# Yûnus Sûresi, 93. Âyet (10:93)

> وَلَقَدْ بَوَّأْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مُبَوَّأَ صِدْقٍ وَرَزَقْنَـٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَـٰتِ فَمَا ٱخْتَلَفُوا۟ حَتَّىٰ جَآءَهُمُ ٱلْعِلْمُ ۚ إِنَّ رَبَّكَ يَقْضِى بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

*Velekad bevve/nâ benî isrâ-île mubevvee sidkin verazeknâhum mine-ttayyibâti femâ-ḣtelefû hattâ câehumu-l'ilm(u)(c) inne rabbeke yakdî beynehum yevme-lkiyâmeti fîmâ kânû fîhi yaḣtelifûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Andolsun, biz İsrailoğullarını çok güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz rızıklar verdik. Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler. Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/10/93

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Yûnus Suresi'nin 93. ayeti, İsrailoğulları'na verilen nimetleri ve onların bu nimetlere rağmen düştükleri ihtilafı ele almaktadır. Ayet, 'yerleştirme', 'temiz rızıklar' ve 'ihtilaf' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi lütfu ve insan davranışını dilbilimsel bir derinlikle sunar.","keyConcepts":[{"word":"بَوَّأْنَا","root":"ب و أ","rootLatin":"b-v-ʾ","meaning":"Allah'ın İsrailoğulları'nı güvenli ve uygun bir yere yerleştirmesi, onlara yurt vermesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'بَوَّأَ' fiilinin 'bir yeri konaklamak, yerleşmek için hazırlamak' veya 'birini bir yere yerleştirmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'بَوَّأْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مُبَوَّأَ صِدْقٍ' ifadesi, Allah'ın İsrailoğulları'na güvenli, doğru ve bereketli bir yurt bahşettiğini, onları oraya yerleştirdiğini vurgular. Bu, sadece fiziksel bir yerleşim değil, aynı zamanda onlara verilen bir lütuf ve imkandır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'بَوَّأْنَا' fiilini 'iskân ettik, yerleştirdik' olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, İsrailoğulları'nın Mısır'dan çıkışından sonra kendilerine vaat edilen topraklara yerleştirilmelerini, yani onlara bir vatan verilmesini ifade eder. Bu, Allah'ın onlara olan vaadinin gerçekleşmesi ve bir lütfu olarak yorumlanır."}]},{"word":"مُبَوَّأَ صِدْقٍ","root":"ص د ق","rootLatin":"s-d-q","meaning":"İsrailoğulları'na verilen yerin doğru, güvenilir, bereketli ve hayırlı bir yurt olması.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'صِدْقٍ' kelimesinin burada 'doğruluk, hakikat' anlamının ötesinde, 'iyi, güzel, bereketli' anlamında kullanıldığını belirtir. 'مُبَوَّأَ صِدْقٍ' ifadesi, İsrailoğulları'na verilen yerin, beklentileri karşılayan, hayırlı ve güvenilir bir yurt olduğunu, yani Allah'ın onlara vaat ettiği gibi gerçek ve sağlam bir yerleşim yeri olduğunu ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'صِدْق' kelimesinin 'hakikate uygunluk, doğruluk' anlamına geldiğini ve bazen 'tamlık, mükemmellik' ifade ettiğini belirtir. 'مُبَوَّأَ صِدْقٍ' terkibi, İsrailoğulları'na verilen yerin her yönden mükemmel, güvenli, bereketli ve vaat edilen niteliklere sahip olduğunu, yani Allah'ın onlara olan lütfunun eksiksiz olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلطَّيِّبَـٰتِ","root":"ط ي ب","rootLatin":"ṭ-y-b","meaning":"İsrailoğulları'na verilen helal, temiz, hoş ve lezzetli rızıklar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'طَيِّب' kelimesinin 'hoş, güzel, helal, temiz' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'ٱلطَّيِّبَـٰتِ' ifadesi, İsrailoğulları'na verilen rızıkların sadece maddi olarak yeterli değil, aynı zamanda helal, temiz, lezzetli ve hoş olduğunu, yani Allah'ın onlara olan lütfunun hem nicelik hem de nitelik açısından tam olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'طَيِّب' kelimesinin 'nefislerin hoşlandığı, şeriatın helal kıldığı' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'مِّنَ ٱلطَّيِّبَـٰتِ' ifadesi, İsrailoğulları'na verilen rızıkların hem doğal olarak güzel ve lezzetli olduğunu hem de dini açıdan helal ve meşru olduğunu, böylece onlara tam bir nimet verildiğini gösterir."}]},{"word":"ٱخْتَلَفُوا۟","root":"خ ل ف","rootLatin":"ḫ-l-f","meaning":"İsrailoğulları'nın kendilerine bilgi geldikten sonra hakikatten saparak ayrılığa düşmeleri, ihtilaf etmeleri.","sources":[{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ihtilaf' kavramının Kur'an'da genellikle 'hakikatten sapma, doğru yoldan ayrılma' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'فَمَا ٱخْتَلَفُوا۟ حَتَّىٰ جَآءَهُمُ ٱلْعِلْمُ' ifadesi, İsrailoğulları'nın kendilerine ilahi bilgi ve deliller geldikten sonra bile bu bilgiyi reddederek veya yanlış yorumlayarak ayrılığa düştüklerini, yani bilerek ve isteyerek hakikatten saptıklarını gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'اختلف' fiilinin 'bir konuda zıt görüşlere sahip olmak, anlaşmazlığa düşmek' anlamında kullanıldığını açıklar. Ayetteki bağlamda, İsrailoğulları'nın kendilerine Tevrat ve peygamberler aracılığıyla açık deliller ve bilgiler gelmesine rağmen, bu bilgileri kabul etmeyip kendi aralarında veya hakikatten ayrılarak farklı yollara saptıklarını, yani bilerek ihtilaf çıkardıklarını ifade eder."}]},{"word":"ٱلْعِلْمُ","root":"ع ل م","rootLatin":"ʿ-l-m","meaning":"İsrailoğulları'na peygamberler ve kitaplar aracılığıyla gelen ilahi bilgi, hakikat ve deliller.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'علم' kelimesinin 'bir şeyi olduğu gibi idrak etmek' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle 'ilahi vahiy, peygamberlik bilgisi, hakikat' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'حَتَّىٰ جَآءَهُمُ ٱلْعِلْمُ' ifadesi, İsrailoğulları'na Tevrat ve diğer peygamberler aracılığıyla açık ve kesin delillerin, yani hakikatin geldiğini, ancak onların buna rağmen ihtilafa düştüklerini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ilim' kavramının Kur'an'da sadece bilgi edinme değil, aynı zamanda 'kesin bilgi, delil, vahiy' anlamlarını da taşıdığını ifade eder. Ayetteki 'ٱلْعِلْمُ', İsrailoğulları'na gelen ilahi vahyi ve peygamberlerin getirdiği açık delilleri ifade eder. Bu, onların ihtilaflarının bilgisizlikten değil, bilerek ve isteyerek hakikatten sapmalarından kaynaklandığını gösterir."