# Asr Sûresi, 3. Âyet (103:3)

> إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْحَقِّ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ

*İllâ-lleżîne âmenû ve 'amilû-ssâlihâti ve tevâsav bilhakki ve tevâsav bi-ssabr(i)*

**Meal (Diyanet):** Ancak, iman edip de salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/103/3

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Asr Suresi'nin bu ayeti, insanlığın hüsrandan kurtuluşunu dört temel niteliğe bağlar. Bu nitelikler, iman, salih ameller, hakkı tavsiye ve sabrı tavsiye olarak sıralanır. Ayet, bu kavramlar aracılığıyla bireysel ve toplumsal kurtuluşun anahtarlarını sunar.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Allah'a ve getirdiklerine gönülden inanmak, güvenmek ve tasdik etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (أمن), kalbin tasdiki ve dilin ikrarıdır. Güven ve emniyet kökünden gelir. Ayetteki 'âmenû' ifadesi, sadece sözlü bir ikrarı değil, aynı zamanda kalben tasdiki ve bu tasdikin getirdiği güveni ifade eder. Bu, Allah'a tam bir teslimiyet ve O'nun vaatlerine itimat halidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İman (iman), Kur'an'da sadece bir inanç değil, aynı zamanda bir 'güven' ve 'emniyet' duygusunu da içerir. Allah'a iman etmek, O'na tam bir güven duymak ve kendini O'nun himayesine bırakmaktır. Bu ayetteki kullanımı, hüsrandan kurtuluşun ilk adımı olarak, Allah'a karşı duyulan bu derin güveni ve teslimiyeti vurgular."}]},{"word":"ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ","root":"ص ل ح","rootLatin":"s-l-h","meaning":"İyi, doğru, faydalı ve dine uygun ameller, işler.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Salihât (صالحات), 'salâh' kökünden gelir ve 'doğru, iyi, faydalı' anlamına gelir. Kur'an'da genellikle 'amel' kelimesiyle birlikte kullanılarak, hem dünya hem de ahiret için faydalı olan, şeriatın uygun gördüğü her türlü iyi işi ifade eder. Ayetteki 'amelû's-sâlihât' ifadesi, imanın pratik bir tezahürü olarak, sadece inanmakla kalmayıp, bu inancın gerektirdiği güzel davranışları sergilemeyi vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Salâh (صلاح), fesadın zıddıdır ve bir şeyin doğru, iyi ve faydalı hale gelmesidir. Salihât ise, bu niteliklere sahip olan fiillerdir. Ayetteki bağlamda, iman edenlerin sadece kalben tasdik etmekle kalmayıp, bu tasdiki hayatlarına yansıtan, hem kendileri hem de toplum için hayırlı olan işleri yapmalarını ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Salihât, Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahiptir. Sadece ibadetleri değil, aynı zamanda ahlaki erdemleri, toplumsal sorumlulukları ve insanlara faydalı olmayı da kapsar. Asr Suresi'ndeki kullanımı, imanın somutlaşmış hali olarak, bireyin ve toplumun iyiliği için yapılan her türlü olumlu eylemi ifade eder."}]},{"word":"بِٱلْحَقِّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Gerçek, doğru, adalet ve hakikat olan şeyleri birbirlerine tavsiye etmek.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hak (حق), 'hakk' kökünden gelir ve 'doğru, gerçek, sabit, vacip' anlamlarına gelir. Kur'an'da Allah'ın sıfatı olarak da kullanılır. Ayetteki 'bi'l-hakk' ifadesi, Allah'ın indirdiği dinin hakikatlerini, adaleti ve doğru yolu birbirlerine hatırlatmayı ve teşvik etmeyi ifade eder. Bu, sadece sözlü bir tavsiye değil, aynı zamanda bu hakikatlere uygun yaşamayı da içerir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Hak, bir şeyin sabit ve doğru olmasıdır. Ayetteki 'tevasav bi'l-hakk' ifadesi, müminlerin birbirlerine Allah'ın emirlerini, yasaklarını, adaleti ve doğru olanı hatırlatmalarını, bu konuda birbirlerini desteklemelerini ve teşvik etmelerini ifade eder. Bu, toplumsal bir sorumluluktur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hak (haqq), Kur'an'da 'gerçeklik', 'doğruluk', 'adalet' ve 'Allah'ın kendisi' gibi geniş bir anlam yelpazesine sahiptir. 'Tavsiye bi'l-hakk' ifadesi, müminlerin birbirlerine bu evrensel gerçekleri, adaleti ve Allah'ın yolunu hatırlatmalarını, bu konuda birbirlerini uyarmalarını ve desteklemelerini ifade eder. Bu, toplumsal bir dayanışma ve sorumluluk bilincini gösterir."