# Hûd Sûresi, 49. Âyet (11:49)

> تِلْكَ مِنْ أَنۢبَآءِ ٱلْغَيْبِ نُوحِيهَآ إِلَيْكَ ۖ مَا كُنتَ تَعْلَمُهَآ أَنتَ وَلَا قَوْمُكَ مِن قَبْلِ هَـٰذَا ۖ فَٱصْبِرْ ۖ إِنَّ ٱلْعَـٰقِبَةَ لِلْمُتَّقِينَ

*Tilke min enbâ-i-lġaybi nûhîhâ ileyk(e)(s) mâ kunte ta'lemuhâ ente velâ kavmuke min kabli hâżâ(s) fasbir(s) inne-l'âkibete lilmuttekîn(e)*

**Meal (Diyanet):** İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun, ne de kavmin. O halde sabret. Çünkü (iyi) sonuç, Allah'a karşı gelmekten sakınanların olacaktır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/11/49

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hûd Suresi 49. ayet, Hz. Nuh kıssasının gaybî yönlerini vurgulayarak, peygamberin ve kavminin bu bilgilere daha önce sahip olmadığını belirtir. Ayet, sabrın ve takvanın önemini vurgulayarak, nihai sonucun muttakilere ait olacağını bildirir. Dilbilimsel olarak 'enbâ', 'gayb', 'nûhîhâ', 'ta'lemûhâ', 'ısbir' ve 'âkıbe' kavramları ayetin temel mesajını oluşturur.","keyConcepts":[{"word":"أَنۢبَآءِ","root":"ن ب أ","rootLatin":"n-b-ʾ","meaning":"Bu kelime, daha önce bilinmeyen, önemli ve büyük haberler anlamına gelir ve ayette Nuh kıssasının vahyedilen gaybî yönlerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nebe'' kelimesinin 'haber'den daha özel olduğunu, büyük ve faydalı haberler için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'enbâü'l-gayb' ifadesi, Hz. Nuh kıssasının, peygamberin ve kavminin daha önce bilmediği, Allah tarafından vahyedilen önemli ve gizli bilgiler olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'enbâ'' kelimesini 'haberler' olarak açıklar ve Kur'an'da bu kelimenin genellikle önemli ve ibret verici olayların aktarılması bağlamında kullanıldığına işaret eder. Ayetteki kullanımı, bu haberlerin sıradan değil, ilahi kaynaklı ve ders çıkarılması gereken bilgiler olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'nebe'' kavramının Kur'an'da genellikle ilahi vahiy yoluyla gelen, geleceğe veya geçmişe dair önemli ve kesin bilgiler için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'enbâü'l-gayb' ifadesi, bu bilgilerin insan idrakinin ötesinde olduğunu ve ancak Allah'ın bildirmesiyle öğrenilebileceğini vurgular."}]},{"word":"ٱلْغَيْبِ","root":"غ ي ب","rootLatin":"ğ-y-b","meaning":"Bu kelime, duyularla veya akılla idrak edilemeyen, gizli ve bilinmeyen âlemi ifade eder ve ayette Nuh kıssasının vahyedilmeden önce insan bilgisi dışında kalan yönlerini belirtir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'gayb'ı 'gözden kaybolan, gizli kalan şey' olarak tanımlar. Ayetteki 'enbâü'l-gayb' ifadesi, Nuh kıssasının detaylarının, vahiy gelmeden önce Hz. Muhammed ve kavmi için tamamen bilinmez, idrak dışı olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'gayb'ın 'gizli olan, örtülü olan' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, bu kıssanın geçmişte yaşanmış olmasına rağmen, peygamberin ve kavminin bilgisi dışında kalmış, ancak Allah tarafından açığa çıkarılan bir sır olduğunu ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'gayb' kavramının Kur'an'da insan algısının ötesindeki gerçeklikleri ifade ettiğini ve bu bilgilerin ancak ilahi vahiy yoluyla edinilebileceğini vurgular. Ayetteki 'gayb' ifadesi, Nuh kıssasının detaylarının, vahiy olmasaydı asla bilinemeyecek ilahi sırlar olduğunu gösterir."}]},{"word":"نُوحِيهَآ","root":"و ح ي","rootLatin":"w-ḥ-y","meaning":"Bu fiil, Allah'ın peygamberine gizlice ve hızlı bir şekilde bilgi aktarması, ilham etmesi anlamına gelir ve ayette Nuh kıssasının detaylarının ilahi bir bildirimle Hz. Muhammed'e ulaştırıldığını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'vahy'i 'gizli ve hızlı bir şekilde bildirmek' olarak açıklar. Ayetteki 'nûhîhâ' ifadesi, Allah'ın Nuh kıssasının gaybî haberlerini Hz. Muhammed'e doğrudan, gizli ve süratli bir şekilde bildirdiğini, bu bilginin insan çabasıyla elde edilemeyeceğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'vahy'in 'Allah'ın peygamberlerine şeriat hükümlerini ve gayb haberlerini bildirmesi' olduğunu belirtir. Ayetteki 'nûhîhâ' fiili, Nuh kıssasının detaylarının ilahi bir kaynak tarafından, özel bir iletişim yoluyla peygambere aktarıldığını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'vahy'in Kur'an'da Allah'ın peygamberlerine özel bir iletişim biçimiyle bilgi aktarması anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'nûhîhâ' ifadesi, Nuh kıssasının detaylarının, peygamberin kendi çabasıyla değil, doğrudan ilahi bir bildirimle kendisine ulaştırıldığını vurgular."