# Felak Sûresi, 1. Âyet (113:1)

>  قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلْفَلَقِ

*Kul e'ûżu birabbi-lfelak(i)*

**Meal (Diyanet):** (1-5) De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/113/1

---

## Tefsir

{"title":"Birleştirilmiş Tefsir — Felak Suresi 1. Âyet","tefsir":"### ✦ Âyetin Zâhirî Tefsiri\n\nقُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ — De ki: Yaratan Rabbine sığınırım.\n\nفَلَق (felak) — yarılma, ayrılma, şafak. Râgıb Hazretleri el-Müfredât'ında felak'ı 'bir şeyi yarıp ikiye ayırmak' olarak tanımlar. Karanlıktan aydınlığın yarılıp çıkması, tohumun yarılıp filizlenmesi, annenin rahminden çocuğun doğması — hepsi felak'tır. Sicistânî Hazretleri ise felak'ı 'sabah aydınlığı' olarak açıklar — karanlığı yarıp gelen nur.\n\nاِسْتِعَاذَة (istiâze — sığınma) kavramı, kulun âcizliğini itiraf edip mutlak güç sahibine iltica etmesidir. 'Eûzu bi Rabbil-felak' — karanlıkları yaran Rabbe sığınırım.\n\n### ✦ Terzibaba Hazretleri'nin Nazarında\n\nTerzibaba Hazretleri: *\"Felak, karanlığın yarılmasıdır. Sen de karanlıkta — cehâlet, gaflet, günah karanlığında — isen, 'Rabbil-felak'a sığın. O, her karanlığı yarar.\"*\n\n### ✦ Seyr ü Sülûk Mertebesinden\n\nEy sâlik! Sülûkun karanlık gecelerinde — nefsin baskısında, şeytanın vesvesesinde — bu âyeti oku. Felak'ın Rabbi, senin iç karanlığını da yaracaktır.\n\n### ✦ Bu Asrın İnsanına\n\nRabbimiz, karanlıklarımızı yar, gönüllerimize şafak doğdur. Bizi her türlü şerden Felak'ın Rabbine sığınan kullarından eyle.","sources":["Râgıb el-İsfehânî, el-Müfredât","Ebû Bekir es-Sicistânî, Nüzhetü'l-Kulûb"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Felak Suresi'nin ilk ayeti, Allah'a sığınma emrini içeren temel bir duadır. Ayet, 'kul' emriyle başlar ve 'a'ûzü' fiiliyle sığınma eylemini ifade ederken, 'Rabbi'l-Felak' ifadesiyle sığınılan varlığın niteliğini vurgular. Bu ayet, dilbilimsel olarak emir, fiil ve isim tamlaması yapısıyla Kur'an'ın belagatini yansıtır.","keyConcepts":[{"word":"قُلْ","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Allah'ın Hz. Muhammed'e (s.a.v.) hitaben bir şeyi söylemesini emretmesidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kavl' kelimesinin genel olarak söz, ifade ve beyan anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'Kul' emri, Allah'ın peygamberine doğrudan hitabını ve bu sözün tebliğ edilmesi gerektiğini vurgular. Bu, sadece bir sözü aktarmak değil, aynı zamanda o sözün içeriğini benimseyerek tebliğ etme emridir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'Kul' gibi emir fiillerinin Kur'an'da sıkça kullanıldığını ve bunların mecazi olarak bir hükmün veya emrin kesinliğini ifade ettiğini belirtir. Burada 'Kul', sığınma eyleminin sadece bir dilek değil, aynı zamanda bir emir ve gereklilik olduğunu gösterir."}]},{"word":"أَعُوذُ","root":"ع و ذ","rootLatin":"a-v-z","meaning":"Bir şeye veya bir kimseye sığınmak, korunmak, iltica etmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'avz' kökünün, bir tehlikeden veya istenmeyen bir durumdan korunmak için güçlü bir varlığa yönelmek ve ona tutunmak anlamını taşıdığını ifade eder. Ayetteki 'a'ûzü' fiili, müminin Allah'ın kudretine ve himayesine tam bir teslimiyetle sığınmasını ifade eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'a'ûzü' fiilinin, bir kimsenin kendisini koruyacak birine iltica etmesi ve onun himayesine girmesi anlamına geldiğini belirtir. Felak Suresi'ndeki kullanımı, Allah'ın mutlak koruyucu gücüne olan inancı ve O'ndan yardım dilemeyi vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'avz' kavramının Kur'an'daki temel anlamının, insanın kendi acizliğini idrak ederek mutlak güce sahip olan Allah'a yönelmesi ve O'nun korumasını talep etmesi olduğunu açıklar. Bu, sadece fiziksel bir sığınma değil, aynı zamanda ruhsal bir teslimiyet ve güven halidir."