# Ra'd Sûresi, 15. Âyet (13:15)

> وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَظِلَـٰلُهُم بِٱلْغُدُوِّ وَٱلْـَٔاصَالِ ۩

*Veli(A)llâhi yescudu men fî-ssemâvâti vel-ardi tav'an vekerhen vezilâluhum bilġuduvvi vel-âsâl(i)*

**Meal (Diyanet):** Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah'a boyun eğer.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/13/15

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ra'd Suresi 15. ayet, Allah'ın evrensel egemenliğini ve tüm varlıkların O'na boyun eğmesini dilbilimsel olarak vurgular. Ayet, 'secde' kavramını hem iradî hem de irade dışı bir teslimiyet olarak genişleterek, yaratılışın her zerresinin Allah'ın kudretine tabi olduğunu ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"يَسْجُدُ","root":"س ج د","rootLatin":"s-c-d","meaning":"Bu kelime, Allah'a boyun eğme, itaat etme ve O'nun azameti karşısında tevazu gösterme eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, secdeyi 'tevazu ile eğilmek' olarak tanımlar ve alnı yere koymanın bu tevazunun en ileri derecesi olduğunu belirtir. Ayetteki 'yescudu' fiili, hem iradî (insanların namazdaki secdesi gibi) hem de irade dışı (gölgelerin uzayıp kısalması gibi) bir boyun eğmeyi kapsar, bu da tüm varlıkların Allah'ın kanunlarına tabi olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'secde' kelimesinin mecazi anlamlarına dikkat çeker. Bu ayetteki 'secde', sadece fiziksel bir eğilme değil, aynı zamanda 'boyun eğme, itaat etme ve teslim olma' anlamlarını da taşır. Göklerdeki ve yerdeki varlıkların secde etmesi, onların Allah'ın iradesine ve koyduğu düzene tabi olmaları demektir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'secde' kavramının Kur'an'daki geniş spektrumunu inceler. Ona göre secde, sadece ritüelistik bir eylem değil, aynı zamanda Allah'ın mutlak egemenliği karşısında yaratılmışların tam bir teslimiyetini ifade eder. Ayetteki kullanımı, bu teslimiyetin evrensel ve kaçınılmaz olduğunu vurgular."}]},{"word":"طَوْعًا","root":"ط و ع","rootLatin":"t-v-'-","meaning":"Bu kelime, isteyerek, gönüllü olarak ve kendi iradesiyle yapılan itaati ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'tav' kelimesini 'itaat etmek, boyun eğmek' olarak açıklar ve 'tav'an'ın 'gönüllü olarak, isteyerek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayette, insanların bir kısmının Allah'a bilinçli ve iradî olarak secde ettiğini ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'tav'an' kelimesinin 'iradî itaat' anlamını pekiştirir. Bu, Allah'ın emirlerine bilinçli bir şekilde uyan ve O'na gönülden teslim olan müminlerin durumunu yansıtır. Ayetteki kullanımı, secdenin bir boyutunun da özgür iradeyle gerçekleştiğini gösterir."}]},{"word":"وَكَرْهًا","root":"ك ر ه","rootLatin":"k-r-h","meaning":"Bu kelime, istemeyerek, zorunlu olarak ve irade dışı yapılan itaati ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kerh' kelimesini 'nefsin hoşlanmadığı şey' olarak tanımlar ve 'kerhen'in 'istemeyerek, zorla' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayette, kâfirlerin veya diğer varlıkların, kendi iradeleri dışında Allah'ın evrensel yasalarına ve kudretine boyun eğmesini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kerh' ve 'tav'' arasındaki zıtlığı vurgular. 'Kerhen' ifadesi, Allah'ın iradesine karşı koyamayan, O'nun koyduğu kanunlara ister istemez tabi olan tüm varlıkları kapsar. Bu, Allah'ın mutlak egemenliğinin bir göstergesidir."}]},{"word":"وَظِلَـٰلُهُم","root":"ظ ل ل","rootLatin":"z-l-l","meaning":"Bu kelime, varlıkların gölgelerini ifade eder ve onların da Allah'ın kudretine tabi olduğunu sembolize eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'zılâl' kelimesinin 'gölgeler' anlamına geldiğini ve bu bağlamda gölgelerin de Allah'a secde etmesinin, onların sabah ve akşam uzayıp kısalmasıyla Allah'ın kudretine boyun eğmelerini ifade ettiğini belirtir. Bu, cansız varlıkların bile Allah'ın evrensel yasalarına tabi olduğunun bir göstergesidir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'zılâl' kelimesinin ayetteki kullanımının, gölgelerin hareketlerinin Allah'ın emriyle gerçekleştiğini ve bu hareketlerin bir tür 'secde' olduğunu açıklar. Güneşin doğuşu ve batışıyla gölgelerin yön değiştirmesi ve uzayıp kısalması, Allah'ın kudretine olan evrensel teslimiyetin somut bir örneğidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'zılâl' kelimesinin bu ayetteki kullanımının, cansız varlıkların dahi Allah'ın iradesine tabi olduğunu gösteren bir mecaz olduğunu belirtir. Gölgelerin hareketleri, Allah'ın evrendeki düzeninin ve kudretinin bir yansıması olarak 'secde' eylemiyle ilişkilendirilir."