# İbrâhîm Sûresi, 36. Âyet (14:36)

> رَبِّ إِنَّهُنَّ أَضْلَلْنَ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ ۖ فَمَن تَبِعَنِى فَإِنَّهُۥ مِنِّى ۖ وَمَنْ عَصَانِى فَإِنَّكَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

*Rabbi innehunne adlelne keśîran mine-nnâs(i)(s) femen tebi'anî fe-innehu minnî(s) vemen ‘asânî fe-inneke ġafûrun rahîm(un)*

**Meal (Diyanet):** "Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/14/36

---

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","hidayet-dalalet","af-hosgoru","esma-i-husna"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Nidâ harfi hazfedilmiş muzâf olduğu için mecrûr","gloss":"Rabbim"},{"position":2,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":2,"surface":"هُنَّ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُنَّ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"onlar"},{"position":3,"surface":"أَضْلَلْنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"ḍ-l-l","lemma":"أَضَلَّ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"saptırdılar"},{"position":4,"surface":"كَثِيرًا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ك-ث-ر","rootLatin":"k-th-r","lemma":"كَثِير","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"çoğunu"},{"position":5,"surface":"مِّنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":6,"surface":"ٱلنَّاسِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-س","rootLatin":"n-w-s","lemma":"نَاس","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"insanlar"},{"position":7,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":7,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i şart olduğu için mebnî","gloss":"kim"},{"position":8,"surface":"تَبِعَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ت-ب-ع","rootLatin":"t-b-ʿ","lemma":"تَبِعَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"uyarsa"},{"position":8,"surface":"نِي","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ي","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bana"},{"position":9,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Cevap Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":9,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":9,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"o"},{"position":10,"surface":"مِنِّى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":10,"surface":"ى","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"benden"},{"position":11,"surface":"وَمَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":11,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i şart olduğu için mebnî","gloss":"kim"},{"position":12,"surface":"عَصَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ص-ي","rootLatin":"ʿ-ṣ-y","lemma":"عَصَىٰ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"karşı gelirse"},{"position":12,"surface":"نِي","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ي","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bana"},{"position":13,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Cevap Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":13,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":13,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"sen"},{"position":14,"surface":"غَفُورٌ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"غ-ف-ر","rootLatin":"gh-f-r","lemma":"غَفُور","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"çok bağışlayansın"},{"position":15,"surface":"رَّحِيمٌ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ر-ح-م","rootLatin":"r-ḥ-m","lemma":"رَحِيم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"çok merhametlisin"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"İbrahim Suresi 36. ayet, Hz. İbrahim'in putların insanları saptırması ve Allah'ın bağışlayıcılığına dair niyazını dile getirmektedir. Ayet, 'saptırma', 'tabi olma', 'karşı gelme', 'bağışlama' ve 'merhamet' gibi temel kavramlar üzerinden tevhid ve şefkat ilişkisini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"أَضْلَلْنَ","root":"ض ل ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Putların insanları doğru yoldan saptırması, şaşırtması ve helake sürüklemesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'dalâl' (ضلال) kelimesini, doğru yoldan sapmak, şaşırmak ve hedefi kaybetmek olarak açıklar. Ayetteki 'edlâlne' (أَضْلَلْنَ) fiili, putların insanları hakikatten uzaklaştırarak onları yanlış inançlara yönlendirmesini ifade eder. Bu, sadece bir şaşırtma değil, aynı zamanda bilinçli bir yanıltma ve helake sürüklemedir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'edlâlne' (أَضْلَلْنَ) fiilini, putların insanları 'dalâlete düşürmesi' olarak yorumlar. Bu bağlamda, putlar cansız nesneler olmasına rağmen, onlara tapınmanın insanları doğru yoldan uzaklaştırdığı mecazi bir anlatımla ifade edilmiştir. Yani putlar, kendileri saptırmaz, ancak onlara tapınma eylemi insanları saptırır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'dalâl' (ضلال) kavramının Kur'an'daki temel anlamının 'doğru yoldan sapma' olduğunu belirtir. Bu sapma, hem dini (tevhidden uzaklaşma) hem de ahlaki (doğruluktan ayrılma) boyutları içerir. Ayetteki putların saptırması, insanları tevhid inancından uzaklaştırarak şirke düşürmesi ve böylece hem dini hem de ahlaki bir sapmaya yol açmasıdır."