# Yûnus Sûresi, 9. Âyet (10:9)

> إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ يَهْدِيهِمْ رَبُّهُم بِإِيمَـٰنِهِمْ ۖ تَجْرِى مِن تَحْتِهِمُ ٱلْأَنْهَـٰرُ فِى جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ

*İnne-lleżîne âmenû ve'amilû-ssâlihâti yehdîhim rabbuhum bi-îmânihim(s) tecrî min tahtihimu-l-enhâru fî cennâti-nna'îm(i)*

**Meal (Diyanet):** (Fakat) iman edip salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları imanları sebebiyle, hidayete erdirir. Nimetlerle dolu cennetlerde altlarından ırmaklar akar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/10/9

---

## Tefsir

{"topics":["iman","cennet","ahiret-mukafat","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"أ-ن-ن","rootLatin":"a-n-n","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"muhakkak ki"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"ا-ل-ذ-ي","rootLatin":"a-l-dh-y","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"ءَامَنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"أ-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler"},{"position":4,"surface":"وَعَمِلُوا۟","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"عَمِلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-م-ل","rootLatin":"'-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"amel ettiler"},{"position":5,"surface":"ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-ل-ح","rootLatin":"s-l-h","lemma":"صَالِحَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb (kesra ile)","gloss":"salih amelleri"},{"position":6,"surface":"يَهْدِي","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هَدَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"hidayet eder"},{"position":6,"surface":"هِمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onları"},{"position":7,"surface":"رَبُّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Rableri"},{"position":7,"surface":"هُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":8,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":8,"surface":"إِيمَـٰنِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"أ-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"إِيمَان","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"imanları"},{"position":8,"surface":"هِمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":9,"surface":"تَجْرِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-ر-ي","rootLatin":"j-r-y","lemma":"جَرَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"akar"},{"position":10,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":11,"surface":"تَحْتِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ت-ح-ت","rootLatin":"t-h-t","lemma":"تَحْت","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"altı"},{"position":11,"surface":"هِمُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":12,"surface":"ٱلْأَنْهَـٰرُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ه-ر","rootLatin":"n-h-r","lemma":"نَهْر","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"ırmaklar"},{"position":13,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":14,"surface":"جَنَّـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"cennetleri"},{"position":15,"surface":"ٱلنَّعِيمِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ع-م","rootLatin":"n-'-m","lemma":"نَعِيم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"nimetin"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Yunus Suresi'nin 9. ayeti, iman eden ve salih amel işleyenlerin Allah tarafından hidayete erdirileceğini ve ahirette nimet cennetleriyle ödüllendirileceğini bildirmektedir. Ayet, iman, amel ve hidayet arasındaki güçlü ilişkiyi vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Allah'a ve O'nun gönderdiklerine kalben tasdik edip güvenmek, iman etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (أمن), kalbin tasdiki ve güven duymasıdır. Ayetteki 'âmenû' ifadesi, sadece sözlü ikrarı değil, aynı zamanda kalbin tam bir teslimiyetle Allah'a ve peygamberine güvenmesini, O'nun vaatlerine inanmasını ifade eder. Bu, kişinin içsel bir huzur ve emniyet bulması halidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzuzu'ya göre 'iman' (أمن), Kur'an'da sadece bir inanç beyanı değil, aynı zamanda Allah'a karşı tam bir güven ve teslimiyet halidir. Bu ayetteki kullanımı, kişinin Allah'ın vaatlerine güvenerek O'nun yoluna girmesi ve bu güvenin bir sonucu olarak salih ameller işlemesidir. İman, kişiyi doğru yola ileten temel motivasyondur."}]},{"word":"ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ","root":"ص ل ح","rootLatin":"s-l-h","meaning":"İyi, doğru, faydalı ve dine uygun işler yapmak.