# Hûd Sûresi, 23. Âyet (11:23)

> إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَأَخْبَتُوٓا۟ إِلَىٰ رَبِّهِمْ أُو۟لَـٰٓئِكَ أَصْحَـٰبُ ٱلْجَنَّةِ ۖ هُمْ فِيهَا خَـٰلِدُونَ

*İnne-lleżîne âmenû ve'amilû-sâlihâti veaḣbetû ilâ rabbihim ulâ-ike ashâbu-lcenne(ti)(s) hum fîhâ ḣâlidûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/11/23

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, iman, salih amel ve Rabbe boyun eğme kavramları üzerinden cennet ehlinin niteliklerini ve ebedi akıbetlerini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır. Anahtar kavramlar, müminlerin temel vasıflarını ve ahiretteki konumlarını belirlemektedir.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Allah'a ve getirdiklerine kalpten inanmak, güvenmek ve tasdik etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (أمن), kalbin tasdiki ve güven duymasıdır. Ayetteki 'âmenû' (ءَامَنُوا۟) ifadesi, sadece sözlü ikrarı değil, aynı zamanda kalbin tam bir teslimiyet ve güvenle Allah'a yönelmesini ifade eder. Bu, kişinin kendini güvende hissetmesi ve başkalarına güven vermesi anlamlarını da içerir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzuzu'ya göre 'iman' (أمن), Kur'an'da sadece bir inanç beyanı değil, aynı zamanda Allah ile kurulan bir güven ilişkisidir. 'Âmenû' (ءَامَنُوا۟) kelimesi, Allah'ın vaatlerine güvenmek, O'na teslim olmak ve bu teslimiyetin getirdiği iç huzuru yaşamak anlamını taşır. Bu, kişinin Allah'a karşı sorumluluklarını yerine getirmesinin temelini oluşturur."}]},{"word":"ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ","root":"ص ل ح","rootLatin":"s-l-h","meaning":"İyi, doğru, faydalı ve dine uygun ameller.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Salihât (صالحات), 'salâh' (صلاح) kökünden gelir ve doğru, uygun, iyi olan her şeyi ifade eder. Ayetteki 'amelû's-sâlihât' (وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ) ifadesi, sadece bireysel iyilikleri değil, aynı zamanda topluma faydalı olan, Allah'ın rızasına uygun düşen her türlü fiili kapsar. Bu, kişinin hem kendi nefsini hem de çevresini ıslah etme çabasını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Salih (صالح), zıddı fesat (فساد) olan bir kelimedir ve her şeyin olması gerektiği gibi, doğru ve faydalı olması anlamına gelir. 'Salihât' (صالحات) ise, şeriatın ve aklın güzel gördüğü, insanlara ve topluma fayda sağlayan, bozukluğu gideren her türlü fiili ifade eder. Ayetteki kullanımı, imanın pratik hayattaki tezahürü olarak anlaşılmalıdır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'salihât' (صالحات) kelimesinin Kur'an'daki kullanımının geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirtir. Bu, sadece ibadetleri değil, aynı zamanda ahlaki davranışları, sosyal adaleti, iyiliği emretmeyi ve kötülükten sakındırmayı da içerir. Ayetteki 'amelû's-sâlihât' (وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ) ifadesi, imanın eyleme dönüşmüş halini, yani inancın pratik hayattaki yansımasını vurgular."}]},{"word":"وَأَخْبَتُوٓا۟","root":"خ ب ت","rootLatin":"h-b-t","meaning":"Rablerine karşı tevazu göstermek, boyun eğmek ve huşu içinde olmak.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ahbetû' (أخبتوا) kelimesinin 'hubût' (خُبُوت) kökünden geldiğini ve alçak gönüllülük, tevazu ve boyun eğme anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ilâ Rabbihim' (إِلَىٰ رَبِّهِمْ) ile birlikte kullanılması, Allah'a karşı tam bir teslimiyet ve huşu içinde olmayı ifade eder. Bu, kişinin gurur ve kibirden arınarak Allah'ın azameti karşısında küçüklüğünü idrak etmesidir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ihbât' (إخبات) kelimesini 'hâbit' (هابط) kelimesiyle ilişkilendirir ve alçalmak, sakinleşmek, yumuşamak anlamlarını verir. 'Ahbetû' (أخبتوا) ifadesi, kalbin Allah'a karşı sükûnet bulması, O'na boyun eğmesi ve tevazu göstermesi demektir. Bu, kişinin içsel olarak Allah'a yönelmesi ve O'nun emirlerine tam bir teslimiyetle uymasıdır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ihbât' (إخبات) kelimesini, kalbin Allah'a karşı yumuşaması, huşu duyması ve O'nun azameti karşısında kendini küçültmesi olarak açıklar. Ayetteki 'ahbetû ilâ Rabbihim' (وَأَخْبَتُوٓا۟ إِلَىٰ رَبِّهِمْ) ifadesi, müminlerin Rablerine karşı gösterdikleri derin saygı, tevazu ve itaatkârlığı vurgular. Bu, imanın ve salih amelin tamamlayıcısı olan manevi bir haldir."}]},{"word":"خَـٰلِدُونَ","root":"خ ل د","rootLatin":"h-l-d","meaning":"Cennette ebediyen kalacak olmak, sonsuzluk.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Halidûn (خالدون), 'hulûd' (خلود) kökünden gelir ve bir yerde sürekli kalmak, ebediyen ikamet etmek anlamına gelir. Ayetteki 'hum fîhâ hâlidûn' (هُمْ فِيهَا خَـٰلِدُونَ) ifadesi, cennet ehlinin cennetteki ikametlerinin kesintisiz ve sonsuz olacağını kesin bir dille ifade eder. Bu, cennetin en önemli özelliklerinden biridir ve müminlere verilen en büyük müjdedir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'hulûd' (خلود) kelimesinin, bir şeyin uzun süre kalması ve yok olmaması anlamını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'hâlidûn' (خالدون) kelimesi, cennetin geçici değil, kalıcı bir yurt olduğunu ve cennetliklerin orada sonsuza dek yaşayacaklarını vurgular. Bu, ahiret hayatının mahiyetini ve mükafatın büyüklüğünü gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["iman","cennet","ahiret-mukafat","takva"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"muhakkak ki"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"ءَامَنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler"},{"position":4,"surface":"وَعَمِلُوا۟","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"عَمِلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-م-ل","rootLatin":"'-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yaptılar"},{"position":5,"surface":"ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-ل-ح","rootLatin":"s-l-h","lemma":"صَالِحَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb (kesra ile)","gloss":"salih amelleri"},{"position":6,"surface":"وَأَخْبَتُوٓا۟","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"أَخْبَتُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ب-ت","rootLatin":"kh-b-t","lemma":"أَخْبَتَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"boyun eğdiler"},{"position":7,"surface":"إِلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَىٰ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":8,"surface":"رَبِّهِمْ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Rableri"},{"position":8,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":9,"surface":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"işte onlar"},{"position":10,"surface":"أَصْحَـٰبُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ح-ب","rootLatin":"s-h-b","lemma":"صَاحِب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"sahipleri"},{"position":11,"surface":"ٱلْجَنَّةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"cennetin"},{"position":12,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"onlar"},{"position":13,"surface":"فِيهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":13,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَا","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onun"},{"position":14,"surface":"خَـٰلِدُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-ل-د","rootLatin":"kh-l-d","lemma":"خَالِد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"ebedi kalacaklardır"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/ 23*
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/ 23*
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/ 23*