}]},{"word":"تَبِعَنِى","root":"ت ب ع","rootLatin":"t-b-'-","meaning":"Hz. İbrahim'in yolunu takip etmek, onun getirdiği tevhid inancına uymak ve ona itaat etmek demektir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'tebi'a' (تبع) fiilini, bir şeyin ardına düşmek, peşinden gitmek ve ona uymak olarak açıklar. Ayetteki 'tebi'anî' (تبعني), Hz. İbrahim'in tebliğ ettiği tevhid inancına ve onun yaşam tarzına uymayı, onu örnek almayı ve onun yolundan gitmeyi ifade eder. Bu, sadece fiziki bir takip değil, aynı zamanda inanç ve amel birliğidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'tabi' (تابع) kelimesini, bir şeye uyan, onu izleyen kişi olarak tanımlar. Ayetteki 'femen tebi'anî' (فمن تبعني), Hz. İbrahim'in öğretilerine ve peygamberliğine iman edip onun şeriatına tabi olanları kapsar. Bu, bir liderin ardına düşmekten ziyade, bir peygamberin risaletine teslim olmaktır."}]},{"word":"عَصَانِى","root":"ع ص ى","rootLatin":"'-s-y","meaning":"Hz. İbrahim'in çağrısına karşı gelmek, ona isyan etmek ve onun tebliğ ettiği hakikatten yüz çevirmek demektir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'asâ' (عصى) fiilini, emre karşı gelmek, itaatsizlik etmek ve muhalefet etmek olarak açıklar. Ayetteki 'asânî' (عصاني), Hz. İbrahim'in tevhid çağrısına kulak asmayıp, putlara tapınmaya devam eden ve böylece Allah'ın emrine karşı gelenleri ifade eder. Bu, sadece bir karşı çıkış değil, aynı zamanda bir isyan ve itaatsizliktir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'asâ' (عصى) fiilini, 'muhalefet etmek' ve 'karşı gelmek' anlamında kullanır. Ayetteki 'men asânî' (من عصاني), Hz. İbrahim'in getirdiği dine ve onun yoluna muhalefet eden, yani putperestlikte ısrar eden kimseleri kasteder. Bu, peygamberin davetine sırt çevirmektir."}]},{"word":"غَفُورٌ","root":"غ ف ر","rootLatin":"ğ-f-r","meaning":"Allah'ın günahları örten, bağışlayan ve kullarına karşı affedici olmasıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'ğufrân' (غفران) kelimesini, günahları örtmek ve affetmek olarak tanımlar. 'Ğafûr' (غفور) ise, çokça bağışlayan demektir. Ayetteki 'feinneke ğafûrun' (فإنك غفور), Hz. İbrahim'in, kendisine karşı gelenlerin dahi Allah'ın engin affına sığınabileceğine dair bir ümidini ve Allah'ın bu sıfatının yüceliğini vurgular. Bu, Allah'ın kullarının günahlarını örtmesi ve onları cezalandırmaktan vazgeçmesidir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ğafûr' (غفور) ismini, günahları çokça bağışlayan, ayıpları örten olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, Hz. İbrahim'in, kendisine isyan edenlerin durumunu Allah'a havale etmesi, Allah'ın bu kullarına karşı dahi bağışlayıcı olabileceği umudunu taşır. Bu, Allah'ın rahmetinin genişliğini ve günahları affetme kudretini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ğafûr' (غفور) isminin, Allah'ın kullarının günahlarını affetme ve onları cezalandırmama yönündeki sıfatını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanım, Hz. İbrahim'in, kendisine karşı gelenlerin dahi Allah'ın affına mazhar olabileceği yönündeki teslimiyetini ve Allah'ın bu sıfatının tecellisini dile getirir."}]},{"word":"رَّحِيمٌ","root":"ر ح م","rootLatin":"r-h-m","meaning":"Allah'ın kullarına karşı merhametli, şefkatli ve acıyan olmasıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'rahmet' (رحمة) kelimesini, acımak, şefkat göstermek ve iyilik etmek olarak açıklar. 'Rahîm' (رحيم) ise, çok merhametli demektir. Ayetteki 'rahîmun' (رحيم) kelimesi, Allah'ın kullarına karşı olan engin şefkatini ve onlara acımasını ifade eder. Hz. İbrahim, kendisine isyan edenler için dahi Allah'ın merhametine sığınarak, onların affedilme ihtimalini dile getirir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'rahîm' (رحيم) ismini, kullarına karşı çok merhametli olan, onlara lütuf ve ihsanda bulunan olarak tanımlar. Ayetteki 'ğafûrun rahîmun' (غفور رحيم) ifadesi, Allah'ın bağışlayıcılığının merhametiyle birlikte tecelli ettiğini gösterir. Bu, Allah'ın sadece günahları örtmekle kalmayıp, aynı zamanda kullarına şefkatle muamele ettiğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'rahmet' (رحمة) kavramının Kur'an'da Allah'ın en temel sıfatlarından biri olduğunu ve O'nun yaratılmışlara karşı gösterdiği şefkat, lütuf ve iyiliği ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'rahîm' (رحيم) kelimesi, Hz. İbrahim'in, kendisine karşı gelenlerin dahi Allah'ın bu geniş rahmetinden nasipdar olabileceği umudunu ve Allah'ın bu sıfatının evrenselliğini vurgular."}]}]}
