# Hûd Sûresi, 56. Âyet (11:56)

> إِنِّى تَوَكَّلْتُ عَلَى ٱللَّهِ رَبِّى وَرَبِّكُم ۚ مَّا مِن دَآبَّةٍ إِلَّا هُوَ ءَاخِذٌۢ بِنَاصِيَتِهَآ ۚ إِنَّ رَبِّى عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

*İnnî tevekkeltu ‘ala(A)llâhi rabbî verabbikum(c) mâ min dâbbetin illâ huve âḣiżun binâsiyetihâ(c) inne rabbî ‘alâ sirâtin mustekîm(in)*

**Meal (Diyanet):** "İşte ben, hem benim, hem sizin Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/11/56

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hûd Suresi 56. ayet, Hz. Hûd'un tevhid inancını ve Allah'a olan tam tevekkülünü vurgularken, Allah'ın mutlak kudretini ve her şeyi kuşatan kontrolünü 'nâsiye' ve 'sırât-ı müstakîm' kavramları üzerinden ifade etmektedir. Ayet, Allah'ın yaratılmışlar üzerindeki egemenliğini ve adaletini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"تَوَكَّلْتُ","root":"و ك ل","rootLatin":"v-k-l","meaning":"Hz. Hûd'un Allah'a tam bir güven ve teslimiyetle dayanması, işlerini O'na havale etmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vekâlet, bir işi başkasına havale etmek demektir. Tevekkül ise, bir işi başkasına bırakıp ona güvenmektir. Ayetteki 'tevekkeltü', Hz. Hûd'un tüm işlerini ve geleceğini Allah'a havale ettiğini, O'na tam bir güvenle dayandığını ifade eder. Bu, acziyetten ziyade, Allah'ın mutlak kudretine olan imanın bir tezahürüdür."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Tevekkül, kalbin Allah'a itimat etmesi ve işleri O'na bırakmasıdır. Ayetteki kullanım, Hz. Hûd'un düşmanlarının tehditlerine karşı Allah'a sığınmasını ve O'nun koruyuculuğuna inanmasını gösterir. Bu, sadece bir söz değil, aynı zamanda bir hal ve davranış biçimidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Tevekkül, Kur'an'da Allah'a tam bir güven ve teslimiyetle dayanma, O'nun iradesine boyun eğme anlamında kullanılır. Hz. Hûd'un bu ifadesi, kendi gücünden feragat edip Allah'ın gücüne sığınarak, O'nun mutlak egemenliğini kabul ettiğini gösterir. Bu, aynı zamanda bir tür 'kadercilik' değil, aktif bir teslimiyettir."}]},{"word":"دَآبَّةٍ","root":"د ب ب","rootLatin":"d-b-b","meaning":"Yeryüzünde hareket eden, canlı olan her varlık.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Dâbbe, yeryüzünde debelenen, hareket eden her canlı varlıktır. Ayetteki 'mâ min dâbbetin illâ hûve âhizun binâsiyetihâ' ifadesi, Allah'ın yeryüzündeki tüm canlılar üzerindeki mutlak kontrolünü ve egemenliğini vurgular. Bu, sadece hayvanları değil, insanları da kapsayan genel bir ifadedir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Debb, yavaş yavaş yürümek demektir. Dâbbe ise, bu fiilden türeyen ve yeryüzünde hareket eden her canlıyı ifade eden bir isimdir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın kudretinin ve tasarrufunun hiçbir canlıyı istisna etmediğini, her birinin O'nun kontrolü altında olduğunu belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Dâbbe kelimesi, Kur'an'da genellikle yeryüzünde hareket eden, canlı olan her şeyi kapsayan geniş bir anlamda kullanılır. Bu ayetteki bağlamda, Allah'ın yaratılmışlar üzerindeki mutlak otoritesini ve hiçbir canlının O'nun iradesi dışında hareket edemeyeceğini vurgulamak için kullanılmıştır."}]},{"word":"بِنَاصِيَتِهَآ","root":"ن ص ي","rootLatin":"n-s-y","meaning":"Alnından, perçeminden tutarak, yani tam kontrolü altında tutarak.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Nâsiye, alnın ön kısmındaki saçlardır. Birinin nâsiyesinden tutmak, onu tamamen kontrol altına almak, ona hükmetmek mecazıdır. Ayetteki 'âhizun binâsiyetihâ' ifadesi, Allah'ın her canlının dizginlerini elinde tuttuğunu, onları dilediği gibi yönlendirdiğini ve mutlak bir egemenliğe sahip olduğunu mecazi bir dille anlatır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Nâsiye, alnın ön tarafındaki saçlardır. Araplar, birini tamamen kontrol altına aldıklarında veya ona boyun eğdirdiklerinde 'nâsiyesinden tuttum' derlerdi. Bu ayetteki kullanım, Allah'ın tüm canlılar üzerindeki mutlak kudretini ve tasarrufunu, hiçbirinin O'nun iradesi dışına çıkamayacağını sembolik olarak ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Nâsiye, alnın ön kısmıdır. Bir canlının nâsiyesinden tutmak, onun üzerinde tam bir otoriteye sahip olmak, onu istediği gibi yönlendirmek anlamına gelir. Bu ayette, Allah'ın her canlı üzerindeki mutlak kontrolünü ve hükümranlığını, hiçbirinin O'nun kudretinden kaçamayacağını mecazi bir anlatımla vurgular."}]},{"word":"صِرَٰطٍ","root":"ص ر ط","rootLatin":"s-r-t","meaning":"Doğru, açık ve geniş yol.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sırât, geniş ve açık yol demektir. Kur'an'da genellikle hak yolu, doğru inancı ve şeriatı ifade etmek için kullanılır. Ayetteki 'Rabbî alâ sırâtın müstakîm' ifadesi, Allah'ın adaletinin, hikmetinin ve tüm fiillerinin doğru ve şaşmaz bir yol üzere olduğunu belirtir. Bu, Allah'ın fiillerinin keyfi değil, belirli bir düzen ve adalet üzere olduğunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sırât, geniş ve düz yol demektir. Kur'an'da hem maddi hem de manevi anlamda doğru yolu ifade eder. Bu ayette, Allah'ın 'sırât-ı müstakîm' üzerinde olması, O'nun adaletinin, hikmetinin ve tüm tasarruflarının doğru, hak ve istikamet üzere olduğunu, asla zulmetmediğini ve şaşırmadığını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Sırât-ı müstakîm, Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve 'doğru yol' anlamına gelir. Bu ayette Allah'ın bu yol üzerinde olması, O'nun fiillerinin ve hükümlerinin mutlak adalet, doğruluk ve hikmet üzere olduğunu gösterir. Bu, aynı zamanda insanlara da doğru yolu takip etmeleri için bir çağrıdır, zira Allah'ın yolu adalettir."