# Hûd Sûresi, 105. Âyet (11:105)

> يَوْمَ يَأْتِ لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ ۚ فَمِنْهُمْ شَقِىٌّ وَسَعِيدٌ

*Yevme ye/ti lâ tekellemu nefsun illâ bi-iżnih(i)(c) feminhum şakiyyun vese'îd(in)*

**Meal (Diyanet):** O gün geldiği zaman Allah'ın izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. Onlardan mutsuz (cehennemlik) olanlar da vardır, mutlu (cennetlik) olanlar da.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/11/105

---

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","hesap-mizan","ahiret-mukafat","cennet","cehennem"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hûd Suresi 105. ayet, kıyamet gününün dehşetini ve o günkü konuşma yetkisinin yalnızca Allah'a ait olduğunu vurgular. Ayet, insanların o günkü durumlarını 'şakî' (bedbaht) ve 'saîd' (mesut) olarak iki ana kategoriye ayırarak, ilahi adaletin tecellisine işaret eder.","keyConcepts":[{"word":"يَأْتِ","root":"أ ت ي","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Kıyamet gününün gelmesi, vuku bulması anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'إتيان' (ityân) kelimesinin bir şeyin kolaylıkla ve yumuşaklıkla gelmesi anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'يَأْتِ' ifadesi, kıyamet gününün kaçınılmaz ve kesin bir şekilde geleceğini, Allah'ın takdiriyle vuku bulacağını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'إتيان'ın bazen bir şeyin gerçekleşmesi, vuku bulması anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, kıyamet gününün bir zaman dilimi olarak gelip çatmasını ve beraberinde getireceği olayları ifade eder."}]},{"word":"تَكَلَّمُ","root":"ك ل م","rootLatin":"k-l-m","meaning":"Konuşmak, söz söylemek, ses çıkarmak anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'كلام' (kelâm) kelimesinin genel olarak söz ve konuşma anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ' ifadesi, kıyamet gününde Allah'ın izni olmaksızın hiçbir canlının konuşma yetisine sahip olamayacağını, mutlak otoritenin Allah'a ait olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'كلام'ın mecazi olarak da kullanılabileceğini belirtse de, bu ayetteki kullanımı doğrudan ve hakiki anlamda konuşma eylemini ifade eder. Allah'ın izni olmadan konuşmanın imkansızlığı, o günkü dehşeti ve acizliği vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kelâm' kavramının Kur'an'da genellikle ilahi vahiy ve insan konuşması bağlamında ele alındığını belirtir. Bu ayetteki 'lâ tekellemu nefsun' ifadesi, konuşma eyleminin nihai kaynağının ve izninin Allah'a ait olduğunu, kıyamet gününde bu yetkinin tamamen O'nun kontrolünde olduğunu gösterir."}]},{"word":"بِإِذْنِهِۦ","root":"أ ذ ن","rootLatin":"e-z-n","meaning":"Allah'ın izni, müsaadesi ve emriyle anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'إذن' (izn) kelimesinin bir şeyi yapmaya veya söylemeye verilen ruhsat ve müsaade anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'إِلَّا بِإِذْنِهِۦ' ifadesi, kıyamet gününde her türlü eylemin, özellikle de konuşmanın ancak Allah'ın mutlak iradesi ve onayıyla gerçekleşebileceğini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'إذن'in bazen ilahi takdir ve emre işaret ettiğini belirtir. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın o günkü mutlak hakimiyetini ve hiçbir şeyin O'nun izni dışında vuku bulamayacağını kesin bir dille ifade eder."}]},{"word":"شَقِىٌّ","root":"ش ق و","rootLatin":"ş-k-v","meaning":"Bedbaht, mutsuz, azaba uğrayacak olan kişi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'شقاء' (şakâ') kelimesinin zorluk, meşakkat ve bedbahtlık anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'شَقِىٌّ' ifadesi, kıyamet gününde Allah'ın azabına uğrayacak, mutsuz ve kötü akıbetli kimseleri tanımlar."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'شَقِىٌّ' kelimesinin 'şakâvet' kökünden türediğini ve ahiretteki kötü akıbeti, cehennemlik olmayı ifade ettiğini açıklar. Bu ayette, insanların kıyamet günündeki iki zıt durumundan birini, yani azaba müstahak olanları temsil eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'şakî' kelimesinin Kur'an'da genellikle dünya hayatındaki isyan ve günahlar sonucu ahirette karşılaşılacak azabı ve bedbahtlığı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, ilahi adaletin tecellisiyle kötü amellerin karşılığını görecek olanları işaret eder."}]},{"word":"سَعِيدٌ","root":"س ع د","rootLatin":"s-'-d","meaning":"Mesut, mutlu, cennete girecek olan kişi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'سعادة' (sa'âde) kelimesinin iyilik, mutluluk ve hayırlı akıbet anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'سَعِيدٌ' ifadesi, kıyamet gününde Allah'ın rahmetine nail olacak, mutlu ve cennetlik kimseleri tanımlar."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'سعيد' kelimesinin 'sa'âdet' kökünden geldiğini ve ahiretteki iyi akıbeti, cennetle müjdelenmeyi ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, insanların kıyamet günündeki iki zıt durumundan diğerini, yani Allah'ın rızasını kazanmış olanları temsil eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'sa'âdet' kavramının Kur'an'da genellikle dünya hayatındaki salih amellerin bir sonucu olarak ahirette elde edilecek ebedi mutluluğu ve cenneti ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'saîd' kelimesi, Allah'ın lütfuyla kurtuluşa eren ve cennete giren kimseleri simgeler."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"gün","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Zaman zarfı","izafet":"Muzâf"},{"position":2,"surface":"يَأْتِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ا-ت-ي","rootLatin":"a-t-y","lemma":"أَتَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şart edatı takdir edildiği için meczûm (cezm edatı gizli) — diğer bir görüşe göre merfû","gloss":"gelir","irabMarker":"takdîrî damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":3,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":4,"surface":"تَكَلَّمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-ل-م","rootLatin":"k-l-m","lemma":"تَكَلَّمَ","form":"Tef'all","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"konuşur","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":5,"surface":"نَفْسٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ف-س","rootLatin":"n-f-s","lemma":"نَفْس","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"hiç kimse","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil"},{"position":6,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstisna","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ancak","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":7,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":7,"surface":"إِذْنِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ا-ذ-ن","rootLatin":"a-dh-n","lemma":"إِذْن","form":"İf'âl","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"izni","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":7,"surface":"هِۦ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (mahallen)","gloss":"O'nun","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":8,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o halde","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":8,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"den","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":8,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr (mahallen)","gloss":"onlar","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":9,"surface":"شَقِىٌّ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Sıfat","root":"ش-ق-و","rootLatin":"sh-q-w","lemma":"شَقِيّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda-i muahhar olduğu için merfû","gloss":"bedbaht","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mübteda"},{"position":10,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":10,"surface":"سَعِيدٌ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Sıfat","root":"س-ع-د","rootLatin":"s-'-d","lemma":"سَعِيد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki isme atfedildiği için merfû","gloss":"mesut","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Ma'tûf"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Yevme"},{"position":2,"translit":"ye/ti"},{"position":3,"translit":"lâ"},{"position":4,"translit":"tekellemu"},{"position":5,"translit":"nefsun"},{"position":6,"translit":"illâ"},{"position":7,"translit":"bi-iżnih(i)(c)"},{"position":8,"translit":"feminhum"},{"position":9,"translit":"şakiyyun"},{"position":10,"translit":"vese'îd(in)"}]
