# Yûsuf Sûresi, 102. Âyet (12:102)

> ذَٰلِكَ مِنْ أَنۢبَآءِ ٱلْغَيْبِ نُوحِيهِ إِلَيْكَ ۖ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ أَجْمَعُوٓا۟ أَمْرَهُمْ وَهُمْ يَمْكُرُونَ

*Żâlike min enbâ-i-lġaybi nûhîhi ileyk(e)(s) vemâ kunte ledeyhim iż ecme'û emrahum vehum yemkurûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İşte bu (kıssa), gayb haberlerindendir. Onu sana biz vahiy yolu ile bildiriyoruz. Yoksa onlar tuzak kurarak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/12/102

---

## Tefsir

{"topics":["vahiy-kuran","gayb","kissa-yusuf","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî; mübteda mahallinde merfû.","gloss":"işte bu","binaDurumu":"Mebnî (ism-i işaret)","gorev":"Mübteda"},{"position":2,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den, -dan","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":3,"surface":"أَنۢبَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ب-ا","rootLatin":"n-b-ʾ","lemma":"نَبَأ","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr.","gloss":"haberler","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":4,"surface":"ٱلْغَيْبِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"غ-ي-ب","rootLatin":"ġ-y-b","lemma":"غَيْب","form":"-","features":{"number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr.","gloss":"gaybın","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":5,"surface":"نُوحِيهِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ح-ي","rootLatin":"w-ḥ-y","lemma":"أَوْحَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû.","gloss":"vahyediyoruz","irabMarker":"takdîrî damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":5,"surface":"هِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahallinde mebnî.","gloss":"onu","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":6,"surface":"إِلَيْكَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-e, -a"},{"position":6,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahallinde mebnî.","gloss":"sana","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":7,"surface":"وَمَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve değil","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":8,"surface":"كُنتَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî.","gloss":"idim","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":9,"surface":"لَدَيْهِمْ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَدَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî; haber mahallinde mansûb.","gloss":"yanlarında"},{"position":9,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahallinde mebnî.","gloss":"onların","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":10,"surface":"إِذْ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî; mef'ûlün fîh mahallinde mansûb.","gloss":"o zaman","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Zaman zarfı","izafet":"Muzâf"},{"position":11,"surface":"أَجْمَعُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-م-ع","rootLatin":"j-m-ʿ","lemma":"أَجْمَعَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî.","gloss":"birleştiler, karar verdiler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":12,"surface":"أَمْرَهُمْ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-م-ر","rootLatin":"ʾ-m-r","lemma":"أَمْر","form":"-","features":{"number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb.","gloss":"işlerini","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih","izafet":"Muzâf"},{"position":12,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahallinde mebnî.","gloss":"onların","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":13,"surface":"وَهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":13,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû mahallinde mebnî.","gloss":"onlar","binaDurumu":"Mebnî (munfasıl zamir)","gorev":"Mübteda"},{"position":14,"surface":"يَمْكُرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"م-ك-ر","rootLatin":"m-k-r","lemma":"مَكَرَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû.","gloss":"tuzak kuruyorlar","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâri fiil"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Yûsuf Suresi'nin 102. ayeti, Hz. Yusuf kıssasının gaybî bir bilgi olduğunu ve Hz. Peygamber'e vahyedildiğini vurgular. Ayet, bu bilginin kaynağını ve kıssanın aktarılış biçimini, aynı zamanda kıssadaki karakterlerin eylemlerini ve niyetlerini dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"أَنۢبَآءِ","root":"ن ب أ","rootLatin":"n-b-ʾ","meaning":"Vahiy yoluyla bildirilen, önemli ve büyük haberler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nebe'' kelimesinin 'haber'den daha özel olduğunu, sadece büyük ve faydalı haberler için kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'enbâ'' kelimesi, Hz. Yusuf kıssasının sıradan bir haber değil, ilahi kaynaklı, önemli ve ibret verici bir bilgi olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'enbâ'' kelimesini 'ahbâr' (haberler) olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, geçmişe ait, peygamberin kendi bilgisi dışında olan ve ancak vahiy yoluyla öğrenilebilecek olaylar dizisini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'nebe'' kavramının Kur'an'da genellikle ilahi vahiy ve peygamberlik mesajlarıyla ilişkili olduğunu belirtir. Bu ayetteki 'enbâü'l-gayb' ifadesi, peygamberin geçmişe dair bu bilgiyi kendi çabasıyla değil, Allah'ın bildirmesiyle edindiğini gösterir, bu da vahyin merkeziyetini vurgular."