# Hûd Sûresi, 65. Âyet (11:65)

> فَعَقَرُوهَا فَقَالَ تَمَتَّعُوا۟ فِى دَارِكُمْ ثَلَـٰثَةَ أَيَّامٍ ۖ ذَٰلِكَ وَعْدٌ غَيْرُ مَكْذُوبٍ

*Fe'akarûhâ fekâle temette'û fî dârikum śelâśete eyyâm(in)(s) żâlike va'dun ġayru mekżûb(in)*

**Meal (Diyanet):** Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/11/65

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hûd Suresi 65. ayet, Semûd kavminin Hz. Salih'in mucizesi olan deveyi kesmesi ve ardından gelen ilahi uyarıyı konu almaktadır. Ayet, kavmin isyanını, verilen süreyi ve bu sürenin kesinliğini vurgulayan temel kavramlar etrafında şekillenir.","keyConcepts":[{"word":"فَعَقَرُوهَا","root":"ع ق ر","rootLatin":"a-k-r","meaning":"Deveyi kesmek, boğazlamak, ayaklarını keserek yere sermek anlamında kullanılır ve Semûd kavminin isyanını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'akr' kelimesinin hayvanın ayaklarını keserek onu yere sermek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'fe'akarûhâ' ifadesi, Semûd kavminin deveyi sadece öldürmekle kalmayıp, onu hareket edemez hale getirerek işkence ettiğini ve böylece ilahi emre karşı geldiklerini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'akr' kelimesini bir şeyin kökünü kesmek, temelini bozmak olarak açıklar. Hayvanlar için kullanıldığında ise, ayaklarını keserek hareket kabiliyetini yok etmek anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, Semûd kavminin deveyi keserek sadece canına kastetmekle kalmayıp, aynı zamanda mucizenin temelini ortadan kaldırma niyetini de gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'akr' kelimesinin mecazi olarak bir şeyi kökten yok etmek anlamında da kullanılabileceğini ima eder. Ayetteki 'fe'akarûhâ', Semûd kavminin deveyi keserek sadece fiziksel bir eylemde bulunmadığını, aynı zamanda kendilerine verilen ilahi bir işareti ve uyarıyı da hiçe saydıklarını ifade eder."}]},{"word":"تَمَتَّعُوا۟","root":"م ت ع","rootLatin":"m-t-a","meaning":"Faydalanmak, yararlanmak, geçici bir süre yaşamak anlamında olup, Semûd kavmine verilen kısa süreli mühleti ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'metâ'' kelimesinin geçici faydalanma ve kısa süreli yararlanma anlamına geldiğini belirtir. 'Temettau' emri, Semûd kavmine verilen üç günlük sürenin geçici olduğunu ve bu sürenin sonunda azabın geleceğini ima eder. Bu, bir lütuf değil, aksine bir uyarı ve son mühlettir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'metâ'' kelimesinin dünya nimetlerinden kısa süreli istifadeyi ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'temettau', Semûd kavminin yeryüzündeki son günlerini yaşadığını ve bu sürenin ardından nimetlerin sona ereceğini, azabın başlayacağını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'metâ'' kavramının Kur'an'da genellikle dünya hayatının geçiciliğini ve aldatıcılığını vurgulamak için kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'temettau' emri, Semûd kavmine verilen sürenin de aynı şekilde geçici ve sonlu olduğunu, bu sürenin bir imtihan ve son uyarı niteliği taşıdığını gösterir."}]},{"word":"دَارِكُمْ","root":"د و ر","rootLatin":"d-v-r","meaning":"Ev, yurt, ikamet edilen yer anlamında olup, Semûd kavminin yaşadığı bölgeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'dâr' kelimesinin etrafı çevrili, içinde ikamet edilen yer anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'dârikum' ifadesi, Semûd kavminin kendi yurtlarında, yani alışık oldukları ve güvende hissettikleri yerde azapla karşılaşacaklarını, kaçışlarının olmadığını vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'dâr' kelimesinin hem ev hem de bir kavmin yaşadığı bölgeyi ifade edebileceğini belirtir. 'Fî dârikum' ifadesi, Semûd kavminin kendi topraklarında, kendi yaşam alanlarında bu son süreyi geçireceklerini ve azabın da yine kendi yurtlarında onları bulacağını gösterir."}]},{"word":"ثَلَـٰثَةَ","root":"ث ل ث","rootLatin":"s-l-s","meaning":"Üç sayısı olup, Semûd kavmine verilen kesin ve sınırlı süreyi belirtir.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'selâse' kelimesinin sayısal bir ifade olmasının yanı sıra, Kur'an'da bazen belirli bir sürenin kesinliğini ve sınırlılığını vurgulamak için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'selâsete eyyâm' ifadesi, Semûd kavmine verilen sürenin kesinlikle üç gün olduğunu ve bu sürenin uzatılmayacağını açıkça ortaya koyar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, sayıların Kur'an'daki kullanımının sadece nicelik belirtmekle kalmayıp, aynı zamanda vurgu ve kesinlik ifade edebileceğini belirtir. 