}]},{"word":"مُّسْتَقِيمٍ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Doğru, eğrilik ve sapma olmayan.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İstikamet, eğrilikten uzak olmak, doğru ve düz olmak demektir. 'Sırât-ı müstakîm' terkibi, hiçbir eğriliği, sapması ve yanlışlığı olmayan dosdoğru yolu ifade eder. Ayette Allah'ın bu yol üzerinde olması, O'nun adaletinin, hikmetinin ve tüm fiillerinin mutlak doğruluk ve şaşmazlık üzere olduğunu pekiştirir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Müstakîm, eğri olmayan, düz olan demektir. 'Sırât-ı müstakîm' terkibinde, bu kelime yolun hem maddi hem de manevi anlamda doğru, hak ve adil olduğunu vurgular. Allah'ın bu yol üzerinde olması, O'nun hükümlerinin ve tasarruflarının her zaman adil, hikmetli ve doğru olduğunu, asla zulüm veya haksızlık içermediğini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Müstakîm kelimesi, Kur'an'da genellikle doğruluk, adalet ve sapmazlık anlamlarında kullanılır. Bu ayette 'sırât' kelimesiyle birlikte kullanılarak, Allah'ın yolunun ve fiillerinin mutlak bir doğruluk ve adalet üzere olduğunu, hiçbir şekilde eğrilik veya sapma göstermediğini vurgular. Bu, aynı zamanda Allah'ın vaatlerinin de doğru ve şaşmaz olduğunu ima eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevekkul","tevhid","peygamberlik","kader"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنِّى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz ben"},{"position":1,"surface":"ى","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"ben"},{"position":2,"surface":"تَوَكَّلْتُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"و-ك-ل","rootLatin":"w-k-l","lemma":"تَوَكَّلَ","form":"Tefa''ul","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"güvendim"},{"position":3,"surface":"عَلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":4,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'a"},{"position":5,"surface":"رَبِّى","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"Rabbim"},{"position":5,"surface":"ى","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"benim"},{"position":6,"surface":"وَرَبِّكُم","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Atıf yoluyla mecrûr","gloss":"Rabbi"},{"position":6,"surface":"كُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":7,"surface":"مَّا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"yoktur"},{"position":8,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer (Zâide)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"hiçbir"},{"position":9,"surface":"دَآبَّةٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-ب-ب","rootLatin":"d-b-b","lemma":"دَابَّة","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için lafzen mecrûr, mahallen merfû (mübteda)","gloss":"canlı"},{"position":10,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"İstisna Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":11,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"o"},{"position":12,"surface":"ءَاخِذٌۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"أ-خ-ذ","rootLatin":"a-kh-dh","lemma":"آخِذ","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"tutucudur"},{"position":13,"surface":"بِنَاصِيَتِهَآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":13,"surface":"نَاصِيَتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ص-و","rootLatin":"n-s-w","lemma":"نَاصِيَة","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"alnından"},{"position":13,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onun"},{"position":14,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz"},{"position":15,"surface":"رَبِّى","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Rabbim"},{"position":15,"surface":"ى","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"benim"},{"position":16,"surface":"عَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerinde"},{"position":17,"surface":"صِرَٰطٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ر-ط","rootLatin":"s-r-t","lemma":"صِرَاط","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bir yol"},{"position":18,"surface":"مُّسْتَقِيمٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"مُسْتَقِيم","form":"İstif'âl","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"dosdoğru"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11. sure 56. ayette*
- **Lübbü'l-Lübb (Özün Özü)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11. sure 56. ayette*
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11. sure 56. âyet*
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11. sure 56. ayette*
- **Fâtiha Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11. Sûre 56. Âyette*
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/56*
- **Zâriyât Sûresi** · *11/56*
- **Lübbü'l-Lübb (İngilizce)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/56*
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/56*
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/56*
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/56*
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/56*
