# Hicr Sûresi, 14. Âyet (15:14)

> وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّوا۟ فِيهِ يَعْرُجُونَ

*Velev fetahnâ ‘aleyhim bâben mine-ssemâ-i fezallû fîhi ya'rucûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/15/14

---

## Tefsir

{"topics":["musrikler","gayb","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَلَوْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf ve Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَلَوْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf ve şart edatı olduğu için mebnî","gloss":"ve eğer"},{"position":2,"surface":"فَتَحْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ف-ت-ح","rootLatin":"f-t-h","lemma":"فَتَحَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"açsaydık"},{"position":3,"surface":"عَلَيْهِم","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"üzerlerine"},{"position":3,"surface":"هِم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":4,"surface":"بَابًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-و-ب","rootLatin":"b-w-b","lemma":"بَاب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir kapı"},{"position":5,"surface":"مِّنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":6,"surface":"ٱلسَّمَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاء","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gök"},{"position":7,"surface":"فَظَلُّوا۟","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"böylece"},{"position":7,"surface":"ظَلُّوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ظ-ل-ل","rootLatin":"z-l-l","lemma":"ظَلَّ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"koyuldular"},{"position":8,"surface":"فِيهِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":8,"surface":"هِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o"},{"position":9,"surface":"يَعْرُجُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ر-ج","rootLatin":"'-r-j","lemma":"عَرَجَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Muzâri fiil nasb/cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"yükseliyorlar"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, inkarcıların inatçı tutumunu ve mucizeler karşısındaki körlüklerini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır. 'Fetehna' fiiliyle açılan bir kapı metaforu, ilahi lütfu ve imkanları simgelerken, 'ya'rucun' fiili bu imkanlara rağmen onların şüpheci ve inkar edici tavırlarını vurgular. 'Bâben' ve 'semâ'' kelimeleri ise bu ilahi açılımın mahiyetini ve kaynağını belirtir.","keyConcepts":[{"word":"فَتَحْنَا","root":"ف ت ح","rootLatin":"f-t-h","meaning":"Gökten bir kapının açılması eylemini ifade eder, ilahi bir imkanın veya mucizenin sunulmasını simgeler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'feth' kelimesinin 'kapalı olan bir şeyi açmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'fetehna' ifadesi, inkarcılara ilahi bir lütuf olarak gök kapılarının açılmasını, yani onlara hakikati görmeleri için bir imkan sunulmasını ifade eder. Bu, maddi bir kapıdan ziyade, manevi bir açılım ve mucizevi bir durumdur."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'feth' kelimesinin Kur'an'da 'yardım' ve 'zafer' anlamlarında da kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'fetehna' ise, Allah'ın kudretini gösteren, insan aklının ötesinde bir olayın gerçekleşmesini, yani gök kapılarının açılmasıyla bir mucizenin vuku bulmasını mecazi olarak ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'feth' kavramının Kur'an'da ilahi müdahale ve ilahi lütuf bağlamında sıkça kullanıldığını vurgular. Ayetteki 'fetehna' ifadesi, Allah'ın inkarcılara hakikati göstermek için olağanüstü bir yol açtığını, ancak onların bu lütfu dahi inkarla karşıladıklarını gösterir."}]},{"word":"بَابًا","root":"ب و ب","rootLatin":"b-v-b","meaning":"Gökten açılan somut veya mecazi bir geçidi ifade eder, ilahi bir imkanın veya mucizenin giriş noktasını simgeler.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'bâb' kelimesinin bilinen 'kapı' anlamının yanı sıra, 'bir şeye ulaşma yolu' anlamında da kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'bâben mine's-semâ'' ifadesi, inkarcılara hakikati idrak etmeleri için sunulan olağanüstü bir fırsatı veya mucizevi bir olayı temsil eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'bâb' kelimesinin hem maddi hem de manevi anlamda bir geçit veya giriş noktası olduğunu açıklar. Bu ayetteki 'bâben', gökten açılan bir kapı olarak, ilahi kudretin bir tezahürü ve inkarcılara sunulan bir delil niteliğindedir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'bâb'ın bir şeyin başlangıcı veya ona ulaşma aracı olduğunu ifade eder. Ayetteki 'bâben mine's-semâ'' ifadesi, inkarcıların gözleri önünde gerçekleşen, göksel bir kaynaktan gelen, şüpheye yer bırakmayacak bir mucizevi olayın başlangıcını veya yolunu işaret eder."}]},{"word":"ٱلسَّمَآءِ","root":"س م و","rootLatin":"s-m-v","meaning":"Gök, sema; ilahi kudretin ve mucizelerin kaynağı olarak belirtilir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'semâ'' kelimesinin 'yüksek olan her şey' anlamına geldiğini ve Kur'an'da hem maddi gökyüzünü hem de ilahi âlemi ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'mine's-semâ'' ifadesi, açılan kapının kaynağının ilahi ve yüce olduğunu, dolayısıyla bu olayın sıradan bir durum olmadığını vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'semâ'' kelimesinin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını ve genellikle Allah'ın kudretinin ve azametinin bir göstergesi olduğunu ifade eder. Bu ayette 'semâ''dan açılan kapı, ilahi bir müdahalenin ve mucizevi bir olayın kaynağını işaret eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'semâ'' kavramının Kur'an'da hem fiziksel gökyüzünü hem de ilahi vahyin ve kudretin geldiği yüce makamı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'mine's-semâ'' ifadesi, inkarcılara sunulan mucizenin kaynağının beşeri değil, ilahi olduğunu ve bu durumun onların inkarını daha da anlaşılmaz kıldığını vurgular."}]},{"word":"يَعْرُجُونَ","root":"ع ر ج","rootLatin":"a-r-j","meaning":"Yükselmek, yukarı çıkmak; göğe doğru hareket etme eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'urûc' kelimesinin 'yükselmek, yukarı çıkmak' anlamına geldiğini ve genellikle zorlu bir yükselişi ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'ya'rucun' ifadesi, inkarcıların göğe doğru yükselme eylemini, yani mucizevi bir şekilde göğe çıkma imkanına sahip olmalarını tasvir eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn, 'urûc' kelimesinin 'merdivenle veya başka bir araçla yukarı çıkmak' anlamını taşıdığını açıklar. Ayetteki 'ya'rucun' fiili, inkarcıların göğe doğru yükselme eylemini, yani onlara sunulan mucizevi imkanı ve bu imkan karşısındaki şaşkınlıklarını ve inkar etme eğilimlerini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'urûc' kelimesinin 'yükselme, yukarı tırmanma' anlamında kullanıldığını ve bazen zorlu bir çabayı da içerebileceğini belirtir. Ayetteki 'ya'rucun' ifadesi, inkarcıların göğe doğru yükselme eylemini, yani onlara sunulan olağanüstü bir deneyimi ve bu deneyim karşısında dahi inatla inkar etme eğilimlerini gösterir."}]}]}