}]},{"word":"تَعْلَمُهَآ","root":"ع ل م","rootLatin":"ʿ-l-m","meaning":"Bu fiil, bir şeyi bilmek, idrak etmek, haberdar olmak anlamına gelir ve ayette Hz. Muhammed'in ve kavminin Nuh kıssasının detaylarına daha önce sahip olmadığını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilm'i 'bir şeyin hakikatini idrak etmek' olarak tanımlar. Ayetteki 'mâ künte ta'lemûhâ' ifadesi, peygamberin ve kavminin Nuh kıssasının bu gaybî detaylarına vahiyden önce bilgi olarak sahip olmadığını, yani bu konuda bir idrak ve malumatlarının bulunmadığını belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ilm'in 'bir şeyin künhüne vakıf olmak' olduğunu ifade eder. Ayetteki 'ta'lemûhâ' fiili, peygamberin ve kavminin Nuh kıssasının bu yönleri hakkında herhangi bir bilgiye, kavrayışa veya habere sahip olmadığını vurgular."}]},{"word":"فَٱصْبِرْ","root":"ص ب ر","rootLatin":"ṣ-b-r","meaning":"Bu emir fiili, zorluklar karşısında dayanıklı olmak, sabretmek, tahammül etmek anlamına gelir ve ayette peygambere, tebliğ görevinde ve karşılaştığı sıkıntılarda sebat göstermesi emredilir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sabr'ı 'nefsi, akıl ve şeriatın gerektirdiği şey üzerinde tutmak veya ondan alıkoymak' olarak açıklar. Ayetteki 'fasbir' emri, Hz. Muhammed'e, Nuh kıssasından ders çıkararak, tebliğ yolunda karşılaşacağı zorluklara karşı metanetli ve dayanıklı olması gerektiğini öğütler."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'sabr'ın 'tahammül etmek, sıkıntılara katlanmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'fasbir' emri, peygamberin, kavminin inkârı ve eziyetleri karşısında yılmadan, azimle tebliğe devam etmesi gerektiğini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'sabr'ın Kur'an'da genellikle zorluklar, musibetler ve düşmanlıklar karşısında gösterilen ahlaki bir erdem olduğunu belirtir. Ayetteki 'fasbir' emri, peygamberin, Nuh kıssasındaki gibi, ilahi mesajı iletme sürecinde karşılaşacağı her türlü engellemeye karşı dirençli olması gerektiğini vurgular."}]},{"word":"ٱلْعَـٰقِبَةَ","root":"ع ق ب","rootLatin":"ʿ-q-b","meaning":"Bu kelime, bir şeyin sonu, sonucu, akıbeti anlamına gelir ve ayette takva sahipleri için vaat edilen hayırlı ve güzel sonu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'âkıbe'yi 'bir şeyin sonu, neticesi' olarak tanımlar. Ayetteki 'inne'l-âkıbete li'l-muttakîn' ifadesi, Nuh kıssasında olduğu gibi, sabreden ve takva sahibi olanların dünya ve ahiretteki nihai sonucunun hayırlı ve zaferle biteceğini müjdeler."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'âkıbe'nin 'bir işin sonu, neticesi' olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın vaadinin kesinliğini ve takva sahiplerinin çabalarının karşılığını mutlaka alacaklarını, kötülerin ise helak olacağını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'âkıbe'yi 'sonuç' olarak açıklar. Ayetteki 'âkıbe li'l-muttakîn' ifadesi, Nuh kıssasındaki gibi, Allah'tan korkan ve emirlerine uyanların nihai olarak kurtuluşa ereceğini ve zafer kazanacağını mecazi olarak ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["vahiy-kuran","gayb","kissa-nuh","sabir","takva"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"تِلْكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"تِلْكَ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî; mübteda konumunda","gloss":"işte bunlar"},{"position":2,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den, -dan"},{"position":3,"surface":"أَنۢبَآءِ","pos":"isim","posDetail":"Cem-i