# Fîl Sûresi, 2. Âyet (105:2)

> أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِى تَضْلِيلٍ

*Elem yec'al keydehum fî tadlîl(in)*

**Meal (Diyanet):** Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/105/2

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Fîl Suresi'nin bu ayeti, Allah'ın düşmanların planlarını nasıl boşa çıkardığını vurgular. Anahtar kavramlar, 'yapmak/kılmak', 'tuzak/düzen' ve 'saptırma/boşa çıkarma' fiilleri etrafında şekillenerek, ilahi kudretin düşman entrikalarını etkisiz hale getirişini dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"يَجْعَلْ","root":"ج ع ل","rootLatin":"c-a-l","meaning":"Allah'ın bir şeyi bir hale getirmesi, kılması veya tayin etmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'جعل' kelimesinin bir şeyi bir halden başka bir hale dönüştürmek, bir şeyi yaratmak veya bir şeyi bir konumda tayin etmek anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ألم يجعل' ifadesi, Allah'ın fil ordusunun düzenini boşa çıkarma eylemini, yani onların planlarını etkisiz hale getirme kudretini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'جعل' fiilinin Kur'an'da 'kılmak, yapmak' anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayette ise Allah'ın, Ebrehe'nin Kâbe'yi yıkma niyetini ve düzenini 'tadlîl' yani boşa çıkarma, saptırma haline getirmesi eylemini mecazi olarak anlatır."}]},{"word":"كَيْدَهُمْ","root":"ك ي د","rootLatin":"k-y-d","meaning":"Düşmanca bir amaçla gizlice planlanan hile, tuzak veya düzen anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'كَيْد' kelimesinin, birine zarar vermek amacıyla gizlice yapılan hile ve düzen olduğunu açıklar. Ayetteki 'كَيْدَهُمْ' ifadesi, Ebrehe ve ordusunun Kâbe'yi yıkma ve insanları oradan uzaklaştırma yönündeki kötü niyetli planlarını ve tuzaklarını ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'كَيْد' kelimesini, bir şeyi gizlice ve ustaca yapma, hile ve düzen kurma olarak tanımlar. Bu bağlamda, Ebrehe'nin ordusunun Kâbe'ye yönelik yıkıcı planlarının, Allah tarafından nasıl boşa çıkarıldığını anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'keyd' kavramının Kur'an'da genellikle düşmanların veya kötü niyetli kişilerin Allah'a veya müminlere karşı kurdukları hileli planları ifade ettiğini belirtir. Fîl Suresi'nde ise bu, Ebrehe'nin Kâbe'yi yıkma yönündeki kötü niyetli ve hileli düzenini temsil eder."}]},{"word":"تَضْلِيلٍ","root":"ض ل ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Bir şeyi hedeften saptırma, boşa çıkarma, kaybolmaya terk etme veya etkisiz hale getirme anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Es-Sicistânî, 'تَضْلِيل' kelimesinin 'dalâlete düşürme, saptırma' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın Ebrehe'nin düzenini, yani Kâbe'yi yıkma hedefini, amacına ulaşmaktan saptırarak boşa çıkarması ve etkisiz hale getirmesi anlamını taşır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ضلال' kökünden türeyen 'تَضْلِيل' kelimesinin, bir şeyi doğru yoldan saptırmak, kaybolmaya terk etmek veya bir amaca ulaşmasını engellemek anlamına geldiğini ifade eder. Bu ayette, Allah'ın Ebrehe'nin Kâbe'yi yıkma planını tamamen başarısız kılıp, hedefine ulaşmasını engellediğini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'dalâl' ve türevlerinin Kur'an'da genellikle doğru yoldan sapma, kaybolma veya bir şeyin amacına ulaşamaması anlamlarında kullanıldığını belirtir. 'Tadlîl' ise bu sapmayı veya boşa çıkarmayı ifade eden bir fiil masdarıdır. Ayette, Ebrehe'nin 'keyd'inin (düzeninin) Allah tarafından 'tadlîl'e (boşa çıkarılmaya) uğratılması, onların planlarının tamamen başarısız kılındığını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-gecmis-kavimler","imtihan-bela","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"mı?"},{"position":1,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cezm","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":2,"surface":"يَجْعَلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعَلَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Harf-i cezm olan 'لم'den sonra geldiği için meczûm","gloss":"kılmadı mı?"},{"position":3,"surface":"كَيْدَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ك-ي-د","rootLatin":"k-y-d","lemma":"كَيْد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"düzenlerini"},{"position":3,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (mahallen)","gloss":"onların"},{"position":4,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":5,"surface":"تَضْلِيلٍ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","lemma":"تَضْلِيل","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"boşa çıkarma"}]
