# Hûd Sûresi, 104. Âyet (11:104)

> وَمَا نُؤَخِّرُهُۥٓ إِلَّا لِأَجَلٍ مَّعْدُودٍ

*Vemâ nu-aḣḣiruhu illâ li-ecelin ma'dûd(in)*

**Meal (Diyanet):** Biz onu ancak belirli bir zamana kadar erteliyoruz.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/11/104

---

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","kader","gayb"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":1,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":2,"surface":"نُؤَخِّرُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ا-خ-ر","rootLatin":"a-kh-r","lemma":"تَأْخِير","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"geciktiririz","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":2,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahallen mebnî","gloss":"onu","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":3,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Hasr","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"Hasr edatı olduğu için mebnî","gloss":"ancak","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":4,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"için","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":4,"surface":"أَجَلٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ج-ل","rootLatin":"a-j-l","lemma":"أَجَل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bir süreye","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":5,"surface":"مَّعْدُودٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ع-د-د","rootLatin":"'-d-d","lemma":"مَعْدُود","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"belli","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününün veya azabın ertelenmesinin ilahi bir takdire bağlı olduğunu ve bu ertelemenin belirli bir süre ile sınırlı olduğunu vurgulamaktadır. Ayet, Allah'ın kudretini ve her şeyin bir ölçüye göre yaratıldığını dilbilimsel olarak ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"نُؤَخِّرُهُۥٓ","root":"أ خ ر","rootLatin":"e-h-r","meaning":"Allah'ın bir şeyi ertelemesi, geciktirmesi fiilini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'أخر' kökünü 'bir şeyi vaktinden sonraya bırakmak, geciktirmek' olarak açıklar. Ayetteki 'نُؤَخِّرُهُۥٓ' ifadesi, Allah'ın kıyamet gününü veya azabı, hikmeti gereği belirli bir zamana kadar ertelemesini, ötelemesini ifade eder. Bu erteleme, Allah'ın mutlak iradesiyle gerçekleşir ve bir hikmete dayanır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'تأخير' (te'hîr) kavramını 'bir şeyin vaktini sonraya bırakmak' olarak tanımlar. Ayetteki kullanım, Allah'ın vaat ettiği bir olayın (kıyamet veya azap) gerçekleşme zamanını, kendi belirlediği bir hikmet ve takdir doğrultusunda ileri bir tarihe atmasını anlatır. Bu, Allah'ın kudretinin ve zaman üzerindeki mutlak hakimiyetinin bir göstergesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki zaman kavramını incelerken, 'erteleme' fiilinin ilahi iradeyle bağlantısını vurgular. 'نُؤَخِّرُهُۥٓ' ifadesi, Allah'ın mutlak kudretini ve olayların seyrini belirleme yetkisini gösterir. Bu erteleme, keyfi değil, ilahi bir planın parçasıdır ve belirli bir amaca hizmet eder."}]},{"word":"أَجَلٍ","root":"أ ج ل","rootLatin":"e-c-l","meaning":"Belirli bir zaman dilimi, süre veya vadenin sonunu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'أجل' kelimesini 'belirlenmiş vakit, süre' olarak açıklar. Ayetteki 'لِأَجَلٍ' ifadesi, kıyamet gününün veya azabın ertelendiği sürenin, Allah tarafından önceden belirlenmiş, sonu olan bir vakit olduğunu belirtir. Bu, ertelemenin sonsuz olmadığını, bir bitiş noktasının bulunduğunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'أجل' kelimesini 'bir şeyin sonu, bitimi, belirlenmiş vakti' olarak tanımlar. Ayetteki 'لِأَجَلٍ' ifadesi, Allah'ın erteleme fiilinin, kendi ilmi ve takdiriyle belirlenmiş, sonu belli bir zamana kadar olduğunu vurgular. Bu, ilahi planın kesinliğini ve her şeyin bir ölçüye göre olduğunu ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'أجل' kelimesinin Kur'an'daki kullanımlarını inceleyerek, bu kelimenin 'belirli bir süre, vade, ömür' gibi anlamlara geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, 'لِأَجَلٍ' ifadesi, Allah'ın erteleme fiilinin rastgele olmadığını, aksine ilahi bir takdirle belirlenmiş, sonu belli bir zaman dilimine tabi olduğunu gösterir."}]},{"word":"مَّعْدُودٍ","root":"ع د د","rootLatin":"a-d-d","meaning":"Sayılı, sınırlı, miktarı belli olan bir şeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'معدود' kelimesini 'sayılmış, miktarı belirlenmiş' olarak açıklar. Ayetteki 'أَجَلٍ مَّعْدُودٍ' ifadesi, ertelemenin yapıldığı sürenin, Allah katında bilinen, sayılmış ve sınırlı bir zaman dilimi olduğunu vurgular. Bu, sürenin sonsuz veya belirsiz olmadığını, aksine kesin bir sonu olduğunu belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'معدود' kelimesinin 'sayılmış, hesaplanmış' anlamını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'أَجَلٍ مَّعْدُودٍ' tamlaması, kıyamet gününün veya azabın ertelendiği vaktin, Allah'ın ilmi dahilinde, kesin olarak belirlenmiş ve sınırlı bir süre olduğunu ifade eder. Bu, ilahi takdirin hassasiyetini ve her şeyin bir ölçüye göre olduğunu gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'عدّ' kökünden türeyen 'معدود' kelimesini 'sayılan, miktarı bilinen' olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, Allah'ın erteleme süresinin, insanlar tarafından bilinmese de, Allah katında kesin olarak belirlenmiş, sayılmış ve sınırlı bir zaman dilimi olduğunu vurgular. Bu, Allah'ın mutlak ilmini ve kudretini gösterir."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Vemâ"},{"position":2,"translit":"nu-aḣḣiruhu"},{"position":3,"translit":"illâ"},{"position":4,"translit":"li-ecelin"},{"position":5,"translit":"ma'dûd(in)"}]
