerin yolu (Basâiru Zevi't-Temyîz). Bu, Nisâ 69 ayetiyle teyit edilir.\n\n'Mağdûbi aleyhim' (gazaba uğrayanlar) kavramındaki 'ğadab', Râgıb'a göre 'bir kötülüğe karşı duyulan şiddetli hoşnutsuzluk ve bunun cezalandırma iradesine dönüşmesi'dir. Allah'ın gazabı beşerî öfke gibi değildir — o, adaletin tezahürüdür (el-Müfredât). Kefevî, gazabın 'hakikati bilip de ona aykırı davrananlar'a yönelik olduğunu belirtir: bilgi var ama amel yok (el-Külliyyât).\n\n'Dâllîn' (sapıtanlar) kavramındaki 'dalâl', İbn Kuteybe'ye göre 'yolunu kaybetmek, hedeften sapmak'tır (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân). Kefevî, dalâlin gazaptan farkını şöyle açıklar: gazaba uğrayanlar bilerek isyan ederler; sapıtanlar ise bilmeden veya yanlış bilgiyle haktan uzaklaşırlar. İkisi de tehlikelidir ama sebepleri farklıdır (el-Külliyyât).\n\nIzutsu, bu üçlü ayrımın Kur'an'ın insan tipolojisini özetlediğini belirtir: (1) Hakikati bilip yaşayanlar — nimet ehli, (2) Hakikati bilip reddedenler — gazap ehli, (3) Hakikati hiç tanımayan veya yanlış tanıyanlar — dalâlet ehli. Kur'an, insanı bu üçünden birincisine çağırır.\n\nTerzibaba perspektifinden bu ayet, sâlikin kendini sürekli muhasebe etmesinin formülüdür: 'Ben hangi gruptayım? Nimet ehlinin yolunda mıyım, yoksa gazap veya dalâlet tehlikesi altında mıyım?' Bu soru, her namazda tekrarlanarak insanı uyanık tutar.\n\nFatiha'nın 'Âmîn' ile tamamlanması, bu duanın bir yakarış olduğunu ve Allah'ın kabul etmesinin umulduğunu gösterir. Böylece yedi ayet, tevhidin özünden (1-4) kulluğun pratiğine (5) ve hidayetin talebine (6-7) uzanan mükemmel bir dua kompozisyonu oluşturur.","sources":["Râgıb el-İsfehânî, el-Müfredât","Fîrûzâbâdî, Basâiru Zevi't-Temyîz","Ebu'l-Bekâ el-Kefevî, el-Külliyyât","İbn Kuteybe, Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","Toshihiko Izutsu, Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Doğru yol üç insan grubu üzerinden somutlaştırılır: nimet ehli, gazap ehli, dalâlet ehli.","keyConcepts":[{"word":"أَنْعَمْتَ","root":"ن ع م","rootLatin":"N-A-M","meaning":"Nimet verdiğin; özellikle hidayet nimetiyle lütfettiğin kimseler.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Burada kastedilen nimet hidayet nimetidir — peygamberler, sıddîklar, şehitler ve sâlihlerin yolu (Nisâ 69)."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Nîmet'in kök anlamı 'yumuşaklık ve hoşluk'tur. Allah'ın nimeti hem maddi hem manevi nimetleri kapsar."}]},{"word":"ٱلْمَغْضُوبِ","root":"غ ض ب","rootLatin":"Ğ-D-B","meaning":"Gazaba uğrayanlar; hakikati bilip de aykırı davrananlar.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Gazap, hakikati bilip de ona aykırı davrananlaradır: bilgi var ama amel yok."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Gadab, bir kötülüğe karşı duyulan şiddetli hoşnutsuzluk ve cezalandırma iradesidir. Allah'ın gazabı adaletin tezahürüdür."}]},{"word":"ٱلضَّآلِّينَ","root":"ض ل ل","rootLatin":"D-L-L","meaning":"Sapıtanlar; yolunu kaybetmiş, hedeften uzaklaşmış olanlar.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Dalâl, yolunu kaybetmek, hedeften sapmaktır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Bu üçlü ayrım Kur'an'ın insan tipolojisini özetler: (1) hakikati bilip yaşayanlar, (2) bilip reddedenler, (3) hiç tanımayanlar."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["hidayet-dalalet","iman","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"صِرَٰطَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ص-ر-ط","rootLatin":"s-r-t","lemma":"صِرَاط","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mansûb (öncesinde gizli bir 'اهدنا' fiili takdir edildiği için mef'ûlün bih olarak da düşünülebilir)","gloss":"yolu"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"Mebnî olduğu için mecrûr mahalde, صِرَٰطَ kelimesinin muzâfun ileyhi","gloss":"kimselerin"},{"position":3,"surface":"أَنْعَمْتَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-ع-م","rootLatin":"n-'-m","lemma":"أَنْعَمَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"nimet verdin"},{"position":4,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":4,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahalde","gloss":"onların"},{"position":5,"surface":"غَيْرِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"غ-ي-ر","rootLatin":"ğ-y-r","lemma":"غَيْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"صِرَٰطَ kelimesinin bedeli olduğu için mecrûr","gloss":"değil"},{"position":6,"surface":"ٱلْمَغْضُوبِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"غ-ض-ب","rootLatin":"ğ-d-b","lemma":"مَغْضُوب","form":"Mef'ûl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"gazaba uğrayanların"},{"position":7,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":7,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahalde","gloss":"onların"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":9,"surface":"ٱلضَّآلِّينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","lemma":"ضَالّ","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki kelimeye atfedildiği için mecrûr","gloss":"sapıtanların"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *1/5- 7*
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *1/5-7*
- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *1/7*
- **Mü'minûn Sûresi** · *1/6-7*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *1/5-7*
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *1/5-7*
- **Mü'minûn Sûresi** · *1/6-7*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *1/5- 7*
- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *1/7*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *1/5-7*
- **Muhammed Sûresi** · *Fatiha sûresi 7. Âyette*
- **En'âm Sûresi** · *Fatiha sûresi 7. Âyette*
