# Kâria Sûresi, 3. Âyet (101:3)

> وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْقَارِعَةُ

*Vemâ edrâke mâ-lkâri'a(tu)*

**Meal (Diyanet):** Yürekleri hoplatan büyük felaketin ne olduğunu sen ne bileceksin?

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/101/3

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, 'Kâria' kelimesinin mahiyetini ve dehşetini vurgulamak amacıyla soru üslubuyla gelmiştir. Ayet, kıyametin şiddetini ve insan idrakini aşan bir olay olduğunu dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"أَدْرَىٰكَ","root":"د ر ي","rootLatin":"d-r-y","meaning":"Bilmek, idrak etmek, haberdar olmak anlamlarına gelir ve burada 'seni haberdar eden neydi, sana ne bildirdi' manasındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'dirâyet' kelimesinin bir şeyi hile ile bilmek, idrak etmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'edrâke' ifadesi ise, Allah'ın bildirmesiyle bir şeyin hakikatine vakıf olmayı ifade eder. Bu bağlamda, Kâria'nın mahiyetini ancak Allah'ın bildirmesiyle anlayabileceğimizi vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'dirâyet'in bir şeyi delillerle, düşünerek idrak etmek olduğunu söyler. Ayetteki 'mâ edrâke' kalıbı, muhatabın kendi başına bu bilginin kaynağına ulaşamayacağını, ancak ilahi bir bildirimle bunu öğrenebileceğini gösterir. Kâria'nın dehşetini ve bilinmezliğini pekiştirir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'mâ edrâke' kalıbının, genellikle muhatabın kendi başına idrak edemeyeceği, ancak Allah tarafından açıklanan önemli ve dehşet verici bir olayı veya kavramı tanıtmak için kullanıldığını belirtir. Kâria'nın sıradan bir olay olmadığını, ilahi bir açıklama gerektiren bir hakikat olduğunu vurgular."}]},{"word":"ٱلْقَارِعَةُ","root":"ق ر ع","rootLatin":"k-r-'-","meaning":"Şiddetle çarpan, vuran, kapıyı çalan anlamına gelir; burada ise kıyametin dehşetli ve şiddetli vuruşunu, kopuşunu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'Kâria' kelimesinin 'kıyamet' anlamına geldiğini ve bu ismin, kıyametin insanları dehşetiyle vurması, kalpleri korkuyla çarpması nedeniyle verildiğini açıklar. Ayetteki kullanımı, kıyametin şiddetini ve ani gelişini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'Kâria'nın mecazi olarak kıyamet olduğunu belirtir. Kelimenin kökündeki 'vurma, çarpma' anlamından hareketle, kıyametin insanları ve dünyayı şiddetle sarsan, vuran bir olay olduğunu ifade eder. Ayet, bu mecazi anlamı pekiştirir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kar' kökünün bir şeyi diğerine çarpmak, vurmak anlamına geldiğini ve 'Kâria'nın da kıyamet için kullanıldığını belirtir. Çünkü kıyamet, dehşetiyle kalpleri çarpar ve insanları şiddetle sarsar. Ayetteki 'mâ el-Kâria' sorusu, bu dehşetin büyüklüğünü ve bilinmezliğini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'Kâria' kelimesinin semantik alanının, 'şiddetli ses, çarpma, vurma' gibi anlamları içerdiğini ve Kur'an'da kıyametin isimlerinden biri olarak kullanıldığını belirtir. Bu kullanımın, kıyametin ani, şiddetli ve dehşet verici doğasını yansıttığını ifade eder. Ayet, bu kavramın derinliğini sorgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","gayb"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"مَآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İstifham harfi olduğu için mebnî","gloss":"ne"},{"position":2,"surface":"أَدْرَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"د-ر-ي","rootLatin":"d-r-y","lemma":"أَدْرَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"bildirdi"},{"position":2,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"sana"},{"position":3,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İstifham harfi olduğu için mebnî","gloss":"ne"},{"position":4,"surface":"ٱلْقَارِعَةُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-ر-ع","rootLatin":"q-r-ʿ","lemma":"قَارِعَة","form":"Fâ'ile","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"gürültü koparan"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *101/3*
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *101/3*
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *101/3*
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *101/3*
