# Yûnus Sûresi, 80. Âyet (10:80)

> فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالَ لَهُم مُّوسَىٰٓ أَلْقُوا۟ مَآ أَنتُم مُّلْقُونَ

*Felemmâ câe-sseharatu kâle lehum mûsâ elkû mâ entum mulkûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Sihirbazlar gelince Musa onlara, "Atacağınızı atın (hünerinizi ortaya koyun)" dedi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/10/80

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Yunus Suresi 80. ayet, Hz. Musa ile sihirbazlar arasındaki karşılaşmanın kritik anını tasvir eder. Ayet, sihirbazların gelmesi ve Hz. Musa'nın onlara meydan okuyarak 'atacaklarını atmalarını' söylemesi üzerine odaklanır. Bu diyalog, hak ile batıl mücadelesinin başlangıcını ve ilahi kudretin tecellisini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"جَآءَ","root":"ج ي ء","rootLatin":"c-y-'-","meaning":"Bir yere varmak, ulaşmak, gelmek anlamındadır ve sihirbazların Hz. Musa'nın karşısına çıkışını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'câe' (جاء) fiilini 'bir yerden bir yere intikal etmek' veya 'bir şeyin meydana gelmesi' olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, sihirbazların Firavun'un emriyle toplanıp Hz. Musa'nın karşısına gelmelerini, yani fiziksel olarak bir yere varmalarını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'câe' fiilinin bazen 'oldu, vuku buldu' anlamında da kullanılabileceğini belirtir. Bu ayette ise sihirbazların fiziksel olarak gelip Musa'nın huzuruna çıkmaları, yani olayın başlangıcı anlamında kullanılmıştır."}]},{"word":"ٱلسَّحَرَةُ","root":"س ح ر","rootLatin":"s-h-r","meaning":"Sihirbazlar, büyücüler anlamına gelir ve Firavun'un Hz. Musa'ya karşı topladığı profesyonel büyücüleri ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'sihr' (سحر) kelimesinin 'göz boyama, gerçeği olduğundan farklı gösterme' anlamlarına geldiğini belirtir. 'es-Saharatu' (السحرة) ise bu işi yapan kişilerdir ve ayette, Firavun'un Musa'nın mucizesini sihir olarak niteleyip ona karşı getirdiği uzmanları ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sihr'i 'gizli ve ince yollarla yapılan, gerçeği değiştiren veya öyle gösteren eylem' olarak tanımlar. 'Saharatu' ise bu tür eylemleri meslek edinmiş, halkı etkileme gücüne sahip kimselerdir ve ayetteki bağlamda Hz. Musa'nın mucizesine karşı duran büyücüler grubunu temsil eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'sihr' kavramının genellikle olumsuz bir çağrışım taşıdığını ve ilahi kudretin karşısında insan eliyle yapılan aldatıcı eylemleri ifade ettiğini belirtir. 'Saharatu' ise bu aldatıcı eylemlerin icracılarıdır ve ayette, ilahi vahye karşı duran dünyevi gücün temsilcileri olarak konumlandırılırlar."}]},{"word":"قَالَ","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Söylemek, demek anlamına gelir ve Hz. Musa'nın sihirbazlara hitabını ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'kavl' (قول) kelimesinin 'söz, ifade' anlamına geldiğini ve 'kâle' (قال) fiilinin de 'söz söylemek, beyanda bulunmak' manasına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Hz. Musa'nın sihirbazlara doğrudan bir emir ve meydan okuma içeren sözünü ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kavl'in sadece sözlü ifadeyi değil, aynı zamanda bir düşünceyi veya niyeti de kapsayabileceğini belirtir. Ancak bu ayette 'kâle', Hz. Musa'nın sihirbazlara yönelik açık ve net bir sözlü talimatını ifade eder."}]},{"word":"أَلْقُوا۟","root":"ل ق ي","rootLatin":"l-k-y","meaning":"Atın, bırakın anlamına gelen bir emir fiilidir ve Hz. Musa'nın sihirbazlara kendi hünerlerini ortaya koymaları için yaptığı meydan okumayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilkâ' (إلقاء) kelimesini 'bir şeyi bir yere atmak, bırakmak' olarak açıklar. Ayetteki 'elku' (ألقوا) emri, sihirbazların ellerindeki değnekleri veya ipleri yere atmalarını, yani sihirlerini sergilemelerini talep eden bir meydan okumadır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ilkâ' fiilinin 'bir şeyi ortaya koymak, meydana çıkarmak' anlamında da kullanılabileceğini belirtir. Bu bağlamda, Hz. Musa'nın sihirbazlara 'sihirlerinizi ortaya koyun, gösterin' emrini ifade eder."}]},{"word":"مُّلْقُونَ","root":"ل ق ي","rootLatin":"l-k-y","meaning":"Atacak olanlar, atanlar anlamına gelen ism-i faildir ve sihirbazların atmaya niyet ettikleri veya atacakları şeyleri ifade eder.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'mülkî' (ملقي) kelimesinin 'atan, bırakan' anlamında ism-i fail olduğunu belirtir. Ayetteki 'mülkûne' (ملقون) ise sihirbazların atmaya hazırlandıkları, yani sihirlerini icra etmek üzere yere bırakacakları nesneleri (değnekler, ipler) ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, ism-i failin eylemi gerçekleştiren kişiyi veya eylemin sonucunu ifade ettiğini belirtir. 'Mülkûne' kelimesi, sihirbazların 'atacakları şey' anlamında kullanılarak, onların sihirlerini ortaya koyma eylemini ve bu eylemin nesnesini kapsar."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَمَّا","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî","gloss":"olunca"},{"position":2,"surface":"جَآءَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ي-ء","rootLatin":"j-y-ʾ","lemma":"جَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geldi"},{"position":3,"surface":"ٱلسَّحَرَةُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ح-ر","rootLatin":"s-h-r","lemma":"سَحَرَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"sihirbazlar"},{"position":4,"surface":"قَالَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":5,"surface":"لَهُم","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":5,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlara"},{"position":6,"surface":"مُّوسَىٰٓ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i A'cem","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مُوسَى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû (takdirî i'râb)","gloss":"Musa"},{"position":7,"surface":"أَلْقُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ل-ق-ي","rootLatin":"l-q-y","lemma":"أَلْقَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"atın"},{"position":8,"surface":"مَآ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"şeyi"},{"position":9,"surface":"أَنتُم","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"siz"},{"position":10,"surface":"مُّلْقُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ل-ق-ي","rootLatin":"l-q-y","lemma":"مُلْقٍ","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"atanlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/80*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk · *10/80*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk · *10/80*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk · *10/80*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk · *10/80*
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/80*
