# Yûsuf Sûresi, 83. Âyet (12:83)

> قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ أَنفُسُكُمْ أَمْرًا ۖ فَصَبْرٌ جَمِيلٌ ۖ عَسَى ٱللَّهُ أَن يَأْتِيَنِى بِهِمْ جَمِيعًا ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْحَكِيمُ

*Kâle bel sevvelet lekum enfusukum emrâ(an)(s) fesabrun cemîl(un)(s) ‘asa(A)llâhu en ye/tiyenî bihim cemî'â(an)(c) innehu huve-l'alîmu-lhakîm(u)*

**Meal (Diyanet):** Yakub, "Nefisleriniz sizi bir iş yapmağa sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir" dedi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/12/83

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Yakup peygamberin oğullarının Yusuf'a yaptıkları karşısında gösterdiği tevekkülü ve Allah'a olan güvenini ifade eder. Anahtar kavramlar, nefsin aldatıcılığını, güzel sabrı, Allah'ın kudretini ve ilim-hikmet sıfatlarını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"سَوَّلَتْ","root":"س و ل","rootLatin":"s-v-l","meaning":"Nefsin bir şeyi arzu edilir, kolay ve güzel göstermesi, aldatması anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'tesvîl' kelimesini, nefsin bir şeyi arzu edilir, kolay ve güzel göstermesi olarak açıklar. Ayetteki bağlamda Yakup (a.s.), oğullarının Yusuf'a yaptıkları kötülüğü kendi nefislerinin onlara güzel gösterdiğini, onları aldattığını ifade etmektedir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sevvelet' fiilini 'zeynnet' (süsledi, güzel gösterdi) olarak tefsir eder. Bu, nefsin kötü bir fiili iyi gibi göstererek insanı ona yönlendirmesi anlamındadır. Yakup (a.s.) bu ifadeyle oğullarının eylemlerinin kendi nefislerinin bir aldatmacası olduğunu belirtir."}]},{"word":"صَبْرٌ","root":"ص ب ر","rootLatin":"s-b-r","meaning":"Musibetler karşısında şikayet etmeden dayanmak, metanet göstermek ve kendini tutmak demektir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sabr'ı, nefsi arzu ve isteklerden veya musibetler karşısında şikayetten alıkoymak olarak tanımlar. Ayetteki 'sabrun cemîl' ifadesi, Yakup (a.s.)'ın evlat acısı karşısında bile Allah'a tevekkül ederek, isyan etmeden ve şikayet etmeden gösterdiği metaneti vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'sabr' kavramının sadece pasif bir dayanma değil, aynı zamanda aktif bir irade gücü ve Allah'a güvenle zorluklara göğüs germe olduğunu belirtir. Yakup (a.s.)'ın 'sabrun cemîl'i, umutsuzluğa düşmeden, Allah'ın yardımını bekleyerek gösterdiği olgun bir sabırdır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'sabr'ı, nefsi hoşlanmadığı şeylere karşı tutmak olarak açıklar. 'Sabrun cemîl' ise, musibet anında şikayeti terk etmek ve Allah'tan başkasına halini arz etmemektir. Yakup (a.s.)'ın bu ifadesi, acısını içine gömerek, sadece Allah'a yöneldiğini gösterir."}]},{"word":"جَمِيلٌ","root":"ج م ل","rootLatin":"c-m-l","meaning":"Güzel, hoş, iyi ve övgüye layık olan anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cemâl'i, fiillerin ve ahlakın güzelliği olarak açıklar. 'Sabrun cemîl', şikayet ve isyan içermeyen, Allah'ın takdirine rıza gösteren, dolayısıyla ahlaki açıdan güzel ve övgüye değer bir sabır türüdür. Yakup (a.s.)'ın sabrı bu niteliktedir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'cemîl' kelimesinin, hem maddi hem de manevi güzellikleri kapsadığını belirtir. 'Sabrun cemîl' ifadesinde ise, sabrın en üstün ve en mükemmel halini, yani şikayetten uzak, Allah'a teslimiyetle dolu olanını ifade eder."}]},{"word":"الْعَلِيمُ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Her şeyi hakkıyla bilen, ilmi sonsuz ve kuşatıcı olan Allah'ın sıfatıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilm'i, bir şeyi olduğu gibi idrak etmek olarak tanımlar. 'el-Alîm' ise, her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilen, hiçbir şeyin kendisine gizli kalmadığı Allah'ın sıfatıdır. Yakup (a.s.) bu sıfatı zikrederek, Allah'ın durumunu bildiğine ve ona göre hükmedeceğine olan güvenini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'el-Alîm' isminin, Allah'ın geçmişi, şimdiyi ve geleceği, görüneni ve görünmeyeni, her şeyi kuşatan ilmini vurguladığını belirtir. Ayetteki kullanımı, Yakup (a.s.)'ın yaşadığı acının ve oğullarının durumunun Allah tarafından bilindiğine olan inancını pekiştirir."}]},{"word":"الْحَكِيمُ","root":"ح ك م","rootLatin":"h-k-m","meaning":"Her işi hikmetle yapan, her şeyi yerli yerine koyan, hüküm ve karar sahibi olan Allah'ın sıfatıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hikmet'i, bir şeyi en iyi şekilde bilmek ve en iyi şekilde yapmak olarak açıklar. 'el-Hakîm' ise, her şeyi yerli yerine koyan, her hükmü ve fiili kusursuz olan Allah'ın sıfatıdır. Yakup (a.s.) bu sıfatı zikrederek, Allah'ın takdirinde bir hikmet olduğuna ve en doğru kararı vereceğine olan teslimiyetini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Hakîm' isminin, Allah'ın sadece bilmekle kalmayıp, aynı zamanda bu bilgiyi en mükemmel ve adil şekilde uygulamasıyla ilgili olduğunu vurgular. Yakup (a.s.)'ın bu sıfatı anması, Allah'ın olayları en hikmetli şekilde yöneteceğine ve sonunda adaleti tesis edeceğine olan inancını yansıtır."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12/83*
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12/83*
