# İbrâhîm Sûresi, 15. Âyet (14:15)

> وَٱسْتَفْتَحُوا۟ وَخَابَ كُلُّ جَبَّارٍ عَنِيدٍ

*Vesteftehû veḣâbe kullu cebbârin ‘anîd(in)*

**Meal (Diyanet):** Peygamberler, Allah'tan yardım istediler ve her inatçı zorba hüsrana uğradı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/14/15

---

## Tefsir

{"topics":["peygamberlik","musrikler","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"ٱسْتَفْتَحُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ف-ت-ح","rootLatin":"f-t-h","lemma":"اِسْتَفْتَحَ","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yardım istediler"},{"position":2,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":2,"surface":"خَابَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ي-ب","rootLatin":"ḫ-y-b","lemma":"خَابَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"hüsrana uğradı"},{"position":3,"surface":"كُلُّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ل-ل","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"her"},{"position":4,"surface":"جَبَّارٍ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ج-ب-ر","rootLatin":"j-b-r","lemma":"جَبَّار","form":"Fa''âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"zorba"},{"position":5,"surface":"عَنِيدٍ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ع-ن-د","rootLatin":"ʿ-n-d","lemma":"عَنِيد","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"inatçı"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"İbrâhîm Suresi 15. ayet, peygamberlerin Allah'tan yardım dilemesini ve bunun sonucunda inatçı zorbaların akıbetini ele almaktadır. Ayet, 'istiftah' fiiliyle ilahi yardım talebini, 'hâbe' fiiliyle hüsranı ve 'cebbâr' ile 'anîd' kelimeleriyle de bu hüsrana uğrayanların niteliklerini vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"وَٱسْتَفْتَحُوا۟","root":"ف ت ح","rootLatin":"f-t-h","meaning":"Peygamberlerin Allah'tan yardım ve zafer dilemeleri, hüküm vermesini istemeleri.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İstiftaḥ (استفتاح), bir şeyin açılmasını istemek demektir. Ayetteki 've'steftehû' ifadesi, peygamberlerin Allah'tan kendileri ile düşmanları arasında hüküm vermesini, yani zafer kapısını açmasını istemeleri anlamındadır. Bu, aynı zamanda yardım ve nusret talebini de içerir. (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân, s. 614)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Buradaki 'isteftehû' (استفتحوا) kelimesi, 'hüküm istediler' (استنصروا) veya 'yardım istediler' (استحكموا) anlamındadır. Peygamberler, Allah'tan kendileri ile kavimleri arasında bir hüküm vermesini, yani haklı olanın ortaya çıkmasını ve kendilerine yardım etmesini talep etmişlerdir. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 1, s. 343)"},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"İstiftaḥ (استفتاح), bir şeyin açılmasını istemek, özellikle de Allah'tan bir konuda hüküm ve yardım talep etmek demektir. Ayetteki kullanımı, peygamberlerin, kendilerine karşı çıkan zorbalara karşı Allah'ın yardımını ve zaferini istemeleri manasındadır. (Umdetü'l-Huffâz, c. 3, s. 100)"}]},{"word":"وَخَابَ","root":"خ ي ب","rootLatin":"h-y-b","meaning":"Umutsuzluğa düşmek, hüsrana uğramak, beklediğini bulamamak ve zarara uğramak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Haybe (خيبة), bir kimsenin umduğu şeyi elde edememesi, beklentisinin boşa çıkmasıdır. 'Hâbe' (خاب) fiili, bu ayette, zorbaların peygamberlere karşı kurdukları tuzakların ve beklentilerinin boşa çıkması, yani hüsrana uğramaları anlamında kullanılmıştır. (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân, s. 297)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hâbe (خاب), umduğunu bulamamak, beklentisi boşa çıkmak ve zarara uğramak demektir. Ayetteki 've hâbe' ifadesi, peygamberlere karşı çıkan zorbaların, Allah'ın hükmü ve yardımıyla umdukları zaferi elde edemeyip aksine yenilgiye ve hüsrana uğradıklarını ifade eder. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 2, s. 504)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'hâbe' (خاب) kelimesi, genellikle Allah'ın vaadine karşı çıkanların veya O'nun yolundan sapanların kaçınılmaz sonunu, yani umutlarının boşa çıkmasını ve ilahi cezaya uğramalarını ifade eder. Bu ayette, peygamberlere karşı çıkan zorbaların akıbeti olarak hüsran vurgulanmaktadır. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 165)"}]},{"word":"جَبَّارٍ","root":"ج ب ر","rootLatin":"c-b-r","meaning":"Zorba, baskıcı, kibirli, insanlara zulmeden ve kendini büyük gören kimse.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cebbâr (جبار), insanları zorlayan, onlara baskı yapan ve kibirli olan kimsedir. Bu ayetteki 'cebbâr' kelimesi, peygamberlerin davetine karşı çıkan, insanlara zulmeden ve kendilerini üstün gören zorba yöneticileri ve güç sahiplerini ifade eder. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 270)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cebbâr (جبار), 'cebr' kökünden gelir ve zorla iş yaptıran, başkalarına hükmeden, kibirli ve kendini büyük gören anlamlarına gelir. Allah için kullanıldığında 'eksiklikleri gideren, her şeye gücü yeten' anlamındayken, insanlar için kullanıldığında 'zulmeden, zorba' anlamını taşır. Ayetteki 'cebbâr', peygamberlere karşı çıkan, kibirli ve zorba inkarcıları niteler. (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân, s. 191)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Cebbâr (جبار), zorla iş yaptıran, zorba ve kibirli kimse demektir. Bu kelime, Kur'an'da genellikle Allah'a karşı gelen, insanlara zulmeden ve kendilerini büyük gören kişileri tanımlamak için kullanılır. Ayetteki 'cebbâr', peygamberlerin tebliğine karşı çıkan, zorbalık ve kibirle hareket edenleri ifade eder. (el-Külliyyât, s. 336)"}]},{"word":"عَنِيدٍ","root":"ع ن د","rootLatin":"a-n-d","meaning":"İnatçı, dik başlı, hakkı kabul etmeyen ve düşmanlıkta direnen kimse.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Anîd (عنيد), hakka karşı inat eden, dik başlı ve düşmanlıkta direnen kimsedir. Ayetteki 'anîd' kelimesi, zorbaların sadece baskıcı olmakla kalmayıp, aynı zamanda peygamberlerin getirdiği hakikate karşı da inatla direndiklerini ve düşmanlıklarını sürdürdüklerini vurgular. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 270)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Anîd (عنيد), 'anede' (عَنَدَ) fiilinden türemiştir ve hakka karşı inat etmek, muhalefet etmek demektir. Bu ayetteki 'anîd', zorbaların sadece güç kullanmakla kalmayıp, aynı zamanda hakka karşı körü körüne bir inat ve direniş içinde olduklarını, doğru yolu kabul etmediklerini ifade eder. (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân, s. 586)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Anîd (عنيد) kelimesi, Kur'an'da genellikle hakkı bile bile reddeden, inatla direnen ve düşmanlıkta ısrar eden kişiler için kullanılır. 'Cebbâr' ile birlikte kullanılması, bu zorbaların hem baskıcı hem de hakka karşı uzlaşmaz bir tutum içinde olduklarını gösterir. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 312)"}]}]}
