# Nasr Sûresi, 2. Âyet (110:2)

> وَرَأَيْتَ ٱلنَّاسَ يَدْخُلُونَ فِى دِينِ ٱللَّهِ أَفْوَاجًا

*Ve raeyte-nnâse yedḣulûne fî dîni(A)llâhi efvâcâ(n)*

**Meal (Diyanet):** (1-3) Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O'ndan bağışlama dile. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/110/2

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nasr Suresi'nin bu ayeti, zaferin ardından insanların İslam'a yönelişini tasvir ederken, 'görmek', 'insanlar', 'girmek' ve 'din' gibi temel kavramlar üzerinden bu toplumsal dönüşümü ve ilahi iradeyi vurgulamaktadır. Özellikle 'akın akın' ifadesi, bu yönelişin büyüklüğünü ve hızını semantik olarak pekiştirmektedir.","keyConcepts":[{"word":"رَأَيْتَ","root":"ر أ ي","rootLatin":"r-a-y","meaning":"Görmek, müşahede etmek, idrak etmek anlamındadır ve burada peygamberin zafer sonrası insanların İslam'a yönelişini gözlemlemesini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ru'yet' kelimesinin hem gözle görme (basar) hem de kalple idrak etme (basîret) anlamlarına geldiğini belirtir. Bu ayetteki 're'eyte' ise, zaferin ardından insanların İslam'a yönelişinin somut bir gözlemlemesini ve bu olayın idrak edilmesini ifade eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 're'eyte' fiilinin burada 'bildin, anladın' manasına da gelebileceğini, yani sadece gözle görmekle kalmayıp, bu durumun önemini ve sonucunu kavramak anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki bağlamda, bu durumun bir alamet olarak anlaşılmasına işaret eder."}]},{"word":"ٱلنَّاسَ","root":"أ ن س","rootLatin":"e-n-s","meaning":"İnsanlar, beşer topluluğu anlamındadır ve burada İslam'a giren geniş kitleleri ifade eder.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'insan' kelimesinin 'ünsiyet'ten geldiğini, yani topluluk halinde yaşamaya meyilli varlıkları ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'en-nâs' ifadesi, zafer sonrası İslam'a yönelen, toplumsal bir bütünlük arz eden geniş kitleleri vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'nâs' kelimesinin genellikle belirli bir topluluğu veya insanlığı genel olarak ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, 'nâs' kelimesi, İslam'ın zaferiyle birlikte bu dine yönelen, daha önce karşıt konumda olan veya tereddüt eden geniş halk kitlelerini temsil eder."}]},{"word":"يَدْخُلُونَ","root":"د خ ل","rootLatin":"d-h-l","meaning":"Girmek, dahil olmak anlamındadır ve burada insanların İslam dinine katılmasını, ona tabi olmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'duhûl' kelimesinin mecazi olarak bir şeye tabi olmak, ona intisap etmek anlamında kullanılabileceğini belirtir. Ayetteki 'yedhulûne fî dîni'l-lâhi' ifadesi, insanların fiziki olarak bir yere girmesinden ziyade, inanç ve yaşam tarzı olarak İslam'ı benimsemelerini anlatır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'duhûl' fiilinin bir şeye nüfuz etme, onun bir parçası olma anlamını taşıdığını ifade eder. Burada insanların Allah'ın dinine girmesi, sadece yüzeysel bir kabul değil, aynı zamanda o dinin prensiplerini içselleştirmeyi ve ona göre yaşamayı ifade eder."}]},{"word":"دِينِ","root":"د ي ن","rootLatin":"d-y-n","meaning":"Din, yaşam biçimi, inanç sistemi anlamındadır ve burada Allah'ın gönderdiği İslam dinini ifade eder.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'dîn' kelimesinin itaat, hüküm, ceza ve yaşam tarzı gibi geniş anlamlara geldiğini belirtir. Ayetteki 'dîni'l-lâhi' ifadesi, Allah'ın koyduğu, kendisine itaat edilen ve hükümlerine uyulan yaşam sistemini, yani İslam'ı ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'dîn' kelimesinin Kur'an'da hem 'hesap ve ceza günü' hem de 'inanç sistemi ve yaşam biçimi' anlamlarında kullanıldığını vurgular. Bu ayetteki 'dîn', insanların kabul edip benimsediği, Allah'ın belirlediği inanç ve amel bütününü ifade eder."}]},{"word":"أَفْوَاجًا","root":"ف و ج","rootLatin":"f-v-c","meaning":"Bölük bölük, grup grup, akın akın anlamındadır ve insanların İslam'a büyük kitleler halinde, hızla ve peş peşe girmesini tasvir eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'fevc' kelimesinin 'bir topluluğun hızla ilerlemesi' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'efvâcen' ifadesi, insanların İslam'a tek tek değil, büyük gruplar halinde, coşkulu ve hızlı bir şekilde katılımını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fevc' kelimesinin 'bir topluluğun diğerini takip ederek gelmesi' anlamını taşıdığını ifade eder. Bu ayetteki 'efvâcen' kelimesi, İslam'ın zaferiyle birlikte insanların bu dine olan yönelişinin kesintisiz, ardı ardına ve büyük kalabalıklar halinde gerçekleştiğini semantik olarak pekiştirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tebligh","hidayet-dalalet","zikir","tovbe"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"رَأَيْتَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-أ-ي","rootLatin":"r-a-y","lemma":"رَأَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gördün"},{"position":2,"surface":"ٱلنَّاسَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-س","rootLatin":"n-w-s","lemma":"نَاس","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"insanları"},{"position":3,"surface":"يَدْخُلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"د-خ-ل","rootLatin":"d-ḫ-l","lemma":"دَخَلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Muzâri fiil nasb/cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"giriyorlar"},{"position":4,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içine"},{"position":5,"surface":"دِينِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-ي-ن","rootLatin":"d-y-n","lemma":"دِين","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"dini"},{"position":6,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah'ın"},{"position":7,"surface":"أَفْوَاجًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ف-و-ج","rootLatin":"f-w-j","lemma":"فَوْج","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"bölük bölük/akın akın"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *110/1-2*
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *110/1-2*
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *110/1-2*
- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *110/1-2*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk · *110/2*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk · *110/2*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk · *110/2*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk · *110/2*
- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *110/1-2*
