# Hicr Sûresi, 26. Âyet (15:26)

> وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَـٰنَ مِن صَلْصَـٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

*Velekad ḣaleknâ-l-insâne min salsâlin min hame-in mesnûn(in)*

**Meal (Diyanet):** Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/15/26

---

## Tefsir

{"topics":["insanin-yaratilisi","yaratilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَقَدْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tahkîk","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَقَدْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"andolsun ki"},{"position":2,"surface":"خَلَقْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ل-ق","rootLatin":"ḫ-l-q","lemma":"خَلَقَ","form":"Fe'ale","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yarattık"},{"position":3,"surface":"ٱلْإِنسَـٰنَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ن-س","rootLatin":"ʾ-n-s","lemma":"إِنْسَان","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"insanı"},{"position":4,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":5,"surface":"صَلْصَـٰلٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ل-ص-ل","rootLatin":"ṣ-l-ṣ-l","lemma":"صَلْصَال","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kuru balçıktan"},{"position":6,"surface":"مِّنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":7,"surface":"حَمَإٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-م-أ","rootLatin":"ḥ-m-ʾ","lemma":"حَمَأ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kara topraktan"},{"position":8,"surface":"مَّسْنُونٍ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"س-ن-ن","rootLatin":"s-n-n","lemma":"مَسْنُون","form":"Mef'ûl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"işlenebilen"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hicr Suresi'nin 26. ayeti, insanın yaratılış maddesini 'salsâl' ve 'hamein mesnûn' olarak açıklayarak, bu maddelerin nitelikleri üzerinden insanın kökenine dair derin bir anlam sunmaktadır. Ayet, insanın başlangıcını ve maddî yapısını vurgulayarak, yaratılışın mucizevi yönüne işaret eder.","keyConcepts":[{"word":"خَلَقْنَا","root":"خ ل ق","rootLatin":"h-l-q","meaning":"Yaratma, yoktan var etme veya bir şeyi belirli bir ölçü ve düzene göre meydana getirme eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'halk' kelimesinin asıl anlamının 'takdir etmek' (ölçü ve düzen vermek) olduğunu belirtir. Daha sonra bu takdire uygun olarak bir şeyi icat etme, yani yoktan var etme anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'halaknâ' ifadesi, Allah'ın insanı belirli bir ölçü ve düzene göre, özel bir yaratılışla var ettiğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'halk' kelimesinin 'bir şeyi örneksiz olarak icat etmek' veya 'bir şeyi takdir edip ona göre şekil vermek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın insanı daha önce benzeri olmayan bir şekilde, belirli bir plan ve ölçü dahilinde yarattığını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'halk' kavramının genellikle Allah'ın mutlak yaratma gücünü ifade ettiğini ve O'nun her şeyi yoktan var etme kudretini vurguladığını belirtir. İnsanın yaratılışı bağlamında, bu kelime insanın Allah'ın kudretinin bir eseri olduğunu ve O'na bağımlılığını gösterir."}]},{"word":"ٱلْإِنسَـٰنَ","root":"أ ن س","rootLatin":"e-n-s","meaning":"Akıl, idrak ve sosyal bir varlık olarak insanı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'insan' kelimesinin 'ünsiyet' (yakınlık, alışkanlık) kökünden geldiğini ve insanın diğer varlıklara göre daha sosyal ve uyumlu bir yapıda olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, yaratılışın özel bir varlık olan insana yönelik olduğunu ve onun bu sosyal ve idrak sahibi yönüne işaret ettiğini gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'insan' kelimesinin 'unutkanlık' (nisyân) kökünden de türeyebileceğini ve insanın bu yönüne işaret ettiğini belirtir. Ancak ayetteki bağlamda, insanın yaratılışının özel bir varlık olarak ele alındığı ve onun akıl sahibi, sorumlu bir canlı olduğu vurgulanır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'insan' kavramının hem biyolojik hem de metafiziksel boyutlarıyla ele alındığını, onun Allah'ın halifesi olma potansiyeline sahip, ancak aynı zamanda zayıf ve unutkan bir varlık olduğunu belirtir. Bu ayette, insanın yaratılışının maddî kökeni üzerinden onun varoluşsal konumuna dikkat çekilir."