# Yûnus Sûresi, 67. Âyet (10:67)

> هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ لِتَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَٱلنَّهَارَ مُبْصِرًا ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوْمٍ يَسْمَعُونَ

*Huve-lleżî ce'ale lekumu-lleyle liteskunû fîhi ve-nnehâra mubsirâ(an)(c) inne fî żâlike leâyâtin likavmin yesme'ûn(e)*

**Meal (Diyanet):** O, içinde dinlenesiniz diye geceyi sizin için (karanlık); gündüzü ise aydınlık kılandır. Şüphesiz bunda işiten bir toplum için ibretler vardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/10/67

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Yûnus Suresi 67. ayet, Allah'ın geceyi sükûnet, gündüzü ise aydınlık ve faaliyet için yaratmasını ele alarak, bu düzenlemedeki ilahi işaretleri (âyât) işiten bir topluluk için vurgulamaktadır. Ayet, zamanın yaratılışındaki hikmeti ve insanın bu döngüdeki yerini dilbilimsel bir derinlikle sunar.","keyConcepts":[{"word":"جَعَلَ","root":"ج ع ل","rootLatin":"c-a-l","meaning":"Allah'ın bir şeyi belirli bir amaç için yaratması, kılması veya tayin etmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ceale' fiilinin bir şeyi bir halden başka bir hale dönüştürmek, bir şeyi yaratmak veya bir şeye hükmetmek anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ceale lekümü'l-leyle' ifadesi, Allah'ın geceyi insanlar için bir dinlenme vasıtası kılması, yani geceyi bu amaca uygun bir şekilde yaratması ve tayin etmesi anlamındadır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ceale' fiilinin Kur'an'da 'halk' (yaratmak) anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayette de Allah'ın geceyi ve gündüzü belirli özelliklerle yaratmasını, yani var etmesini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ceale' fiilinin bazen 'halk' (yaratma), bazen 'sayrûret' (bir şeyi bir şeye dönüştürme) ve bazen de 'hüküm' (bir şeye karar verme) anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın geceyi ve gündüzü belirli bir düzen ve amaç doğrultusunda yaratıp var etmesi ve bu özellikleri onlara bahşetmesi anlamındadır."}]},{"word":"لَيْل","root":"ل ي ل","rootLatin":"l-y-l","meaning":"Güneşin batışından doğuşuna kadar olan karanlık zaman dilimi olup, ayette dinlenme ve sükûnet için yaratıldığı vurgulanır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'leyl' kelimesinin bilinen karanlık zaman dilimi olduğunu ve Kur'an'da genellikle dinlenme, uyku ve sükûnet ile ilişkilendirildiğini belirtir. Bu ayette de 'liteskunû fîhi' (onda dinlenesiniz diye) ifadesiyle bu işlevi açıkça ortaya konulmuştur."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'leyl' kelimesinin 'örtmek, gizlemek' anlamındaki 'leyle' kökünden geldiğini ve karanlığıyla her şeyi örttüğü için bu ismi aldığını ifade eder. Ayetteki bağlamda, gece, insanlara dinlenme ve huzur veren bir örtü gibi sunulmuştur."}]},{"word":"لِتَسْكُنُوا۟","root":"س ك ن","rootLatin":"s-k-n","meaning":"Geceleyin dinlenmek, huzur bulmak ve sakinleşmek için yaratıldığını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sükûn' kelimesinin hareketin zıddı olduğunu ve hem fiziksel hem de ruhsal anlamda durulma, dinginleşme ve huzur bulma anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'liteskunû' ifadesi, gecenin insanlara fiziksel yorgunluktan arınma ve ruhsal dinginlik sağlama amacını taşır."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'sükûn' kelimesinin 'istikrar' ve 'huzur' anlamlarına geldiğini ifade eder. Gece, insanların günlük koşuşturmacadan uzaklaşıp bir istikrar ve huzur ortamı bulmaları için yaratılmıştır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'sükûn' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın insanlara bahşettiği bir lütuf olarak geçtiğini ve huzur, dinginlik ve emniyet duygusunu ifade ettiğini belirtir. Bu ayette gece, Allah'ın insanlara bu sükûneti bahşettiği bir zaman dilimi olarak sunulur."}]},{"word":"ٱلنَّهَارَ","root":"ن ه ر","rootLatin":"n-h-r","meaning":"Güneşin doğuşundan batışına kadar olan aydınlık zaman dilimi olup, ayette çalışmak ve faaliyet göstermek için yaratıldığı vurgulanır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'nehâr' kelimesinin 'aydınlık' ve 'açıklık' anlamlarına geldiğini ve Kur'an'da genellikle çalışma, rızık arama ve faaliyet ile ilişkilendirildiğini belirtir. Ayetteki 'mubsıran' (aydınlatıcı) kelimesiyle birlikte gündüzün bu işlevi pekiştirilmiştir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nehâr' kelimesinin 'nehara' (akmak, coşmak) kökünden geldiğini ve aydınlığıyla her şeyi açığa çıkardığı için bu ismi aldığını ifade eder. Ayetteki bağlamda, gündüz, insanların aktif olmaları ve hayatlarını sürdürmeleri için bir fırsat olarak sunulmuştur."