# Yûsuf Sûresi, 39. Âyet (12:39)

> يَـٰصَـٰحِبَىِ ٱلسِّجْنِ ءَأَرْبَابٌ مُّتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ أَمِ ٱللَّهُ ٱلْوَٰحِدُ ٱلْقَهَّارُ

*Yâ sâhibeyi-ssicni eerbâbun muteferrikûne ḣayrun emi(A)llâhu-lvâhidu-lkahhâr(u)*

**Meal (Diyanet):** "Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı ilahlar mı daha iyidir, yoksa mutlak hakimiyet sahibi olan tek Allah mı?"

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/12/39

---

## Tefsir

{"topics":["tevhid","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَـٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nidâ","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nidâ harfi olduğu için mebnî","gloss":"Ey"},{"position":1,"surface":"صَـٰحِبَىِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ح-ب","rootLatin":"s-h-b","lemma":"صَاحِب","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Tesniye","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Nidâ harfinden sonra geldiği için mansûb (muzâf olduğu için yâ harfi hazfedilmiştir)","gloss":"iki arkadaşım"},{"position":2,"surface":"ٱلسِّجْنِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ج-ن","rootLatin":"s-j-n","lemma":"سِجْن","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"zindanın"},{"position":3,"surface":"ءَ","pos":"harf","posDetail":"İstifham Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"İstifham harfi olduğu için mebnî","gloss":"mi"},{"position":3,"surface":"أَرْبَابٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"rabler"},{"position":4,"surface":"مُّتَفَرِّقُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ف-ر-ق","rootLatin":"f-r-q","lemma":"مُتَفَرِّق","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin (أَرْبَابٌ) sıfatı olduğu için merfû","gloss":"ayrı ayrı"},{"position":5,"surface":"خَيْرٌ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"خ-ي-ر","rootLatin":"kh-y-r","lemma":"خَيْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübtedanın (أَرْبَابٌ) haberi olduğu için merfû","gloss":"daha hayırlı"},{"position":6,"surface":"أَمِ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"yoksa"},{"position":7,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf harfinden sonra geldiği ve önceki merfû isme atfedildiği için merfû","gloss":"Allah"},{"position":8,"surface":"ٱلْوَٰحِدُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-ح-د","rootLatin":"w-h-d","lemma":"وَاحِد","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin (ٱللَّهُ) sıfatı olduğu için merfû","gloss":"tek"},{"position":9,"surface":"ٱلْقَهَّارُ","pos":"isim","posDetail":"Mübalağalı İsm-i Fâil","root":"ق-ه-ر","rootLatin":"q-h-r","lemma":"قَهَّار","form":"Fa''âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin (ٱللَّهُ) ikinci sıfatı olduğu için merfû","gloss":"her şeye galip"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Yûsuf'un zindandaki arkadaşlarına tevhid inancını tebliğ ederken kullandığı retorik bir soruyu içermektedir. Temel olarak 'rab' kavramının çokluğu ile 'Allah'ın birliği' arasındaki zıtlığı vurgulayarak, hakiki ilahın kim olduğunu sorgulamaktadır. 'Sıcn' kelimesi ise bu tebliğin yapıldığı mekânı işaret eder.","keyConcepts":[{"word":"ٱلسِّجْنِ","root":"س ج ن","rootLatin":"s-j-n","meaning":"Ayette, Yusuf'un içinde bulunduğu ve tebliğini yaptığı 'zindan' veya 'hapishane' anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'سجن' kelimesinin 'hapsetmek, alıkoymak' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Sıcn' ise bu eylemin yapıldığı yeri, yani zindanı ifade eder. Ayetteki kullanımı, Yusuf'un tebliğini yaptığı fiziksel ortamı açıkça belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'سجن' kelimesinin 'hapishane' anlamında kullanıldığını ve bu bağlamda 'Ey zindan arkadaşım' ifadesinin, zindanda bulunan kişilere hitap etmek için mecazi bir kullanım olduğunu ima eder. Ayetteki 'sahibeyi' kelimesiyle birlikte, zindan ortamının bir parçası olan kişileri ifade eder."}]},{"word":"أَرْبَابٌ","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Çok tanrılı inanç sistemlerindeki 'ilahlar', 'efendiler' veya 'yöneticiler' anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'رب' kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyi ıslah ederek kemale erdirmek' olduğunu ve bu nedenle 'sahip, malik, efendi, terbiye eden' gibi anlamlara geldiğini belirtir. 