# Ra'd Sûresi, 20. Âyet (13:20)

> ٱلَّذِينَ يُوفُونَ بِعَهْدِ ٱللَّهِ وَلَا يَنقُضُونَ ٱلْمِيثَـٰقَ

*Elleżîne yûfûne bi'ahdi(A)llâhi velâ yenkudûne-lmîśâk(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlar, Allah'a verdikleri sözü yerine getiren ve sözleşmeyi bozmayanlardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/13/20

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ra'd Suresi 20. ayet, Allah'a verilen sözlerin ve yapılan anlaşmaların önemini vurgulamaktadır. Ayet, müminlerin temel vasıflarından ikisi olan ahde vefa ve misakı bozmamayı dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"يُوفُونَ","root":"و ف ي","rootLatin":"v-f-y","meaning":"Allah'a verilen sözü eksiksiz yerine getirmek, sadakat göstermek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vefâ (وفاء) kelimesi, bir şeyi tam ve eksiksiz yapmak, sözü yerine getirmek anlamına gelir. Ayetteki 'yûfûne' fiili, Allah ile yapılan ahdi tam olarak yerine getiren, ona sadık kalan kimseleri ifade eder. Bu, sadece sözde kalmayıp fiiliyata dökülen bir bağlılıktır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Yûfûne (يُوفُونَ) fiili, 'ahdi yerine getirmek' demektir. Bu, Allah'ın emrettiği şeyleri yapmak ve yasakladığı şeylerden kaçınmak suretiyle O'na verilen sözü tutmaktır. Ayetteki kullanımı, müminlerin Allah'a karşı sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmelerini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Vefâ kavramı, Kur'an'da 'ahd' ile birlikte kullanıldığında, Allah ile insan arasındaki karşılıklı bir sözleşmeyi ifade eder. 'Yûfûne' fiili, bu sözleşmeye sadık kalma, onu ihlal etmeme ve gereğini yerine getirme eylemini belirtir. Bu, sadece bir yükümlülük değil, aynı zamanda ahlaki bir erdemdir."}]},{"word":"بِعَهْدِ","root":"ع ه د","rootLatin":"a-h-d","meaning":"Allah ile insan arasında yapılan, yerine getirilmesi gereken sözleşme, taahhüt.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ahd (عهد), bir şeyi korumak, gözetmek ve ona bağlı kalmak demektir. Allah'ın ahdi ise, O'nun kullarına emrettiği ve yasakladığı şeylerdir. Ayetteki 'ahdillah' (Allah'ın ahdi), Allah'ın emirlerine uyma ve O'na itaat etme sözünü ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ahd (عهد), bir şeyi korumak, gözetmek ve ona bağlı kalmak anlamındadır. Kur'an'da genellikle Allah'ın kullarından aldığı söz, yani iman etme, ibadet etme ve O'nun emirlerine uyma taahhüdü olarak kullanılır. Bu ayetteki 'ahdillah', Allah'ın koyduğu şeriat ve dinin genel prensiplerine bağlılığı ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Ahd (عهد) kelimesi, Kur'an'da hem Allah'ın insanlara verdiği sözleri hem de insanların Allah'a verdiği sözleri ifade eder. Bu ayetteki 'ahdillah', daha çok insanların Allah'a karşı olan yükümlülüklerini, yani O'na iman etme ve emirlerine uyma sözünü vurgular. Bu, aynı zamanda bir sorumluluk ve bağlılık ifadesidir."}]},{"word":"يَنقُضُونَ","root":"ن ق ض","rootLatin":"n-k-d","meaning":"Yapılan bir anlaşmayı, sözleşmeyi bozmak, ihlal etmek.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Nakd (نقض), bir şeyi çözmek, bozmak, yıkmak demektir. 'Yenkudûne' fiili, yapılan bir anlaşmayı veya sözleşmeyi bozmak, onu geçersiz kılmak anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, müminlerin Allah ile yaptıkları misakı asla bozmadıklarını, ona sadık kaldıklarını gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Nakd (نقض), bir şeyi sağlamlaştırdıktan sonra onu çözmek veya yıkmaktır. 