# Ra'd Sûresi, 24. Âyet (13:24)

> سَلَـٰمٌ عَلَيْكُم بِمَا صَبَرْتُمْ ۚ فَنِعْمَ عُقْبَى ٱلدَّارِ

*Selâmun ‘aleykum bimâ sabertum feni'me ‘ukbâ-ddâr(i)*

**Meal (Diyanet):** "Sabretmenize karşılık selam sizlere. Dünya yurdunun sonucu (olan cennet) ne güzeldir!"

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/13/24

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, sabrın ve bu sabrın getirdiği güzel akıbetin önemini vurgulamaktadır. Meleklerin cennet ehline hitaben söyledikleri 'selam' ve 'nî'me ukbâ'd-dâr' ifadeleri, sabrın ilahi mükafatını ve ahiret yurdunun güzelliğini dilbilimsel olarak derinlemesine ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"سَلَـٰمٌ","root":"س ل م","rootLatin":"s-l-m","meaning":"Meleklerin cennet ehline hitaben esenlik, barış ve güven dilemesidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'selâm' kelimesinin 'selâmet' kökünden geldiğini ve her türlü afetten uzak olmayı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'selâmün aleyküm' ifadesi, cennet ehlinin dünyadaki sabırları karşılığında ahirette ulaşacakları tam bir emniyet ve huzur halini müjdeler."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'selâm' kelimesini 'esenlik' ve 'güven' anlamında kullanır. Ayetteki bağlamda, meleklerin cennet ehline hitaben söyledikleri bu söz, onların dünyadaki sıkıntılardan ve ahiretteki azaptan tamamen kurtulduklarını, tam bir huzur ve emniyet içinde olduklarını mecazi olarak ifade eder."}]},{"word":"صَبَرْتُمْ","root":"ص ب ر","rootLatin":"s-b-r","meaning":"Dünyada Allah'ın emirlerine uyma ve yasaklarından kaçınma konusunda gösterilen sebat ve dayanıklılıktır.","sources":[{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'sabr' kavramının Kur'an'da sadece pasif bir dayanıklılık değil, aynı zamanda aktif bir direniş ve sebat anlamına geldiğini vurgular. Bu ayetteki 'bimâ sabartüm' ifadesi, müminlerin Allah yolunda karşılaştıkları zorluklara karşı gösterdikleri kararlılığı ve azmi ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'sabr'ı nefsi, akıl ve şeriatın gerektirdiği şey üzerinde tutmak olarak tanımlar. Ayetteki 'sabartüm' fiili, cennet ehlinin dünyada Allah'ın rızasını kazanmak için nefislerine ağır gelen ibadetlere, musibetlere ve günahlardan uzak durmaya gösterdikleri direnci ve sebatı anlatır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'sabr'ın Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve özellikle zorluklar karşısında metanet göstermeyi, Allah'ın hükmüne rıza göstermeyi içerdiğini belirtir. Ayetteki 'sabartüm' ifadesi, müminlerin dünyadaki hayatlarında karşılaştıkları her türlü imtihana karşı gösterdikleri sabrın, ahiretteki mükafatın temel sebebi olduğunu vurgular."}]},{"word":"فَنِعْمَ","root":"ن ع م","rootLatin":"n-'-m","meaning":"Övgü ve takdir ifade eden, 'ne güzeldir' anlamında bir fiildir.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ni'me' fiilinin medh (övgü) fiillerinden olduğunu ve bir şeyin güzelliğini, iyiliğini vurgulamak için kullanıldığını açıklar. Ayetteki 'feni'me ukbâ'd-dâr' ifadesi, cennetin ve ahiret yurdunun, dünyadaki sabrın karşılığı olarak ne kadar yüce ve güzel bir akıbet olduğunu ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ni'me' kelimesinin 'nimet' kökünden geldiğini ve bir şeyin hoş, güzel ve faydalı olduğunu belirtmek için kullanıldığını ifade eder. Ayetteki kullanımı, sabrın sonucunda elde edilen ahiret yurdunun, müminler için en büyük nimet ve en güzel akıbet olduğunu vurgular."}]},{"word":"عُقْبَى","root":"ع ق ب","rootLatin":"'-q-b","meaning":"Bir şeyin sonucu, akıbeti veya sonudur.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ukbâ' kelimesini 'sonuç' veya 'akıbet' olarak açıklar. Ayetteki 'ukbâ'd-dâr' ifadesi, dünya hayatının ardından gelen ahiret yurdunun, yani cennetin, sabredenler için ne kadar güzel bir sonuç olduğunu belirtir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ukbâ' kelimesinin bir işin veya durumun nihai sonucunu ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'ukbâ'd-dâr', dünyadaki sabrın ve salih amellerin karşılığı olarak elde edilen cennetin, müminler için en hayırlı ve en güzel son olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ukbâ'nın bir şeyin peşinden gelen, onu takip eden sonuç olduğunu ifade eder. Ayetteki 'ukbâ'd-dâr' ifadesi, dünya hayatının ardından gelen ve sabredenlere vaat edilen cennetin, yani ahiret yurdunun, dünyadaki amellerin doğal ve güzel bir sonucu olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلدَّارِ","root":"د و ر","rootLatin":"d-w-r","meaning":"Ev, yurt, ikamet edilen yer; bu bağlamda ahiret yurdu, cennet anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'dâr' kelimesinin 'dönmek, dolaşmak' anlamındaki kökten geldiğini ve bir yerin etrafının çevrili olmasından dolayı 'ev, yurt' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ed-dâr' ifadesi, genellikle ahiret yurdunu, yani cenneti ifade eder ve sabredenler için ebedi ikametgah olan bu yurdun güzelliğini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ed-dâr' kelimesinin Kur'an'da hem dünya hem de ahiret yurdu için kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'ukbâ'd-dâr' ifadesinde 'ed-dâr', mecazi olarak ahiret yurdunu, yani cenneti ifade eder ve sabredenlerin dünyadaki çabalarının karşılığında ulaşacakları ebedi ikametgahı anlatır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["sabir","cennet","ahiret-mukafat","takva"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"سَلَـٰمٌ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-ل-م","rootLatin":"s-l-m","lemma":"سَلَام","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"selam"},{"position":2,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":2,"surface":"كُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"sebebiyle"},{"position":3,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Masdariyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki"},{"position":4,"surface":"صَبَرْتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ص-ب-ر","rootLatin":"s-b-r","lemma":"صَبَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"sabrettiniz"},{"position":5,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":5,"surface":"نِعْمَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-ع-م","rootLatin":"n-'-m","lemma":"نِعْمَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ne güzeldir"},{"position":6,"surface":"عُقْبَى","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ق-ب","rootLatin":"'-q-b","lemma":"عُقْبَى","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"sonuç"},{"position":7,"surface":"ٱلدَّارِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-و-ر","rootLatin":"d-w-r","lemma":"دَار","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"yurdun"}]
