# Hûd Sûresi, 39. Âyet (11:39)

> فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ مَن يَأْتِيهِ عَذَابٌ يُخْزِيهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌ مُّقِيمٌ

*Fesevfe ta'lemûne men ye/tîhi ‘ażâbun yuḣzîhi veyehillu ‘aleyhi ‘ażâbun mukîm(un)*

**Meal (Diyanet):** Artık, geldiği kimseyi rezil eden azabın kime geleceğini, kimin üzerine sürekli bir azabın ineceğini ileride anlayacaksınız.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/11/39

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hûd Suresi 39. ayet, Nuh kavminin inkarcı tutumuna karşı Nuh'un tehdidini içeren bir pasajdır. Ayet, 'azap' ve 'rezillik' gibi kavramlar üzerinden ilahi cezanın kaçınılmazlığını ve sürekliliğini vurgulamaktadır. Dilbilimsel olarak, fiillerin gelecek zaman kipinde kullanılması, tehdidin kesinliğini pekiştirmektedir.","keyConcepts":[{"word":"تَعْلَمُونَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Gelecekteki bir olayın kesin olarak idrak edilmesi ve bilgisine varılması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'ilm' kelimesini bir şeyin hakikatini idrak etmek olarak tanımlar. Ayetteki 'te'lemûne' (bileceksiniz) ifadesi, Nuh'un kavmine yönelik, gelecekteki azabın kesinliğini ve bu bilginin kaçınılmazlığını vurgular. Bu, sadece bir tahmin değil, gerçekleşecek bir olayın önceden haber verilmesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ilm' kavramının Kur'an'da genellikle 'kesin bilgi' ve 'gerçeği idrak etme' anlamında kullanıldığını belirtir. Burada 'te'lemûne' fiili, Nuh'un kavminin, alay ettikleri azabın gerçekliğini ve kime isabet edeceğini bizzat yaşayarak öğreneceklerini ifade eder. Bu, bir tür 'deneyimsel bilgi'ye işaret eder."}]},{"word":"عَذَابٌ","root":"ع ذ ب","rootLatin":"a-z-b","meaning":"İnsanlara acı ve sıkıntı veren, ilahi bir ceza veya musibet.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'azab' kelimesinin 'men'den gelen bir şeyin acısını hissetmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'azab', Nuh kavminin inkarları ve alayları karşılığında Allah tarafından gönderilecek olan, onlara elem verecek olan cezayı ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'azab'ın 'tatlı su' anlamına gelen 'azb' kelimesinin zıddı olduğunu ve 'acı, elem veren şey' manasına geldiğini açıklar. Ayetteki 'azab', Nuh kavminin dünyada ve ahirette karşılaşacakları, onlara acı verecek olan ilahi cezayı vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'azab'ın Kur'an'da genellikle Allah'ın gazabının bir tezahürü olarak, günahkarlara verilen ceza anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'azab', Nuh kavminin inkarcı tutumlarına karşılık gelecek olan ilahi müeyyideyi ifade eder."}]},{"word":"يُخْزِيهِ","root":"خ ز ي","rootLatin":"h-z-y","meaning":"Birini utanç ve rezilliğe düşürmek, küçük düşürmek.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hazy' kelimesinin 'rezil etmek, utandırmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'yuhzîhi' fiili, Nuh kavmine gelecek olan azabın sadece fiziksel bir acı değil, aynı zamanda onları toplum içinde ve Allah katında küçük düşürecek, utanç verici bir durum olacağını ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'hazy' kelimesini 'utanmak, rezil olmak' olarak açıklar. Ayetteki 'yuhzîhi', azabın sadece bir ceza değil, aynı zamanda Nuh kavminin alaycı tutumlarına karşılık olarak onların onurunu zedeleyecek, onları utandıracak bir nitelik taşıdığını gösterir."}]},{"word":"يَحِلُّ","root":"ح ل ل","rootLatin":"h-l-l","meaning":"Bir şeyin bir yere inmesi, konması, bir durumun gerçekleşmesi veya bir şeyin zorunlu hale gelmesi.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'halel' kelimesinin 'bir yere inmek, konmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'yahıllu aleyhi' ifadesi, azabın Nuh kavminin üzerine ineceğini, onların kaçamayacağı bir şekilde gerçekleşeceğini vurgular. Bu, azabın kaçınılmazlığını ve kesinliğini ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'halel'in 'bir şeyin vuku bulması, gerçekleşmesi' anlamını taşıdığını ifade eder. Ayetteki 'yahıllu', azabın sadece gelecekteki bir tehdit değil, aynı zamanda kesinlikle vuku bulacak, gerçekleşecek bir olay olduğunu belirtir. Bu, Nuh'un sözlerinin ciddiyetini pekiştirir."}]},{"word":"مُّقِيمٌ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Sürekli, kalıcı, kesintisiz.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'ikame' kelimesinin 'bir şeyi sabit kılmak, devam ettirmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'mukîm' sıfatı, Nuh kavmine gelecek olan azabın geçici değil, sürekli ve kalıcı olacağını, yani ahirette de devam edeceğini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'mukîm' kelimesinin 'bir yerde sabit kalan, ayrılmayan' anlamını taşıdığını açıklar. Ayetteki 'azabun mukîm', Nuh kavminin karşılaşacağı azabın kesintiye uğramayacağını, sürekli olarak üzerlerinde kalacağını ve onlardan ayrılmayacağını vurgular. Bu, cezanın şiddetini ve sonsuzluğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-nuh","ahiret-mukafat","cehennem","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"o zaman"},{"position":1,"surface":"سَوْفَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstikbal","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"سَوْفَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"yakında"},{"position":2,"surface":"تَعْلَمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"bileceksiniz"},{"position":3,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî","gloss":"kim"},{"position":4,"surface":"يَأْتِيهِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"أ-ت-ي","rootLatin":"ʾ-t-y","lemma":"أَتَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"ona gelir"},{"position":4,"surface":"هِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"ona"},{"position":5,"surface":"عَذَابٌۭ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"ʿ-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"Mücerred","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"azap"},{"position":6,"surface":"يُخْزِيهِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خ-ز-ي","rootLatin":"kh-z-y","lemma":"أَخْزَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"onu rezil eder"},{"position":6,"surface":"هِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onu"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"يَحِلُّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ل-ل","rootLatin":"ḥ-l-l","lemma":"حَلَّ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"iner"},{"position":8,"surface":"عَلَيْهِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":8,"surface":"هِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onun"},{"position":9,"surface":"عَذَابٌۭ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"ʿ-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"Mücerred","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"azap"},{"position":10,"surface":"مُّقِيمٌ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"مُقِيم","form":"İf'âl","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"sürekli"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/39*
- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/39*
