# Felak Sûresi, 5. Âyet (113:5)

> وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ

*Vemin şerri hâsidin iżâ hased(e)*

**Meal (Diyanet):** (1-5) De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/113/5

---

## Tefsir

{"title":"Birleştirilmiş Tefsir — Felak Suresi 5. Âyet","tefsir":"### ✦ Âyetin Zâhirî Tefsiri\n\nوَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ — Haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden.\n\nحَسَد (hased) — başkasındaki nimetin yok olmasını istemek. Râgıb Hazretleri, hasedin ğıbta'dan farkını şöyle açıklar: Ğıbta, başkasındaki nimeti kendinde de istemek — zararsız. Hased ise, o nimetin yok olmasını istemek — yıkıcı. Kefevî Hazretleri, hasedin 'kalbi kemiren bir ateş' olduğunu belirtir — önce sahibini yakar.\n\nإِذَا حَسَدَ (hased ettiği zaman) kaydı dikkat çekicidir: Hased, kalpte potansiyel olarak bulunabilir — ama şerri, eyleme döktüğü zaman ortaya çıkar.\n\n### ✦ Terzibaba Hazretleri'nin Nazarında\n\nTerzibaba Hazretleri: *\"Hased, kalbin en çirkin hastalığıdır. Hasetçi, Allah'ın taksimine itiraz eder — 'neden ona verdin de bana vermedin?' der. Bu, ilâhî hikmete isyandır. Hasedin ilacı, şükürdür — kendi nimetine şükreden, başkasının nimetini kıskanmaz.\"*\n\n### ✦ Şeyh-i Ekber'in İşâreti\n\nŞeyh-i Ekber'in nazarında hased, insanın kendi istidâdını tanımamasından kaynaklanır. Her kula farklı bir nasip takdir edilmiştir — başkasının nasibini istemek, kendi hakikatini inkâr etmektir.\n\n### ✦ Seyr ü Sülûk Mertebesinden\n\nEy sâlik! Hased, sülûkun en büyük engellerinden biridir. Başka sâliklerin mânevî hâllerini kıskanma — herkesin makamı farklıdır. Kendi yoluna bak.\n\n### ✦ Bu Asrın İnsanına\n\nBu asrın sosyal medya çağında — herkesin hayatını sergilediği, kıyaslamanın kaçınılmaz olduğu bir dünyada — hased en yaygın hastalıktır. Bu âyet, sana şu ilacı veriyor: Sığın! Kendi nimetine şükret, başkasının nimetine sevin.\n\nRabbimiz, kalplerimizi hasetten arındır, gönüllerimize rızâ ve şükür yerleştir. Bizi hasetçilerin şerrinden koru.","sources":["Râgıb el-İsfehânî, el-Müfredât","Ebu'l-Bekâ el-Kefevî, el-Külliyyât"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Felak Suresi'nin bu ayeti, 'hased' kavramı etrafında dönerek, kıskançlığın ve onun yol açtığı kötülüklerin dilbilimsel ve semantik derinliğini ortaya koymaktadır. Ayet, hasedin hem bir duygu hem de bir eylem olarak şerrinden Allah'a sığınmayı vurgular.","keyConcepts":[{"word":"شَرِّ","root":"ش ر ر","rootLatin":"ş-r-r","meaning":"Bu bağlamda, kötülük, zarar, tehlike ve olumsuz sonuçları ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şerr (شرّ), hayrın zıddıdır ve genellikle istenmeyen, kötü ve zararlı olan her şeyi kapsar. Ayetteki kullanımı, hasedin yol açtığı somut ve soyut tüm olumsuzlukları ifade eder. (s. 448)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Şerr (شرّ), nefsin kaçındığı, hoşlanmadığı ve zarar gördüğü her şeydir. Burada, hased edenin fiilinden kaynaklanan ve sığınılması gereken olumsuz durumu belirtir. (s. 550)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'şerr' kavramı, sadece ahlaki bir kötülüğü değil, aynı zamanda fiziksel zararı ve felaketi de ifade edebilir. Bu ayette, hasedin hem ahlaki bir kusur hem de potansiyel bir zarar kaynağı olarak şerrinden bahsedilmektedir. (s. 180-182)"}]},{"word":"حَاسِدٍ","root":"ح س د","rootLatin":"h-s-d","meaning":"Başkasına verilen nimeti çekemeyen, onun yok olmasını isteyen kişiyi ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hâsid (حاسد), başkasının sahip olduğu nimeti kıskanan ve o nimetin ondan gitmesini arzulayan kişidir. Ayette, bu kötü niyetli kişinin şerrinden Allah'a sığınılması emredilir. (s. 542)"},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Hâsid (حاسد), hased eden, yani başkasının elindeki nimetin yok olmasını temenni eden kimsedir. Bu kelime, hased fiilini gerçekleştiren faili işaret eder. (s. 180)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Hâsid, hased kökünden türeyen bir ism-i fail olup, kıskançlık duygusunu içinde barındıran ve bu duyguyla hareket eden kişiyi tanımlar. Ayetteki kullanımı, bu kişinin potansiyel zararına karşı bir uyarıdır. (s. 215)"}]},{"word":"حَسَدَ","root":"ح س د","rootLatin":"h-s-d","meaning":"Kıskançlık duygusunun eyleme dönüşmesini veya bu duygunun yoğunlaşmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hased (حسد), bir kimsenin başkasında bulunan nimeti çekememesi ve o nimetin ondan gitmesini istemesidir. Ayetteki 'izâ hasede' (eğer hased ederse) ifadesi, bu duygunun aktif hale gelip zarar verme potansiyeli taşıdığı anı vurgular. (s. 129)"},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Hased (حسد), bir fiil olarak, kıskançlık duygusunun dışa vurumu veya bu duygunun bir başkasına zarar verme niyetiyle pekişmesidir. Ayet, hasedin sadece bir duygu olarak kalmayıp, eyleme dönüştüğünde ortaya çıkacak şerre dikkat çeker. (c. 1, s. 475)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hased, Kur'an'da olumsuz bir ahlaki kavram olarak ele alınır ve genellikle başkasının iyiliğini istememe, hatta onun yok olmasını arzulama şeklinde tezahür eder. 'İzâ hasede' ifadesi, bu kötü niyetin aktifleştiği ve potansiyel bir tehdit oluşturduğu durumu belirtir. (s. 195-197)"}]}]}

## Tefsir

{"topics":["dua","seytan-vesvese"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":2,"surface":"شَرِّ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ش-ر-ر","rootLatin":"sh-r-r","lemma":"شَرّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şerri"},{"position":3,"surface":"حَاسِدٍ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ح-س-د","rootLatin":"h-s-d","lemma":"حَاسِد","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"hased edenin"},{"position":4,"surface":"إِذَا","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"zaman"},{"position":5,"surface":"حَسَدَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ح-س-د","rootLatin":"h-s-d","lemma":"حَسَدَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"hased ettiği"}]
