# Yûnus Sûresi, 102. Âyet (10:102)

> فَهَلْ يَنتَظِرُونَ إِلَّا مِثْلَ أَيَّامِ ٱلَّذِينَ خَلَوْا۟ مِن قَبْلِهِمْ ۚ قُلْ فَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُنتَظِرِينَ

*Fehel yentezirûne illâ miśle eyyâmi-lleżîne ḣalev min kablihim(c) kul fentezirû innî me'akum mine-lmuntezirîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlar sadece, kendilerinden önce gelip geçenlerin başlarına gelen (azap dolu) günlerin benzerini mi bekliyorlar? De ki: "Bekleyin bakalım, ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/10/102

---

## Tefsir

{"topics":["kissa-gecmis-kavimler","musrikler","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":1,"surface":"هَلْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَلْ","form":"-","features":{},"irabReason":"İstifham harfi olduğu için mebnî","gloss":"mi"},{"position":2,"surface":"يَنتَظِرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ن-ظ-ر","rootLatin":"n-z-r","lemma":"اِنْتَظَرَ","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"bekliyorlar"},{"position":3,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstisna","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"İstisna harfi olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":4,"surface":"مِثْلَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-ث-ل","rootLatin":"m-s-l","lemma":"مِثْل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"benzeri"},{"position":5,"surface":"أَيَّامِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"günleri"},{"position":6,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"o kimseler ki"},{"position":7,"surface":"خَلَوْا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ل-و","rootLatin":"kh-l-w","lemma":"خَلَا","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geçip gittiler"},{"position":8,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":9,"surface":"قَبْلِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"قَبْل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"önce"},{"position":9,"surface":"هِمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":10,"surface":"قُلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"de ki"},{"position":11,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":11,"surface":"ٱنتَظِرُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ن-ظ-ر","rootLatin":"n-z-r","lemma":"اِنْتَظَرَ","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"bekleyin"},{"position":12,"surface":"إِنِّى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i te'kid olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz ben"},{"position":12,"surface":"ى","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"ben"},{"position":13,"surface":"مَعَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"م-ع-ي","rootLatin":"m-'-y","lemma":"مَعَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"ile beraber"},{"position":13,"surface":"كُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":14,"surface":"مِّنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":15,"surface":"ٱلْمُنتَظِرِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ن-ظ-ر","rootLatin":"n-z-r","lemma":"مُنْتَظِر","form":"İfti'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bekleyenlerden"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Yûnus Suresi'nin 102. ayeti, inkarcıların geçmiş ümmetlerin başına gelen felaketleri bekleyip beklemediklerini sorgulayarak, Hz. Peygamber'e de onlarla birlikte beklemesini emretmektedir. Ayet, 'beklemek' ve 'geçmiş ümmetler' kavramları üzerinden ilahi adaletin tecellisine vurgu yapar.","keyConcepts":[{"word":"يَنتَظِرُونَ","root":"ن ظ ر","rootLatin":"n-z-r","meaning":"Gözlemek, beklemek, bir şeyin olmasını ummak veya endişe etmek anlamlarına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nazar' kökünün 'basiret' ve 'intizar' gibi anlamlara geldiğini belirtir. 'İntizar', bir şeyin meydana gelmesini beklemek, gözlemek demektir. Ayetteki 'yentezirûne' ifadesi, inkarcıların kendilerinden önceki kavimlerin başına gelen azabı bekleyip beklemedikleri, yani o akıbeti hak edip etmedikleri sorgulanmaktadır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'intizar' kelimesinin Kur'an'da bazen 'beklemek' bazen de 'gözlemek' anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, 'kendilerinden öncekilerin başına gelen felaketleri mi bekliyorlar?' şeklinde, yani o felaketlerin kendilerine de gelmesini mi gözlüyorlar manasındadır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'nazar' kökünün Kur'an'daki kullanımının sadece fiziksel görme ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda 'düşünmek', 'beklemek' ve 'sonucu gözlemek' gibi entelektüel ve duygusal boyutları da içerdiğini belirtir. Ayetteki 'yentezirûne', inkarcıların geçmişin derslerinden ibret almayıp, benzer bir sonu beklemeleri anlamında kullanılır."}]},{"word":"أَيَّامِ","root":"ي و م","rootLatin":"y-w-m","meaning":"Burada 'günler'den ziyade, geçmiş ümmetlerin yaşadığı olaylar, başlarına gelen felaketler ve akıbetler anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'eyyâm' kelimesinin Kur'an'da bazen 'günler' anlamında, bazen de 'olaylar', 'hadiseler' ve 'geçmiş milletlerin başına gelen musibetler' anlamında kullanıldığını açıklar. Bu ayetteki 'eyyâmi'l-lezîne halav' ifadesi, geçmiş kavimlerin yaşadığı felaketleri, helak oluşlarını ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'yevm' kelimesinin sadece zaman dilimini değil, aynı zamanda o zaman diliminde meydana gelen önemli olayları ve akıbetleri de ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'eyyâm' kelimesi, geçmiş ümmetlerin helak edilişleri gibi büyük ve ibret verici olayları kasteder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'yevm' kelimesinin Kur'an'da mecazi kullanımlarına dikkat çeker. Bu ayetteki 'eyyâm', geçmiş kavimlerin yaşadığı 'musibet günleri' veya 'helak günleri' anlamında kullanılarak, onların akıbetlerinin bir ibret vesilesi olduğunu vurgular."}]},{"word":"خَلَوْا۟","root":"خ ل و","rootLatin":"h-l-w","meaning":"Geçip gitmek, sona ermek, boş kalmak anlamlarına gelir; burada geçmiş ümmetlerin yok olup gitmesini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'halâ' fiilinin 'bir yerin boş kalması', 'bir şeyin geçip gitmesi' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'halav' ifadesi, kendilerinden önceki kavimlerin helak olup, yeryüzünden silinip gitmelerini, yani varlıklarının sona ermesini ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Es-Sicistânî, 'halâ' fiilinin Kur'an'da 'geçmiş' ve 'yok olmuş' anlamlarında kullanıldığını açıklar. Bu ayetteki 'halav', geçmiş ümmetlerin helak olarak ortadan kalktıklarını, geride sadece ibretlik kalıntılar bıraktıklarını vurgular."}]},{"word":"ٱلْمُنتَظِرِينَ","root":"ن ظ ر","rootLatin":"n-z-r","meaning":"Bekleyenler, gözleyenler; burada hem inkarcıların akıbetini hem de ilahi adaletin tecellisini bekleyenleri ifade eder.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"El-Kefevî, 'müntazır' kelimesinin 'bir şeyin olmasını bekleyen kişi' anlamına geldiğini ve bu beklemenin bazen umutla, bazen de korkuyla olabileceğini belirtir. Ayetteki 'minel-müntazirîn' ifadesi, hem inkarcıların azabı bekleyişini hem de Hz. Peygamber'in ilahi adaletin tecellisini bekleyişini kapsar."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'intizar'ın 'bir şeyin meydana gelmesini gözlemek' olduğunu ve bu ayetteki 'müntazirîn' kelimesinin, Hz. Peygamber'in inkarcıların akıbetini, ilahi vaadin gerçekleşmesini bekleyenlerden olduğunu ifade ettiğini açıklar. Bu, bir tehdit ve uyarı niteliği taşır."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/102*
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/102*
