# Yûsuf Sûresi, 96. Âyet (12:96)

> فَلَمَّآ أَن جَآءَ ٱلْبَشِيرُ أَلْقَىٰهُ عَلَىٰ وَجْهِهِۦ فَٱرْتَدَّ بَصِيرًا ۖ قَالَ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ إِنِّىٓ أَعْلَمُ مِنَ ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

*Felemmâ en câe-lbeşîru elkâhu ‘alâ vechihi fertedde basîrâ(an)(s) kâle elem ekul lekum innî a'lemu mina(A)llâhi mâ lâ ta'lemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Müjdeci gelip gömleği Yakub'un yüzüne koyunca gözleri açılıverdi. Yakub, "Ben size, Allah tarafından, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim demedim mi?" dedi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/12/96

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Yusuf'un gömleğinin Yakub'un yüzüne atılmasıyla gözlerinin açılmasını ve Yakub'un daha önce yaptığı ilahi bilgiye dair açıklamasını konu almaktadır. Anahtar kavramlar, müjdecinin gelişi, görme yeteneğinin geri kazanılması ve ilahi bilginin üstünlüğü etrafında şekillenmektedir.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْبَشِيرُ","root":"ب-ش-ر","rootLatin":"b-ş-r","meaning":"Müjde getiren, sevindirici haber veren kişi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'beşer' kelimesinin dış görünüş, cilt anlamından türeyerek, bir haberi ilk ulaştıran kişi için kullanıldığını belirtir. 'Beşîr', sevindirici haberi getiren kişi olup, bu ayette Yusuf'un yaşadığı haberini getiren elçiyi ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'beşîr' kelimesinin mecazi olarak 'müjdeci' anlamında kullanıldığını, bu ayette Yakub'a Yusuf'un yaşadığına dair sevindirici haberi getiren kişiyi kastettiğini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'beşâret' kavramının Kur'an'da genellikle olumlu ve sevindirici haberler için kullanıldığını, 'beşîr'in ise bu haberleri getiren kişi olduğunu vurgular. Ayetteki 'el-beşîr', Yakub'un uzun süredir beklediği müjdeyi getiren kişidir."}]},{"word":"أَلْقَىٰهُ","root":"ل-ق-ي","rootLatin":"l-k-y","meaning":"Bir şeyi atmak, bırakmak, ulaştırmak.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'elka' fiilinin 'atmak, bırakmak' anlamında kullanıldığını ve bu ayette müjdecinin Yusuf'un gömleğini Yakub'un yüzüne atmasını ifade ettiğini belirtir. Bu eylem, mucizevi bir iyileşmenin başlangıcıdır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'elka' fiilinin bir şeyi bir yere bırakma veya ulaştırma anlamını taşıdığını ve burada gömleğin Yakub'un yüzüne konulması eylemini anlattığını açıklar. Bu, sadece bir bırakma değil, aynı zamanda bir şifa vesilesidir."}]},{"word":"فَٱرْتَدَّ","root":"ر-د-د","rootLatin":"r-d-d","meaning":"Geri dönmek, eski haline gelmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'redd' kökünün bir şeyin eski haline dönmesi veya geri çevrilmesi anlamını taşıdığını belirtir. 'İrtedde' ise, bir durumdan önceki duruma geri dönmek demektir. Ayette Yakub'un görme yeteneğinin geri gelmesini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'irtedde' fiilinin 'geri dönmek, eski haline gelmek' anlamında kullanıldığını ve bu ayette Yakub'un körlüğünden önceki görme haline geri dönmesini mucizevi bir şekilde anlattığını ifade eder."}]},{"word":"بَصِيرًا","root":"ب-ص-ر","rootLatin":"b-s-r","meaning":"Görme yeteneğine sahip, gören.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Es-Sicistânî, 'basar' kelimesinin gözle görme yeteneği anlamına geldiğini ve 'basîr'in ise bu yeteneğe sahip olan kişiyi ifade ettiğini belirtir. Ayette Yakub'un körlüğünün sona erip tekrar görmeye başlamasını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"El-Kefevî, 'basar'ın hem fiziksel görme hem de idrak etme anlamlarını içerdiğini ancak bu ayette 'basîran' kelimesinin doğrudan fiziksel görme yeteneğinin geri kazanılmasını ifade ettiğini açıklar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'basar' kelimesinin Kur'an'da genellikle gözle görme yeteneği için kullanıldığını ve 'basîr'in bu yeteneği kazanmış veya sahip olan kişi olduğunu belirtir. Ayette Yakub'un mucizevi bir şekilde görme yeteneğine kavuşması bu kelimeyle ifade edilir."}]},{"word":"أَعْلَمُ","root":"ع-ل-م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Daha iyi bilmek, en iyi bilmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilm' kökünün bir şeyi olduğu gibi idrak etmek anlamına geldiğini ve 'a'lemu'nun ise 'daha iyi bilirim' veya 'en iyi bilirim' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayette Yakub'un Allah'tan gelen özel bir bilgiye sahip olduğunu ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ilm' kavramının Kur'an'da sadece bilgi edinmek değil, aynı zamanda ilahi vahiy ve hikmetle bağlantılı olduğunu vurgular. Yakub'un 'a'lemu' ifadesi, onun Allah'tan gelen ve başkalarının bilmediği bir bilgiye sahip olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ilm' kelimesinin Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu, bu ayette ise Yakub'un Allah'ın kendisine bildirdiği, gaybî nitelikteki bir bilgiye işaret ettiğini belirtir. 'A'lemu' bu bilginin üstünlüğünü vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Yûsuf 2/93-96*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Yûsuf 2/93-96*
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12/96*
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12/96*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk · *12/96*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk · *12/96*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *12/93-96*
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12/96*
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12/96*
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12/96*
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *12/96*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *12/93-96*
