# Yûsuf Sûresi, 95. Âyet (12:95)

> قَالُوا۟ تَٱللَّهِ إِنَّكَ لَفِى ضَلَـٰلِكَ ٱلْقَدِيمِ

*Kâlû ta(A)llâhi inneke lefî dalâlike-lkadîm(i)*

**Meal (Diyanet):** Onlar da, "Allah'a yemin ederiz ki sen hala eski şaşkınlığındasın" dediler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/12/95

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Hz. Yusuf'un kardeşlerinin veya çevresindekilerin, babaları Hz. Yakub'un Yusuf'a olan düşkünlüğünü ve onu hala hatırlamasını 'eski şaşkınlık' olarak nitelemelerini dilbilimsel olarak ele almaktadır. Ayet, 'demek', 'Allah'a yemin etmek', 'şaşkınlık' ve 'eski' gibi temel kavramlar üzerinden bir reddediş ve hayret ifadesini yansıtır.","keyConcepts":[{"word":"قَالُوا۟","root":"ق-و-ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Bir sözü dile getirmek, ifade etmek, söylemek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), bir sözü veya düşünceyi ifade etmektir. Bu ayetteki 'kâlû' (قالوا) ifadesi, Hz. Yakub'un çevresindekilerin, onun Yusuf'a olan bağlılığını yadırgayarak dile getirdikleri sözü aktarır. Bu, sadece bir ifade değil, aynı zamanda bir yargı ve tepki içerir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), Kur'an'da bazen bir durumun veya halin ifadesi olarak da kullanılır. Burada 'kâlû' (قالوا), Hz. Yakub'un durumuna karşı gösterilen şaşkınlık ve itirazın sözlü bir dışavurumudur, yani onların içsel tepkilerinin dilsel bir yansımasıdır."}]},{"word":"تَٱللَّهِ","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","meaning":"Allah adına yemin etmek, Allah'a and içmek.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tâ (ت) harfi, yemin için kullanılan harflerden biridir ve sadece 'Allah' lafzı ile kullanılır. 'Tallahi' (تالله), Allah'a yemin etme anlamındadır ve bu ayette söylenen sözün kesinliğini ve ciddiyetini vurgulamak için kullanılmıştır. Bu yemin, muhatabın sözüne inanılmasını pekiştirmek amacını taşır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Yemin harfleri (حروف القسم), sözün kuvvetini ve doğruluğunu pekiştirmek için kullanılır. 'Tallahi' (تالله) ifadesi, yemin edenlerin, Hz. Yakub'un durumuna dair söyledikleri sözün ne kadar kesin ve tartışılmaz olduğunu düşündüklerini gösterir. Bu, aynı zamanda bir hayret ve kınama ifadesi olarak da işlev görür."}]},{"word":"ضَلَـٰلِكَ","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Doğru yoldan sapmak, şaşırmak, kaybolmak, hakikatten uzaklaşmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Dalâl (ضلال), doğru yoldan sapmak, hakikatten uzaklaşmak demektir. Bu ayette 'dalâlike' (ضلالك) ifadesi, Hz. Yakub'un çevresindekilerin gözünde, onun Yusuf'a olan aşırı düşkünlüğünü ve onu hala hatırlamasını bir tür 'şaşkınlık' veya 'yanılgı' olarak görmelerini ifade eder. Bu, onların bakış açısından bir sapma veya mantıksızlık olarak algılanır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Dalâl (ضلال) kavramı, Kur'an'da genellikle doğru yoldan sapma, hakikatten uzaklaşma ve manevi bir kayboluşu ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, dini veya ahlaki bir sapmadan ziyade, dünyevi bir meselede 'mantıksız' veya 'aşırı' bir tutum sergileme anlamında, yani bir tür 'şaşkınlık' veya 'yanılgı' olarak yorumlanabilir. Hz. Yakub'un çevresindekiler, onun bu durumunu bir tür 'akıl tutulması' olarak görmektedir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Dalâl (ضلال), bazen bir şeyde aşırıya gitmek veya bir şeyi kaybetmek anlamında da kullanılır. Ayetteki 'dalâlike' (ضلالك), Hz. Yakub'un Yusuf'a olan sevgisinde aşırıya kaçtığı ve bu yüzden 'gerçeklikten koptuğu' düşüncesini yansıtır. Bu, onların gözünde bir tür 'akıl karışıklığı' veya 'saplantı'dır."}]},{"word":"ٱلْقَدِيمِ","root":"ق-د-م","rootLatin":"k-d-m","meaning":"Eski, geçmişe ait, uzun zamandan beri var olan.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Kadîm (قديم), zaman bakımından eski olan, başlangıcı çok eskiye dayanan demektir. Bu ayette 'el-kadîm' (القديم) kelimesi, Hz. Yakub'un Yusuf'a olan düşkünlüğünün yeni olmadığını, aksine Yusuf'un kaybolduğu zamandan beri devam eden, köklü ve değişmeyen bir durum olduğunu vurgular. Bu, çevresindekilerin bu duruma olan bıkkınlığını ve şaşkınlığını pekiştirir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kadîm (قديم), bir şeyin zaman içinde uzun bir süredir varlığını sürdürdüğünü ifade eder. 'Dalâlike' (ضلالك) ile birlikte kullanıldığında, Hz. Yakub'un 'şaşkınlığının' veya 'yanılgısının' anlık bir durum olmadığını, aksine yıllardır devam eden, kökleşmiş bir hal olduğunu belirtir. Bu, onların gözünde bu durumun artık değişmeyeceğine dair bir kanaati de içerir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-yusuf","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَالُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler"},{"position":2,"surface":"تَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"تَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"yemin olsun ki"},{"position":2,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'a"},{"position":3,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"muhakkak ki"},{"position":3,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb mahallen","gloss":"sen"},{"position":4,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"elbette"},{"position":4,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":5,"surface":"ضَلَـٰلِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"ḍ-l-l","lemma":"ضَلَال","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şaşkınlığın"},{"position":5,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahallen","gloss":"senin"},{"position":6,"surface":"ٱلْقَدِيمِ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"ق-د-م","rootLatin":"q-d-m","lemma":"قَدِيم","form":"Fa'îl","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"eski"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Yûsuf 2/93-96*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Yûsuf 2/93-96*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk · *12/95*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk · *12/95*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *12/93-96*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *12/93-96*
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12/95*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *12/93-96*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *12/93-96*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk · *12/95*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk · *12/95*
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12/95*