'Erbâb' ise bu kelimenin çoğulu olup, ayette Allah'tan başka tapılan, hükümranlık atfedilen varlıkları ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Rabb' kavramının Kur'an'da 'yaratıcı, besleyici, koruyucu, hükümran' gibi anlamları kapsayan merkezi bir kavram olduğunu vurgular. Ayetteki 'erbâb' ise, bu nitelikleri hak etmeyen, ancak insanlar tarafından ilahlaştırılan çok sayıda varlığı temsil eder ve tevhidin zıddını oluşturur."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'رب' kelimesinin 'malik, seyyid, müdebbir, mürebbi' anlamlarına geldiğini ve 'erbâb'ın ise bu vasıfları kendilerine yakıştıran veya başkaları tarafından yakıştırılan sahte ilahları ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'müteferrikûn' (ayrı ayrı) sıfatıyla birlikte, bu sahte ilahların dağınık ve güçsüz yapısına işaret eder."}]},{"word":"مُّتَفَرِّقُونَ","root":"ف ر ق","rootLatin":"f-r-q","meaning":"Ayette, 'ayrı ayrı', 'dağınık', 'parçalanmış' anlamında kullanılarak, çok tanrılı inancın tutarsızlığını ve zayıflığını vurgular.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'فرق' kökünün 'ayırmak, bölmek, parçalamak' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Müteferrikûn' ise, 'ayrılmış, dağınık olanlar' demektir. Ayetteki 'erbâb' kelimesiyle birlikte kullanıldığında, bu ilahların birbiriyle uyumsuz, parçalı ve dolayısıyla güçsüz olduğunu ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'تفرق' fiilinin 'dağılmak, ayrılmak' anlamına geldiğini ve 'müteferrikûn'un da bu fiilin ism-i faili olarak 'ayrılmış, dağınık halde bulunanlar' olduğunu açıklar. Ayetteki bağlamda, birden fazla ilahın varlığının birliği ve gücü parçaladığını, dolayısıyla onların gerçek ilah olamayacağını ima eder."}]},{"word":"ٱلْوَٰحِدُ","root":"و ح د","rootLatin":"w-h-d","meaning":"Allah'ın 'biricik', 'tek' ve 'eşsiz' olduğunu ifade eden temel bir sıfattır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'وحد' kökünün 'tek olmak, biricik olmak' anlamına geldiğini ve 'Vâhid'in Allah'ın zatında, sıfatlarında ve fiillerinde eşi ve benzeri olmadığını ifade eden bir ismi olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, 'müteferrikûn' olan 'erbâb'ın zıddı olarak, Allah'ın mutlak birliğini ve eşsizliğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Vâhid' kavramının Kur'an'daki tevhid inancının temelini oluşturduğunu ve Allah'ın mutlak tekliğini, bölünmezliğini ve eşsizliğini ifade ettiğini açıklar. Ayette, 'erbâb-ı müteferrikûn'a karşı Allah'ın 'Vâhid' olması, O'nun üstünlüğünü ve hakiki ilahlığını kanıtlar."}]},{"word":"ٱلْقَهَّارُ","root":"ق ه ر","rootLatin":"k-h-r","meaning":"Allah'ın 'her şeye galip gelen', 'her şeyi hükmü altına alan', 'üstün ve ezici güç sahibi' olduğunu ifade eden bir sıfattır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'قهر' kökünün 'galip gelmek, üstün gelmek, ezmek' anlamlarına geldiğini ve 'Kahhâr'ın ise 'çokça galip gelen, her şeye hükmeden' anlamına gelen mübalağalı bir sıfat olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın 'Vâhid' olmasıyla birlikte, O'nun mutlak gücünü ve diğer tüm varlıklar üzerindeki egemenliğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'Kahhâr' isminin, Allah'ın tüm varlıkları kendi iradesine boyun eğdirdiğini, hiçbir şeyin O'nun hükmünden kaçamayacağını ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'erbâb-ı müteferrikûn'un aksine, Allah'ın 'Vâhid' ve 'Kahhâr' olması, O'nun mutlak ve sarsılmaz gücünü ortaya koyar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'Kahhâr' isminin, Allah'ın kudretinin ve egemenliğinin sınırsızlığını gösterdiğini, O'nun karşısında hiçbir gücün duramayacağını ifade ettiğini belirtir. Ayette, Yusuf'un tebliğinde, Allah'ın 'Vâhid' olmasının yanı sıra 'Kahhâr' olması, O'nun ibadete layık tek varlık olduğunu pekiştirir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Fâtiha Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12. Sûre 39. Âyette*
- **Lübbü'l-Lübb (Özün Özü)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12. sure 39. ayette*
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12. sure 39. ayette*
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12. sure 39. ayette*
- **Mir'at-ül İrfân ve Şerhi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12/39*
- **Zuhruf Sûresi** · *12/39*
- **Mir'at-ül İrfân ve Şerhi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12/39*
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12/39*
- **Bir Ressam Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12/39*
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12/39*
- **Vahiy ve Cebrâîl** · *12/39*
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12/39*
