# Yûnus Sûresi, 72. Âyet (10:72)

> فَإِن تَوَلَّيْتُمْ فَمَا سَأَلْتُكُم مِّنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَى ٱللَّهِ ۖ وَأُمِرْتُ أَنْ أَكُونَ مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ

*Fe-in tevelleytum femâ seeltukum min ecr(in)(s) in ecriye illâ ‘ala(A)llâh(i)(s) ve umirtu en ekûne mine-lmuslimîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Eğer yüz çeviriyorsanız, sizden zaten hiçbir ücret istemedim. Benim ücretim, ancak Allah'a aittir. Bana müslümanlardan olmam emredildi."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/10/72

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Yûnus Suresi 72. ayet, peygamberlerin tebliğ karşılığında dünyevi bir karşılık beklemediğini ve yalnızca Allah'a teslimiyetle emrolunduklarını vurgular. Ayet, 'yüz çevirme', 'ücret' ve 'Müslimler' kavramları üzerinden bu temel mesajı iletmektedir.","keyConcepts":[{"word":"تَوَلَّيْتُمْ","root":"و ل ي","rootLatin":"v-l-y","meaning":"Yüz çevirmek, sırt dönmek, bir şeyden uzaklaşmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"V-l-y kökü, bir şeyin diğerine yakın olması, bitişik olması anlamını taşır. 'Tevellâ' fiili ise, bir şeyden yüz çevirmek, sırtını dönmek, uzaklaşmak anlamında kullanılır ki bu, yakınlığın zıddıdır. Ayetteki 'tevelleytüm' ifadesi, tebliğ edilen hakikatten yüz çevirme, onu kabul etmeme ve ondan uzaklaşma anlamını taşır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'tevellâ' fiilini 'i'râd' (yüz çevirme) olarak açıklar. Bu ayetteki kullanımı, peygamberin çağrısına kulak asmamak, onu reddetmek ve ondan uzak durmak manasındadır. Yani, hakikatten yüz çevirip kendi bildiklerine yönelmek demektir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'velâ' kökünün temel anlamının 'yakınlık' olduğunu belirtir. 'Tevellâ' ise bu yakınlıktan uzaklaşmayı, bir şeyi terk etmeyi ifade eder. Ayetteki 'tevelleytüm' ifadesi, peygamberin getirdiği mesaja karşı bir reddediş, bir uzaklaşma ve dolayısıyla bir karşı duruşu simgeler."}]},{"word":"أَجْرٍ","root":"أ ج ر","rootLatin":"e-c-r","meaning":"Yapılan bir iş veya hizmet karşılığında verilen karşılık, ücret, mükafat anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"E-c-r kelimesi, bir işin karşılığı olarak verilen bedeldir. Hem dünyevi hem de uhrevi mükafatlar için kullanılır. Ayetteki 'ecr' kelimesi, peygamberin tebliği karşılığında insanlardan beklediği dünyevi bir karşılık olmadığını, onun mükafatının yalnızca Allah katında olduğunu ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ecr'i 'sevab' (mükafat) ve 'bedel' (karşılık) olarak açıklar. Peygamberlerin tebliğ görevini yerine getirirken insanlardan herhangi bir dünyevi menfaat beklememeleri, onların 'ecr'lerinin sadece Allah'tan olacağı prensibini vurgular. Bu ayette de peygamberin, tebliğ görevi için insanlardan bir ücret talep etmediği belirtilir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ecr' kelimesinin Kur'an'da genellikle yapılan iyi işlerin karşılığı olarak Allah tarafından verilecek mükafat anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise peygamberin, insanlardan dünyevi bir 'ecr' talep etmediği, kendi 'ecr'inin Allah'a ait olduğu vurgulanarak, tebliğin samimiyeti ve karşılıksızlığı ortaya konulur."}]},{"word":"الْمُسْلِمِينَ","root":"س ل م","rootLatin":"s-l-m","meaning":"Allah'a teslim olanlar, boyun eğenler, barış ve esenlik içinde olanlar anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"S-l-m kökü, selamet, barış, teslimiyet ve boyun eğme anlamlarını içerir. 'Müslim', Allah'ın emirlerine teslim olan, O'na boyun eğen ve bu teslimiyetle barış ve esenliğe ulaşan kişidir. Ayetteki 'minel-müslimîn' ifadesi, peygamberin de Allah'a tam bir teslimiyetle emrolunduğunu, yani O'nun iradesine boyun eğenlerden olduğunu belirtir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'Müslim' kelimesini 'Allah'a itaat eden, O'nun emirlerine boyun eğen' olarak açıklar. Bu ayetteki kullanım, peygamberin görevinin sadece tebliğ etmekle kalmayıp, aynı zamanda kendisinin de Allah'ın hükümlerine tam bir teslimiyetle uyanlardan olması gerektiğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'İslam' ve 'Müslim' kavramlarının Kur'an'daki merkeziyetini vurgular. 'İslam', Allah'a tam bir teslimiyet ve boyun eğme eylemidir. 'Müslim' ise bu teslimiyeti gerçekleştiren kişidir. Ayetteki 'minel-müslimîn' ifadesi, peygamberin de bu teslimiyetin bir parçası olduğunu, yani Allah'ın iradesine tam olarak boyun eğenlerden biri olduğunu açıkça ortaya koyar."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/71-73*
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/71-73*
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/72*
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/71-73*
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/71-73*
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/72*
