# Hûd Sûresi, 20. Âyet (11:20)

> أُو۟لَـٰٓئِكَ لَمْ يَكُونُوا۟ مُعْجِزِينَ فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا كَانَ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِنْ أَوْلِيَآءَ ۘ يُضَـٰعَفُ لَهُمُ ٱلْعَذَابُ ۚ مَا كَانُوا۟ يَسْتَطِيعُونَ ٱلسَّمْعَ وَمَا كَانُوا۟ يُبْصِرُونَ

*Ulâ-ike lem yekûnû mu'cizîne fî-l-ardi vemâ kâne lehum min dûni(A)llâhi min evliyâ/(e)(m) yudâ'afu lehumu-l'ażâb(u)(c) mâ kânû yestetî'ûne-ssem'a vemâ kânû yubsirûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlar yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakabilecek değillerdir. Onların Allah'tan başka sığınabilecekleri bir yardımcıları da yoktur. Azap onlar için kat kat artırılacaktır. Çünkü onlar (gerçekleri) işitmeğe tahammül edemiyorlar, hem de görmüyorlardı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/11/20

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hûd Suresi 20. ayet, Allah'ı aciz bırakmaya çalışanların akıbetini ve ahiretteki durumlarını tasvir etmektedir. Ayet, bu kişilerin dünyadaki güçsüzlüklerini, Allah dışındaki dostlarının yokluğunu ve ahiretteki katmerli azaplarını, işitme ve görme yeteneklerinin kısıtlılığını vurgulayarak, ilahi kudret ve adaletin mutlaklığını ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"مُعْجِزِينَ","root":"ع ج ز","rootLatin":"a-c-z","meaning":"Allah'ı aciz bırakmaya, O'nun kudretinden kaçmaya güç yetiremeyenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'aciz' (عجز) kelimesinin bir şeyi yapmaya gücü yetmemek, bir şeyin sonuna ulaşamamak anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'mu'cizîn' (مُعْجِزِينَ) ise, başkasını aciz bırakmaya çalışan, yani Allah'ın kudretinden kaçıp O'nu aciz bırakabileceğini zanneden kimseleri ifade eder. Bu bağlamda, yeryüzünde Allah'ın hükmünden kaçamayacakları ve O'nu aciz bırakamayacakları vurgulanır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mu'cizîn' (مُعْجِزِينَ) ifadesini 'fâitîn' (فائتين) yani 'kaçanlar, kurtulanlar' olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, bu kişilerin yeryüzünde Allah'ın takdirinden ve cezasından kaçıp kurtulamayacaklarını, O'nu aciz bırakamayacaklarını mecazi bir dille ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'aciz' (عجز) kökünün genellikle insanın sınırlılığını ve Allah'ın mutlak kudretini vurgulamak için kullanıldığını belirtir. 'Mu'cizîn' (مُعْجِزِينَ) kavramı, Allah'ın iradesine karşı koymaya çalışanların bu çabalarının beyhudeliğini ve Allah'ın her şeye kadir olduğunu gösterir. Ayette, bu kişilerin Allah'ın hükmünden kaçma girişimlerinin başarısız olacağı vurgulanır."}]},{"word":"أَوْلِيَاءَ","root":"و ل ي","rootLatin":"w-l-y","meaning":"Allah'tan başka kendilerine yardım edecek, koruyacak veya destek olacak dostlar, veliler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'velî' (ولي) kelimesinin yakınlık, yardım ve destek anlamlarını içerdiğini belirtir. 'Evliyâ' (أَوْلِيَاءَ) ise bu anlamların çoğuludur ve ayette, Allah'tan başka kendilerine yardım edebilecek, onları koruyabilecek veya destekleyebilecek hiçbir dostlarının olmadığını ifade eder. Bu, onların Allah karşısındaki çaresizliğini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'velî' (ولي) kelimesinin hem seven, dost olan hem de işleri üstlenen, koruyan anlamlarına geldiğini açıklar. Ayetteki 'evliyâ' (أَوْلِيَاءَ) kavramı, Allah'ın dışında kendilerine sığınacak, işlerini üstlenecek veya onları azaptan kurtaracak hiçbir koruyucu ve yardımcının bulunmadığını belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'velî' (ولي) kavramının Kur'an'da hem 'dost' hem de 'koruyucu/yardımcı' anlamlarında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'min dûnillâhi min evliyâ' (مِن دُونِ ٱللَّهِ مِنْ أَوْلِيَآءَ) ifadesi, Allah'ın dışında hiçbir gerçek koruyucu ve yardımcının olmadığını, bu kişilerin Allah'a karşı kendilerini savunacak hiçbir destekçiye sahip olmadıklarını vurgular."}]},{"word":"يُضَاعَفُ","root":"ض ع ف","rootLatin":"d-a-f","meaning":"Azabın kat kat artırılması, şiddetinin çoğaltılması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'da'f' (ضعف) kelimesinin bir şeyin misli kadar artırılması, katlanması anlamına geldiğini belirtir. 'Yudâ'afu' (يُضَاعَفُ) fiili ise, azabın şiddetinin ve miktarının katlanarak artırılacağını ifade eder. Bu, onların işledikleri günahların büyüklüğüne ve Allah'a karşı direnişlerine karşılık gelen bir ceza olduğunu gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'yudâ'afu' (يُضَاعَفُ) fiilinin, bir şeyin iki katına veya daha fazlasına çıkarılması anlamında kullanıldığını açıklar. Ayetteki bağlamda, bu, onlara verilecek azabın sadece hak ettikleri kadar değil, aynı zamanda işledikleri suçların ağırlığına binaen katlanarak artırılacağını vurgular."}]},{"word":"يَسْتَطِيعُونَ","root":"ط و ع","rootLatin":"t-w-'-","meaning":"İşitme yeteneğine sahip olamama, kulaklarının hakikati işitmeye güç yetirememesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'tav' (طوع) kökünün itaat etmek, boyun eğmek ve bir şeye güç yetirmek anlamlarına geldiğini belirtir. 