# Kureyş Sûresi, 4. Âyet (106:4)

> ٱلَّذِىٓ أَطْعَمَهُم مِّن جُوعٍ وَءَامَنَهُم مِّنْ خَوْفٍۭ

*Elleżî et'amehum min cû'in ve âmenehum min ḣavf(in)*

**Meal (Diyanet):** (1-4) Kureyş'i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen'e) ve yazın (Şam'a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kabe'nin) Rabbine kulluk etsin.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/106/4

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kureyş Suresi'nin 4. ayeti, Kureyş kabilesine verilen iki temel nimeti, yani açlıktan doyurulmayı ve korkudan emin kılınmayı vurgulayarak, bu nimetlerin kaynağı olan Rab'be kulluk etmeleri gerektiğini ifade eder. Ayet, 'açlık', 'doyurma', 'korku' ve 'güven verme' kavramları üzerinden ilahi lütfu ve buna karşılık beklenen şükranı dile getirir.","keyConcepts":[{"word":"أَطْعَمَهُم","root":"ط ع م","rootLatin":"t-'-m","meaning":"Onları doyurdu, yiyecek verdi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ta'ame' (طَعْم) kelimesinin asıl anlamının 'yemek' olduğunu belirtir. 'Et'amehum' (أَطْعَمَهُم) ise birine yemek yedirmek, doyurmak anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın Kureyş'e açlık durumunda yiyecek temin ederek onları doyurmasını ifade eder, bu da ilahi bir lütfu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'et'amehum' ifadesini 'onlara rızık verdi' şeklinde açıklar. Bu, sadece fiziki doyurmayı değil, aynı zamanda geçimlerini sağlama ve onlara yaşam imkanı sunma anlamını da içerir. Ayetteki bağlamda, Kureyş'in ticari faaliyetleri sayesinde elde ettikleri zenginlik ve refah da bu 'doyurma' kavramının kapsamına girer."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ta'am' kökünün Kur'an'da genellikle 'yiyecek, gıda' anlamında kullanıldığını ve 'it'am' fiilinin ise 'yedirmek, doyurmak' manasına geldiğini belirtir. Kureyş Suresi'ndeki 'et'amehum' ifadesi, Kureyş'in yaşadığı kıtlık ve açlık dönemlerinde Allah'ın onlara rızık kapıları açarak onları doyurmasını, yani temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamasını vurgular."}]},{"word":"جُوعٍ","root":"ج و ع","rootLatin":"c-v-'-","meaning":"Açlık, yiyecek yokluğu durumu.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'cû'' kelimesini 'açlık' olarak açıklar ve bu durumun yiyecek eksikliğinden kaynaklandığını belirtir. Ayetteki 'min cû'' ifadesi, Kureyş'in yaşadığı açlık durumundan kurtarılmasını, yani Allah'ın onları bu zor durumdan çıkarıp doyurmasını ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cû'' kelimesinin 'karın boşluğunun yiyecekten arınması' anlamına geldiğini ve bunun bir ihtiyaç hali olduğunu belirtir. Ayetteki 'min cû'' ifadesi, Kureyş'in geçmişte yaşadığı açlık sıkıntısından Allah tarafından kurtarılmasını, yani onlara rızık verilerek bu durumun giderilmesini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'cû'' gibi temel ihtiyaçları ifade eden kelimelerin Kur'an'da genellikle Allah'ın lütfunu ve kudretini gösteren bir bağlamda kullanıldığını belirtir. Kureyş Suresi'ndeki 'min cû'' ifadesi, Allah'ın Kureyş'i açlıktan kurtararak onlara yaşam ve refah bahşetmesini, böylece O'nun Rabliğini ve nimet vericiliğini ortaya koymasını simgeler."}]},{"word":"ءَامَنَهُم","root":"أ م ن","rootLatin":"'-m-n","meaning":"Onlara güven verdi, onları emniyete kavuşturdu.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'emn' (أَمْن) kelimesinin 'korkunun zıttı' olduğunu ve 'emniyet, güven' anlamına geldiğini belirtir. 'Âmenehum' (آمَنَهُم) ise birine güven vermek, onu korkudan emin kılmak demektir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın Kureyş'i dış tehditlerden ve iç karışıklıklardan koruyarak onlara bir güvenlik ortamı sağlamasını ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'emn' kavramının 'kalbin korkudan arınması' olduğunu ve bunun hem maddi hem de manevi bir güvenliği kapsadığını belirtir. Ayetteki 'âmenehum' ifadesi, Kureyş'in Kâbe'nin hürmeti sayesinde elde ettiği dokunulmazlık ve ticaret yollarındaki güvenliği vurgular, bu da Allah'ın onlara bahşettiği büyük bir nimettir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'âmenehum' fiilinin 'korkuyu gidermek ve yerine güveni yerleştirmek' anlamında kullanıldığını açıklar. Kureyş Suresi'ndeki bu ifade, Allah'ın Kureyş'i düşman saldırılarından ve yolculuklarındaki tehlikelerden koruyarak onlara huzurlu bir yaşam alanı ve ticaret imkanı sunmasını anlatır."}]},{"word":"خَوْفٍ","root":"خ و ف","rootLatin":"h-v-f","meaning":"Korku, endişe, tehlike hissi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'havf' kelimesini 'korku' olarak tanımlar ve bunun bir tehlike veya tehdit karşısında hissedilen bir duygu olduğunu belirtir. Ayetteki 'min havf' ifadesi, Kureyş'in yaşadığı korku durumundan, yani dış saldırılar, yol kesiciler gibi tehlikelerden Allah tarafından kurtarılmasını ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'havf' kelimesinin 'bir şeyin olmasından veya olmamasından duyulan endişe' olduğunu belirtir. Ayetteki 'min havf' ifadesi, Kureyş'in ticaret yollarında veya kendi yurtlarında karşılaşabilecekleri tehlikelerden duydukları korkuyu ve Allah'ın onları bu korkudan emin kıldığını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'havf' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın azabından veya dünyevi tehlikelerden duyulan korkuyu ifade ettiğini belirtir. Kureyş Suresi'ndeki 'min havf' ifadesi, Kureyş'in yaşadığı güvenlik endişelerini ve Allah'ın Kâbe'nin hürmeti sayesinde onlara sağladığı emniyeti, yani korkularını giderdiğini gösterir."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ٱلَّذِىٓ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"o kimse ki","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Bedel"},{"position":2,"surface":"أَطْعَمَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ط-ع-م","rootLatin":"ṭ-ʿ-m","lemma":"أَطْعَمَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"doyurdu","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":2,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"onları","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":3,"surface":"مِّن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":4,"surface":"جُوعٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ج-و-ع","rootLatin":"j-w-ʿ","lemma":"جُوع","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"açlık","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":5,"surface":"ءَامَنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ا-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"ءَامَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"güven verdi","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":5,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"onlara","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":6,"surface":"مِّنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":7,"surface":"خَوْفٍۭ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"خ-و-ف","rootLatin":"kh-w-f","lemma":"خَوْف","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"korku","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"}]

## Tefsir

{"topics":["rizik","sukur","tevhid","tabiat-ayetleri"]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Elleżî"},{"position":2,"translit":"et'amehum"},{"position":3,"translit":"min"},{"position":4,"translit":"cû'in"},{"position":5,"translit":"ve âmenehum"},{"position":6,"translit":"min"},{"position":7,"translit":"ḣavf(in)"}]
