# Fîl Sûresi, 5. Âyet (105:5)

> فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَّأْكُولٍۭ

*Fece'alehum ke'asfin me/kûl(in)*

**Meal (Diyanet):** (3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/105/5

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Fîl Suresi'nin bu ayeti, Allah'ın Kâbe'ye saldıran fil ordusunu nasıl helak ettiğini tasvir etmektedir. Ayet, helak edilenlerin durumunu 'yenilmiş ekin' benzetmesiyle somutlaştırarak, ilahi kudretin mutlaklığını ve acizliği vurgular.","keyConcepts":[{"word":"جَعَلَهُمْ","root":"ج ع ل","rootLatin":"c-a-l","meaning":"Allah'ın bir şeyi başka bir şeye dönüştürmesi, kılması veya yapması anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ceale' fiilinin bir şeyi bir halden başka bir hale dönüştürmek, bir şeyi yaratmak veya bir şeyi bir şey olarak tayin etmek anlamlarına geldiğini belirtir. Bu ayette ise Allah'ın fil ordusunu 'asf' (ekin artığı) haline getirmesi, yani onları tamamen yok edip değersiz kılması anlamında kullanılmıştır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ceale' fiilinin burada 'sayyere' (dönüştürdü, kıldı) anlamında olduğunu ifade eder. Fil ordusunun, kuşların attığı taşlarla 'yenilmiş ekin' gibi bir hale gelmesi, onların gücünün ve ihtişamının tamamen ortadan kalktığını mecazi bir dille anlatır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ceale' fiilinin Kur'an'da genellikle bir şeyi bir durumdan başka bir duruma geçirme, bir şeyi bir şey olarak tayin etme veya yaratma anlamlarında kullanıldığını belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın kudretiyle büyük bir orduyu aciz ve değersiz bir şeye dönüştürmesini ifade eder."}]},{"word":"عَصْفٍ","root":"ع ص ف","rootLatin":"a-s-f","meaning":"Rüzgarın savurduğu, hayvanların yediği veya kuruyup dökülen ekin sapları ve yaprakları gibi değersiz artıkları ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'asf' kelimesinin ekinin rüzgarın savurduğu veya hayvanların yediği sapları ve yaprakları olduğunu belirtir. Bu ayette, fil ordusunun tamamen parçalanmış, dağılmış ve değersiz hale gelmesini tasvir etmek için kullanılmıştır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'asf'ı ekinin yaprakları ve sapları olarak tanımlar ve rüzgarın onu savurmasıyla ilişkilendirir. Ayetteki 'asfın' yenilmiş olması, bu artığın dahi bir işe yaramaz, çiğnenmiş ve atılmış bir durumda olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki benzetmelerin genellikle somut ve güçlü imgelerle mesajı pekiştirdiğini belirtir. 'Asf' kelimesi, helak edilen ordunun ne kadar aciz ve önemsiz bir hale geldiğini, tıpkı rüzgarın savurduğu veya hayvanların çiğnediği değersiz ekin artıkları gibi olduğunu gösterir."}]},{"word":"مَّأْكُولٍ","root":"أ ك ل","rootLatin":"e-k-l","meaning":"Yenilmiş, çiğnenmiş ve dolayısıyla değersiz hale gelmiş şeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'me'kûl' kelimesinin 'yenilmiş' anlamına geldiğini ve burada 'asf' ile birlikte kullanıldığında, ekinin hayvanlar tarafından yenilip çiğnenmiş, dolayısıyla hiçbir değeri kalmamış artığını ifade ettiğini açıklar. Bu, fil ordusunun tamamen yok edildiğini ve dağıldığını gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ekl' kökünün yeme eylemini ifade ettiğini ve 'me'kûl'ün de yenilmiş, tüketilmiş anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'asfın me'kûl' olması, fil ordusunun tıpkı hayvanların yediği ve geriye kalan değersiz artıkları gibi tamamen etkisiz hale getirildiğini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'me'kûl' kelimesinin burada 'yenilmiş ve çiğnenmiş' anlamında olduğunu ve 'asf' ile birleşerek, fil ordusunun tamamen parçalanmış, dağılmış ve hiçbir işe yaramaz hale geldiğini mecazi bir şekilde anlattığını ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-gecmis-kavimler","tabiat-ayetleri","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"sonunda"},{"position":1,"surface":"جَعَلَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعَلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yaptı"},{"position":1,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"onları"},{"position":2,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"gibi"},{"position":2,"surface":"عَصْفٍ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ص-ف","rootLatin":"'-s-f","lemma":"عَصْف","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ekin"},{"position":3,"surface":"مَّأْكُولٍ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"أ-ك-ل","rootLatin":"a-k-l","lemma":"مَأْكُول","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"yenilmiş"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *105/5*
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *105/5*