}]},{"word":"بِٱلْغُدُوِّ","root":"غ د و","rootLatin":"ğ-d-v","meaning":"Bu kelime, sabah vaktini, günün başlangıcını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ğuduvv' kelimesini 'sabah vakti' olarak tanımlar. Ayetteki kullanımı, gölgelerin sabah vaktindeki hareketlerinin, Allah'ın evrensel düzenine olan teslimiyetin bir parçası olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ğuduvv' kelimesinin 'günün ilk kısmı' anlamına geldiğini belirtir. Bu, gölgelerin sabahleyin uzayıp kısalmasıyla Allah'a secde etme eyleminin, zamanın döngüselliği içinde sürekli gerçekleştiğini gösterir."}]},{"word":"وَٱلْـَٔاصَالِ","root":"أ ص ل","rootLatin":"a-s-l","meaning":"Bu kelime, akşam vaktini, günün sonuna doğru olan zaman dilimini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'asâl' kelimesini 'akşam vakti' olarak açıklar. Ayetteki 'ğuduvv' ile birlikte kullanılması, gölgelerin günün her iki ucunda da Allah'ın kudretine boyun eğdiğini, yani bu teslimiyetin sürekli ve kesintisiz olduğunu ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'asâl' kelimesinin 'akşam' anlamına geldiğini ve 'ğuduvv' ile birlikte kullanıldığında 'gece ve gündüz boyunca' veya 'her zaman' gibi bir genelleme ifade ettiğini belirtir. Bu, Allah'a olan evrensel secdenin zamanla sınırlı olmadığını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","tabiat-ayetleri","yaratilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لِلَّهِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":1,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'a"},{"position":2,"surface":"يَسْجُدُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-ج-د","rootLatin":"s-j-d","lemma":"سَجَدَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici bir edat bulunmadığı için merfû","gloss":"secde eder"},{"position":3,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Fâil olduğu için mahallen merfû","gloss":"kimse"},{"position":4,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":5,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"Cem'-i Müennes Sâlim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاء","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gökler"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ر-ض","rootLatin":"a-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mecrûr isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"yer"},{"position":7,"surface":"طَوْعًۭا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ط-و-ع","rootLatin":"t-w-ʿ","lemma":"طَوْع","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"isteyerek"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"كَرْهًۭا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ك-ر-ه","rootLatin":"k-r-h","lemma":"كَرْه","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mansûb isme atfedildiği için mansûb","gloss":"istemeyerek"},{"position":9,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":9,"surface":"ظِلَـٰلُهُم","pos":"isim","posDetail":"Cem'-i Teksir","root":"ظ-ل-ل","rootLatin":"ẓ-l-l","lemma":"ظِلّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki merfû isme (مَن) atfedildiği için merfû","gloss":"gölgeleri"},{"position":9,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":10,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile"},{"position":10,"surface":"ٱلْغُدُوِّ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"غ-د-و","rootLatin":"gh-d-w","lemma":"غُدُوّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sabah"},{"position":11,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":11,"surface":"ٱلْـَٔاصَالِ","pos":"isim","posDetail":"Cem'-i Teksir","root":"ا-ص-ل","rootLatin":"a-ṣ-l","lemma":"أَصِيل","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mecrûr isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"akşam"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *13/15*
- **Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *13/15*
- **Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *13/15*
- **Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *13/15*
- **Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *13/15*
- **Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *13/15*
- **Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *13/15*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *13/15*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *13/15*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *13/15*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *13/15*
- **TB. Kelime-i İshâkiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *13/15*