}]},{"word":"بِرَبِّ","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Terbiye eden, sahip olan, efendi, hükmeden ve her şeyi idare eden Allah anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'Rabb' kelimesinin aslen terbiye etmek, bir şeyi aşama aşama kemale erdirmek anlamından geldiğini belirtir. Allah için kullanıldığında ise, O'nun yaratma, rızık verme, yönetme ve her şeyi kontrol etme sıfatlarını kapsar. Ayetteki 'Rabbi'l-Felak' ifadesi, sığınılan varlığın sadece bir yaratıcı değil, aynı zamanda her şeyi terbiye eden ve idare eden olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'Rabb' kelimesinin, bir şeyin sahibi, yöneticisi ve onu ıslah edeni anlamına geldiğini açıklar. Kur'an'da Allah için kullanıldığında, O'nun mutlak egemenliğini, hükümranlığını ve tüm varlıklar üzerindeki terbiye edici gücünü ifade eder. Bu bağlamda, 'Rabbi'l-Felak' ifadesi, tan yerini ağartan ve tüm yaratılışı kontrol eden Rabbe sığınmayı ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'Rabb' kavramının Kur'an'da Allah'ın hem yaratıcı hem de yönetici vasfını bir arada barındırdığını belirtir. Bu, sadece var eden değil, aynı zamanda varlığı sürdüren, koruyan ve yönlendiren anlamını taşır. Ayetteki 'Rabbi'l-Felak' ifadesi, sığınılan varlığın bu kapsamlı gücüne işaret eder."}]},{"word":"ٱلْفَلَقِ","root":"ف ل ق","rootLatin":"f-l-k","meaning":"Yarmak, ayırmak, bölmek; özellikle karanlığı yararak ortaya çıkan sabah aydınlığı, tan yeri anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'felak' kelimesinin aslen bir şeyi yarmak, bölmek anlamına geldiğini ve bu kökten türeyen 'el-Felak'ın, karanlığı yararak ortaya çıkan sabah aydınlığına işaret ettiğini belirtir. Bu, Allah'ın kudretinin bir nişanesi olarak karanlığın içinden aydınlığı çıkarmasıdır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'el-Felak'ın mecazi olarak sabah anlamına geldiğini ve bu ifadenin, Allah'ın karanlığı yarıp aydınlığı ortaya çıkarma gücünü sembolize ettiğini ifade eder. Ayetteki 'Rabbi'l-Felak', bu mucizevi yaratılışın Rabbi'ne sığınmayı vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'el-Felak'ın, sabahın aydınlığı olduğu gibi, genel olarak Allah'ın yarattığı her şeyi, özellikle de tohumdan bitkiyi, yumurtadan canlıyı çıkarması gibi yarma ve ortaya çıkarma eylemlerini de kapsadığını belirtir. Bu, Allah'ın yaratma ve var etme gücünün genişliğini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["dua","seytan-vesvese","gayb"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قُلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَوْل","form":"Mücerred","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî, sükûn üzere mebnîdir.","gloss":"De ki","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Emir fiil"},{"position":2,"surface":"أَعُوذُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-و-ذ","rootLatin":"ʿ-w-dh","lemma":"عَوْذ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici bir edat bulunmadığı için merfûdur.","gloss":"sığınırım","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"-e, -a","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":3,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûrdur.","gloss":"Rabbe","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":4,"surface":"ٱلْفَلَقِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ف-ل-ق","rootLatin":"f-l-q","lemma":"فَلَق","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûrdur.","gloss":"tan yerini ağartan","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Kul"},{"position":2,"translit":"e'ûżu"},{"position":3,"translit":"birabbi"},{"position":4,"translit":"lfelak(i)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura · *113/1-2*
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura · *113/1-2*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *113/1*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *113/1*
