# Hûd Sûresi, 95. Âyet (11:95)

> كَأَن لَّمْ يَغْنَوْا۟ فِيهَآ ۗ أَلَا بُعْدًا لِّمَدْيَنَ كَمَا بَعِدَتْ ثَمُودُ

*Keen lem yaġnev fîhâ(k) elâ bu'den limedyene kemâ be'idet śemûd(u)*

**Meal (Diyanet):** Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semud kavmi Allah'ın rahmetinden uzaklaştığı gibi Medyen halkı da uzaklaştı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/11/95

---

## Tefsir

{"topics":["kissa-gecmis-kavimler","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"كَأَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَأَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"sanki"},{"position":2,"surface":"لَّمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cezm","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":3,"surface":"يَغْنَوْا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"غ-ن-ي","rootLatin":"gh-n-y","lemma":"غَنِيَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Cezm edatından (لَمْ) sonra geldiği için meczûm","gloss":"yaşamadılar"},{"position":4,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":4,"surface":"هَآ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden (فِي) sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o (yer)"},{"position":5,"surface":"أَلَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tenbih","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَلَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"bilin ki"},{"position":6,"surface":"بُعْدًۭا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ب-ع-د","rootLatin":"b-'-d","lemma":"بُعْد","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûl-i Mutlak olduğu için mansûb (mahzûf fiilin mef'ûlü)","gloss":"uzaklık"},{"position":7,"surface":"لِّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":7,"surface":"مَدْيَنَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-د-ي-ن","rootLatin":"m-d-y-n","lemma":"مَدْيَن","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden (لِ) sonra geldiği için mecrûr (gayr-ı munsarıf olduğu için fetha ile mecrûr)","gloss":"Medyen'e"},{"position":8,"surface":"كَمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih ve Masdariye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَمَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"gibi"},{"position":9,"surface":"بَعِدَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ب-ع-د","rootLatin":"b-'-d","lemma":"بَعِدَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"uzaklaştı"},{"position":10,"surface":"ثَمُودُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ث-م-د","rootLatin":"th-m-d","lemma":"ثَمُود","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Semud"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hûd Suresi 95. ayet, Medyen halkının helakini ve bu helakin Semud kavminin akıbetine benzetilmesini konu edinmektedir. Ayet, 'yaşamamak', 'uzaklaşmak' ve 'helak olmak' gibi kavramlar üzerinden ilahi cezanın şiddetini ve geçmiş kavimlerin sonunu vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"يَغْنَوْا۟","root":"غ ن ي","rootLatin":"ğ-n-y","meaning":"Bu kelime, ayette 'orada hiç yaşamamışlar gibi oldular' anlamında, bir yerde ikamet etmek, zenginleşmek ve var olmak manalarını taşır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ğ-n-y' kökünün temel anlamının 'ihtiyaçsız olmak, zengin olmak' olduğunu belirtir. Ancak Kur'an'da 'bir yerde ikamet etmek, yaşamak' anlamında da kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki 'lem yağnev' ifadesi, Medyen halkının sanki hiç var olmamış, hiç yaşamamış gibi yok olup gitmesini anlatır, yani zenginlik ve refah içinde yaşadıkları yerin onlara bir fayda sağlamadığını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ğaniy' kelimesinin 'bir yerde ikamet etmek, orada kalmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'ke-en lem yağnev fîhâ' ifadesini, 'sanki orada hiç ikamet etmemişlerdi' şeklinde açıklar. Bu, Medyen halkının helak olduktan sonra geride hiçbir iz bırakmamış gibi yok olmalarını mecazi bir anlatımla ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'ğ-n-y' kökünün sadece maddi zenginliği değil, aynı zamanda bir yerde 'yerleşik olmak, var olmak' anlamını da taşıdığını belirtir. Medyen halkının helak edilmesiyle birlikte, onların o topraklardaki varlıklarının tamamen silindiği, sanki hiç yaşamamış gibi oldukları vurgulanır. Bu, ilahi cezanın kapsamlılığını gösterir."