# Yûnus Sûresi, 55. Âyet (10:55)

> أَلَآ إِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۗ أَلَآ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

*Elâ inne li(A)llâhi mâ fî-ssemâvâti vel-ard(i)(k) elâ inne va'da(A)llâhi hakkun velâkinne ekśerahum lâ ya'lemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Yine bilesiniz ki, Allah'ın va'di haktır. Fakat onların çoğu bunu bilmez.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/10/55

---

## Tefsir

{"topics":["tevhid","kader","gayb","iman"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَلَآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tenbîh","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَلَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"İyi bilin ki"},{"position":2,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"muhakkak ki"},{"position":3,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":3,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهِ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'ın"},{"position":4,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"şey"},{"position":5,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":6,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاوَات","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gökler"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"a-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mecrûr isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"yer"},{"position":8,"surface":"أَلَآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tenbîh","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَلَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"İyi bilin ki"},{"position":9,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"muhakkak ki"},{"position":10,"surface":"وَعْدَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-'-d","lemma":"وَعْد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"sözü"},{"position":11,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهِ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah'ın"},{"position":12,"surface":"حَقٌّۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"h-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"gerçektir"},{"position":13,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":13,"surface":"لَـٰكِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd (İnne'nin kardeşlerinden)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَـٰكِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"fakat"},{"position":14,"surface":"أَكْثَرَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ك-ث-ر","rootLatin":"k-th-r","lemma":"أَكْثَر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Lakinne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"çoğu"},{"position":14,"surface":"هُمْ","pos":"zamir","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":15,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":16,"surface":"يَعْلَمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"bilirler"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın göklerde ve yerde olan her şeyin sahibi olduğunu ve vaadinin hakikat olduğunu vurgular. Ancak insanların çoğunluğunun bu gerçeği idrak edemediğine dikkat çeker. Anahtar kavramlar, mülkiyet, vaat ve bilginin önemini ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"لِلَّهِ","root":"أ ل ه","rootLatin":"e-l-h","meaning":"Bu kelime, tüm varoluşun sahibi ve yaratıcısı olan yüce Allah'ı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Allah lafzı, bütün kemâl sıfatları kendisinde toplayan, noksan sıfatlardan münezzeh olan, ibadete layık tek varlığın özel ismidir. Ayetteki 'لِلَّهِ' ifadesi, göklerde ve yerde olan her şeyin mutlak mülkiyetinin ve tasarrufunun yalnızca O'na ait olduğunu belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Allah ismi, zat-ı vâcibü'l-vücûd'a delalet eden özel bir isimdir ve hiçbir şeye ortak koşulmaz. Ayetteki kullanımı, mülkiyetin ve hükümranlığın sadece O'na ait olduğunu, dolayısıyla vaadinin de bu mutlak kudretin bir tezahürü olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","root":"س م و","rootLatin":"s-m-v","meaning":"Gökler, Allah'ın kudretinin ve mülkiyetinin genişliğini gösteren, yeryüzünün üstündeki tüm âlemleri kapsayan varlıklardır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Semâvât kelimesi, yeryüzünün üstünde bulunan ve Allah'ın kudretinin tecelligahı olan her şeyi ifade eder. Ayetteki 'مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ' ifadesi, göklerdeki tüm varlıkların Allah'ın mülkiyetinde olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Semâvât, 'yüksek olan' anlamından gelir ve Kur'an'da genellikle yedi kat gök olarak zikredilir. Bu ayette ise, Allah'ın mülkiyetinin sadece yeryüzüyle sınırlı olmadığını, aksine tüm gökleri ve içindekileri kapsadığını mecazi bir anlatımla ifade eder."}]},{"word":"ٱلْأَرْضِ","root":"أ ر ض","rootLatin":"e-r-d","meaning":"Yeryüzü, üzerinde canlıların yaşadığı, Allah'ın yarattığı ve mülkiyetinde olan gezegendir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Arz, 'yeryüzü' anlamına gelir ve Kur'an'da genellikle göklerle birlikte zikredilerek Allah'ın yaratma ve mülkiyet kudretinin genişliğini gösterir. Ayetteki 'مَا فِى ٱلْأَرْضِ' ifadesi, yeryüzündeki her şeyin Allah'a ait olduğunu açıkça belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Arz kelimesi, 'genişlemek, yayılmak' kökünden gelir ve üzerinde yaşadığımız gezegeni ifade eder. Ayetteki bağlamda, Allah'ın mülkiyetinin sadece gökleri değil, aynı zamanda yeryüzünü ve üzerindeki tüm varlıkları da kapsadığını vurgular."}]},{"word":"وَعْدَ","root":"و ع د","rootLatin":"v-a-d","meaning":"Allah'ın vaadi, O'nun kesinlikle gerçekleşecek olan sözü ve hükmüdür.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Va'd, 'söz vermek' anlamına gelir ve Kur'an'da Allah'a nispet edildiğinde, O'nun sözünün kesinlikle gerçekleşeceği ve asla değişmeyeceği anlamını taşır. Ayetteki 'وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ' ifadesi, Allah'ın verdiği her sözün, özellikle de kıyamet, hesap ve ahiret ile ilgili vaatlerinin mutlak bir gerçeklik olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Va'd, hem hayır hem de şer için kullanılabilirken, Allah'a nispet edildiğinde genellikle hayır ve müjde anlamında kullanılır. Bu ayette ise, Allah'ın vaadinin 'hak' olması, O'nun sözünün doğruluğunu, gerçekleşeceğini ve şüphe götürmezliğini ifade eder."}]},{"word":"حَقٌّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Hak, doğru, gerçek ve sabit olan, şüphe götürmeyen şeydir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hak, 'doğruluk, gerçeklik, sabitlik' anlamlarına gelir. Allah'ın vaadinin 'hak' olması, O'nun sözünün asla değişmeyeceğini, kesinlikle gerçekleşeceğini ve hiçbir şüpheye mahal bırakmayacağını ifade eder. Bu, Allah'ın kudret ve ilminin bir gereğidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hak' kavramının Kur'an'da merkezi bir rol oynadığını ve 'gerçeklik, doğruluk, adalet' gibi geniş anlamları kapsadığını belirtir. Ayetteki 'وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ' ifadesi, Allah'ın vaadinin sadece bir söz değil, aynı zamanda evrensel bir gerçeklik ve değişmez bir yasa olduğunu vurgular."}]},{"word":"يَعْلَمُونَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Bilmek, bir şeyi idrak etmek, kavramak ve gerçeğini anlamaktır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlim, bir şeyin hakikatini idrak etmek ve onu olduğu gibi bilmektir. Ayetteki 'لَا يَعْلَمُونَ' ifadesi, insanların çoğunun Allah'ın vaadinin hakikatini ve bunun sonuçlarını tam olarak idrak edemediğini, bu konuda bir cehalet içinde olduğunu belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ilm' kelimesinin Kur'an'da sadece bilgi edinme değil, aynı zamanda bu bilginin idrak edilmesi ve hayata yansıtılması anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki olumsuz kullanım, insanların Allah'ın vaadinin gerçekliğini ve önemini yeterince kavrayamadıklarını, dolayısıyla ona göre hareket etmediklerini ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/55*
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/55*
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/55*
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/55*
