# Hicr Sûresi, 24. Âyet (15:24)

> وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَقْدِمِينَ مِنكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَـْٔخِرِينَ

*Velekad ‘alimnâ-lmustakdimîne minkum velekad ‘alimnâ-lmuste/ḣirîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, sonraya kalanları da.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/15/24

---

## Tefsir

{"topics":["kader","gayb","ilim-hikmet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَلَقَدْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstînâf + Harf-i Kasem + Harf-i Tahkîk","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Cümlenin başında istînâf harfi, kasem harfi ve tahkîk harfi olduğu için mebnî","gloss":"Andolsun ki","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":2,"surface":"عَلِمْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"bildik","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":3,"surface":"ٱلْمُسْتَقْدِمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-د-م","rootLatin":"q-d-m","lemma":"مُسْتَقْدِم","form":"İstif'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"öne geçenleri","irabMarker":"yâ ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":4,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":4,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"siz","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":5,"surface":"وَلَقَدْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf + Harf-i Kasem + Harf-i Tahkîk","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Önceki cümleye atıf harfi, kasem harfi ve tahkîk harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve andolsun ki","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":6,"surface":"عَلِمْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"bildik","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":7,"surface":"ٱلْمُسْتَـْٔخِرِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ا-خ-ر","rootLatin":"a-kh-r","lemma":"مُسْتَأْخِر","form":"İstif'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"geri kalanları","irabMarker":"yâ ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hicr Suresi 24. ayet, Allah'ın geçmiş ve gelecek tüm varlıklar üzerindeki mutlak ilmini vurgulamaktadır. Ayet, 'bilmek' fiili üzerinden zamanın iki farklı boyutunu, yani 'önce geçenler' ve 'geri kalanlar'ı kapsayan bir ilahi kudreti ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"عَلِمْنَا","root":"ع-ل-م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Allah'ın mutlak ve kuşatıcı bilgisi, bilmek fiili.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlim, bir şeyin hakikatini idrak etmektir. Bu ayetteki 'alimnâ' ifadesi, Allah'ın geçmiş ve gelecek tüm varlıkları, onların durumlarını ve akıbetlerini eksiksiz ve tam olarak bildiğini gösterir. Allah'ın ilmi, beşerî ilim gibi sonradan kazanılan veya eksik olan bir bilgi değildir, aksine ezelî ve kuşatıcıdır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İlim, bir şeyi olduğu gibi kavramaktır. Allah Teâlâ'nın 'alimnâ' buyurması, O'nun için hiçbir şeyin gizli kalmadığını, geçmişte olanları ve gelecekte olacakları, yani müstakdimîn ve müste'hirîn'i tam bir vukufiyetle bildiğini ifade eder. Bu, O'nun her şeye kadir oluşunun ve her şeyi kuşatan hikmetinin bir göstergesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'ilm' kavramı, Allah'ın her şeyi kapsayan, mutlak ve aşkın bilgisi olarak merkezi bir yer tutar. Bu ayetteki 'alimnâ' ifadesi, Allah'ın zamanın ötesinde bir bilgiye sahip olduğunu, geçmiş ve gelecek tüm insan nesillerini ve onların kaderlerini bildiğini vurgular. Bu bilgi, O'nun yaratıcı ve yönetici gücünün temelidir."}]},{"word":"ٱلْمُسْتَقْدِمِينَ","root":"ق-د-م","rootLatin":"k-d-m","meaning":"Sizden önce geçenler, daha önce yaşamış olanlar.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Müstakdimîn, 'kadem' kökünden türemiş olup, öne geçenler, daha önce gelenler demektir. Bu ayetteki kullanımıyla, sizden önce yaşamış olan tüm nesilleri, geçmiş ümmetleri ve onların akıbetlerini ifade eder. Allah, onların hallerini ve amellerini eksiksiz bilir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Müstakdimîn, 'takaddüm' edenler, yani zaman itibarıyla öne geçenlerdir. Ayetteki bağlamda, Hz. Peygamber döneminden önce yaşamış olan tüm insanları ve onların tarihlerini kapsar. Allah'ın bu kişileri bilmesi, O'nun zamanın akışına bağlı olmayan, ezelî ve ebedî ilmini gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kadem, öne geçmek, ilerlemek anlamındadır. İstif'al babından 'müstakdimîn' ise, öne geçmiş olanlar, yani geçmiş nesiller ve vefat etmiş olanlardır. Ayet, Allah'ın bu geçmiş nesillerin tamamını, onların hayatlarını, ölümlerini ve ahiret hallerini bildiğini vurgular."}]},{"word":"ٱلْمُسْتَـْٔخِرِينَ","root":"أ-خ-ر","rootLatin":"a-h-r","meaning":"Geri kalanlar, daha sonra gelecek olanlar.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Müste'hirîn, 'te'ahhur' kökünden türemiş olup, geride kalanlar, daha sonra gelecek olanlar demektir. Bu ayetteki kullanımıyla, Hz. Peygamber döneminden sonra yaşayacak olan tüm nesilleri, kıyamete kadar gelecek olan insanları ifade eder. Allah, onların da hallerini ve amellerini eksiksiz bilir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Müste'hirîn, 'te'ahhur' edenler, yani zaman itibarıyla geride kalanlardır. Ayetteki bağlamda, henüz doğmamış olanları, gelecekte yaşayacak olan tüm insanları kapsar. Allah'ın bu kişileri bilmesi, O'nun geleceği de kuşatan mutlak ilmini gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ahr, geride kalmak, sonraya bırakmak anlamındadır. İstif'al babından 'müste'hirîn' ise, geride kalmış olanlar, yani henüz doğmamış olanlar ve kıyamete kadar gelecek olanlardır. Ayet, Allah'ın bu gelecek nesillerin tamamını, onların hayatlarını, ölümlerini ve ahiret hallerini bildiğini vurgular."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Velekad "},{"position":2,"translit":"‘alimnâ"},{"position":3,"translit":"lmustakdimîne "},{"position":4,"translit":"minkum "},{"position":5,"translit":"velekad "},{"position":6,"translit":"‘alimnâ"},{"position":7,"translit":"lmuste/ḣirîn(e)"}]
