# Hûd Sûresi, 122. Âyet (11:122)

> وَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنَّا مُنتَظِرُونَ

*Ventazirû innâ muntazirûn(e)*

**Meal (Diyanet):** "Bekleyin, biz de bekleyeceğiz."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/11/122

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, inananlar ile inanmayanlar arasındaki kesin ayrımı ve her iki tarafın da kendi akıbetlerini bekleyişini vurgulamaktadır. Temel olarak 'beklemek' fiili üzerinden, ilahi adaletin tecellisi ve vaat edilen sonucun kaçınılmazlığına işaret eder.","keyConcepts":[{"word":"وَٱنتَظِرُوٓا۟","root":"ن ظ ر","rootLatin":"n-z-r","meaning":"Bu kelime, bir şeyin gerçekleşmesini veya bir sonucun ortaya çıkmasını beklemek, gözetlemek ve gözlemlemek anlamlarını taşır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nazar' kökünün asıl anlamının 'basiret gözüyle bakmak' olduğunu belirtir. 'İntizar' ise, bir şeyin gerçekleşmesini beklemek, gözlemek ve sonucunu görmek üzere durmak demektir. Ayetteki 've'ntazırû' emri, inanmayanlara yönelik bir meydan okuma ve tehdit olup, kendi akıbetlerini beklemeleri gerektiğini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'intizar' kelimesini 'beklemek' ve 'gözetlemek' olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, inanmayanların kendi sonlarını beklemeleri gerektiği, bu bekleyişin bir tehdit ve uyarı niteliği taşıdığı bağlamında değerlendirilir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'nazar' kökünün Kur'an'daki kullanımının genellikle 'düşünmek, tefekkür etmek, ibret almak' gibi anlamlara geldiğini belirtir. Ancak 'intizar' formu, daha çok 'beklemek, gözlemek' anlamında kullanılır ve bu ayetteki gibi, ilahi hükmün veya vaadin gerçekleşmesini beklemek bağlamında güçlü bir vurgu taşır. Burada, inanmayanların bekleyişi, kendi sonlarının kaçınılmazlığını ifade eder."}]},{"word":"مُنتَظِرُونَ","root":"ن ظ ر","rootLatin":"n-z-r","meaning":"Bu kelime, bekleyenler, gözleyenler ve bir şeyin gerçekleşmesini umanlar anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'muntazır' kelimesini 'intizar' fiilinin ism-i faili olarak açıklar. Yani bekleyen, gözleyen kişi demektir. Ayetteki 'innâ muntazırûn' ifadesi, müminlerin de ilahi yardımın ve vaat edilen zaferin gerçekleşmesini beklediklerini, bu bekleyişin iman ve güvene dayandığını gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'muntazır' kelimesinin 'bekleyen' anlamını pekiştirir ve bu bağlamda, müminlerin Allah'ın vaadinin gerçekleşmesini sabırla bekleyenler olduğunu belirtir. Ayetteki bu kullanım, iki tarafın da bir bekleyiş içinde olduğunu, ancak bu bekleyişin niteliğinin farklı olduğunu vurgular: biri tehdit, diğeri umut ve güven."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'intizar' kökünden türeyen 'muntazır' kelimesinin Kur'an'da genellikle bir sonucun veya olayın gerçekleşmesini bekleyen kişi anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayette, müminlerin bekleyişi, Allah'ın vaadine olan kesin inançlarını ve sabırlarını yansıtırken, inanmayanların bekleyişi ise kendi sonlarının kaçınılmazlığını ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tebligh","musrikler","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"ٱنتَظِرُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ن-ظ-ر","rootLatin":"n-z-r","lemma":"اِنْتَظَرَ","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"bekleyin"},{"position":2,"surface":"إِنَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz biz"},{"position":2,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"biz"},{"position":3,"surface":"مُنتَظِرُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ن-ظ-ر","rootLatin":"n-z-r","lemma":"مُنْتَظِر","form":"İfti'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"bekleyenleriz"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hûd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *122. Ayeti*