'Yestatî'ûne' (يَسْتَطِيعُونَ) fiili ise, bir şeye güç yetirebilmek, yapabilmek demektir. Ayetteki 'mâ kânû yestatî'ûne's-sem'a' (مَا كَانُوا۟ يَسْتَطِيعُونَ ٱلسَّمْعَ) ifadesi, onların hakikati işitmeye güç yetiremediklerini, yani kalplerinin mühürlenmiş olduğunu ve doğru yolu gösteren sözleri kabul edemediklerini mecazi olarak ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'istita'a' (استطاعة) fiilinin bir şeyi yapmaya kudret bulmak, gücü yetmek anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'yestatî'ûne's-sem'a' (يَسْتَطِيعُونَ ٱلسَّمْعَ) ifadesi, onların sadece fiziksel olarak değil, manevi olarak da hakikati işitmeye, yani Kur'an'ın mesajını anlamaya ve kabul etmeye güç yetiremediklerini vurgular. Bu, onların inatçı inkarlarının bir sonucudur."}]},{"word":"يُبْصِرُونَ","root":"ب ص ر","rootLatin":"b-s-r","meaning":"Hakikati görememe, basiretlerinin kapalı olması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'basar' (بصر) kelimesinin hem gözle görmek hem de kalple idrak etmek, basiret sahibi olmak anlamlarına geldiğini belirtir. 'Yubsirûne' (يُبْصِرُونَ) fiili ise, görmek demektir. Ayetteki 'mâ kânû yubsirûne' (وَمَا كَانُوا۟ يُبْصِرُونَ) ifadesi, onların sadece fiziksel olarak değil, aynı zamanda manevi olarak da hakikati, delilleri ve ayetleri idrak edemediklerini, basiretlerinin kapalı olduğunu vurgular."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'yubsirûne' (يُبْصِرُونَ) kelimesini, sadece gözle görme değil, aynı zamanda kalple anlama ve idrak etme anlamında kullanır. Ayetteki bağlamda, bu kişilerin Allah'ın ayetlerindeki delilleri ve hakikati göremeyecek kadar kör olduklarını, yani basiretlerinin kapalı olduğunu ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'basar' (بصر) kökünün Kur'an'da genellikle sadece fiziksel görmeyi değil, aynı zamanda idrak etme, anlama ve doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğini de ifade ettiğini belirtir. 'Yubsirûne' (يُبْصِرُونَ) fiili, bu kişilerin hakikati idrak etme yeteneğinden yoksun olduklarını, yani kalplerinin mühürlenmiş olduğunu ve doğru yolu göremeyeceklerini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["musrikler","ahiret-mukafat","kufur-sirk","cehennem"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî, mübteda konumunda","gloss":"işte onlar"},{"position":2,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Cezm Edat","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":3,"surface":"يَكُونُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Lem edatıyla meczûm olduğu için meczûm","gloss":"olmadılar"},{"position":4,"surface":"مُعْجِزِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ع-ج-ز","rootLatin":"'-j-z","lemma":"مُعْجِز","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"aciz bırakanlar"},{"position":5,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde"},{"position":6,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"a-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yeryüzü"},{"position":7,"surface":"وَمَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":8,"surface":"كَانَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"vardı"},{"position":9,"surface":"لَهُم","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":9,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":10,"surface":"مِّن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den"},{"position":11,"surface":"دُونِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-و-ن","rootLatin":"d-w-n","lemma":"دُون","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"dışında"},{"position":12,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah"},{"position":13,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Zâide Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"hiçbir"},{"position":14,"surface":"أَوْلِيَآءَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"و-ل-ي","rootLatin":"w-l-y","lemma":"وَلِيّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin ismi olduğu için merfû (lafzen mecrûr, mahallen merfû)","gloss":"dostlar"},{"position":15,"surface":"يُضَـٰعَفُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ض-ع-ف","rootLatin":"d-'-f","lemma":"ضَاعَفَ","form":"Mufâ'ale","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"kat kat artırılır"},{"position":16,"surface":"لَهُمُ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":16,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":17,"surface":"ٱلْعَذَابُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Nâib-i fâil olduğu için merfû","gloss":"azap"},{"position":18,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":19,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiler"},{"position":20,"surface":"يَسْتَطِيعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ط-و-ع","rootLatin":"t-w-'-","lemma":"اِسْتَطَاعَ","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"güç yetirebilirler"},{"position":21,"surface":"ٱلسَّمْعَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-م-ع","rootLatin":"s-m-'","lemma":"سَمْع","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"işitme"},{"position":22,"surface":"وَمَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":22,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":23,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiler"},{"position":24,"surface":"يُبْصِرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ب-ص-ر","rootLatin":"b-s-r","lemma":"أَبْصَرَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"görebilirler"}]