}]},{"word":"يَقْضِى","root":"ق ض ى","rootLatin":"q-ḍ-y","meaning":"Allah'ın kıyamet günü İsrailoğulları arasında, ihtilaf ettikleri konularda hüküm vermesi, yargılaması.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'قضى' fiilinin 'hüküm vermek, karar vermek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'إِنَّ رَبَّكَ يَقْضِى بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ' ifadesi, Allah'ın kıyamet günü İsrailoğulları'nın ihtilaf ettikleri konularda adil bir şekilde hüküm vereceğini, yani onların anlaşmazlıklarını çözeceğini ve hak edene hak ettiğini vereceğini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'قضى' fiilinin 'bir işi bitirmek, tamamlamak, hükmetmek' gibi çeşitli anlamlara geldiğini açıklar. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın kıyamet günü İsrailoğulları arasındaki ihtilafları kesin bir kararla sonlandıracağını, yani onların dünyadaki anlaşmazlıklarını nihai bir yargıyla çözeceğini ve adaleti tesis edeceğini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","rizik","hidayet-dalalet","kiyamet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَلَقَدْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstînâf + Harf-i Kasem + Harf-i Tahkîk","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Andolsun ki"},{"position":2,"surface":"بَوَّأْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ب-و-أ","rootLatin":"b-w-ʾ","lemma":"بَوَّأَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yerleştirdik"},{"position":3,"surface":"بَنِىٓ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cemi","root":"ب-ن-ي","rootLatin":"b-n-y","lemma":"بَنِي","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"oğullarını"},{"position":4,"surface":"إِسْرَٰٓءِيلَ","pos":"isim","posDetail":"Alem İsim","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِسْرَائِيل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (gayr-ı munsarıf olduğu için fetha ile)","gloss":"İsrail"},{"position":5,"surface":"مُبَوَّأَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân","root":"ب-و-أ","rootLatin":"b-w-ʾ","lemma":"مُبَوَّأ","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûl-i Mutlak (nev'ini bildiren) olduğu için mansûb","gloss":"bir yerleştirme yeri"},{"position":6,"surface":"صِدْقٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ص-د-ق","rootLatin":"ṣ-d-q","lemma":"صِدْق","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"doğruluk, iyi"},{"position":7,"surface":"وَرَزَقْنَـٰهُم","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-ز-ق","rootLatin":"r-z-q","lemma":"رَزَقَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ve rızıklandırdık"},{"position":7,"surface":"ـهُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onları"},{"position":8,"surface":"مِّنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":9,"surface":"ٱلطَّيِّبَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil Cemi Müennes Salim","root":"ط-ي-ب","rootLatin":"ṭ-y-b","lemma":"طَيِّبَة","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"temiz şeyler"},{"position":10,"surface":"فَمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf + Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"böylece ...mediler"},{"position":11,"surface":"ٱخْتَلَفُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ل-ف","rootLatin":"ḫ-l-f","lemma":"اِخْتَلَفَ","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ayrılığa düşmediler"},{"position":12,"surface":"حَتَّىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-e kadar"},{"position":13,"surface":"جَآءَهُمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ي-أ","rootLatin":"j-y-ʾ","lemma":"جَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geldi onlara"},{"position":13,"surface":"ـهُمُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onlara"},{"position":14,"surface":"ٱلْعِلْمُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عِلْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"bilgi"},{"position":15,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz"},{"position":16,"surface":"رَبَّكَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Rabbin"},{"position":16,"surface":"ـكَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"senin"},{"position":17,"surface":"يَقْضِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-ض-ي","rootLatin":"q-ḍ-y","lemma":"قَضَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"hükmeder"},{"position":18,"surface":"بَيْنَهُمْ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekân","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيْن","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"aralarında"},{"position":18,"surface":"ـهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":19,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"gününde"},{"position":20,"surface":"ٱلْقِيَـٰمَةِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قِيَامَة","form":"İf'âle","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"kıyamet"},{"position":21,"surface":"فِيمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer + İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"hakkında ki"},{"position":22,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nâkıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiler"},{"position":23,"surface":"فِيهِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer + Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"onda"},{"position":23,"surface":"ـهِ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o"},{"position":24,"surface":"يَخْتَلِفُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خ-ل-ف","rootLatin":"ḫ-l-f","lemma":"اِخْتَلَفَ","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"ayrılığa düşüyorlardı"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/93*
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10/93*