}]},{"word":"بُعْدًا","root":"ب ع د","rootLatin":"b-'-d","meaning":"Bu kelime, 'uzaklık, helak olma, rahmetten mahrum kalma' anlamında kullanılmıştır ve Medyen halkının ilahi rahmetten uzaklaştırılmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'b-'-d' kökünün temel anlamının 'mesafe olarak uzaklaşmak' olduğunu belirtir. Ancak Kur'an'da mecazi olarak 'ilahi rahmetten uzaklaşmak, helak olmak, lanetlenmek' anlamında da kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'bû'den li-Medyen' ifadesi, Medyen halkının Allah'ın rahmetinden uzaklaştırılıp helak edildiğini, lanetlendiğini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'b-'-d' kökünün hem fiziksel uzaklığı hem de manevi uzaklığı ifade ettiğini belirtir. 'Bû'den' kelimesinin burada bir beddua veya ilahi bir hüküm olarak 'helak olsunlar, rahmetten uzak olsunlar' anlamında kullanıldığını açıklar. Bu, Medyen halkının işledikleri günahlar sebebiyle ilahi lütuftan mahrum bırakıldığını vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'b-'-d' kökünün Kur'an'da genellikle olumsuz bir çağrışımla kullanıldığını, 'uzaklaşma'nın çoğu zaman 'ilahi rahmetten uzaklaşma, helak olma' anlamına geldiğini belirtir. Medyen halkı için kullanılan 'bû'den' ifadesi, onların Allah'ın gazabına uğradığını ve rahmetinden tamamen mahrum kaldığını net bir şekilde ortaya koyar."}]},{"word":"بَعِدَتْ","root":"ب ع د","rootLatin":"b-'-d","meaning":"Bu fiil, 'uzaklaştı, helak oldu' anlamında kullanılmış olup, Semud kavminin de Medyen gibi ilahi rahmetten uzaklaşarak helak olduğunu belirtir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ba'ide' fiilinin 'helak oldu, yok oldu' anlamında kullanıldığını belirtir. Semud kavminin 'ba'idet' olması, onların da Medyen gibi ilahi azapla yok edildiğini, rahmetten uzaklaştırıldığını ifade eder. Bu, geçmiş kavimlerin akıbetinin bir ibret vesilesi olduğunu gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'b-'-d' kökünden türeyen fiillerin, hem mekânsal hem de manevi uzaklaşmayı ifade ettiğini belirtir. 'Ba'idet Semûd' ifadesi, Semud kavminin Allah'ın emirlerinden uzaklaşması sonucu ilahi rahmetten de uzaklaştığını ve bunun neticesinde helak olduğunu anlatır. Bu, günahların kaçınılmaz sonucunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ba'ide' fiilinin burada 'helak oldu, yok oldu' anlamında kullanıldığını ve bu kullanımın Kur'an'da sıkça görüldüğünü belirtir. Semud kavminin helakinin, Medyen halkının helakine bir benzetme olarak sunulması, ilahi adaletin geçmişte de benzer şekilde tecelli ettiğini gösterir."}]},{"word":"ثَمُودُ","root":"ث م د","rootLatin":"s-m-d","meaning":"Bu kelime, Kur'an'da adı geçen, Salih peygamberin gönderildiği ve isyanları sebebiyle helak edilmiş eski bir Arap kavminin adıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, Semud'un Kur'an'da adı geçen helak edilmiş kavimlerden biri olduğunu ve Salih peygamberin onlara gönderildiğini belirtir. Onların helakinin, diğer kavimler için bir ibret olduğunu ve bu ayette Medyen halkının akıbetinin Semud'un akıbetine benzetilmesinin, ilahi cezanın şiddetini ve kaçınılmazlığını vurguladığını ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, Semud'un, Ad kavminden sonra gelen ve isyanları sebebiyle helak edilen bir kavim olduğunu belirtir. Ayetteki bu atıf, Medyen halkının da Semud gibi ilahi emirlere karşı gelmesi nedeniyle benzer bir sonla karşılaştığını, yani helak edildiğini açıklar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'Semud' gibi kavim isimlerinin sadece tarihi birer referans olmadığını, aynı zamanda ilahi adalet ve ceza kavramlarının somut örnekleri olarak sunulduğunu belirtir. Semud'un helakinin anılması, Medyen halkının da benzer bir ahlaki çöküş ve isyan neticesinde aynı ilahi cezaya çarptırıldığını pekiştirir."}]}]}