}]},{"word":"ٱلْغَيْبِ","root":"غ ي ب","rootLatin":"ğ-y-b","meaning":"Duyularla idrak edilemeyen, bilinmeyen ve ancak Allah'ın bildirmesiyle öğrenilebilen alan.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'gayb'ı 'gözden kaybolan, gizli kalan' şey olarak tanımlar. Ayetteki 'enbâü'l-gayb' ifadesi, Hz. Yusuf kıssasının, Hz. Peygamber'in yaşadığı dönemden çok önce gerçekleşmiş ve onun şahit olmadığı, dolayısıyla ancak ilahi bir bildirimle öğrenebileceği olaylar olduğunu belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'gayb'ı 'insan duyularının ve aklının ulaşamadığı, gizli olan her şey' olarak açıklar. Bu ayetteki 'gayb' kelimesi, Hz. Yusuf kıssasının detaylarının, Hz. Peygamber için gelecekteki veya geçmişteki bilinmeyen bir bilgi olduğunu ve bu bilginin kaynağının Allah olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'gayb' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın ilmine mahsus olan, insan idrakinin ötesindeki gerçeklikleri ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'enbâü'l-gayb' terkibi, kıssanın ilahi bir mucize ve peygamberliğin delili olarak sunulduğunu gösterir."}]},{"word":"نُوحِيهِ","root":"و ح ي","rootLatin":"w-ḥ-y","meaning":"Allah'ın peygamberine gizli ve hızlı bir şekilde bilgi aktarması, ilahi bildirim.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'vahy'i 'gizli ve hızlı bir şekilde bildirmek' olarak tanımlar. Ayetteki 'nûhîhi' fiili, Hz. Yusuf kıssasının detaylarının, Hz. Peygamber'e Allah tarafından doğrudan ve özel bir yolla, yani vahiy ile bildirildiğini açıkça ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'vahy'in 'işaret, ilham, gizli konuşma' gibi anlamlara geldiğini belirtir. Kur'an bağlamında ise, Allah'ın peygamberlerine özel bir iletişim yoluyla mesajlarını iletmesi anlamına gelir. Bu ayetteki kullanımı, kıssanın ilahi kaynaklı olduğunu ve peygamberin kendi bilgisi olmadığını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'vahy'in Kur'an'ın temel kavramlarından biri olduğunu ve Allah'ın insanlarla iletişim kurma biçimini ifade ettiğini belirtir. 'Nûhîhi ileyke' ifadesi, Hz. Peygamber'in bu kıssayı kendi çabasıyla değil, doğrudan ilahi bir bildirimle öğrendiğini, dolayısıyla kıssanın doğruluğunun ve kutsallığının altını çizer."}]},{"word":"أَجْمَعُوٓا۟","root":"ج م ع","rootLatin":"c-m-ʿ","meaning":"Bir araya gelmek, bir konuda ittifak etmek, karar vermek ve niyetlenmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cem'' kökünden türeyen 'ecmeû' fiilinin 'bir konuda ittifak etmek, karar vermek ve o kararı uygulamaya niyetlenmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımıyla, Hz. Yusuf'un kardeşlerinin ona karşı birleşip, kötü bir plan üzerinde anlaştıklarını ve bu planı uygulamaya koyduklarını ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ecmeû' fiilinin hem 'bir araya gelmek' hem de 'bir konuda kesin karar vermek' anlamlarını taşıdığını vurgular. Bu ayette, Hz. Yusuf'un kardeşlerinin sadece toplanmakla kalmayıp, ona karşı bir komplo kurma konusunda fikir birliğine vardıklarını ve niyetlerini kesinleştirdiklerini gösterir."}]},{"word":"يَمْكُرُونَ","root":"م ك ر","rootLatin":"m-k-r","meaning":"Gizlice plan yapmak, hile ve tuzak kurmak, aldatmak.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'mekr' kelimesini 'gizlice hile yapmak, aldatmak' olarak açıklar. Ayetteki 'yemkurûn' fiili, Hz. Yusuf'un kardeşlerinin, babalarından gizlice ve kötü niyetle, Yusuf'a karşı bir tuzak kurduklarını ve bu tuzağı uygulamaya çalıştıklarını belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'mekr'in 'birini fark ettirmeden bir şeye sevk etmek' olduğunu ve hem iyi hem kötü niyetle olabileceğini belirtir. Ancak bu ayetteki bağlamda, Hz. Yusuf'un kardeşlerinin ona karşı kurdukları kötü niyetli, aldatıcı ve gizli planı ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'mekr'i 'birini fark ettirmeden helake sürüklemek' olarak tanımlar. Ayetteki 'yemkurûn' fiili, Hz. Yusuf'un kardeşlerinin, Yusuf'u babalarından ayırmak ve ona zarar vermek amacıyla gizlice ve kurnazca bir plan yaptıklarını, yani ona karşı bir komplo kurduklarını açıklar."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Żâlike"},{"position":2,"translit":"min"},{"position":3,"translit":"enbâ"},{"position":4,"translit":"i-lġaybi"},{"position":5,"translit":"nûhîhi"},{"position":6,"translit":"ileyk(e)(s)"},{"position":7,"translit":"vemâ"},{"position":8,"translit":"kunte"},{"position":9,"translit":"ledeyhim"},{"position":10,"translit":"iż"},{"position":11,"translit":"ecme'û"},{"position":12,"translit":"emrahum"},{"position":13,"translit":"vehum"},{"position":14,"translit":"yemkurûn(e)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12/102*
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12/102*
