# Hûd Sûresi, 14. Âyet (11:14)

> فَإِلَّمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَكُمْ فَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَآ أُنزِلَ بِعِلْمِ ٱللَّهِ وَأَن لَّآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ فَهَلْ أَنتُم مُّسْلِمُونَ

*Fe-illem yestecîbû lekum fa'lemû ennemâ unzile bi'ilmi(A)llâhi veen lâ ilâhe illâ hu(ve)(s) fehel entum muslimûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Eğer size (bu konuda) cevap veremedilerse, bilin ki o (Kur'an) ancak Allah'ın ilmiyle indirilmiştir ve O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Artık müslüman oluyor musunuz?

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/11/14

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hûd Suresi 14. ayet, Kur'an'ın ilahi menşeini ve Allah'ın birliğini vurgulayarak, muhatapların acziyetini ve bu hakikat karşısında teslimiyetin gerekliliğini dilbilimsel bir kesinlikle ortaya koymaktadır. Ayet, meydan okuma (tahaddî) ve tevhid akidesini temel kavramlar üzerinden işler.","keyConcepts":[{"word":"يَسْتَجِيبُوا۟","root":"ج و ب","rootLatin":"c-v-b","meaning":"Bir davete veya meydan okumaya karşılık vermek, icabet etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cevap (إجابة), bir söz veya fiile karşılık vermektir. İsticâbet (استجابة) ise, bir davete icabet etmek, çağrıya uymak anlamına gelir. Ayetteki 'fâ illem yestecîbû leküm' ifadesi, Kur'an'ın benzerini getirme çağrısına muhatapların güç yetirememesi, yani bu meydan okumaya karşılık verememesi durumunu ifade eder. Bu, Kur'an'ın mucizevi yönünü vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Cevap vermek, bir şeye karşılık vermek demektir. Burada 'yestecîbû' kelimesi, Kur'an'ın benzerini getirme talebine karşı aciz kalma, bu talebi yerine getirememe anlamında kullanılmıştır. Bu, Kur'an'ın beşer sözü olmadığını kanıtlayan bir delil olarak sunulur."}]},{"word":"فَٱعْلَمُوٓا۟","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Kesin bilgiye sahip olmak, idrak etmek, bilmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlim (علم), bir şeyin hakikatini idrak etmektir. 'Fa'lemû' emri, muhataplara, Kur'an'ın benzerini getiremedikleri takdirde, bu durumun Allah'ın ilmiyle indirildiğinin kesin bir delili olduğunu idrak etmelerini, bu gerçeği şüpheye yer bırakmayacak şekilde bilmelerini emreder. Bu, sadece bir bilgi edinme değil, aynı zamanda bir tasdik ve kabul çağrısıdır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İlim, bir şeyin olduğu gibi idrak edilmesidir. Ayetteki 'fa'lemû' ifadesi, Kur'an'ın ilahi menşeini gösteren deliller karşısında, bu gerçeği kesin olarak kabul etme ve buna göre hareket etme yükümlülüğünü ifade eder. Bu, şüpheyi ortadan kaldıran, kesin bir bilgiye ulaşma çağrısıdır."}]},{"word":"أُنزِلَ","root":"ن ز ل","rootLatin":"n-z-l","meaning":"Yukarıdan aşağıya indirilmek, vahyedilmek.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nüzul (نزول), bir şeyin yüksek bir yerden alçak bir yere inmesidir. Kur'an bağlamında 'ünzile' (indirildi) fiili, Kur'an'ın Allah katından, yani ilahi bir kaynaktan geldiğini, beşer ürünü olmadığını ifade eder. Bu, Kur'an'ın kutsallığını ve otoritesini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Nüzul kavramı, Kur'an'ın Allah'tan insanlara doğru bir inişini ifade eder. Bu, sadece fiziksel bir iniş değil, aynı zamanda ilahi mesajın insan idrakine sunulmasıdır. Ayetteki 'ünzile bi-ilmillah' ifadesi, Kur'an'ın Allah'ın mutlak ilmiyle, yani O'nun bilgisi ve iradesiyle indirildiğini, dolayısıyla eksiksiz ve hatasız olduğunu belirtir."