# Hûd Sûresi, 67. Âyet (11:67)

> وَأَخَذَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ٱلصَّيْحَةُ فَأَصْبَحُوا۟ فِى دِيَـٰرِهِمْ جَـٰثِمِينَ

*Veeḣaże-lleżîne zalemû-ssayhatu feasbehû fî diyârihim câśimîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/11/67

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hûd Suresi 67. ayet, Semûd kavminin helakini tasvir ederken, ilahi azabın ani ve şiddetli doğasını 'sayha' ve 'câsimîn' kelimeleriyle vurgulamaktadır. Ayet, zulmün kaçınılmaz sonucunu ve helakın dehşetini dilbilimsel bir derinlikle aktarır.","keyConcepts":[{"word":"ظَلَمُوا۟","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Haksızlık yapanlar, zulmedenler anlamına gelir ve Semûd kavminin Allah'a ve peygamberine karşı işlediği günahları ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zulüm (ظلم), bir şeyi ait olmadığı yere koymak veya haddi aşmak demektir. Bu ayette, Semûd kavminin Allah'ın emirlerine karşı gelerek ve peygamberlerini yalanlayarak işledikleri haksızlığı ve haddi aşmayı ifade eder. Onların bu fiilleri, ilahi azabı hak etmelerine sebep olmuştur."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Zulüm, bir şeyi kendi yerinden başka bir yere koymaktır. Şeriatta ise, Allah'ın koyduğu sınırları aşmak ve başkalarının haklarına tecavüz etmektir. Ayetteki 'zalamû' ifadesi, Semûd kavminin Allah'ın birliğini inkar etmeleri ve Salih peygamberi yalanlamalarıyla işledikleri büyük haksızlığı belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'zulm' kavramı, sadece bireysel haksızlıkları değil, aynı zamanda Allah'ın mutlak egemenliğine karşı gelmeyi ve O'nun koyduğu düzeni bozmayı da ifade eder. Semûd kavminin 'zulmü', Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve peygamberlerine karşı çıkmalarıyla tezahür eden kozmik bir düzensizliktir."}]},{"word":"ٱلصَّيْحَةُ","root":"ص ي ح","rootLatin":"s-y-h","meaning":"Şiddetli bir çığlık veya ses anlamına gelir; bu ayette Semûd kavmini helak eden ilahi azabın biçimini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sayha (صيحة), şiddetli ve korkunç bir sestir. Bu ayette, Semûd kavmini helak eden ilahi azabın, kulakları sağır eden ve kalpleri parçalayan bir çığlık şeklinde geldiğini belirtir. Bu çığlık, onların direnişini kırmış ve onları oldukları yerde cansız bırakmıştır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Sayha, burada mecazi olarak helak edici bir azabı ifade eder. Sesin şiddeti, azabın ani ve kaçınılmaz olduğunu gösterir. Semûd kavmi için bu 'sayha', onların yaşamlarını bir anda sonlandıran, ilahi bir müdahaleydi."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sayha, yüksek sesle bağırmak veya çığlık atmaktır. Kur'an'da ise genellikle helak edici bir azap olarak kullanılır. Hûd Suresi'ndeki 'sayha', Semûd kavminin işlediği zulümlerin karşılığı olarak gelen, onları yerle bir eden ilahi bir cezadır."}]},{"word":"فَأَصْبَحُوا۟","root":"ص ب ح","rootLatin":"s-b-h","meaning":"Sabaha çıktılar, oldular anlamına gelir; burada çığlık sonrası aniden ve kalıcı olarak belirli bir duruma geçişi ifade eder.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Asbaha (أصبح), bir durumdan başka bir duruma geçişi ifade eder ve genellikle 'oldu' anlamında kullanılır. Bu ayette, 'sayha'nın etkisiyle Semûd kavminin aniden ve geri dönülmez bir şekilde 'câsimîn' durumuna geçtiğini, yani helak olduğunu vurgular. Sabah vaktine işaret etse de, burada daha çok durum değişikliğine odaklanılmıştır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Asbaha fiili, bir şeyin bir halden başka bir hale dönüşmesini ifade eder. Semûd kavmi için bu fiil, 'sayha'nın ardından canlılıklarını yitirip cansız birer cesede dönüşmelerini, yani helak olmalarını anlatır. Bu dönüşüm, ilahi azabın kesinliğini ve şiddetini gösterir."}]},{"word":"جَـٰثِمِينَ","root":"ج ث م","rootLatin":"c-s-m","meaning":"Diz üstü çökmüş, hareketsiz kalmış, cansız yatan anlamına gelir; Semûd kavminin helak sonrası durumunu, cansız ve hareketsiz bedenlerini tasvir eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Câsim (جاثم), göğsü yere yapışmış, hareketsiz yatan demektir. Bu ayette, 'sayha'nın etkisiyle Semûd kavminin aniden yere yığıldığını, cansız ve hareketsiz bir şekilde kaldığını ifade eder. Bu durum, azabın şiddetini ve onların kaçış imkanlarının olmadığını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cüsûm (جثوم), bir şeyin yere yapışıp kalmasıdır. 'Câsimîn' kelimesi, Semûd kavminin helak olduktan sonra evlerinde cansız bir şekilde, diz üstü çökmüş veya yüzüstü yatar vaziyette kaldıklarını anlatır. Bu, onların azap karşısındaki çaresizliğini ve ölümün ani gelişini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Câsimîn kelimesi, Kur'an'da genellikle helak olan kavimlerin son durumunu tasvir etmek için kullanılır. Bu, sadece fiziksel bir duruşu değil, aynı zamanda yaşamın tamamen sona erdiğini ve hareket kabiliyetinin yitirildiğini de ifade eder. Semûd kavmi için bu, ilahi azabın onları tamamen yok ettiğinin bir göstergesidir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-gecmis-kavimler","ahiret-mukafat","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"أَخَذَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"أ-خ-ذ","rootLatin":"a-kh-dh","lemma":"أَخْذ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"tuttu"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"ظَلَمُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","lemma":"ظُلْم","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî; ism-i mevsûlün sıla cümlesi","gloss":"zulmettiler"},{"position":4,"surface":"ٱلصَّيْحَةُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ي-ح","rootLatin":"s-y-h","lemma":"صَيْحَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"çığlık"},{"position":5,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"böylece"},{"position":5,"surface":"أَصْبَحُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî (Nâkıs)","root":"ص-ب-ح","rootLatin":"s-b-h","lemma":"إِصْبَاح","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"oldular"},{"position":6,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":7,"surface":"دِيَـٰرِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-و-ر","rootLatin":"d-w-r","lemma":"دَار","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"evleri"},{"position":7,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":8,"surface":"جَـٰثِمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ج-ث-م","rootLatin":"j-th-m","lemma":"جَاثِم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"diz üstü çökmüşler olarak"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Hûd sûresi 61.- 68. Âyetler*
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Hûd sûresi 61.- 68. Âyetler*
