# Hûd Sûresi, 4. Âyet (11:4)

> إِلَى ٱللَّهِ مَرْجِعُكُمْ ۖ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

*İla(A)llâhi merci'ukum(s) vehuve ‘alâ kulli şey-in kadîr(un)*

**Meal (Diyanet):** Dönüşünüz ancak Allah'adır. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/11/4

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hûd Suresi 4. ayet, insanın nihai dönüş noktasını ve Allah'ın mutlak kudretini vurgulamaktadır. Ayet, 'dönüş' ve 'kudret' kavramları üzerinden tevhid inancının temel unsurlarını dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"مَرْجِعُكُمْ","root":"ر ج ع","rootLatin":"r-c-a","meaning":"İnsanların öldükten sonra Allah'a dönecekleri yeri ve zamanı ifade eden nihai dönüş noktası.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'rücû'' (رجوع) kelimesinin bir yere veya hale geri dönmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'merci' (مرجع) ise, dönüş yeri veya dönüş zamanı anlamındadır ve insanların kıyamet günü Allah'ın huzuruna döneceklerini, O'nun hükmüne tabi olacaklarını ifade eder. Bu, sadece fiziksel bir dönüş değil, aynı zamanda amellerin hesabının verileceği bir geri dönüştür."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'merci' kelimesini 'masdar' (dönüş) ve 'mekân' (dönüş yeri) olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, insanların ahirette Allah'a dönecekleri ve O'nun huzurunda toplanacakları anlamını taşır. Bu ifade, Allah'ın mutlak otoritesini ve insanların O'na karşı sorumlu olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'rücû'' kavramının Kur'an'da sadece fiziksel bir geri dönüşü değil, aynı zamanda varoluşsal bir geri dönüşü de ifade ettiğini belirtir. İnsanın başlangıçta Allah'tan geldiği ve nihayetinde O'na döneceği fikri, bu kavramın temelini oluşturur. Ayetteki 'merci' kelimesi, insanın varoluşsal yolculuğunun son durağının Allah olduğunu ve bu dönüşün kaçınılmazlığını vurgular."}]},{"word":"قَدِيرٌ","root":"ق د ر","rootLatin":"k-d-r","meaning":"Allah'ın her şeye gücü yeten, her şeyi yapmaya muktedir olan sıfatı.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kudret' (قدرة) kelimesini bir şeyi yapmaya muktedir olmak, bir şeyi belirli bir ölçüye göre yapmak olarak tanımlar. 'Kadîr' (قدير) ise, mutlak kudret sahibi demektir. Ayetteki 'Kadîr' sıfatı, Allah'ın her şeye gücünün yettiğini, hiçbir şeyin O'nun kudretinin dışında kalamayacağını ve insanların dönüşünü de O'nun kudretinin gerçekleştireceğini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'Kadîr' isminin Allah'ın sıfatlarından olduğunu ve O'nun her şeyi dilediği gibi yapmaya muktedir olduğunu belirtir. Bu sıfat, Allah'ın iradesinin sınırsızlığını ve yaratma, yok etme, diriltme gibi tüm fiillerde tam bir güce sahip olduğunu gösterir. Ayetteki kullanımı, insanların dönüşünü gerçekleştirecek olanın, her şeye gücü yeten Allah olduğunu pekiştirir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kudret'in, bir şeyi var etme veya yok etme gücü olduğunu ifade eder. 'Kadîr' ise, bu güce sahip olan varlıktır. Ayetteki 'Kadîr' sıfatı, Allah'ın sadece insanların dönüşünü değil, evrendeki her şeyi kontrol etme ve yönetme gücüne sahip olduğunu vurgular. Bu, O'nun mutlak egemenliğinin bir göstergesidir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","ahiret-mukafat","dirilis","esma-i-husna"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-e/a, -e doğru"},{"position":2,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah"},{"position":3,"surface":"مَرْجِعُكُمْ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân/Masdar Mîmî","root":"ر-ج-ع","rootLatin":"r-j-ʿ","lemma":"مَرْجِع","form":"Mef'al","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"dönüşünüz"},{"position":3,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî mahallen mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":4,"surface":"وَهُوَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"هُوَ","pos":"harf","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî mahallen merfû","gloss":"O"},{"position":5,"surface":"عَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine, -e"},{"position":6,"surface":"كُلِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ل-ل","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"her"},{"position":7,"surface":"شَىْءٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ي-ء","rootLatin":"ş-y-ʾ","lemma":"شَيْء","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"şey"},{"position":8,"surface":"قَدِيرٌ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ق-د-ر","rootLatin":"k-d-r","lemma":"قَدِير","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"gücü yeten, kadir"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hûd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *4. Ayetinde*