}]},{"word":"بِعِلْمِ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Allah'ın mutlak ve kuşatıcı bilgisiyle, O'nun iradesi ve takdiriyle.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Allah'ın ilmi (علم الله), her şeyi kuşatan, mutlak ve ezelî bilgisidir. 'Bi-ilmillah' ifadesi, Kur'an'ın indirilişinin rastgele veya tesadüfi olmadığını, aksine Allah'ın sonsuz ilmi, hikmeti ve takdiriyle gerçekleştiğini vurgular. Bu, Kur'an'ın içeriğinin doğruluğunun ve mükemmelliğinin garantisidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'ilim' kelimesi, Allah'a nispet edildiğinde, O'nun her şeyi kuşatan, gizli ve açık her şeyi bilen mutlak bilgisi anlamına gelir. Ayetteki 'bi-ilmillah' ifadesi, Kur'an'ın Allah'ın bu mutlak ilmiyle indirildiğini, dolayısıyla beşer aklının ve bilgisinin ötesinde bir kaynağa sahip olduğunu gösterir. Bu, Kur'an'ın meydan okumasının temelini oluşturur."}]},{"word":"إِلَـٰهَ","root":"أ ل ه","rootLatin":"a-l-h","meaning":"Tapınılan, ibadet edilen, yüceltilen varlık, tanrı.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlah (إله), ibadet edilen, kendisine yönelinen varlıktır. 'Lâ ilâhe illâ hû' ifadesi, Allah'tan başka ibadete layık hiçbir varlığın olmadığını, mutlak uluhiyetin yalnızca O'na ait olduğunu kesin bir dille ifade eder. Bu, tevhid akidesinin özüdür ve Kur'an'ın temel mesajlarından biridir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İlah kavramı, Kur'an'da 'tapınılan, yüceltilen, kendisine boyun eğilen' varlık anlamında kullanılır. 'Lâ ilâhe illâ hû' formülü, tüm sahte tanrıları reddederek, yalnızca Allah'ın gerçek ve tek ilah olduğunu ilan eder. Bu ayette, Kur'an'ın ilahi menşeinin kabulü, doğrudan Allah'ın birliğinin kabulüne bağlanır."}]},{"word":"مُّسْلِمُونَ","root":"س ل م","rootLatin":"s-l-m","meaning":"Allah'a teslim olanlar, boyun eğenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İslam (إسلام), Allah'a teslim olmak, O'nun emirlerine boyun eğmektir. Müslim (مسلم) ise bu teslimiyeti gerçekleştiren kişidir. Ayetteki 'fe hel entüm müslimûn' ifadesi, Kur'an'ın ilahi menşei ve Allah'ın birliği gerçeği ortaya konduktan sonra, bu hakikat karşısında teslimiyet göstermenin, yani Müslüman olmanın bir gereklilik olduğunu vurgulayan retorik bir sorudur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İslam, Kur'an'ın temel kavramlarından olup, Allah'ın iradesine tam bir teslimiyet ve boyun eğme halini ifade eder. Müslim, bu teslimiyeti gerçekleştiren kişidir. Ayetteki soru, muhatapları, bu açık deliller karşısında hala teslim olmaktan kaçınacaklar mı, yoksa bu gerçeği kabul edip Müslüman olacaklar mı diye düşünmeye sevk eder. Bu, imana davetin güçlü bir ifadesidir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/14*
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/14*
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/14*
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/14*
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/14*
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/14*
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/14*
- **Kelime-i Sâlihiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *11/14*
- **Kelime-i Sâlihiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *11/14*
- **Kelime-i Sâlihiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *11/14*
- **Hûd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *14. Ayette*