teksir","root":"ن-ب-أ","rootLatin":"n-b-ʾ","lemma":"نَبَأ","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"haberler"},{"position":4,"surface":"ٱلْغَيْبِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"غ-ي-ب","rootLatin":"ġ-y-b","lemma":"غَيْب","form":"-","features":{"number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"gaybın, bilinmeyenin"},{"position":5,"surface":"نُوحِيهَآ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ح-ي","rootLatin":"w-ḥ-y","lemma":"أَوْحَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"vahyediyoruz"},{"position":5,"surface":"هَآ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mebnî","gloss":"onu"},{"position":6,"surface":"إِلَيْكَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-e, -a"},{"position":6,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mebnî","gloss":"sana"},{"position":7,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":8,"surface":"كُنتَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiniz"},{"position":9,"surface":"تَعْلَمُهَآ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû; kâne'nin haberi konumunda","gloss":"biliyordun"},{"position":9,"surface":"هَآ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mebnî","gloss":"onu"},{"position":10,"surface":"أَنتَ","pos":"harf","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Tekid için gelmiş mebnî zamir","gloss":"sen"},{"position":11,"surface":"وَلَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":11,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":12,"surface":"قَوْمُكَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قَوْم","form":"-","features":{"number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin ismine atfedildiği için merfû","gloss":"kavmin"},{"position":12,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"senin"},{"position":13,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den, -dan"},{"position":14,"surface":"قَبْلِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"قَبْل","form":"-","features":{"number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"önce"},{"position":15,"surface":"هَـٰذَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰذَا","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"bu"},{"position":16,"surface":"فَٱصْبِرْ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o halde"},{"position":16,"surface":"ٱصْبِرْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ص-ب-ر","rootLatin":"ṣ-b-r","lemma":"صَبَرَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"sabret"},{"position":17,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"muhakkak ki"},{"position":18,"surface":"ٱلْعَـٰقِبَةَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ق-ب","rootLatin":"ʿ-q-b","lemma":"عَاقِبَة","form":"-","features":{"number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"sonuç"},{"position":19,"surface":"لِلْمُتَّقِينَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":19,"surface":"ٱلْمُتَّقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-ق-ي","rootLatin":"w-q-y","lemma":"مُتَّقِي","form":"İfti'âl","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"takva sahipleri"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Hud Suresi 49 ayette*
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Hud Suresi 49 ayette*
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Hud Suresi 49 ayette*
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Hud Suresi 49 ayette*
- **Vahiy ve Cebrâîl** · *11/49*
- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/49*
- **Vahiy ve Cebrâîl** · *11/49*
- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/49*
- **Tasavvuf Izâhları** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/49*
- **Tasavvuf Izâhları** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/49*
- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/49*
- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/49*
