# Yûnus Sûresi, 86. Âyet (10:86)

> وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِكَ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلْكَـٰفِرِينَ

*Veneccinâ birahmetike mine-lkavmi-lkâfirîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Bizi rahmetinle o kafirler topluluğundan kurtar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/10/86

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Yûnus Suresi 86. ayet, Hz. Musa ve kavminin Allah'a sığınışını ve O'ndan yardım talebini dile getirmektedir. Ayet, 'kurtuluş', 'rahmet' ve 'inkarcılar' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi lütuf ve inançsızlığın karşıtlığını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"وَنَجِّنَا","root":"ن ج و","rootLatin":"n-c-v","meaning":"Bizi kurtar, selamete çıkar anlamındadır ve Allah'tan yardım talebini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Necât (نجاة) kelimesi, bir şeyden kurtulmak, selamet bulmak anlamına gelir. Ayetteki 'necina' fiili, Allah'tan, inançsızların şerrinden ve zulmünden kurtarılma, selamete erdirilme isteğini dile getirir. Bu, sadece fiziki bir kurtuluş değil, aynı zamanda manevi bir korunma talebidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Necâ (نجا) fiili, bir yerden ayrılıp kurtulmak, uzaklaşmak manasına gelir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın kudretiyle inananların, kafirlerin zulmünden ve baskısından uzaklaştırılması, onlardan korunması anlamındadır. Bu, mecazi olarak bir tür 'ayrıştırma' ve 'koruma' eylemini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Necâ kökünden türeyen fiiller, genellikle bir tehlikeden, zorluktan veya kötü bir durumdan kurtulmayı ifade eder. 'Necina' ifadesi, müminlerin Allah'a olan güvenlerini ve O'ndan, kendilerini kuşatan inançsız topluluğun olumsuz etkilerinden ve zulmünden kurtarmasını talep etmelerini gösterir."}]},{"word":"بِرَحْمَتِكَ","root":"ر ح م","rootLatin":"r-h-m","meaning":"Allah'ın engin lütfu ve merhametiyle, O'nun inayeti sayesinde anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rahmet (رحمة), Allah'ın kullarına yönelik lütfu, ihsanı ve merhametidir. Ayetteki 'birahmetike' ifadesi, kurtuluşun Allah'ın kendi iradesi ve engin merhametiyle gerçekleşeceğini, kulun kendi gücünden ziyade ilahi lütfa muhtaç olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Rahmet, Kur'an'da Allah'ın en temel sıfatlarından biridir ve O'nun yaratılmışlara karşı gösterdiği şefkat, lütuf ve bağışlayıcılığı ifade eder. Bu ayette, müminlerin kurtuluş taleplerini Allah'ın rahmetine dayandırmaları, O'nun mutlak iyiliğine ve yardımseverliğine olan inançlarını gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Rahmet, kalpteki incelik ve şefkatten kaynaklanan bir iyilik halidir. Allah için kullanıldığında, O'nun kullarına yönelik lütfu, bağışlaması ve nimet vermesi anlamına gelir. Ayetteki 'birahmetike' ifadesi, kurtuluşun ancak Allah'ın bu engin lütfu ve merhametiyle mümkün olacağını belirtir."}]},{"word":"الْقَوْمِ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Belirli bir topluluk, millet veya halk anlamına gelir ve burada inançsız topluluğu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavm (قوم), bir araya gelmiş, belirli bir amaç veya inanç etrafında toplanmış insan topluluğudur. Ayetteki 'el-kavmi' ifadesi, Hz. Musa ve inananlara karşı duran, onları zulme uğratan inançsız Firavun kavmini işaret eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Kavm, genellikle erkeklerden oluşan bir topluluk için kullanılır, ancak Kur'an'da geniş anlamda bir millet veya halkı da ifade edebilir. Bu ayette, 'el-kavmi' ile kastedilen, inançsızlıkları ve zulümleriyle bilinen, müminlere düşmanlık eden topluluktur."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Kavm kelimesi, Kur'an'da sıklıkla belirli bir peygambere karşı çıkan veya onunla birlikte olan toplulukları ifade etmek için kullanılır. Burada, 'el-kavmi' ifadesi, müminlerin kendilerinden kurtulmak istedikleri, inançsız ve zalim topluluğu net bir şekilde belirtir."}]},{"word":"الْكَافِرِينَ","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"İnkar edenler, gerçeği örtenler, nankörler anlamındadır ve Allah'ın birliğini ve peygamberini reddedenleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Küfr (كفر), bir şeyi örtmek, gizlemek anlamına gelir. Dini terim olarak, Allah'ın nimetlerini inkar etmek, O'nun varlığını veya birliğini reddetmek demektir. 'Kafirîn' ise, bu inkarı açıkça ortaya koyan, gerçeği örten kimselerdir. Ayette, müminlerin kendilerinden kurtulmak istedikleri topluluğun temel vasfını belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kafir kavramı, Kur'an'da sadece Allah'ı inkar edenleri değil, aynı zamanda O'nun ayetlerini, peygamberlerini ve ahiret gününü reddedenleri de kapsar. Bu ayetteki 'kafirîn' ifadesi, Hz. Musa'nın tebliğine karşı çıkan, Allah'ın birliğini ve O'nun gönderdiği mesajı kabul etmeyen Firavun ve kavmini tanımlar."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Küfr, imanın zıddıdır ve hakikati örtmek, gizlemek demektir. 'Kafirîn' kelimesi, Allah'ın varlığını ve birliğini, peygamberlerin getirdiği hakikatleri bile bile reddeden, nankörlük eden kimseleri ifade eder. Ayette, bu vasfa sahip topluluktan kurtuluş talebi dile getirilir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["dua","merhamet","musrikler","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَنَجِّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ن-ج-و","rootLatin":"n-j-w","lemma":"نَجَّى","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî, ancak sonundaki illet harfi hazfedildiği için cezm alametiyle mebnîdir.","gloss":"kurtar"},{"position":1,"surface":"نَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnîdir.","gloss":"bizi"},{"position":2,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":2,"surface":"رَحْمَتِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ر-ح-م","rootLatin":"r-h-m","lemma":"رَحْمَة","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"rahmet"},{"position":2,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahalde mebnîdir.","gloss":"senin"},{"position":3,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den"},{"position":4,"surface":"ٱلْقَوْمِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قَوْم","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kavim"},{"position":5,"surface":"ٱلْكَـٰفِرِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَافِر","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"kâfirler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/86*
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/86*
