# Hicr Sûresi, 10. Âyet (15:10)

> وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ فِى شِيَعِ ٱلْأَوَّلِينَ

*Velekad erselnâ min kablike fî şiye'i-l-evvelîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Ey Muhammed! Andolsun, senden önceki topluluklara da peygamber gönderdik.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/15/10

---

## Tefsir

{"topics":["peygamberlik","kissa-gecmis-kavimler","tebligh"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَقَدْ","pos":"harf","posDetail":"Tahkik Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَقَدْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"andolsun ki"},{"position":2,"surface":"أَرْسَلْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"أَرْسَلَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gönderdik"},{"position":3,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":4,"surface":"قَبْلِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"قَبْل","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"önce"},{"position":4,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"senin"},{"position":5,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":6,"surface":"شِيَعِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ي-ع","rootLatin":"ş-y-ʿ","lemma":"شِيعَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ümmetlere"},{"position":7,"surface":"ٱلْأَوَّلِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"أ-و-ل","rootLatin":"ʾ-w-l","lemma":"أَوَّل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"öncekilerin"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, peygamberlerin geçmiş ümmetlere gönderilmesi geleneğini vurgulayarak, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) risaletinin yeni bir olgu olmadığını, aksine önceki peygamberlerin tebliğ metodolojisiyle benzerlik taşıdığını dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır. Özellikle 'irsal' ve 'şiya'' kavramları, bu sürekliliği ve çeşitliliği ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"أَرْسَلْنَا","root":"ر س ل","rootLatin":"r-s-l","meaning":"Biz gönderdik, elçi tayin ettik anlamındadır ve Allah'ın peygamberleri insanlara tebliğ için görevlendirmesini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'irsâl' kelimesini bir şeyi serbest bırakmak, göndermek olarak açıklar. Kur'an bağlamında ise, Allah'ın peygamberleri insanlara bir mesajla göndermesi, onları elçi tayin etmesi anlamında kullanılır. Ayetteki 'erselnâ' fiili, Allah'ın geçmiş ümmetlere peygamberler gönderme eylemini, yani risalet görevini üstlenmesini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'risâlet'i, bir şeyi bir yerden başka bir yere ulaştırmak olarak tanımlar. Peygamberlerin risaleti ise, Allah'ın emir ve yasaklarını insanlara ulaştırma görevidir. Ayetteki 'erselnâ' fiili, bu ilahi görevin, yani peygamberlerin gönderilmesinin, Hz. Muhammed'den (s.a.v.) önce de var olan bir sünnetullah olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'rasûl' kavramının Kur'an'daki merkeziyetini inceler ve 'irsâl' fiilinin, Allah'ın insanlarla iletişim kurma ve onlara doğru yolu gösterme iradesinin bir tezahürü olduğunu belirtir. Ayetteki 'erselnâ', bu ilahi iradenin geçmişte de aktif olduğunu, peygamberlerin gönderilmesinin Allah'ın değişmez bir yasası olduğunu ifade eder."}]},{"word":"قَبْلِكَ","root":"ق ب ل","rootLatin":"k-b-l","meaning":"Senden önce anlamına gelir ve zaman açısından bir öncelik ifade ederek, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) risaletinden önceki dönemi işaret eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kabl' kelimesinin zaman ve mekan açısından öncelik bildirdiğini belirtir. Ayetteki 'min kablike' ifadesi, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) peygamberliğinden önceki zaman dilimini net bir şekilde ortaya koyar ve bu döneme gönderilen peygamberlere atıfta bulunur."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kabl' ve 'ba'd' kelimelerinin zıt anlamlı olduğunu ve bir şeyin diğerinden önce veya sonra gelmesini ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'min kablike', Hz. Muhammed'in (s.a.v.) risaletinin, kendisinden önceki peygamberlerin gönderilmesi geleneğinin bir devamı olduğunu vurgular."}]},{"word":"شِيَعِ","root":"ش ي ع","rootLatin":"ş-y-'-","meaning":"Gruplar, fırkalar, ümmetler anlamına gelir ve farklı zamanlarda yaşamış olan insan topluluklarını ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'şîa' kelimesini 'fırka' ve 'cemaat' olarak açıklar. Ayetteki 'şiya'l-evvelîn' ifadesi, geçmişteki farklı ümmetleri, yani peygamberlerin gönderildiği çeşitli insan topluluklarını kasteder. Bu, risaletin tek bir topluluğa özgü olmadığını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'şîa' kelimesinin bir kişiye veya görüşe tabi olan grup anlamına geldiğini belirtir. Kur'an'da ise genellikle farklı inançlara sahip topluluklar veya geçmiş ümmetler için kullanılır. Ayetteki 'şiya'l-evvelîn', önceki dönemlerde yaşamış, kendi peygamberlerine tabi olmuş veya karşı çıkmış farklı toplulukları ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'şîa' kelimesinin 'birbirini takip eden gruplar' veya 'benzer topluluklar' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'fî şiya'l-evvelîn' ifadesi, peygamberlerin farklı zamanlarda, birbirini izleyen veya farklı özelliklere sahip olan geçmiş ümmetlere gönderildiğini vurgular."}]},{"word":"ٱلْأَوَّلِينَ","root":"أ و ل","rootLatin":"e-v-l","meaning":"Öncekiler, geçmiştekiler anlamına gelir ve zaman açısından geride kalmış, daha önceki dönemlerde yaşamış olan insanları veya toplulukları ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'evvel' kelimesinin 'önce gelen' veya 'ilk olan' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'el-evvelîn' ifadesi, Hz. Muhammed'den (s.a.v.) önceki dönemlerde yaşamış olan nesilleri ve ümmetleri kapsar, böylece risaletin tarihsel sürekliliğini pekiştirir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'evvel' kelimesinin 'başlangıç' ve 'öncelik' anlamlarını taşıdığını açıklar. Ayetteki 'el-evvelîn', geçmişteki ümmetlerin, yani ilk dönemlerde yaşamış olan toplulukların genelini ifade eder ve Allah'ın onlara da peygamberler gönderdiğini belirtir."}]}]}