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Salihât (صالحات), Kur'an'da 'iyi ve faydalı işler' anlamına gelir. Bu ayetteki bağlamda, iman edenlerin imanlarının bir tezahürü olarak yaptıkları, hem kendileri hem de toplum için hayırlı olan her türlü eylemi kapsar. Bu, sadece ibadetleri değil, aynı zamanda ahlaki ve sosyal sorumlulukları da içerir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Salâh (صلاح), fesadın zıddıdır ve her şeyin olması gerektiği gibi düzgün ve doğru olması halidir. 'Amilü's-sâlihât' ifadesi, kişinin hem dünya hem de ahiret için faydalı olan, şeriatın öngördüğü ve aklın da tasvip ettiği her türlü güzel fiili işlemesini ifade eder. Bu ayette, imanın pratik hayattaki yansıması olarak zikredilmiştir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'salihât' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu belirtir. Bu ayetteki kullanımı, imanın gereği olarak yapılan, Allah'ın rızasını kazandıran ve kişiyi cennete götüren her türlü hayırlı fiili ifade eder. Bu fiiller, kişinin iç dünyasındaki imanın dışa vurumudur."}]},{"word":"يَهْدِيهِمْ","root":"ه د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Allah'ın, iman edenleri doğru yola iletmesi, onlara rehberlik etmesi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hidayet (هداية), doğru yolu göstermek ve o yola iletmektir. Bu ayetteki 'yehdîhim' ifadesi, Allah'ın, iman eden ve salih amel işleyen kullarına, imanları sebebiyle hem dünyada hem de ahirette doğru yolu göstermesi, onları başarıya ulaştırması anlamındadır. Bu, Allah'ın bir lütfu ve rehberliğidir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hidayet (هدي), lütuf ve ihsan yoluyla doğruya yönlendirmektir. Ayetteki 'yehdîhim' fiili, Allah'ın, iman edenleri ve salih amel işleyenleri, imanlarının bereketiyle cennete giden yola ve orada elde edecekleri nimetlere ulaştırmasıdır. Bu, sadece yol göstermekle kalmayıp, aynı zamanda o yolda sabit kılmayı da içerir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hidayet'in Kur'an'da Allah'ın insanlara doğru yolu göstermesi ve onları bu yolda tutması anlamına geldiğini belirtir. Bu ayette, iman ve salih amelin bir sonucu olarak Allah'ın kullarına bahşettiği ilahi rehberlik ve doğru yola iletme eylemini ifade eder. Bu, kişinin kendi çabasıyla birlikte ilahi desteği de içerir."}]},{"word":"رَبُّهُم","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Yaratıcı, sahip, terbiye edici ve yönetici olan Allah.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rabb (رب), terbiye eden, sahip olan, işleri idare eden demektir. Allah için kullanıldığında, O'nun yaratma, rızık verme, terbiye etme ve her şeyi yönetme sıfatlarını ifade eder. Bu ayette 'Rabbu'hum' ifadesi, iman edenleri hidayete erdiren, onlara sahip çıkan ve işlerini düzenleyen yüce kudret olarak Allah'ı vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî'ye göre 'Rabb', hem yaratma hem de terbiye etme anlamlarını içerir. Ayetteki 'Rabbu'hum' ifadesi, iman edenlerin üzerinde mutlak otoriteye sahip olan, onları doğru yola sevk eden ve ahirette mükafatlandıran ilahi varlığı işaret eder. Bu, Allah'ın kullarına karşı olan şefkatli ve yönlendirici rolünü belirtir."}]},{"word":"جَنَّـٰتِ","root":"ج ن ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Ağaçlarla örtülü, gözden gizlenmiş bahçeler; ahiretteki cennetler.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet (جنة), ağaçları ve bitkileriyle yeri örten, gözden gizleyen bahçe demektir. Bu ayetteki 'cennât' kelimesi, ahirette müminlere vaat edilen, içinde çeşitli nimetlerin bulunduğu, dünyadaki bahçelerden çok daha üstün ve göz kamaştırıcı mekanları ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet (جنة), aslen 'örtmek, gizlemek' kökünden gelir ve ağaçların sıklığı sebebiyle toprağı örten bahçeler için kullanılır. Kur'an'da ise, Allah'ın mümin kullarına ahirette hazırladığı, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insan aklının tasavvur edemeyeceği nimetlerle dolu ebedi ikametgahları ifade eder."}]},{"word":"ٱلنَّعِيمِ","root":"ن ع م","rootLatin":"n-'-m","meaning":"Her türlü nimet, rahatlık, bolluk ve güzellik.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Na'îm (نعيم), nimetlerin çokluğu ve bolluğu anlamına gelir. 'Cennâtu'n-na'îm' ifadesi, cennetin sadece bir bahçe olmadığını, aynı zamanda içinde her türlü rahatlık, lezzet ve güzelliğin bulunduğu, eksiksiz bir nimet yurdu olduğunu vurgular. Bu, müminlere vaat edilen ebedi mutluluğun bir tasviridir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Na'îm (نعيم), bedenin ve ruhun hoşlandığı, lezzet aldığı her türlü nimeti kapsar. Ayetteki 'cennâti'n-na'îm' terkibi, cennetin sadece yeşilliklerden ibaret olmadığını, aynı zamanda orada bulunan her şeyin, yiyeceklerden içeceklere, elbiselerden mekanlara kadar, en üst düzeyde lezzet ve rahatlık sağlayacağını ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/9*
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/9*