'Selâsete eyyâm' ifadesi, Semûd kavmine tanınan sürenin ne bir gün eksik ne de bir gün fazla olacağını, ilahi hükmün kesinliğini ve geri dönülmezliğini vurgular."}]},{"word":"مَكْذُوبٍ","root":"ك ذ ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Yalanlanmış, yalanlanacak olan anlamında olup, Hz. Salih'in sözünün kesinliğini ve doğruluğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kezib' kelimesinin gerçeğe aykırı söz veya eylem anlamına geldiğini belirtir. 'Gayru mekzûbin' ifadesi, Hz. Salih'in söylediği sözün asla yalanlanmayacağını, yani kesinlikle gerçekleşeceğini ve ilahi bir vaat olduğunu vurgular. Bu, Semûd kavmine verilen uyarının ciddiyetini artırır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mekzûb' kelimesinin 'yalanlanmış' anlamına geldiğini ve bu bağlamda 'gayru mekzûbin' ifadesinin 'gerçekleşeceği kesin olan' anlamında kullanıldığını açıklar. Bu, Hz. Salih'in sözünün bir tehdit değil, aksine ilahi bir hükmün ilanı olduğunu gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kezib' kavramının zıddının 'sıdk' (doğruluk) olduğunu belirtir. 'Gayru mekzûbin' ifadesi, Hz. Salih'in sözünün mutlak bir doğruluk taşıdığını ve bu sözün Allah katından geldiği için asla yalanlanamayacağını, yani gerçekleşmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-diger-peygamberler","kissa-gecmis-kavimler","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"bunun üzerine"},{"position":1,"surface":"عَقَرُو","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ق-ر","rootLatin":"'-q-r","lemma":"عَقَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kesip devirdiler"},{"position":1,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onu"},{"position":2,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"bunun üzerine"},{"position":2,"surface":"قَالَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":3,"surface":"تَمَتَّعُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"م-ت-ع","rootLatin":"m-t-'","lemma":"تَمَتَّعَ","form":"Tefa''ul","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"kalın"},{"position":4,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":5,"surface":"دَارِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-و-ر","rootLatin":"d-w-r","lemma":"دَار","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yurdu"},{"position":5,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":6,"surface":"ثَلَـٰثَةَ","pos":"isim","posDetail":"Sayı","root":"ث-ل-ث","rootLatin":"th-l-th","lemma":"ثَلَاثَة","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"üç"},{"position":7,"surface":"أَيَّامٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"gün"},{"position":8,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"bu"},{"position":9,"surface":"وَعْدٌ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-'-d","lemma":"وَعْد","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"bir sözdür"},{"position":10,"surface":"غَيْرُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"غ-ي-ر","rootLatin":"gh-y-r","lemma":"غَيْر","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"yalanlanmayacak"},{"position":11,"surface":"مَكْذُوبٍ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"مَكْذُوب","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"yalan"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Hûd sûresi 61.- 68. Âyetler*
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Hûd sûresi 61.- 68. Âyetler*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/65*
- **TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/65*
- **TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/65*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/65*
- **Kelime-i Sâlihiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *11/65*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/65*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/65*
- **Kelime-i Sâlihiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *11/65*
- **Kelime-i Sâlihiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *11/65*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *11/65*
