# Hûd Sûresi, 109. Âyet (11:109)

> فَلَا تَكُ فِى مِرْيَةٍ مِّمَّا يَعْبُدُ هَـٰٓؤُلَآءِ ۚ مَا يَعْبُدُونَ إِلَّا كَمَا يَعْبُدُ ءَابَآؤُهُم مِّن قَبْلُ ۚ وَإِنَّا لَمُوَفُّوهُمْ نَصِيبَهُمْ غَيْرَ مَنقُوصٍ

*Felâ teku fî miryetin mimmâ ya'budu hâulâ-(i)(c) mâ ya'budûne illâ kemâ ya'budu âbâuhum min kabl(u)(c) ve-innâ lemuveffûhum nasîbehum ġayra menkûs(in)*

**Meal (Diyanet):** (Ey Muhammed!) Şunların taptıkları şeylerin batıl olduğu konusunda şüpheye düşme. Onlar sadece, daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Şüphesiz biz onlara (azaptan) paylarını eksiksiz olarak tastamam vereceğiz.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/11/109

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hûd Suresi 109. ayet, müşriklerin ibadetlerinin batıllığını ve bu konuda şüpheye düşülmemesi gerektiğini vurgularken, onların atalarının yolunu takip ettiklerini ve Allah'ın onlara hak ettikleri karşılığı eksiksiz vereceğini bildirmektedir. Ayet, 'şüphe', 'ibadet' ve 'pay' gibi temel kavramlar üzerinden tevhidin önemini ve ilahi adaleti işler.","keyConcepts":[{"word":"مِرْيَةٍ","root":"م ر ي","rootLatin":"m-r-y","meaning":"Ayette, bir şeyin doğruluğu veya gerçekliği hakkında duyulan tereddüt, şüphe anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'مِرْيَة' kelimesini 'bir şeyin hakikatinde şüpheye düşmek, tereddüt etmek' olarak açıklar. Ayetteki 'فَلَا تَكُ فِى مِرْيَةٍ' ifadesi, müşriklerin taptıklarının batıl olduğu konusunda hiçbir şüpheye yer bırakılmaması gerektiğini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'مِرْيَة' kelimesinin Kur'an'da 'şüphe' ve 'tereddüt' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, muhatabın müşriklerin ibadetlerinin yanlışlığına dair zihninde hiçbir kuşku barındırmaması gerektiğini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'şüphe' kavramının, imanın zıddı olarak ele alındığını ve kesin bilgiye ulaşmayı engelleyen bir durum olduğunu belirtir. Ayetteki 'مِرْيَةٍ' kelimesi, tevhid inancının sağlamlığını pekiştirmek amacıyla, müşriklerin şirkine dair herhangi bir tereddüdün reddedilmesini ifade eder."}]},{"word":"يَعْبُدُ","root":"ع ب د","rootLatin":"a-b-d","meaning":"Ayette, ilah edinilen varlıklara karşı gösterilen boyun eğme, tapınma ve kulluk etme eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'عَبَدَ' fiilinin 'boyun eğmek, itaat etmek ve tapmak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'مِمَّا يَعْبُدُ هَـٰٓؤُلَآءِ' ifadesi, müşriklerin Allah'tan başkasına yönelttikleri ibadet ve kulluk eylemlerini kasteder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'عبادت' kelimesini 'en üst düzeyde boyun eğme ve alçakgönüllülük' olarak tanımlar. Ayetteki kullanımı, müşriklerin taptıkları putlara karşı gösterdikleri bu aşırı boyun eğmenin batıl olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ibadet' kavramının Kur'an'da sadece ritüelistik eylemleri değil, aynı zamanda Allah'a tam bir teslimiyet ve itaat halini de kapsadığını ifade eder. Ayette, müşriklerin Allah dışındaki varlıklara yönelttikleri bu teslimiyetin anlamsızlığına dikkat çekilir."}]},{"word":"ءَابَآؤُهُم","root":"أ ب و","rootLatin":"e-b-v","meaning":"Ayette, müşriklerin kendilerinden önceki nesilleri, yani atalarını ifade eder ve onların inanç ve ibadet pratiklerini miras aldıklarını belirtir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'أَب' kelimesinin 'baba' ve 'ata' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ءَابَآؤُهُم مِّن قَبْلُ' ifadesi, müşriklerin ibadetlerinin kökeninin, kendilerinden önceki atalarının uygulamalarına dayandığını gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'أَب' kelimesinin sadece biyolojik babayı değil, aynı zamanda bir topluluğun öncülerini ve atalarını da kapsadığını ifade eder. Ayette, müşriklerin atalarının yanlış inançlarını taklit ettikleri vurgulanır."}]},{"word":"نَصِيبَهُمْ","root":"ن ص ب","rootLatin":"n-s-b","meaning":"Ayette, müşriklerin dünyadaki amellerine karşılık olarak ahirette alacakları payı, karşılığı veya cezayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'نَصِيب' kelimesini 'bir kişiye düşen pay, hisse' olarak açıklar. Ayetteki 'نَصِيبَهُمْ' ifadesi, müşriklerin dünyadaki şirk ve inkar amellerinin karşılığı olarak kendilerine düşecek olan azap payını kasteder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'نَصِيب' kelimesinin 'belirlenmiş kısım, pay' anlamına geldiğini ve Kur'an'da hem olumlu hem de olumsuz bağlamlarda kullanılabileceğini belirtir. Bu ayette, müşriklerin hak ettikleri ceza payının eksiksiz verileceği anlamındadır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'نَصِيب' kelimesinin 'bir şeyden ayrılan kısım, hisse' olduğunu ve genellikle bir hak veya yükümlülükle ilişkilendirildiğini ifade eder. Ayette, Allah'ın adaletinin tecellisi olarak, müşriklerin amellerinin karşılığının kendilerine tam olarak ödeneceği vurgulanır."}]},{"word":"مَنقُوصٍ","root":"ن ق ص","rootLatin":"n-q-s","meaning":"Ayette, bir şeyin eksiltilmesi, azaltılması veya noksan bırakılması anlamında kullanılmıştır; burada ilahi adaletin tam ve eksiksiz tecelli edeceğini vurgular.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'نَقَصَ' fiilinin 'eksiltmek, azaltmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'غَيْرَ مَنقُوصٍ' ifadesi, müşriklerin hak ettikleri cezanın hiçbir şekilde eksiltilmeden, tam olarak verileceğini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'نَقْص' kelimesinin 'bir şeyin tamamından bir kısmının gitmesi, azalması' olduğunu açıklar. Ayetteki kullanımı, Allah'ın adaletinin mutlak olduğunu ve kimsenin hakkının veya cezasının eksik bırakılmayacağını vurgular."}]}]}
