# Hûd Sûresi, 98. Âyet (11:98)

> يَقْدُمُ قَوْمَهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ فَأَوْرَدَهُمُ ٱلنَّارَ ۖ وَبِئْسَ ٱلْوِرْدُ ٱلْمَوْرُودُ

*Yakdumu kavmehu yevme-lkiyâmeti feevradehumu-nnâr(a)(s) vebi/se-lvirdu-lmevrûd(u)*

**Meal (Diyanet):** Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/11/98

---

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","cehennem","kissa-musa"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَقْدُمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-د-م","rootLatin":"q-d-m","lemma":"قَدِمَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"öncülük eder","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":2,"surface":"قَوْمَهُۥ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"kavmini","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih","izafet":"Muzâf"},{"position":2,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":3,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"günü","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Zaman zarfı","izafet":"Muzâf"},{"position":4,"surface":"ٱلْقِيَـٰمَةِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قِيَامَة","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"kıyametin","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":5,"surface":"فَأَوْرَدَهُمُ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":5,"surface":"أَوْرَدَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"و-ر-د","rootLatin":"w-r-d","lemma":"أَوْرَدَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"götürdü","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":5,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onları","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":6,"surface":"ٱلنَّارَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-ر","rootLatin":"n-w-r","lemma":"نَار","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"ateşe","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":7,"surface":"وَبِئْسَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":7,"surface":"بِئْسَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ب-ا-س","rootLatin":"b-'-s","lemma":"بِئْسَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ne kötüdür","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":8,"surface":"ٱلْوِرْدُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"و-ر-د","rootLatin":"w-r-d","lemma":"وِرْد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"varılan yer","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil"},{"position":9,"surface":"ٱلْمَوْرُودُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"و-ر-د","rootLatin":"w-r-d","lemma":"مَوْرُود","form":"Mef'ûl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"varılan","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Firavun'un kıyamet günündeki akıbetini ve kavmine önderlik ederek onları ateşe sürüklemesini tasvir etmektedir. Ayet, 'öncülük etme', 'kıyamet', 'ateşe götürme' ve 'varılan yer' gibi kavramlar üzerinden Firavun'un liderliğinin kötü sonucunu vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"يَقْدُمُ","root":"ق د م","rootLatin":"k-d-m","meaning":"Firavun'un kıyamet gününde kavmine önderlik etmesi, onların önüne geçmesi ve onları sevk etmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kadem (قدم) kelimesi, öne geçmek, ilerlemek ve bir şeyin önünde olmak anlamlarına gelir. Ayetteki 'yakdumu' (يقدم) fiili, Firavun'un kavminin önüne geçerek onları ateşe doğru sevk etmesini, onlara liderlik etmesini ifade eder. Bu, olumsuz bir liderlik ve öncülüktür."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Kadem (قدم) fiili, bir topluluğa önderlik etmek, onların önünde yürümek demektir. Burada Firavun'un kavmini ateşe doğru sevk etmesi, onların öncüsü olması mecazi bir anlatımdır ve onların kötü akıbetine işaret eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Kadem (قدم) kökünden türeyen 'yakdumu' (يقدم) fiili, bir topluluğun önüne geçerek onları bir yere götürmek, onlara yol göstermek anlamındadır. Ayetteki kullanımı, Firavun'un kavmini cehenneme doğru sürükleyen kötü bir lider olduğunu gösterir."}]},{"word":"قَوْمَهُۥ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Firavun'un yönettiği, kendisine tabi olan halkı ve topluluğu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavm (قوم), bir araya gelmiş, belirli bir amaç veya lider etrafında toplanmış insan topluluğu demektir. Ayette Firavun'un 'kavmi', onun peşinden giden, ona itaat eden ve onunla birlikte helake sürüklenen topluluğu ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kavm (قوم), genellikle erkekler için kullanılan bir topluluk ismidir. Ayette Firavun'un 'kavmi', onun yönetimi altındaki halkı ve ona tabi olanları kapsar. Bu bağlamda, Firavun'un kötü liderliğinin sonuçlarına katlanan topluluğu vurgular."}]},{"word":"ٱلْقِيَـٰمَةِ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Ölülerin diriltilip hesap vermek üzere Allah'ın huzurunda duracakları son gün, ahiret günü.