}]},{"word":"صَلْصَـٰلٍ","root":"ص ل ص ل","rootLatin":"s-l-s-l","meaning":"Kurumuş, ses çıkaran, killi balçık veya çamur anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'salsâl' kelimesini 'kuruduğunda ses çıkaran çamur' olarak açıklar. Bu, henüz pişirilmemiş ancak kurumuş ve sertleşmiş bir balçık türüdür. Ayetteki kullanımı, insanın yaratıldığı maddenin kuru ve şekil verilebilir bir niteliğe sahip olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'salsâl' kelimesinin 'kuruduğunda ses çıkaran, pişirilmemiş çömlek gibi' olduğunu belirtir. Bu ifade, maddenin işlenebilir ve şekil verilebilir bir yapıda olduğunu vurgular. Ayette, insanın yaratılışının bu tür bir maddeden başladığına işaret edilir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'salsâl' kelimesinin 'kuruduğunda ses çıkaran, çömlek gibi olan çamur' olduğunu ifade eder. Bu, maddenin yoğunluğunu ve sertliğini belirtir. Ayetteki bağlamda, insanın yaratılışının basit bir çamurdan değil, belirli bir kıvama gelmiş, işlenebilir bir maddeden olduğunu gösterir."}]},{"word":"حَمَإٍ","root":"ح م أ","rootLatin":"h-m-e","meaning":"Siyah, kokuşmuş, işlenebilir çamur veya balçık anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'hame'' kelimesini 'siyah, değişmiş çamur' olarak açıklar. Bu, zamanla rengi değişmiş ve belirli bir kıvama gelmiş balçığı ifade eder. Ayetteki kullanımı, insanın yaratıldığı maddenin sadece kuru değil, aynı zamanda belirli bir olgunluğa erişmiş, işlenebilir bir nitelikte olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hame'' kelimesinin 'siyah, kokuşmuş çamur' olduğunu belirtir. Bu, maddenin organik bir yapıya sahip olduğunu ve zamanla değişime uğradığını gösterir. Ayette, insanın yaratılışının bu tür bir 'işlenebilir kara topraktan' başladığına işaret edilir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hame'' kelimesini 'siyah, değişmiş, kokuşmuş çamur' olarak tanımlar. Bu, maddenin hem rengini hem de niteliğini belirtir. Ayetteki bağlamda, insanın yaratılışının basit bir topraktan değil, belirli bir süreçten geçmiş, işlenebilir ve şekil verilebilir bir maddeden olduğunu vurgular."}]},{"word":"مَّسْنُونٍ","root":"س ن ن","rootLatin":"s-n-n","meaning":"Şekil verilmiş, düzeltilmiş, işlenmiş veya belirli bir kalıba dökülmüş anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mesnûn' kelimesini 'şekil verilmiş, düzeltilmiş' olarak açıklar. Bu, çamurun işlenerek belirli bir forma sokulduğunu ifade eder. Ayetteki kullanımı, insanın yaratıldığı 'hame''nin sadece bir çamur yığını değil, aynı zamanda işlenmiş ve şekil verilmeye hazır bir madde olduğunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'senn' kökünün 'bir şeyi keskinleştirmek, düzeltmek, şekil vermek' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Mesnûn' ise 'şekil verilmiş, kalıba dökülmüş' demektir. Ayetteki bağlamda, 'hame''nin insan yaratılışı için özel olarak hazırlanmış, işlenmiş bir madde olduğunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'mesnûn' kelimesinin 'şekil verilmiş, kalıba dökülmüş' anlamında kullanıldığını ve bu ifadenin 'hame''nin insan suretine uygun olarak işlendiğini gösterdiğini belirtir. Bu, yaratılışın rastgele değil, belirli bir amaç ve düzen içinde gerçekleştiğini ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *15/ 26-27*
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *15/ 26-27*
- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *Hicr, 15:26*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *15/26-27*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *15/ 26-27*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *15/ 26-27*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *15/ 26-27*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *15/26*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *15/26*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *15/26*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *15/26*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *15/26-27*
