# Yûnus Sûresi, 50. Âyet (10:50)

> قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَتَىٰكُمْ عَذَابُهُۥ بَيَـٰتًا أَوْ نَهَارًا مَّاذَا يَسْتَعْجِلُ مِنْهُ ٱلْمُجْرِمُونَ

*Kul eraeytum in etâkum ‘ażâbuhu beyâten ev nehâran mâżâ yesta'cilu minhu-lmucrimûn(e)*

**Meal (Diyanet):** De ki: "Söyleyin bakalım, O'nun azabı size geceleyin veya gündüzün (ansızın) gelecek olsa, suçlular bunun hangisini acele isterler?!" (Bunların hiçbiri istenecek bir şey değildir.)

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/10/50

---

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","musrikler","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قُلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق و ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَوْل","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"De ki"},{"position":2,"surface":"أَرَءَيْتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر أ ي","rootLatin":"r-'-y","lemma":"رُؤْيَة","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"Gördünüz mü?"},{"position":2,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"İstifham Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"mi?"},{"position":2,"surface":"رَأَيْتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر أ ي","rootLatin":"r-'-y","lemma":"رُؤْيَة","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gördünüz"},{"position":3,"surface":"إِنْ","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"eğer"},{"position":4,"surface":"أَتَىٰكُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"أ ت ي","rootLatin":"'-t-y","lemma":"إِتْيَان","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gelirse"},{"position":4,"surface":"كُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"size"},{"position":5,"surface":"عَذَابُهُۥ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع ذ ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"azabı"},{"position":5,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":6,"surface":"بَيَـٰتًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ب ي ت","rootLatin":"b-y-t","lemma":"بَيَات","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"geceleyin"},{"position":7,"surface":"أَوْ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"veya"},{"position":8,"surface":"نَهَارًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ن ه ر","rootLatin":"n-h-r","lemma":"نَهَار","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki kelimeye atfedildiği için mansûb","gloss":"gündüz"},{"position":9,"surface":"مَّاذَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İstifham ismi olduğu için mebnî","gloss":"ne"},{"position":10,"surface":"يَسْتَعْجِلُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع ج ل","rootLatin":"'-j-l","lemma":"اِسْتِعْجَال","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"acele ediyor"},{"position":11,"surface":"مِنْهُ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ondan"},{"position":11,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"den"},{"position":11,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o"},{"position":12,"surface":"ٱلْمُجْرِمُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ج ر م","rootLatin":"j-r-m","lemma":"إِجْرَام","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"suçlular"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Yûnus Suresi 50. ayet, Allah'ın azabının ansızın gelmesi durumunda suçluların durumunu sorgulamaktadır. Ayet, 'azap' kavramının vuku bulma biçimlerini ve 'mücrim'lerin bu duruma karşı takındıkları tavrı dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"أَرَءَيْتُمْ","root":"ر أ ى","rootLatin":"r-e-y","meaning":"Gördünüz mü, düşündünüz mü, haber verin anlamında bir soru edatıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 're'y' kelimesinin hem gözle görme hem de kalple idrak etme, düşünme ve bilgi edinme anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'erâeytüm' ifadesi, muhatapların bu durum karşısındaki düşüncelerini ve varsayımlarını sormak için kullanılmıştır, yani 'haber verin, ne düşünürsünüz?' manasındadır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'erâeytüm' ifadesinin Kur'an'da sıkça 'ahbirûnî' (bana haber verin) anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayette de Allah'ın azabının gelmesi durumunda suçluların ne yapacakları konusunda bir haber alma, bir cevap bekleme amacı taşır."