}]},{"word":"بِٱلصَّبْرِ","root":"ص ب ر","rootLatin":"s-b-r","meaning":"Zorluklara, musibetlere ve Allah'ın emirlerine uymada sebat göstermeyi birbirlerine tavsiye etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sabır (صبر), nefsi hoşlanmadığı şeylerden alıkoymak veya hoşlandığı şeylere karşı direnmektir. Ayetteki 'bi's-sabr' ifadesi, müminlerin birbirlerine, Allah'ın emirlerini yerine getirirken karşılaşılan zorluklara, günahlardan uzak dururken çekilen sıkıntılara ve musibetlere karşı dayanıklı olmayı, sebat etmeyi tavsiye etmelerini ifade eder. Bu, imanın ve salih amellerin sürdürülebilirliği için temel bir erdemdir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Sabır, nefsi şikayetten alıkoymak ve musibetlere karşı metanet göstermektir. Ayetteki 'tevasav bi's-sabr' ifadesi, müminlerin birbirlerine, Allah yolunda karşılaşılan her türlü zorluğa karşı dirençli olmayı, sebat etmeyi ve şikayet etmemeyi öğütlemelerini içerir. Bu, hem bireysel hem de toplumsal yaşamda karşılaşılan sıkıntılara karşı bir dayanıklılık çağrısıdır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Sabır, Kur'an'da geniş bir anlam alanına sahiptir; musibetlere karşı dayanıklılık, ibadetlerde sebat, günahlardan uzak durmada direnç ve zorluklara karşı metanet gibi farklı boyutları içerir. Asr Suresi'ndeki kullanımı, hakkı tavsiye etmenin ve salih ameller işlemenin getireceği zorluklara karşı müminlerin birbirlerini sabra teşvik etmelerini, böylece hüsrandan kurtuluş yolunda sebat etmelerini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["iman","sabir","emr-i-maruf","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstisnâ","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî, müstesnâ minhu mahzuf olan 'insan' kelimesinden istisna edildiği için mansûb mahalde","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"ءَامَنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler"},{"position":4,"surface":"وَعَمِلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-م-ل","rootLatin":"a-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ve yaptılar"},{"position":5,"surface":"ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-ل-ح","rootLatin":"s-l-h","lemma":"صَالِحَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb, cemi müennes salim olduğu için kesra ile mansûb","gloss":"salih amelleri"},{"position":6,"surface":"وَتَوَاصَوْا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"و-ص-ي","rootLatin":"w-s-y","lemma":"تَوَاصَىٰ","form":"Tefâ'ul","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ve birbirlerine tavsiye ettiler"},{"position":7,"surface":"بِٱلْحَقِّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":7,"surface":"ٱلْحَقِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"h-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"hakkı"},{"position":8,"surface":"وَتَوَاصَوْا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"و-ص-ي","rootLatin":"w-s-y","lemma":"تَوَاصَىٰ","form":"Tefâ'ul","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ve birbirlerine tavsiye ettiler"},{"position":9,"surface":"بِٱلصَّبْرِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":9,"surface":"ٱلصَّبْرِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ص-ب-ر","rootLatin":"s-b-r","lemma":"صَبْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sabırı"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *103/3*
- **Zümer Sûresi** · *103/1-3*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *103/2-3*
- **Sâd Sûresi** · *103/3*
- **Sâd Sûresi** · *103/3*
- **Zümer Sûresi** · *103/1-3*
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *103/3*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *103/2-3*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *103/3*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *103/1-3*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *103/1-3*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *103/3*