'Yenkudûne' fiili, misakı bozmak, yani verilen sözden dönmek, anlaşmayı ihlal etmek anlamında kullanılır. Bu, ahde vefanın zıddı bir davranıştır ve Kur'an'da şiddetle kınanır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Nakd (نقض) kavramı, Kur'an'da genellikle 'ahd' veya 'misak' ile birlikte kullanılarak, bu sözleşmelerin ihlal edilmesini ifade eder. 'Lâ yenkudûne' ifadesi, müminlerin Allah ile yaptıkları anlaşmayı asla bozmadıklarını, ona tam bir bağlılık gösterdiklerini vurgular. Bu, onların ahlaki bütünlüğünün bir göstergesidir."}]},{"word":"ٱلْمِيثَـٰقَ","root":"و ث ق","rootLatin":"v-s-k","meaning":"Sağlamlaştırılmış, kuvvetlendirilmiş, kesin ve bağlayıcı anlaşma veya sözleşme.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mîsâk (ميثاق), sağlamlaştırılmış, kuvvetlendirilmiş söz veya anlaşma demektir. Bu, sadece bir söz değil, aynı zamanda yeminle veya başka bir şekilde teyit edilmiş, bağlayıcı bir taahhüttür. Ayetteki 'el-mîsâk', Allah'ın kullarından aldığı ve onların da Allah'a verdiği kesin sözü ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Mîsâk (ميثاق), bir şeyi bağlamak ve sağlamlaştırmak için kullanılan bir araçtır. Kur'an'da ise, Allah ile kulları arasında yapılan, karşılıklı yükümlülükler içeren ve kesinlikle bozulmaması gereken bir anlaşmayı ifade eder. Bu ayetteki 'el-mîsâk', Allah'ın birliğini tanıma ve O'na itaat etme sözünü kapsar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Mîsâk (ميثاق) kelimesi, 'ahd' kelimesine göre daha güçlü ve bağlayıcı bir anlam taşır. Genellikle yeminle veya şahitlerle pekiştirilmiş, kesin ve geri dönülmez bir anlaşmayı ifade eder. Ayetteki 'el-mîsâk', Allah'ın insanlardan aldığı ve onların da kabul ettiği, dinin temel prensiplerine bağlılık sözünü vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["iman","takva","sidk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"l-dh-y","rootLatin":"l-dh-y","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnîdir. Cümledeki konumuna göre mahallen merfû, mansûb veya mecrûr olabilir.","gloss":"o kimseler ki"},{"position":2,"surface":"يُوفُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"w-f-y","rootLatin":"w-f-y","lemma":"أَوْفَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfûdur. Ref alameti nun harfinin sübutudur.","gloss":"yerine getirirler"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"ile"},{"position":3,"surface":"عَهْدِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"'-h-d","rootLatin":"'-h-d","lemma":"عَهْد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûrdur. Aynı zamanda muzâftır.","gloss":"ahdi"},{"position":4,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"'-l-h","rootLatin":"'-l-h","lemma":"ٱللَّهِ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûrdur.","gloss":"Allah'ın"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"değil"},{"position":6,"surface":"يَنقُضُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"n-q-d","rootLatin":"n-q-d","lemma":"نَقَضَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nefiy harfi 'lâ' fiili etkilemediği için nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfûdur. Ref alameti nun harfinin sübutudur.","gloss":"bozmazlar"},{"position":7,"surface":"ٱلْمِيثَـٰقَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"w-th-q","rootLatin":"w-th-q","lemma":"مِيثَاق","form":"Mif'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûbdur. Nasb alameti fethadır.","gloss":"anlaşmayı"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *13/20*
- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *13/20*
