# İbrâhîm Sûresi, 40. Âyet (14:40)

> رَبِّ ٱجْعَلْنِى مُقِيمَ ٱلصَّلَوٰةِ وَمِن ذُرِّيَّتِى ۚ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَآءِ

*Rabbi-c'alnî mukîme-ssalâti vemin żurriyyetî(c) rabbenâ vetekabbel du'â/-(i)*

**Meal (Diyanet):** "Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/14/40

---

## Tefsir

{"topics":["namaz","dua","aile-nikah"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Nidâ harfi hazfedilmiş muzâf olduğu için mecrûr","gloss":"Rabbim!"},{"position":2,"surface":"ٱجْعَلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"c-'-l","lemma":"جَعَلَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"eyle"},{"position":2,"surface":"نِي","pos":"harf","posDetail":"Nûn-u Vikaye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"beni"},{"position":2,"surface":"ي","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"beni"},{"position":3,"surface":"مُقِيمَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"مُقِيم","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"kılan"},{"position":4,"surface":"ٱلصَّلَوٰةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ل-و","rootLatin":"s-l-w","lemma":"صَلَاة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"namazın"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"den"},{"position":6,"surface":"ذُرِّيَّتِي","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ذ-ر-ر","rootLatin":"dh-r-r","lemma":"ذُرِّيَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"zürriyetim"},{"position":6,"surface":"ي","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"benim"},{"position":7,"surface":"رَبَّنَا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Nidâ harfi hazfedilmiş muzâf olduğu için mansûb","gloss":"Rabbimiz!"},{"position":7,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"تَقَبَّلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"تَقَبَّلَ","form":"Tefa''ul","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"kabul buyur"},{"position":9,"surface":"دُعَآءِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-'-w","lemma":"دُعَاء","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"duamı"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"İbrâhîm Suresi 40. ayet, Hz. İbrahim'in namazın ikamesi ve duanın kabulü üzerine yaptığı bir niyazı içermektedir. Ayet, 'namazı ikame etmek' kavramının süreklilik ve istikrar boyutunu, 'zürriyet' kavramının nesiller arası dini mirası ve 'dua' kavramının Allah ile kul arasındaki doğrudan iletişimi vurgular.","keyConcepts":[{"word":"مُقِيمَ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Namazı sürekli ve istikrarlı bir şekilde yerine getiren, ikame eden.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavramın aslı 'kıyâm' olup, bir şeyin ayakta durması, sabit olması ve devamlılığı anlamına gelir. Ayetteki 'mukîm' kelimesi, namazı sadece kılmakla kalmayıp, onun şartlarına riayet ederek, devamlı ve eksiksiz bir şekilde yerine getiren kişi için kullanılır. Bu, namazın sadece fiili bir eda değil, aynı zamanda kalıcı bir yaşam biçimi olduğunu ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mukîm' kelimesini 'edâ eden, yerine getiren' olarak açıklar. Ancak bu eda, sadece bir defalık bir fiil değil, süreklilik arz eden bir edadır. Hz. İbrahim'in bu duası, namazın hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmesini ve nesiller boyu devam etmesini dilemesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ikame' kavramının Kur'an'daki kullanımında, bir şeyi sadece var etmek değil, aynı zamanda onu sağlam bir şekilde tesis etmek, ayakta tutmak ve devamlılığını sağlamak anlamını taşıdığını belirtir. 'Mukîmü's-salât' ifadesi, namazın toplumsal ve bireysel hayatta merkezi bir konuma oturtulmasını, onun ruhuna uygun bir şekilde yaşanmasını ifade eder."}]},{"word":"ٱلصَّلَوٰةِ","root":"ص ل و","rootLatin":"s-l-v","meaning":"Allah'a yöneliş, ibadet, dua ve tazim içeren özel bir kulluk eylemi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'salât' kelimesinin kökeninde 'dua' ve 'tazim' anlamlarının bulunduğunu belirtir. Kur'an'da ise bu kelime, belirli rükünleri ve şartları olan, Allah'a yönelişin en yüce biçimlerinden biri olan namaz ibadetini ifade eder. Hz. İbrahim'in duası, bu özel ibadetin kendisi ve zürriyeti tarafından hakkıyla yerine getirilmesini dilemesidir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'salât' kelimesinin lügat anlamının 'dua' olduğunu, ancak şeriat dilinde belirli fiil ve sözlerden oluşan, Allah'a tazim ve kulluk ifade eden özel bir ibadet haline geldiğini açıklar. Ayetteki 'salât', bu şer'î anlamıyla, yani bilinen namaz ibadeti kastedilmektedir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'salât' kelimesinin Kur'an'daki kullanımının geniş bir yelpazeye yayıldığını, ancak temelinde Allah'a yöneliş, O'na yalvarış ve O'nu yüceltme anlamlarının yattığını belirtir. Ayetteki bağlamda ise, Hz. İbrahim'in kendisi ve soyu için bu temel ibadeti sürekli kılma arzusunu ifade eder."