}]},{"word":"عَذَابُهُۥ","root":"ع ذ ب","rootLatin":"a-z-b","meaning":"Allah'ın kullarına isyanları sebebiyle verdiği ceza, azap.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'azâb' kelimesinin kökeninin 'tatlı suyu içmekten alıkoymak' anlamına geldiğini ve bu sebeple 'acı veren, sıkıntı veren şey' için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'azâbuhû' ifadesi, Allah'ın isyankar kullarına yönelik, onlara acı ve sıkıntı verecek olan cezasını ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'azâb' kavramının genellikle Allah'ın gazabının bir tezahürü olarak, hem dünyevi hem de uhrevi cezaları kapsadığını vurgular. Bu ayetteki 'azâbuhû', Allah'ın kudretinin bir göstergesi olarak ansızın gelebilecek ilahi cezayı işaret eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'azâb'ın 'şiddetli ceza' ve 'sıkıntı veren şey' olarak tanımlandığını belirtir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın azabının gece veya gündüz gelmesi, bu cezanın beklenmedik bir anda ve şiddetli bir şekilde vuku bulacağını vurgular."}]},{"word":"بَيَـٰتًا","root":"ب ي ت","rootLatin":"b-y-t","meaning":"Geceleyin, gece vakti ansızın gelme.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'beyât' kelimesinin 'geceleyin gelmek' anlamına geldiğini ve genellikle beklenmedik, ansızın vuku bulan olaylar için kullanıldığını açıklar. Ayetteki 'beyâten', azabın gece vakti, insanların gaflet anında gelebileceğine işaret eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'beyt' kökünden türeyen 'beyât'ın, 'geceyi geçirmek' ve 'geceleyin bir yere gelmek' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki kullanımı, azabın geceleyin, insanların hazırlıksız olduğu bir zamanda gelme ihtimalini vurgular."}]},{"word":"نَهَارًا","root":"ن ه ر","rootLatin":"n-h-r","meaning":"Gündüz vakti, gün içinde.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'nehâr' kelimesinin 'gündüz' anlamına geldiğini ve 'beyât' ile birlikte kullanıldığında, azabın zaman sınırlaması olmaksızın, her an gelebileceğini ifade ettiğini belirtir. Bu, ilahi cezanın kaçınılmazlığını ve her an vuku bulabileceğini gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'nehâr'ın 'gündüz' anlamında kullanıldığını ve 'beyât' ile birlikte zikredilmesinin, azabın geliş zamanının belirsizliğini ve her an gerçekleşebileceğini pekiştirdiğini açıklar. Bu, mücrimler için sürekli bir tehdit ve uyarı niteliğindedir."}]},{"word":"يَسْتَعْجِلُ","root":"ع ج ل","rootLatin":"a-c-l","meaning":"Acele etmek, çabuklaştırmak, bir şeyi vaktinden önce istemek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'acele' kelimesinin 'bir şeyi vaktinden önce istemek veya yapmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yesta'cilü' fiili, suçluların alaycı bir şekilde veya gafletle, kendilerine vaat edilen azabın bir an önce gelmesini istemelerini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'isti'câl'in 'bir şeyi aceleyle talep etmek' olduğunu ve Kur'an'da genellikle inkarcıların azabı alaycı bir şekilde talep etmeleri bağlamında kullanıldığını açıklar. Bu ayette de mücrimlerin, azabın gelmesini küçümseyerek veya inanmayarak talep etmeleri kınanmaktadır."}]},{"word":"ٱلْمُجْرِمُونَ","root":"ج ر م","rootLatin":"c-r-m","meaning":"Suç işleyenler, günahkarlar, inkarcılar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cürüm' kelimesinin 'günah işlemek, suç işlemek' anlamına geldiğini ve 'mücrim'in de bu fiili işleyen kişi olduğunu belirtir. Ayetteki 'el-mücrimûn', Allah'ın emirlerine karşı gelen, isyan eden ve azabı hak eden kimseleri ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'mücrim' kavramının sadece hukuki bir suçlu olmaktan öte, Allah'a karşı gelerek büyük günahlar işleyen, inkarcı ve ahlaki yozlaşma içinde olan kişileri ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'el-mücrimûn', Allah'ın azabını hafife alan ve ona karşı gelen inkarcı topluluğu temsil eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'mücrim' kelimesinin Kur'an'da genellikle Allah'ın ayetlerini yalanlayan, peygamberlere karşı çıkan ve ahiret hayatını inkar eden kimseler için kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'el-mücrimûn', bu türden inkarcıların azap karşısındaki pervasız tutumlarını sergiler."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/50*
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/50*
- **Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *10/50*