}]},{"word":"مُبْصِرًا","root":"ب ص ر","rootLatin":"b-s-r","meaning":"Gündüzün aydınlatıcı, görünür kılıcı ve idrak edilebilir kılıcı özelliğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'basar' kelimesinin hem gözle görme hem de kalple idrak etme anlamlarına geldiğini belirtir. 'Mubsıran' ise 'görünür kılan, aydınlatan' anlamındadır. Ayette gündüzün, her şeyi görünür kılarak insanların işlerini yapmalarına ve etraflarını idrak etmelerine imkan tanıdığı vurgulanır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'mubsır' kelimesinin 'basîr' (gören) fiilinin ismi faili olduğunu ve burada gündüzün kendisinin gören değil, 'görünür kılan' yani aydınlatan anlamında kullanıldığını açıklar. Gündüz, aydınlığıyla nesneleri ve yolları belirginleştirerek insanların faaliyetlerini kolaylaştırır."}]},{"word":"لَـَٔايَـٰتٍ","root":"أ ي ي","rootLatin":"e-y-y","meaning":"Allah'ın varlığına, birliğine, kudretine ve hikmetine işaret eden deliller, alametler ve mucizelerdir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'âyet' kelimesinin 'alamet, işaret' anlamına geldiğini ve Kur'an'da Allah'ın kudretini, birliğini ve hikmetini gösteren her türlü delil için kullanıldığını belirtir. Gece ve gündüzün düzenli döngüsü, Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği gösteren açık birer ayettir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'âyet' kavramının Kur'an'da sadece bir işaret veya delil olmanın ötesinde, Allah'ın varlığını ve gücünü idrak etmeye çağıran bir 'mucizevi işaret' anlamı taşıdığını vurgular. Gece ve gündüzün yaratılışındaki düzen, düşünen insanlar için ilahi birer mucizevi işarettir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'âyet' kelimesinin Kur'an'da hem evrensel fenomenler (kozmik ayetler) hem de peygamberlerin getirdiği mucizeler için kullanıldığını belirtir. Bu ayette gece ve gündüzün yaratılışı, Allah'ın evrensel kudretini gösteren kozmik ayetler olarak sunulmuştur."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tabiat-ayetleri","yaratilis","rizik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî","gloss":"O"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Haber olduğu için mebnî","gloss":"o kimse ki"},{"position":3,"surface":"جَعَلَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعَلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kıldı, yaptı"},{"position":4,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":4,"surface":"كُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":5,"surface":"ٱلَّيْلَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ل-ي-ل","rootLatin":"l-y-l","lemma":"لَيْل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"geceyi"},{"position":6,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer (Ta'lil)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":6,"surface":"تَسْكُنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-ك-ن","rootLatin":"s-k-n","lemma":"سَكَنَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatından (لِ) sonra geldiği için mansûb","gloss":"dinlenesiniz"},{"position":7,"surface":"فِيهِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":7,"surface":"هِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onda"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"ٱلنَّهَارَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ه-ر","rootLatin":"n-h-r","lemma":"نَهَار","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf yoluyla mansûb (ٱلَّيْلَ üzerine atfedildiği için)","gloss":"gündüzü"},{"position":9,"surface":"مُبْصِرًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-ص-ر","rootLatin":"b-s-r","lemma":"مُبْصِر","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"aydınlık olarak"},{"position":10,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":11,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":12,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"işte bu"},{"position":13,"surface":"لَـَٔايَـٰتٍۢ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid (Lâm-ı İbtida)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"elbette"},{"position":13,"surface":"ءَايَـٰتٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"'-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"İnne'nin haberi mukaddem olduğu için merfû (aslında mübteda)","gloss":"ayetler"},{"position":14,"surface":"لِّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":14,"surface":"قَوْمٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bir kavim"},{"position":15,"surface":"يَسْمَعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-م-ع","rootLatin":"s-m-'-","lemma":"سَمِعَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"işitenler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/67*
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/67*