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kıyâmet (قيامة), 'kıyâm' (kalkmak, ayağa kalkmak) kökünden türemiştir. İnsanların kabirlerinden kalkıp hesap vermek üzere toplanacakları güne denir. Ayetteki 'yevme'l-kıyâmeti' (kıyamet günü), Firavun'un akıbetinin kesinleşeceği ve yaptıklarının karşılığını göreceği zamanı belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kıyâmet (قيامة) kavramı, Kur'an'da dünyanın sonu ve yeni bir varoluşun başlangıcı olarak merkezi bir öneme sahiptir. İzutsu'ya göre, bu gün, ilahi adaletin tecelli edeceği, herkesin amellerine göre karşılık bulacağı bir 'ayağa kalkış' ve 'hesap verme' günüdür. Firavun'un bu günde kavmine öncülük etmesi, onun kötü liderliğinin nihai sonucunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kıyâmet (قيامة), 'kalkmak, dikilmek' anlamındaki 'kıyâm' kökünden gelir ve ölülerin dirilip hesap için ayağa kalkacakları günü ifade eder. Ayetteki kullanımı, Firavun'un dünyadaki zulmünün ahiretteki karşılığını ve kavmini de bu kötü sona sürüklemesini vurgular."}]},{"word":"فَأَوْرَدَهُمُ","root":"و ر د","rootLatin":"v-r-d","meaning":"Firavun'un kavmini ateşe götürmesi, onları ateşe ulaştırması ve oraya sokması anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vered (ورد) kelimesi, bir suya veya bir yere ulaşmak, varmak demektir. 'Evredehum' (أوردهم) ise birini bir yere ulaştırmak, götürmek anlamına gelir. Ayette Firavun'un kavmini 'ateşe ulaştırması', onların cehenneme girmesine sebep olduğunu ve onları oraya sevk ettiğini ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vered (ورد), bir yere varmak, ulaşmak, özellikle suya ulaşmak için kullanılır. 'İrâd' (إيراد) ise birini bir yere vardırmak, götürmek demektir. Ayetteki 'fe-evredehumu' (فأوردهم), Firavun'un kavmini ateşe götürerek onların helakine yol açtığını, onları ateşe sevk ettiğini açıkça belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Vered (ورد) kökü, bir şeye yaklaşmak ve ona ulaşmak anlamlarını taşır. 'Evredehum' (أوردهم) fiili, Firavun'un kavmini ateşe doğru yönlendirmesi ve onları oraya sokması anlamındadır. Bu, Firavun'un liderliğinin nihai ve yıkıcı sonucunu gösterir."}]},{"word":"ٱلنَّارَ","root":"ن و ر","rootLatin":"n-v-r","meaning":"Cehennem ateşi, azap yeri.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nâr (نار), bilinen ateştir. Kur'an'da genellikle cehennem ateşi ve azap yeri anlamında kullanılır. Ayetteki 'en-nâr' (النار), Firavun'un kavmini götürdüğü, ebedi azap ve ceza yeri olan cehennemi ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Nâr (نار), yakıcı ve azap verici ateştir. Kur'an'da 'en-nâr' (النار) kelimesi, genellikle ahiretteki azap yeri olan cehennemi simgeler. Firavun'un kavmini 'nâra' (ateşe) götürmesi, onların cehennemlik olduğunu ve bu kötü akıbete Firavun'un sebep olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلْوِرْدُ","root":"و ر د","rootLatin":"v-r-d","meaning":"Varılan yer, ulaşılan hedef, gidilen mekan.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vird (ورد), suya ulaşmak için gidilen yer veya suya varış anlamındadır. Ayetteki 'el-vird' (الورد), Firavun'un kavminin ulaştığı, vardığı yer olan cehennemi mecazi olarak ifade eder. Bu, onların kötü akıbetini ve varış noktasının ne kadar kötü olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Vird (ورد), suya ulaşmak için gidilen yer veya suya varış anlamındadır. Ayetteki 'el-vird' (الورد), Firavun'un kavminin vardığı yer olan cehennemi mecazi olarak ifade eder. Bu, onların kötü akıbetini ve varış noktasının ne kadar kötü olduğunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Vird (ورد) kelimesi, bir yere ulaşma, varma ve özellikle suya varma anlamında kullanılır. Ayetteki 'el-vird' (الورد), Firavun'un kavminin ulaştığı, vardığı yer olan cehennemi ifade eder. 'Bise'l-vird' (ne kötü varış yeri) ifadesi, bu varış yerinin korkunçluğunu pekiştirir."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Yakdumu"},{"position":2,"translit":"kavmehu"},{"position":3,"translit":"yevme"},{"position":4,"translit":"l-kiyâmeti"},{"position":5,"translit":"feevradehumu"},{"position":6,"translit":"n-nâr(a)(s)"},{"position":7,"translit":"vebi/se"},{"position":8,"translit":"l-virdu"},{"position":9,"translit":"l-mevrûd(u)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *11/98-99*
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Ahmet Avni Konuk · *11/98*
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Ahmet Avni Konuk · *11/96-99*
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *11/98-99*
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Ahmet Avni Konuk · *11/96-99*
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Ahmet Avni Konuk · *11/98*
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *11/98*
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *11/98*
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *11/98*
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *11/98*