}]},{"word":"ذُرِّيَّتِى","root":"ذ ر أ","rootLatin":"z-r-e","meaning":"Hz. İbrahim'in soyu, nesli ve çocukları.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'zürriyet' kelimesinin 'tohum' veya 'nesil' anlamlarına geldiğini, Kur'an'da ise genellikle 'çocuklar' ve 'soy' anlamında kullanıldığını belirtir. Hz. İbrahim'in bu duası, sadece kendi ibadetinin değil, aynı zamanda neslinin de namazı ikame edenlerden olmasını temenni ettiğini gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zürriyet' kelimesinin 'zera' (ekmek, yaratmak) kökünden geldiğini ve 'yaratılmış olan nesil' anlamını taşıdığını ifade eder. Ayetteki 'zürriyetî' ifadesi, Hz. İbrahim'in sadece kendi hayatıyla sınırlı kalmayan, gelecek nesilleri de kapsayan bir dini sorumluluk bilincini yansıtır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'zürriyet' kelimesinin hem erkek hem de kız çocukları kapsadığını ve bir kişinin soyundan gelen tüm fertleri ifade ettiğini belirtir. Hz. İbrahim'in duası, ailesinin ve soyunun dini değerlere bağlılığını sürdürme arzusunun bir göstergesidir."}]},{"word":"تَقَبَّلْ","root":"ق ب ل","rootLatin":"k-b-l","meaning":"Duayı kabul etmek, onaylamak ve karşılık vermek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"'Tekabbel' kelimesi, 'kabul etmek, razı olmak' anlamlarına gelir. Bir şeyin kabul edilmesi, onun beğenilmesi ve karşılık verilmesi demektir. Hz. İbrahim'in 'takabbel duâî' niyazı, Allah'tan duasını geri çevirmemesini, onu lütfuyla kabul etmesini dilemesidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kabul' kavramının, bir şeyi rıza ile almak ve ona icabet etmek olduğunu açıklar. Allah'ın duayı kabul etmesi, o duanın amacına ulaşmasını sağlaması ve kulun dileğini yerine getirmesi anlamına gelir. Bu, Allah'ın kuluna olan lütfunun ve merhametinin bir tezahürüdür."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kabul' kavramının Kur'an'da Allah ile kul arasındaki ilişkinin önemli bir boyutunu oluşturduğunu belirtir. Kulun samimi niyazının Allah tarafından 'kabul' edilmesi, ilahi iradenin kulun dileğiyle örtüşmesi ve ona karşılık verilmesi demektir. Bu, duanın sadece bir talep değil, aynı zamanda bir iletişim ve karşılıklı etkileşim olduğunu gösterir."}]},{"word":"دُعَآءِ","root":"د ع و","rootLatin":"d-'-v","meaning":"Allah'a yönelerek yardım, af veya bir dilekte bulunma, yalvarma.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'dua' kelimesinin 'çağırmak, istemek, yalvarmak' anlamlarına geldiğini belirtir. Kur'an'da ise bu kelime, kulun acizliğini ve muhtaçlığını idrak ederek Allah'a yönelmesi, O'ndan yardım dilemesi ve O'na niyazda bulunması eylemini ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'dua'nın asıl anlamının 'seslenmek, çağırmak' olduğunu, ancak şer'î anlamda Allah'tan bir şey istemek, O'na yalvarmak ve O'na sığınmak olduğunu açıklar. Hz. İbrahim'in 'duâî' ifadesi, onun Allah'a yönelttiği bu samimi niyazı ve dileği kapsar."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'dua'nın Allah'a yönelişin en temel biçimlerinden biri olduğunu ve kulun acziyetini itiraf ederek Rabbinden talepte bulunması anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'duâî' kelimesi, Hz. İbrahim'in namazın ikamesi ve zürriyetinin salih olması yönündeki içten dileğini vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Salât (Namaz)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *14/40-41*
- **Kamer Sûresi** · *14/40-41*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *14/40*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *14/40*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *14/40*
- **Kamer Sûresi** · *14/40-41*
- **Ahadiyyet** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *14/40-41*
- **Bi'smi Has, Selâm (13)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *14/40-41*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *14/40*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *14/40*
- **Bi'smi Has, Selâm (13)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *14/40-41*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *14/40*
