# Hicr Sûresi, 13. Âyet (15:13)

> لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ ۖ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ ٱلْأَوَّلِينَ

*Lâ yu/minûne bih(i)(s) vekad ḣalet sunnetu-l-evvelîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Önceki milletlerin (helakine dair Allah'ın) kanunu geçmiş iken onlar buna (Kur'an'a) inanmazlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/15/13

---

## Tefsir

{"topics":["musrikler","kufur-sirk","kissa-gecmis-kavimler","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil, -mez"},{"position":2,"surface":"يُؤْمِنُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ء-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"inanırlar"},{"position":3,"surface":"بِهِۦ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile, -e"},{"position":3,"surface":"هِۦ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o"},{"position":4,"surface":"وَقَدْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"قَدْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tahkik","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"قَدْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"gerçekten"},{"position":5,"surface":"خَلَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ل-و","rootLatin":"kh-l-w","lemma":"خَلَا","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geçti, sona erdi"},{"position":6,"surface":"سُنَّةُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ن-ن","rootLatin":"s-n-n","lemma":"سُنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"sünnet, yol"},{"position":7,"surface":"ٱلْأَوَّلِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"أ-و-ل","rootLatin":"a-w-l","lemma":"أَوَّل","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"öncekiler"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hicr Suresi'nin 13. ayeti, önceki nesillerin akıbeti üzerinden, inkarcıların imana gelmeyeceklerini ve ilahi sünnetin değişmezliğini vurgulamaktadır. Ayet, 'iman etmeme' ve 'öncekilerin sünneti' kavramları etrafında şekillenerek, ilahi yasanın sürekliliğini ve inkarcılığın kaçınılmaz sonucunu ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"يُؤْمِنُونَ","root":"ء م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İnanmak, tasdik etmek, güvenmek anlamlarına gelir ve ayette inkarcıların Kitab'a iman etmeyeceklerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman kelimesi, 'emn' (güven, emniyet) kökünden türemiştir. Kalbin tasdiki ve dilin ikrarı ile gerçekleşen bir güven halidir. Ayetteki 'lâ yu'minûne bihî' ifadesi, onların kalplerinin Kitab'ı tasdik etmeyeceğini, dolayısıyla ona güven duymayacaklarını ve kabul etmeyeceklerini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzuzu'ya göre 'iman', sadece bir şeye inanmak değil, aynı zamanda o şeye tam bir güven duymak ve kendini ona teslim etmektir. Bu ayetteki olumsuz kullanım, inkarcıların Kitab'a karşı bu tür bir güven ve teslimiyet geliştiremeyeceklerini, dolayısıyla onun mesajını reddedeceklerini gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'iman'ı 'tasdik' olarak açıklar. Ayetteki 'lâ yu'minûne bihî' ifadesi, onların Kitab'ın doğruluğunu ve hakikatini tasdik etmeyecekleri, yani onu yalanlayacakları anlamına gelir. Bu, kalplerinin onu kabul etmeyeceği bir durumdur."}]},{"word":"خَلَتْ","root":"خ ل و","rootLatin":"h-l-v","meaning":"Geçip gitmek, sona ermek, boş kalmak anlamlarına gelir; ayette önceki nesillerin akıbetinin yaşanmış ve tamamlanmış olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'halâ' fiilini 'mâdâ ve meşâ' (geçti ve gitti) olarak açıklar. Ayetteki 'kad halet' ifadesi, önceki ümmetlerin başına gelenlerin, yani ilahi sünnetin tecellilerinin artık geçmişte kaldığını ve bir daha tekrarlanmayacağını değil, aksine bu sünnetin bir gerçeklik olarak yaşandığını ve tamamlandığını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'halâ' kelimesinin bir yerin veya zamanın boşalması, geçip gitmesi anlamlarına geldiğini belirtir. 'Kad halet sunnetu'l-evvelîn' ifadesi, önceki nesillerin başına gelen ilahi yasaların ve cezaların artık yaşanmış, tamamlanmış ve sonuçlanmış olduğunu, dolayısıyla bu durumun bir emsal teşkil ettiğini ifade eder."}]},{"word":"سُنَّةُ","root":"س ن ن","rootLatin":"s-n-n","meaning":"Yol, adet, kanun, ilahi yasa anlamlarına gelir; ayette Allah'ın önceki nesiller hakkındaki değişmez kanununu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sünnet, takip edilen yol, adet ve davranış biçimi demektir. Allah'ın sünneti ise, O'nun kulları hakkındaki değişmez kanunları ve uygulamalarıdır. Ayetteki 'sünnetü'l-evvelîn', önceki ümmetlere uygulanan ilahi yasaların, özellikle de inkarcılığın ve isyanın sonuçlarının bir kanun olarak devam ettiğini ve değişmeyeceğini ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, sünneti 'tarîka' (yol) olarak açıklar. 'Sünnetü'l-evvelîn' ifadesi, önceki nesillerin izlediği yolun veya onlara uygulanan ilahi yolun, yani Allah'ın onlara karşı takdir ettiği hükmün ve akıbetin bir kanun olduğunu ve bu kanunun değişmezliğini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, sünnet kelimesinin Kur'an'da genellikle Allah'ın değişmez yasaları ve uygulamaları bağlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'sünnetü'l-evvelîn', önceki ümmetlerin inkarları sebebiyle helak olmaları gibi ilahi bir kanunun varlığını ve bu kanunun sonraki nesiller için de geçerli olduğunu ifade eder."}]},{"word":"ٱلْأَوَّلِينَ","root":"أ و ل","rootLatin":"e-v-l","meaning":"Öncekiler, geçmiş nesiller anlamlarına gelir; ayette kendilerinden önce yaşamış ve benzer akıbetlere uğramış toplulukları ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Evvel kelimesi, bir şeyin başlangıcı veya önceliği anlamına gelir. 'el-Evvelîn' ise, kendilerinden önce gelip geçmiş olan nesilleri ifade eder. Ayetteki kullanımı, inkarcıların durumunun bir ilk olmadığını, aksine tarihte benzer inkarcı toplulukların var olduğunu ve onların başına gelenlerin bir ibret olduğunu belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'evvel' kelimesinin 'ilk' ve 'önceki' anlamlarını vurgular. 'el-Evvelîn' ifadesi, bu ayette, geçmişte yaşamış ve Allah'ın ayetlerini yalanlamış olan toplulukları kapsar. Onların akıbeti, şimdiki inkarcılar için bir uyarı ve ilahi sünnetin değişmezliğinin bir kanıtıdır."}]}]}
